Ma Jian

Ma Jian

Yazar
7.2/10
23 Kişi
·
60
Okunma
·
0
Beğeni
·
1140
Gösterim
Adı:
Ma Jian
Unvan:
Çinli yazar
Doğum:
Qingdao, Shandong, Doğu Çin, 18 Ağustos 1953
1953 yılında Çin’in Qingdao şehrinde doğan yazar, resim öğrencisiyken gerçekleşen Kültür Devrimi nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. 1979 yılında başkent Pekin’e taşınan Ma Jian bir süre foto muhabiri olarak çalıştı. Çin edebiyatında önemli yeri olan yazar, Cenneti Öldürmek’in ana teması olan Tek Çocuk Politikası’yla ilgili birçok aile ve yetkiliyle yaptığı röportajları ve araştırmalarını romanına yansıtmıştır. Ma Jian, kitaplarını İngilizceye çeviren eşi Flora Drew ve dört çocuğuyla birlikte Londra’da yaşamaktadır.
Bazı hatıralar uçup gitmiyordu; zorla geri geliyorlar, rüzgara karşı uçuyorlar ve zihnin içinde inatçı bir şekilde dolanıyorlardı.
Ma Jian
Sayfa 454 - Martı
Mutlu kalabilmek için sadece sevginin yeterli olmadığını biliyordu; insan hayatını kazanmalı, bir şeyler başarmak için çabalamalı, bir amaç bulmalıydı.
Seçim şansının kısıtlı olduğu durumlarda mutluluğun sadece yeni yollar izlemekten geçtiğini fark etmişti.
Kitap okumayan çocuklar, hangi hazinelere sahip olduklarını bilemezler. Bu hazinelerin ne kadar değerli olduğunu bilselerdi, tüm gece uyumayıp mum ışığında okurlardı.
Ne kadar ulaşılamaz olursa olsun kendi amaçlarının peşinden gittiği sürece, mutlu bir hayatın mümkün olduğundan emindi.
İnsanlık mı? Eğer bebeğiniz kız olursa, onu nehre fırlatırsın sen, bu yüzden bana insanlıktan bahsetme!
464 syf.
Öğretmen Kongzi ile evlenen Meili güzel bir hayatı olacağının hayallerini kurarken, ilk çocukları Nannan'dan sonra zaman geçtikçe bunun olmayacağını yavaş yavaş anlamaya başlar. Kongzi soyunun devam etmesi için erkek çocuk istemektedir. Fakat Çin’de tek çocuk politikası yüzünden ikinci bir çocuk sahibi olmak demek devlete başkaldırmak demektir. Meili ikinci kez hamile kaldıktan sonra Aile planlama memurlarından kaçmak için yaşadıkları yerden ayrılırlar ve hikâyemiz buradan devam eder. Kitabın final kısmı pek de istediğim gibi bitmedi. Konfüçyüs’ün adını ve sözlerini de kitabımızda sıklıkla duyuyoruz.
Çin’de tek çocuk politikasını konu edinen bu kitap da duygusal bir yoğunluk vardı. Sade ve akıcı bir dili olmasına rağmen çok hızlı ilerleyemedim. Ara ara elimden bırakarak okudum. Gerçekten de bu kitabı okumak için sağlam bir yürek lazım. Cinsellik konusunda benim hoşuma gitmeyecek şekilde bir anlatımı vardı. Ana karakterimiz Meili üzerinden ilerleyen hikâyede sürekli acı olaylar ile karşılaşmaktayız. Kadın karakterimize sürekli acıdım ama kendisini takdirde ediyorum. Çünkü yaşadığı o kadar olaya rağmen yaşamaktan vazgeçmiyor. Erkek karakterimizin ise sözde öğretmen, bilgili, kültürlü olmasına rağmen baştan sona kadar sevemedim. Nefret ettim diyebilirim. Eşini sadece soyunu devam ettirmek için üreme aracı olarak kullanmasından, onu anlamaya çalışmamasından dolayı olabilir.
