Liman Von Sanders

Türkiye'de Beş Yıl yazarı
Yazar
7.8/10
68 Kişi
313
Okunma
10
Beğeni
8,2bin
Görüntülenme

Hakkında

17 Şubat 1855'te o dönem Almanya'ya bağlı Pomeranya bölgesindeki Stolp'da (bugün Polonya'da Slupsk) doğdu. Babası Yahudi bir asilzade idi. Aristokrat ailelerin diğer birçok Prusyalılar gibi o da askere katıldı. 1874'te Essen muhafız birliğinde subaylığa başladı. 1877 yılında Darmstadt'ta Amelie von Sanders ile evlendi ve von Sanders soy ismini eşinden almıştır. 1911'de Generalliğe yükseldi. 1913 yılında Osmanlı İmparatorluğu için bir Alman askeri heyetinin başkanı olarak atandı. Yaklaşık seksen yıldır, Osmanlı İmparatorluğu Avrupa çizgisinde ordularını modernize etmeye çalışıyordu. Liman von Sanders bu görevde çalışan son Alman oldu.Çanakkale'yi savunan Osmanlı 5. Ordu Komutanı Mareşal Liman von Sanders Osmanlı Devleti'ndeki Alman Danışma Kurulu Başkanıydı. 1918 yılında, I. Dünya Savaşının son yılında, Liman von Sanders, Sina ve Filistin Cephesi sırasında General Erich von Falkenhayn'ın yerine geçerek Osmanlı ordusunun komutasını devraldı. 1917 sonunda İngiliz General Edmund Allenby tarafından yenilgiye uğratıldı ve savaş sona erdikten sonra savaş suçu işlediği iddiasıyla Şubat 1919'da Malta'da tutuklandı ama altı ay sonra serbest bırakıldı ve Alman ordusu'ndan o yıl emekli oldu. 1927 yılında savaş sırasında ve öncesinde kendi deneyimleri hakkında Malta'da tutsak kaldığı yıllara ait yazdığı bir kitabını yayınlamıştır. 22 Ağustos 1929'da Münih'te 74 yaşında öldü. Darmstadt'ta eşi Amelie von Sanders'in yanında defnedilmiştir. Mezarı'nın yeri Darmstadt Alter Friedhof'da 2 N 28 numaradadır. Gerek Alman İmparatorluğu'nda gerek Osmanlı Devleti'nde kazandığı zaferlerle o dönemin Alman Haç Madalyası ve Osmanlı Takkaresini almıştır.
Ünvan:
Prusya Krallığı, Alman İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu'na Subay ve Danışman Olarak Hizmet Eden Alman General
Doğum:
Słupsk, Polonya, 17 Şubat 1855
Ölüm:
Münih, Almanya, 22 Ağustos 1929

Okurlar

10 okur beğendi.
313 okur okudu.
13 okur okuyor.
264 okur okuyacak.
13 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 22.3
Erkek% 77.7
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Kendini Napeleon zanneden Enver .
Ertesi gün, akşam üzeri Harbiye Nazırlığına atanan En­ver, ... Üzerinde paşa (general) üniforması bulunan Enver, ba­na Harbiye Nazırlığına atandığını bildirdi. Padişahın bile meğer bu atamadan haberi yokmuş ... Sa­bah odasında gazete okurken Enver'in Harbiye Nezaretine atandığını bildiren haberi görmüş ve gazete elinden yere düş­müş. Orada bulunan yaverlerinden birine, "Bu gazete En­ver'in Harbiye Nazın olduğunu yazıyor. Bu nasıl olur, En­ver henüz çok genç değil mi?" diye hayretini dile getirmiş. Bu haberi, olayın biricik tanığı olan yaverden duyduk. Gene­ralliğe yükselen Harbiye Nazırı Enver de, birkaç saat sonra padişahı ziyarete gelmiş. Enver, bu yeni ve yüksek makama büyük bir hızla yer­leşti. Ordudaki sınıf arkadaşları, Enver'in kendilerini tanı­ mak istemediğinden ve yanına yaklaşılamadığından yakınmaya başladılar. Hele 1914 ilkbaharında Saraydan bir pren­sesle evlenince, kendisine prens havası vermeye başladı. Enver'in nasıl olup da bu makamlara yükselebildiğini dü­şündüğümüz zaman, padişahın İttihat ve Terakki Komitesi karşısında ne kadar güçsüz durumda bulunduğunu anlamış oluruz. Benim için komite, her zaman, bir giz perdesine bürün­müş gibi göründü. Bu komitenin kaç üyeden oluştuğunu, bi­linen birkaç 'baş'tan başka içinde daha kimlerin bulunduğu­nu öğrenmek mümkün olmamıştır. Zamanla öğrendim ki, ko­miteye giren bir subay aleyhinde herhangi bir konuda hareke­te geçmek, tam olarak sonuçsuz kalmaya mahkum bir iştir. Enver'in yüksek makama geçtikten sonra yaptığı ilk iş, politika alanında kendisine rakip gördüğü Türk subaylarını or­dudan ayırmak oldu. Ocak 1914'te Enver, 1100 subayı birden emekliye ayırdı.
Sayfa 17
Sarıkamış.. Ah Enver..
Söz konusu harekat, Enver' in başkomutanlığı altında ve 3. Ordu tarafından yapıldı ve bu ordunun imhasıyla sonuçlan­dı. Dünya Savaşı'nda ilk 'imha' edilen Türk ordusu bu oldu. ... Resmi tebliğlere göre 90 bin kişilik ordudan ancak 12 bin kişi geri çekilebilmişti. Diğerleri ise ya şehit. ya tutsak olmuş. açlıktan ölmüş ya da çadırsız karlı karargahlarda soğuktan donmuşlardı. Arkasından lekeli tifüs salgını başgöstermiş ve bu zayıf düşmüş insanların birçoğunu da o öldürmüştü. Bu feci olaylardan sonra Enver karargahıyla birlikte ka­ra yoluyla lstanbul'a doğru yola çıktı. ... Bu ağır yenilgi, elden geldiği kadar gizli tutuldu. Bu ko­nuda konuşmak yasaktı. Emre rağmen yine de konuşanlar o­lursa, bunlar tutuklanıyor, cezaya çarptırılıyordu. Sanırım Al­manya 'da da bu konuda bilinenler çok azdı. Felaketle sonuç­lanan bu harekat dolayısıyla Enver' le aramızda üzülerek söy­leyebilirim ki çeşitli çatışmalar oldu.
Sayfa 57
Reklam
Reklam