1000Kitap Logosu
Loretta Chase
Loretta Chase
Loretta Chase

Loretta Chase

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
7.2
78 Kişi
250
Okunma
12
Beğeni
2.071
Gösterim
Unvan
Amerikalı Yazar
Doğum
Worcester, Massachusetts, Amerika Birleşik Devletleri, 1949
Yaşamı
Loretta Chase Yazar Doğum: 1949, Amerika Birleşik Devletleri Eğitim: Clark University Kitaplar: Așkin kalesi lorettachase.com
Elif özkan
Senden Önce Senden Sonra'yı inceledi.
370 syf.
·
9/10 puan
Yazarı ilk kez okuyorum ve bu kitabının epey sevildiğini de duymuştum, aynı şekilde bende çok severek okudum eğlenceli ve keyifliydi. Herşeyin ötesinde kadın karakter çok cesur, akıllı, acımasız ve tuttuğunu koparan cinsten olunca da daha ne isterim ? Böyle kadın karakterleri seviyorum. Mızmız, nazlı , özgüvensiz tipler yerine kesinlikle böyle kadın karakterlere ihtiyaç var . xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx Jessica, kafasına koyduğu şeyi başarana kadar asla mücadelesini bırakmıyor ki karşısında medeniyetten bi haber, kaba, iri yarı , tek bakışıyla herkese gözdağı verebilen çirkin mi çirkin bir Marki olsa bile . Dain Markisi Sebastian, doğduğundaki çirkin görüntüsü yüzünden babası onun şeytanın çocuğu olduğunu söyleyerek oğlunun kendinden uzakta ilgisiz ve sevgisiz büyümesine izin verir. Gün gelir Sebastian, Dain Markisi olduğunda herkesin korktuğu ve hala çirkin bulduğu biridir. Kimsenin kendisine karşılıksız bişey vermeyeceğini kabullenerek hayatı boyunca istediği herşeyin ücretini ödeyerek satın almıştır. . Leydi Jessica ise kıt akıllı kardeşi Bertie’nin acımasız Markinin yanında dibe vurduğunu , kullanıldığını öğrendiğinde onu kurtarmak için Marki’nin karşısına çıkar fakat gördüğü bu vahşi adam herkesin aksine onu büyüler ama hiçbir şekilde buna Marki’yi inandıramaz. Artık kurtarılması gereken sadece kardeşi değil, hatta kendi kalbi bile değildir. Asıl kurtarmak istediği Dain Markisinin ta kendisidir. xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Senden Önce Senden Sonra
OKUYACAKLARIMA EKLE
9
Librarian
Senden Önce Senden Sonra'yı inceledi.
370 syf.
·
2 günde
·
8/10 puan
Yine uykusuz bir gecenin sabahındayım! Elimdeki romanlardan yüksek ölçekli kalp çarpıntısı etkisi çıtamı aşacağı ümidiyle her seferinde bir tane alıyorum ve başlıyorum. Hüsranlarım çoktu şu son günlerde. Loretta Chase'in okuyacağım ilk romanıydı. Biraz tarihi aşk romanı özlemiyle başladım ve... Sabah oldu:) Rita Hunter benim tarihi aşk romanı yazarı favorilerimin başında geliyor sıkça belirtirim. Detaycıdır, yüzyıllar öncesine sizi anlamadan ışınlayıverir, kızları delicesine güçlü ve mağrurdur, erkekleri de son dakikaya kadar katır kadar inatçı. Judith McNaught, Julie Garwood da üst sıralardadır. Tabi ki tarihi aşk romanlarının asıl annesi Barbara Cartland'ı unutmak olmaz... Ve bu ilk romanıyla birlikte Loretta Chase'i de top listesine sokmuş bulunmaktayım. Elimde henüz başka bir romanı yok o nedenle ikinci şansının ardından yerini kesinleştirmek için beklemek zorunda. Ama şimdiki yeri de hiç fena değil. Gelelim romana... Sebastian Ballister, nam-ı diğer Dain, çirkin bir çocuk olarak doğmasının faturasına büyüme çağlarında babası tarafından sevgisizlik ve itilmişlik eklenmiş ve ardı sırada girdiği ilk