Konstantin Mihailoviç

Konstantin Mihailoviç

Yazar
6.3/10
8 Kişi
·
14
Okunma
·
0
Beğeni
·
485
Gösterim
Adı:
Konstantin Mihailoviç
Unvan:
Osmanlı Ordusunda Görevli Sırp Yeniçeri
“Osmanlı ordusu geçerken hiçbir asker ne buğday tarlalarından geçmeye ne kimseye zar vermeye, ne karışlığını bırakmadan bir şey almaya cesaret edebilir.
Zira Türk beyleri geceyi askerlerin yanında geçirirler ve onların Müslüman veya Hristiyan hiç kimseye zarar vermesine izin vermezler.
Askerler bir tavuk çalmanın bedelini kelleleriyle öderler.”
Gazalardan sonra Fatih Sultan Mehmed, Defterdarı Titrek Sinan'a hazineyi saymasını ve bu parayla, hiçbir toprak fethetmeden ve hiçbir vergi gelmeden, ne kadar adamı ne kadar süreyle besleyebileceğini hesaplamasını emretti. Sultanın emri üzerine, defterdar dört hafta boyunca hesap yaptı ve padişaha arz etti: " Hürmetli Sultanım; on yılda, atının nalından miğferine kadar, yani tüm masraflarıyla, dört yüz bin adamı himayenizde barındırabilirsiniz."
“Osmanlı sarayında dört bin civarında yeniçeri vardır.
Başlarında Ağa bulunur, günlük on altın alır.
Bölükbaşına iki, onbaşıya sekiz, geriye kalanlara ise on günde bir altın verilir.
Sarayda bulunanların tümüne “kapıkulu” denir ve sayıları altı bin civarındadır.
Bir kapıkulu kabahat işlerse, ulufesi kesilerek değil kafası kesilerek cezalandırılır.”
“Osmanlı'nın (Türkler) çoğalması yükselmeyen ama hiç alçalmayan bir denile kıyaslanabilir. Fakat bu deniz asla sakin değildir fırtına ve dalga tarafından sürekli çalkalanmaktadır.
Bu sebeple kâfirler (Osmanlı-Türkler) sulh nedir bilmez ve hiç yerlerinde duramazlar. Bir yörede sular durulur durulmaz, bir başak kıyıda fırtına başlar.”
"Padişahım( F.S.Mehmed) Papa'nın bizim üzerimize tüm Hristiyanlarla gelmek istediği pek uzun zamandır dillerde. Amma velakin bir domuza eyer vurmuş olsaydı bile çok uzun zaman önce gelirlerdi. İşte bu sebebten gavurların üzerimize geldiğine dair haberlerden tedirgin olmaksızın başladığınız işe devam edin."
“Eğriboz’da Rumların ileri gelenleri ellerinde hediyelerle Fatih’i karşılamaya geliyorlardı.
Gelenler büyük bir kargı ve topuzu da gösterip : ‘Muhterem Padişah bu kargı ve topuzu alırsanız Eğriboz’u fethedebilirsiniz’ dediklerinde sinirlenen Fatih: Kargı ve topuzunuzu efendilerinize verin de, ben Eğriboz’u almaya geldiğimde efendileriniz kendilerini bunlarla savunsunlar.” dedi.”
“Osmanlı'da idarecinin fakirlere karşı haksızlık yapması ve verilen görevi layıkıyla yerine getirmemesi halinde Padişah buna asla müsamaha göstermez ve o idareciyi derhal görevden alır, isterse de bütün mallarına el koyabilir.”
“Prens Lazar ve Voyvoda Krajmir Beyazıd’in önüne getirildi.
Beyazıd Kosova Meydan Muharebesinde öldürülen babası I. Murad’ın musalla taşında yatan cesedini göstererek Prens Lazar’a: Babama karşı koymaya nasıl cesaret edebildin? dedi.
Lazar sükûtunu muhafaza edince Voyvoda Krajmir ona: Benim yüce prensim, Sultan’a cevap verin; zira başınız ikinci defa sürgün verebilen bir söğüt ağacı değil” dedi.”
“Türkler İstanbul kuşatmasında Papanın yardım göndermesinden çok korkuyorlardı.
