Mary Jo Putney

Mary Jo Putney

Yazar
6.7/10
50 Kişi
·
137
Okunma
·
7
Beğeni
·
1663
Gösterim
Adı:
Mary Jo Putney
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
New York Amerika Birleşik Devletleri
Adam RatıdalPa bakarken kaşları çatılmıştı. “Masterson’la
ilgili bir rüya görmüştüm. Bir tane de seninle ilgili gördüm.
Sen hastaydın ve ben... seni zorla bulunduğun yerden alıp
götürdüm.”
Randall’ın yüzü ekşidi. “Hatırlanacak o kadar çok anı varken bu lanet şeyi mi hatırladın?”
“Aman Tanrım, Aslı!” Kirkland, Adam’ın sağ elini iki eliyle
kavradı. “Neredeyse Masterson’ın aklını kaybettiğini sanıyordum
ama bu kesinlikle sensin.”
Randall Adam’ın omzuna hatırı sayılır bir yumruk attı.
“Bir daha sakın ha kendini böyle öldürtme! Senin boğulmuş
cesedini aradığımız haftalar boyunca İskoç mutfağından, benim
damak zevkime uymayacak kadar kötü yemeklerden tatmak
zorunda kaldım.”
Mariah’nın Adam’ın bekâr olmasından doğan rahatlığı
nımda kayboldu. “Adam bir D ü k mü?”
Şimdi Adam erişemeyeceği kadar uzaktaydı. Hatta belki
ılalıa da uzakta...
Adam Mariah’nm heyecandan nefesinin kesildiğini fark
elti. Genç kadının şaşkınlığı, onunkinin bir yansımasıydı.
Artık bütün bu duygu karmaşasından yorgun düşmüştü. “Bir
dük. Yanılmıyorsam, bu çok yüksek mevki, değil mi?”
“Kraliyet ailesinin haricinde en yükseği.”
“Aman Tanrım!” Randall o kadar hızlı ayağa fırladı ki,
sandalyesi yere devrildi. “Nerede? Niye onu buraya getirme din?”
Kirkland’ııı yüzü sevinçle aydınlanmıştı. “Onun hayatt.ı olabileceğini hiç tahmin etmiyordum. Ama hafıza kaybı..."
Tereddütle devam etti. “O olduğundan emin misin?”
Kirkland bir sürahiden bira koyup Will’e uzattı. “Herhalde
bir şeyler yemek istersin. Hancı dün akşam gelip sonra da
bir yerlere gittiğini söyledi.”
Randall ilave etti. “Bizde yeni bir haber var mı diye merak
ediyorsan, cevap hayır.”
“Sizinkinin tam tersine bende var.” Will biradan kocaman
bir yudum çekip iskemlelerden birine yerleşti. “Tamamıyla
olmasa da, iyi bir haber.”
Kirkland nefesini tuttu. “Ash’in cesedi buralarda bir yere
mi vurmuş?”
“Çok daha iyisi. Onu hayatta ve genel olarak sağlıklı buldum,
ama başından bir yara almış ve Enterprise’ın batmasından
önce olan hiçbir şeyi hatırlamıyor.” Will birasından bir
yudum daha aldı. “Biz de dahil. Beni tanımadı bile.”
''Bu fayton seyahatlerinin sorunu ne'' dedi Mac, hızla sarılmalarına bir son vermişti. ''Ne zaman faytona binsek mantıklı düşünceler pencereden uçup gidiyor'' dedi
432 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Yazarın en çok beğendiğim kitabı oldu diyebilirim. Çok akıcı, aksiyonu bol, heyecanlı bir kitaptı.
Kitabın konusuna gelince; Leydi Kiri yarı İngiliz yarı Hintli çok güzel bir bayan. Yazarın Sensiz Olamam adlı kitabında tanığımız Adam'ın kız kardeşidir Kiri. Kiri evlilik çağına gelmiştir ve taliplerini değerlendirmektedir ama onu gerçekten tüm kalbiyle kabul edecek ve onu heyecanlandıracak erkeği daha bulamamıştır. Tam acaba buldum mu diye düşünürken müstakbel kayın validesinin konuşmalarını duyar ve orayı terk eder. Oradan kaçtıktan sonra başına ne olaylar gelir sormayın. Bu olaylar sırasında Mac ile tanışır. Ve daha sonra Mac'in kulübünün maskeli balosuna katılır ve orada genç bir kızı kaçırmaya çalışanlardan kızın kurtulmasına yardım eder ve Kiri kendini bu kaçırma olayı ve daha düzenlenen ve düzenlenecek olan suikatçileri aramak için gizi ajanlara yardım etmek için kısa sürede olsa ajanlık yapmaya başlar. Ama ona uygun olmayan Mac le yakınlaşmak ister ve Mac de kendine hakim olamaz anlayacağınız ateş bacayı sarar ama evlilikleri imkansızdır. Bol aksiyonlu, heyecanlı, romantik bir kitap. İyi okumalar....