Normal şartlarda okumayı düşünmediğim ama benim için çok değerli bir insanın hediyesi olduğu için okuduğum ve okurken pişman olmadığım bir kitap. Okumasaydım Çin'in bu durumlarından haberim olmayacaktı. Kitap sayesinde Çin hakkında biraz bilgi sahibi oluyoruz. Elektronik atıkların zararlarını görebiliyoruz. Soya sosu, bebek mamaları hakkında anlattığı kısımlar gerçek değildir demek isterdim ama biraz araştırdığımda gerçek olduğunu öğrendim. Ne yazık ki bana göre o kadar iğrenç insanlar ki bebekleri kürtajdan sonra yemek niyetine yiyorlar.
Bu konu hakkında yazılacak çok şey var ama bu kadarı yeter. Okuyacaklara şimdiden Keyifli okumalar dilerim.
464 syf.
·12 günde·8/10
Kitap Çin'de uygulamaya konulan "tek çocuk politikası" ile ilgili kadınların yaşadığı zorlukları konu almaktadır. Meili, köy öğretmeni Kongzi ile evlenir ve güzel bir yaşam sürmeyi umut ederek ilk çocukları Nannan'ı dünyaya getirir. Kongzi soyunun devam etmesi için bir erkek varis istemektedir ve bunun içinde Meili'ye sürekli baskı uygulamaktadır. Aile planlama memurları ise kaçak doğumlar için kadınları sürekli denetim altında tutmak ve doğum izni ücretini ödemeyen herkesin hamileliğini sonlandırmakla yükümlüdür. Meili ve kocası kaçak hayatı yaşayarak bir erkek çocuk sahibi olmaya çalışırlar. Ancak bu kadar basit olmayacaktır. Yaşanan olayları kimi zaman midem bulanarak okudum. Kadınlara yapılan işkenceler, baskılar, tecavüzler insanın kanını donduran cinsten. Kız doğan bebeklerin restoranlara satılması, hamileliğin son dönemlerinde bile bebeklerin canice öldürülmeleri, dilenmeleri için sakat bırakılmaları...
Kadın olmak zordur bu hayatta. Nerede ne şekilde yaşadığınızın, hangi ülkede olduğunuzun bir önemi yoktur.
Eğer bir kadınsanız, cehennem peşinizden gelir...
Muhakkak okunması gereken bir kitap.
464 syf.
Okumuş olduğum bu kitap Çin'de uygulanan tek çocuk politikasını konu ediniyor. Yazar olayları kadın karakter Meili üzerinden anlatıyor. İlkokul öğretmeni Kongzi ile evlenen Meili, hayatlarının güzel geçeceğine kendini inandırmış, ilk çocukları Nannan'ı dünyaya getirmiştir. Ne var ki soyunu devam ettirmek isteyen kocasının baskıları sonucunda erkek çocuk dünyaya getirmek için Tek Çocuk Politikası'dan kaçarlar ve kendilerini güvende hissedebilecekleri tek yer olan denizde bir teknede yaşamaya başlarlar. Peki deniz tahmin ettikleri kadar güvenli olacak mıdır?