Fatih paşalardan Evrenos oğlu İsa Beye söz verince o: ”Padişahım Papanın tüm Hristiyanları üzerimize salacağı pek uzun zamandır dillerde, lakin domuzları eyerleseler de ordu öyle hareket etseydi bile çok uzun zaman önce o ordu yine gelmiş olurdu. Bu sebeple, Papanın ordusundan çekinmemize gerek yok ” dedi.”
“Trabzon'a Pontus İmparatorluğunu fethetmeye giderken hazinenin yüklü olduğu devlerden biri uçurumdan yuvarlanıp altınlar her yana saçılınca sorumlular altınların toplanması için, yolu kapatmıştı.
Ordunun neden durduğunu soran Fatih’e durumun izah edilmesiyle Fatih, ‘saçılan altınları isteyen herkes alabilir, zira ordunun durmaması gerektir.’ dedi.
Altınlar kapanın elinde kalmış, ben yetiştiğimde ise askerler altınları toplarken, otu, yaprağı, çamurlu toprağı da sıyırdıklarından, altınların yerinde kuru bir toprak kalmıştı.”
Osmanlı’nın en büyük, en vurucu, en can alıcı gücü: Yeniçeriler...
Hepsi de gayri Müslim, genellikle zorla alınıyor, kendi ırk ve dindaşlarına karşı sürekli savaşan Osmanlı’ya asker oluyorlar.
Osmanlı ve dolayısıyla da Türklerden nefret etmemeleri mümkün değil ama öyle bir tezat ki, bu nefret ettikleri millet için ölümüne savaşmak zorundalar.
Peki ne hisseder bu askerler?..
Nasıl isyan etmez, nasıl firar etmez, hep yan yana olmak zorunda oldukları ve nefret ettikleri, dinleri, milletleri ile ebedi düşman padişahlara nasıl suikast düzenlemezler?..
Tarihi çok merak ettiğim ve çok tarih okuduğum için bu ve benzeri daha pek çok soru aklımdan hiç çıkmazdı.
Bir Yeniçeri olan Konstantin Mihailoviç’ten alınan bilgilerle yazılmış "Bir Yeniçerinin Hatıraları" kitabı pek çok tarihi hatalar, yanlışlar olsa da, benim merak ettiğim, “Yeniçeri Ne Hisseder?” sorusunun cevabını bu kitap fazlasıyla ve doyurucu olarak vermektedir.
Kitabın yegâne sıkıcı tarafı ise: Yayınevinin bir salağa, bir aptala anlatır gibi, 40 sayfa boyunca kitabın ne anlattığını anlatmasıdır.
İslam ve Osmanlı Tarihi ile ilgili pek çok yanlış bilgi ile dolu olduğu için, İslam ve Osmanlı Tarihini iyi bilmek şartıyla, her şeye rağmen okumaya değer bir kitap.
Kuruluş ve Fatih dönemi dahil klasik çağ siyasi ve askeri tarihine içerden ve Kafir gözüyle bakan nadide bir kaynak. Ancak eser ve yazar hakkında fazla bilgi yok eserde hatalar mevcut, bence kitap bu haliyle daha okunası oluyor çünkü doğal bir hatırat tutma kaygısının sonucu yazılmış....
Devşirme bir yeniçeri olan Konstantin Mihailoviç'in Osmanlı ordusunda yer aldığı zaman zarfında yaşadıkları ve duyduklarını kağıda döktüğü Bir Yeniçerinin Hatıraları tarihten bir belgeye dayanmayan kesitler sunuyor.. Konular içinde özellikle duyumlardan aktarılan kısımlarda çokça ve bariz hataların bulunması söylenenlerin güvenilirliğini tartışılır hale getirirken çokça bilgi bulunmayan bazı hadiselerde detaylara değinilmiş olmasının da tarihimiz açısından çok değerli olduğunu söylememiz gerekir.. Bu hatıratta özellikle tarihimizde çok az bilgi bulunan bazı hususlarda önemli referans noktaları bulunuyor.. Ancak ince detayları yakalamak için yeterli tarihi bilgiye de sahip olmak gerekiyor..

Yazarın biyografisi

Adı:
Konstantin Mihailoviç
Unvan:
Osmanlı Ordusunda Görevli Sırp Yeniçeri

Yazar istatistikleri

  • 14 okur okudu.
  • 8 okur okuyacak.