398 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Kayıp Lordlar serisinin ikinci kitabı da nihayet bitti. Ve yazarın akıcı anlatımı ile aksiyon dolu bir kitaptı.
Kitabın yorumuna gelince; birinci kitaptan bildiğimiz üzere Julia'da gizli bir şeyler olduğu anlaşılıyordu ama nedenini bu kitapta öğreniyoruz. Julia dul bir ebe vasıfsız değilmiş aslında. Çok asil bir ailenin kızıymış ama kocasının öldürmekle suçlandığı için kaçmak ve kendisini ölü göstermek zorunda kalmış.
Randall Binbaşı olarak görevde iken amcası tarafından gelen mektupla varis olduğunu öğrenir ve askerliği bırakıp kendine uygun bir eş bulmak için evine döner. Ama aklında Julia vardır. Julia'nın kendine uygun olmadığını bilir ama kalbi onu ister ve onu görmek için gider. İyi ki de gitmiştir gittiği gün onun kaçırıldığını öğrenir ve onu kurtarır. Sonrası ise Julia'nın amcasının oğlunun eşi olduğunu ve onu kazayla öldürdüğünü öğrenir. Ve onu korumak isteyip evlenme teklif eder. Julia bu teklifi kabul etmek istemez ama Randall onu ikna etmeyi sonunda başarır.
Ama olaylar asıl bundan sonra başlıyor. daha fazla spontai vermeyeceğim. Okuyup öğrenin. İyi okumalar....
360 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kayıp Lordlar dizisinin bu ilk kitabında, Mary Jo Putney Adam'ı anlatıyor.
Adam yarı Hintli yarı İngiliz bir Dük. Yakışıklı, akıllı, zeki bir genç adam. Adam kendi tasarladığı buharlı gemisi ile test sürüşünde iken gemide bir patlama oluyor ve herkes onun öldüğünü sanarken o bir kıyıya vuruyor. Ağır yaralı ve hafızasını kaybetmiş olarak. Onu Mariah buluyor. Mariah da zor durumda babasının ölüm haberini almış ve malikanenin eski sahibi malikaneyi geri almak için onunla evlenmek ister. Ama o istemez ve kendine bir koca diler. Ve Adam karşısına denizden çıkar. Adam nasılsa hafızasını kaybetti diye onunla evli olduklarını anlatır böylece sorunlardan kurtulur. Adam buna inanır ve Mariah ona aşık olur. Ama Adam'ın üç arkadaşı onu aramaktadırlar ve onu bulurlar. Sonra İngiltere'ye beraber gelirler. Bundan sonra işler biraz karışır. Buralar çok güzeldi. sırlar ortaya çıkar ve kayıp aileler bulunur ama Adam hafızasını azar azar kazanırken kuzeni ile nişanlı olduğunu öğrenir ve işler bundan sonra daha da karışır. Adam kalbine söz geçiremez. Ama sözünden de dönemez.
Güzel , akıcı, heyecanlı bir kitaptı. İyi okumalar...
432 syf.
Her ne kadar dizi izlemeyen biri olsam da, pembe dizi tadında bir kitap. Kurgusu ve anlatımı gayet iyi. Birkaç yerde kopukluk varmış gibi görünse de, konu hemen toparlanmış. Okumazsanız, kaybınız olmaz. Okursanız, dili ağır olan kitaplardan sonra tercih edin derim, çünkü dinlendirici bir kitap.
612 syf.
·Puan vermedi
Aşk… İnsanoğlunun yaradılışından beri süregelen, bizleri kimi zaman büyük mutluluklara kimi zamansa derin kederlere sürükleyen o anlaşılmaz, zamansız duygu. Ve ölüm… yine yaradılışın başından beri insanoğluna musallat olan, çoğunlukla elem, bazen de kurtuluş manasına gelebilen malum son. İkisi de ansızın, hiç beklemediğimiz bir anda gelir başımıza. İkisi de hem bir lütuf hem de bir musibettir. Ve ikisinden de kaçış yoktur…