Bir kadının üstünden bu dünyada kadınların çekip çekebilebileceği acıları, uğradıkları tecavüzleri, baskıları, şiddeti bir erkek yazardan okumak beni şaşırttı, çok başarılıydı. Bunun dışında yazarı bazı bölümlerde fazla açıksözlü buldum. Kitabın bazı yerlerde iğrendim, bazen de "Yeter artık" diyerek kitabı kapattım. İlk çocuktan sonra kız doğan bebeklerin lokantalara satılması, bebeklerin kollarının bacaklarının kırılması, kaç aylık olursa olsun bebeklerin acımasızca kürtaj edilmelerini deyim yerindeyse yüreğiniz dayanırsa okuyun. Bence mutlaka okunmalı. Keyifli okumalar.
464 syf.
Başlarda çok ağır ilerlese de elimden bırakamadım. Dehşete düştüğüm, umutsuzluk hissettiğim yerler oldu. Sonu daha güzel bitirilebilirdi. Uzatıldığı için etkisi azalmış. Çok emin olamadım ama çeviri hataları var gibi görünüyor.

Kitap bittiğinde aklınızda bir soruyla kalakalıyorsunuz: "Erkek çocuk gerçekten gerekli mi?"
464 syf.
·Puan vermedi
İçinizin kararmasını istiyorsanız bu kitabı okuyun. Okudukça "Bu kadarı da olmaz" diyorsunuz ama oluyor!
464 syf.
·2 günde·Beğendi·5/10
Konfüçyüs soyundan gelen kongzi soyunu devam ettirmek için erkek bit evlat istemektedir ama Meili ile ilk çocukları bir kız olmuştur ve çinde ikinci çocuk yapmak yasaktır. Aile bu ikinci çocuğu yapmak için güvenli kalabilecekleri yerler ararken başlarına ilginç, üzücü olaylar gelmektedir. Bu oloylar en çok meiliyi etkilemektedir. Meili çocuk yapmak yerine kariyer yapmayı hayal etmekte ama peşini bırakmayan talihsiz olaylar hayatını çok zor hale getirmektedir.
Kitap ortalara doğru ilginç bir hal almaktadır, sonlara yaklaştıkça biraz bendeki anlamını yitirdi, bunda meyilinin son çocuğunu 5 sene karnında taşıması etkili oldu ve kitap bir sonuca bağlanmadan anlamsız bitti.
464 syf.
·Puan vermedi
Bir devlet nasıl kendi vatandaşına karşı bu kadar cani olabilirki?! İşte kitap okurken ve bittiğinde kafamda kalan tek düşünce... Çinde ki hızlı nüfus artışı karşısında çin hükümetinin aldığı karar ve uygulama şekli tek çocuk politikası ikinci çocuk için beş yıl bekleme beklemeyip çocuk yapanlara zorla uygulanan kürtajlar doğum sırasında öldürülen bebekler... soy devamı için illa istenen erkek çocuklar doğmayan doğmadan ölen erkek çocuklar doğduğu halde öldürülen bebekler zorla takılan stendler kocaların soy devamı için erkek çocuk uğruna elleriyle sökmeye çalıştıkları standler bide üstüne alınan paralar yakılan yıkılan evler yok edilen hayatlar dahası yetmez her dilde her ırkta her millette olduğu gibi vahşi erkekler ve onların ihtirasları tutkuları... onların ihtiraslarına tutkularına kurban giden kadınlar tecavüzler genel evleri ... kaçış teknede iğrenç bir yaşam bide aralara zorla sıkıştırılmış aşk ve cinsellik üzerine bir kitap... bazen öyle anlar oluyor ki kitabı okumaya bazen yüreğiniz dayanmıyor...

Yazarın biyografisi

Adı:
Ma Jian
Unvan:
Çinli yazar
Doğum:
Qingdao, Shandong, Doğu Çin, 18 Ağustos 1953
1953 yılında Çin’in Qingdao şehrinde doğan yazar, resim öğrencisiyken gerçekleşen Kültür Devrimi nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. 1979 yılında başkent Pekin’e taşınan Ma Jian bir süre foto muhabiri olarak çalıştı. Çin edebiyatında önemli yeri olan yazar, Cenneti Öldürmek’in ana teması olan Tek Çocuk Politikası’yla ilgili birçok aile ve yetkiliyle yaptığı röportajları ve araştırmalarını romanına yansıtmıştır. Ma Jian, kitaplarını İngilizceye çeviren eşi Flora Drew ve dört çocuğuyla birlikte Londra’da yaşamaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 60 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 48 okur okuyacak.