çevre olan okul ortamında küçük bir çocuğun kaldırmaya gücünün kolay kolay yetmeyeceği her tür hakarete ve şiddete maruz kalmış bir adamdır. Süreç içinde hayatta kalmak adına ya yok olup gitmek ya da güçlü olmak zorunda oluşu idrak ederek ikinci şıkkı seçer. Tabi bunun karşılığını da ruhunda insani tüm değerleri yok ederek öder. Jessica Trent, döneminin kadınlarının aksine ayaklarının üzerinde durmayı bilen, zekasını bilgi ile bileylemiş, iç görüsü yüksek bir genç hanım. Başından oldukça sayıda evlilik ve bu evlilikler arasına da bol sayıda sevgili sıkıştırmış büyükannesinin kanatları altında büyümenin getirdiği farklı bir kadınsal algıya da sahip. Ve bu iki insanın yolları Jessica'nın erkek kardeşini yola getirme teşebbüsü sırasında kesişir. Güzel ve çirkin'in aşkı hem mecazi hem de gerçek anlamda yıldırım gibi ilk görüşte başlasa da yaralı yürek Dain, kendisinde sevilecek bir yan görmemesi nedeni ile ayak diremek adına elinden geleni ardına koymaz. Malum bu tarz romanların çok çizgi dışı çıkış noktaları olmuyor. Ana karakterlerin mizacı üç aşağı beş yukarı birbirine yakın bir tarzda belirleniyor. Romanın başından ağzınız kulaklarınızda kalkmanıza sebep olacak tek etken yazarın bilek ve hayal gücüdür. Loretta Chase, bir kaç küçük kusur dışında bu güce sahip bir yazar izlenimi yarattı bende. Dain'i de Jessica'yı da çok sevdim. Dain ile birlikte kadere kahrettim, Jessica için işlerin yolunda gitmesini diledim. Bundan sonra söyleyeceğim her şey artık tüyo ya da yorumun ötesine geçecek. O nedenle sadece okuyun diyorum;)
Senden Önce Senden Sonra
OKUYACAKLARIMA EKLE
8
Gamze Sel
İpeğin Fısıltısı'nı inceledi.
432 syf.
·
7/10 puan
Marcelline, Sophia ve Leonie anlatan serinin ilk kitabı. Terzi dükkanı açmış bu üç kardeşin entrikaları ile donatılmıştı çoğu sayfalar. Gerçi okurken Marcelline'nin dik duruşuna, azmine, kararlılığına hayran olmamak elde değil. Başladıkları ile geldikleri noktaları okuduğunuz zaman ' vay be helal olsun ' demeden duramıyorsunuz. Rahatsız olduğum bir konu vardı mesela. Okurken sürekli Marcelline'ne Madam denmesi. Tamam kızın başından bir evlilik geçmiş ve ondan bir çocuğu olmuş olabilir ama kız baksan en fazla 25 yaşında. Tamam o dönemin toplumsal kuralları bla bla ama ben nedense ona Madam veya Bayan Norriot dendiğinde sanki kadın en az 40 yaşında falan gibi hissettim. Yani Madam Madam diyerek bu kadar gözümüze sokmalarına gerek yoktu. 6 yaşındaki kızı Lucie ise tam bir cin, tilki.. İstediğiniz sıfatı koyun ama çok sevimli yine de :) Clevedon Dükü ise aslında bir bakıma 5 yaşından beri tanıdığı Leydi Clara ile nişanlı gibi. Ama son 3 senesini Londra'dan kaçarak hovardalık yapmaya Avrupa turuna gidiyor. Bu yüksek sosyeteyi anlamak güç. Herifin Avrupa'ya gitme nedeni belli ama kadın oturmuş elleri kucağında onu bekliyor. Niye beklersin ki o dışarıda gününü gün ederken. Bir de herif tutturmuş bir Clara'yı seviyorum nidalarını. O zaman Marcelline'e niye takarsın bu kadar? Heralde son sayfalara kadar erkek karakteri öyle seve seve okumadım. Yazarın okuduğum ilk kitabı, biraz değişik bir havası var. Kadın karakterinin gücünü sevdim. O nedenle diğer kitaplarını da eminim en kısa zamanda tüketirim :) Tavsiye ederim ;)
İpeğin Fısıltısı
OKUYACAKLARIMA EKLE
1