İşte George R.R. Martin ile geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Gardner Dozois’nın editörlüğünü yaptığı Aşk ve Ölüm Şarklıları adlı bu fantastik-bilimkurgu derlemesi bu iki unsuru konu alıyor. Üstelik Neil Gaiman (Amerikan Tanrıları, Sandman), Diana Gabaldon (Yabancı), Jim Butcher (Dresden Dosyaları) ve Robin Hobb (Farseer) gibi ünlü yazarların kaleminden çıkan hikâyeler eşliğinde…

Kimi uzun kimi kısa, toplamda 17 hikâyeden oluşan derlemede kâh bir peri masalına konuk oluyor kâh uzayın derinliklerinde bir maceraya atılıyoruz; kâh bir hayalet hikâyesi okuyor kâh bir süper kahraman serüveninin ortasında buluyoruz kendimizi. Hatta bunlardan bazıları yazarlarla özdeşleşmiş, o çok sevdiğimiz evrenlerde geçiyor. Diana Gabaldon yine Yabancı evreninde geçen bir hikâye kaleme almış örneğin. Jim Butcher da yeni bir Dresden Dosyaları öyküsüyle karşımızda.

M. İhsan Tatari

İncelemenin tamamı: https://kayiprihtim.com/...-sarkilari-inceleme/
360 syf.
·7/10
Kayıp Lordlar dizisinin ilk kitabı Sensiz Olamam... Beklentimi karşılamayan bir kitap oldu ve tarihi aşk romanlarını çok sevmeme rağmen. Adam ve Mariah'ı karakter olarak sevdim. Adam'ın hem Hindu hem de İngiliz olması ve iki dini de benimsemiş olması ilginçlik katmış. Son yarısında yaşanan olaylar çok çabuk geçiştirilmiş. Ben karakterlerden çok daha şok yaşadım okurken. Adam'ın öğrendiği sırrın ardından Mariah'ında benzer bir sırrı öğrenmesi Türk filmi gibiydi. Pek beğenmeme rağmen ikinci kitabı okumak istiyorum. Binbaşı Randall ve Julia'nın hikayesini merak etmekten kendimi alamıyorum. Son olarak kitap kapağını hiç beğenmedim.
398 syf.
Bu tür birbirine benzeyen kitapları okumak bana zevk vermiyor artık. İlgimi çekecek hiç bir yeni düşünce barındırmıyor. Keşke aklıma gelenleri yazıya dökebilsem. Yorulmadan okumak istiyorsanız önerebilirim. Onun dışında tam bir zaman kaybı.
360 syf.
·4 günde·8/10
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Yine bir serinin ilk kitabına başladım ve neyse ki anlatımını sıkıcı bulmadığım sürükleyici bir seri. Serinin ilk kitabı deniz kazası geçiren Ashton dükü Adam ve babasıyla kasabada yaşayan Mariah Clarke'in hikayesi. Kurguda fazla benzer olaylar ve tesadüfler olsa da sonuçta gerçeklerden alıntıdır yazan bir kitap okumadığımız sürece sorun olduğunu düşünmüyorum. Kitapta etnik kökenlerdeki ayrıma vurgu yapılması hoşuma gitti. Bu tarz kitaplarda sürekli karşıma çıksa da okumaktan vazgeçemiyorum ne yazık ki. Anlatımı akıcı, konusu tahmin edilebilir olsa da sürükleyici bir kitaptı. Ben güzel zaman geçirdim okurken, tavsiye ederim...
612 syf.
·Beğendi·8/10
Gayet hoş öykülerden oluşuyor ve gerçekten profesyonel ellerden çıktığını bize gösterebiliyor. Her biri birbirinden sürükleyici ve belki de gerçek aşk i bulmaya çalışacağınız veya şuan bulduğunuz da edindiğiniz fikirleri baştan sona değişebilir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mary Jo Putney
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
New York Amerika Birleşik Devletleri

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 137 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 81 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.