Matthew Quick

Matthew Quick

Yazar
8.1/10
77 Kişi
·
231
Okunma
·
3
Beğeni
·
948
Gösterim
Adı:
Matthew Quick
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Philadelphia, Amerika Birleşik Devletleri, 1973
Matthew Quick, ( d. 1973 ) ABD'li genç-yetişkin kurgu ve kurgu romanları yazarı. İlk romanı olan Silver Linings Playbook, başrollerini Bradley Cooper,Jennifer Lawrence, Robert De Niro ve Chris Tucker'ın paylaştığı aynı isimli bir filme konu olmuştur.

2009 yılında PEN / Hemingway Ödülü için finalist oldu ve eserleri pek çok dile çevrildi. 2012 yılında yazdığı genç-yetişkin kurgu romanı Boy 21 New York Times tarafından olumlu şekilde eleştirildi.

Oaklyn, New Jersey'de yetişerek büyüyen Quick, Collingswood Lisesi mezunudur. La Salle Üniversitesi İngiliz Edebiyatı bölümünden ve Goddard Koleji Güzel Sanatlar bölümünde Yüksek Lisans (MFA) yaptı. Haddonfield, New Jersey'de kadrolu İngilizce öğretmeni olarak çalıştığı esnada ilk romanını yazmak için işi bıraktı. [4]Şu anda kendisi gibi roman yazarı olan eşi Alicia Bessette ile birlikte Massachusetts'ta yaşamaktadır.
Annem henüz kütüphaneye gitmediği için okuyacak kitabım yok. O yüzden gözlerimi kapatıyorum ve her zaman olduğu gibi rüyalarıma girene kadar Nikki’yi düşünüyorum
232 syf.
·3 günde·5/10
Kitabın anlattığı konu ve vermek istediği mesaj güzeldi. Fakat anlatım daha akıcı olsaydı hoş olabilirdi. Okurken çokça sıkıldım ve kitabı yarıda bırakmak istedim. Yazarın diğer kitaplarının aksine bunu pek beğenemedim, yine de emeğine sağlık.
319 syf.
Kitap baştan sona mektuplardan oluşuyor. Biraz günlük, biraz mektup, biraz kendinle konuşma. Okurken garip hissetmenize neden oluyor. Çok fazla bir şey beklemeyin. Okumalısınız? Kuşku duymadan "evet" diyemeyeceğim.
232 syf.
·4 günde·6/10
Çerezlik bir kitap 21 Numaralı Çocuk.Zaten 230 sayfa kadar.Bir çırpıda bitiverecek bir roman.Araya zaman girmeseydi 1 günde bitirebilirdim ama bir türlü zaman bulamadım.Konusuna gelecek olursam beni çok tatmin etmedi sonu.Belki de başka şeyler beklediğim için olmalı.Sırlar beni şaşırtmış olsa da,daha büyük sırlar bekliyordum.Ya da daha şaşırtıcı olaylar.Hikâyede Russ olmasa bile ilerleyecek bir romandı,neden özellikle Russ'a odaklanılmış orayı anlamadım.Elbette güzel bir dostluk romanı ama final kısmı beklentimi karşılamadı.
344 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Daha once filmini izledigim icin konusu ve sonu hakkinda bilgi sahibiydim ama yine de kitabi merakla okudum ve sonuna gelebilmek icin epey bir caba sarf ettim diyebilirim, bu yuzden bir gun gibi bir surede bitti.. Filmle kitap arasinda ufak tefek farkliliklar var.. Mucizelere inanmasi ve gerceklesmesini beklemesiyle ilgili yaptigi dua kitabin beni en cok etkileyen yeri oldu diyebilirim.. Yine ayni konuya deginmis olacagim belki ama macera arayanlarin sayfalari ardi ardina hizli hizli cevirmek isteyenlerin okuyacagi turden bir kitap oldugunu dusunmuyorum.. Kurgusu, kahramanin olaylara ve insanlara yonelik komik bakis acisi ve sonunun bir sekilde de olsa mutlu bitmesi benim icin okunabilir bir kitap olarak degerlendirilmesi acisindan yeterli oldu..
Eveeet ben geldiiim ‍️
@bursaninokurlari olarak Temmuz ayının bir diğer kitabı ise 21 numaralı çocuktu. .
Sende bizimle aynı kitapları okuyup paylaşmak istiyorsan #bizimleokurmusun yazman yeterli ‍️.
Kitapla ilgili olarak ilk söyleyebileceğim şey tek düze giden bir kitabın bu kadar akıcı olması nasıl bittiğini anlamıyorsunuz.

İkinci söyleyebileceğim şey ise bu kitabı tüm gençlere gönül rahatlığı ile önerebileceğim çünkü aşkı arkadaşlığı ve dostluğu çok güzel anlatıyor.
Kitabımızın konusu basketbolu seven 3 gencimiz üzerinden ilerliyor.
Finley yaşadığı yerde oynadığı basket takımında ki beyaz çocuk olarak geçiyor çünkü diğer herkes zenci burda da ırk ayrımını görüyoruz. Biraz dışlanmışlık da tadıyoruz.
Yaşadığın yerin ne kadar belalı bir yer olduğunu bize anlatarak gösteriyor zaten.
Çok konuşmayı sevmeyen ama basketbolu çok seven bu gencimizin evine bir gün koçu geliyor ve hayatını değiştirecek bir şey istiyor.
Russ burda çıkıyor karşımıza.
Ve kitabın ismi de anlamı da burda başlıyor.
Kitabı son bölümünde ben çok duygulandım beni etkileyen bir kitap oldu.
Ben mi çok duygusalım bilmiyorum 🤦‍️.
Bu yüzden bence hızlı okunucak maratonlarda ve bu tatilde gidebilecek güzel bir kitabı sizlere öneriyorum.
344 syf.
·Beğendi·6/10
'Umut Işığım' filmini vizyona girdiği ilk günlerde izlemiş sonra kitabını görüp almıştım. Önce kitabı okuyup sonra filmine denk gelmek daha güzel olsa da böylesi de hoş.
Uzun zaman oldu ama yine güzel bir etki bıraktı.Kitap içinde geçen başka kitaplar benim için ayrıca önemli ( Hemingway - Silahlara Veda ,Sylvia -plath sırça fanus, Mark Twain- Oliver Twist...).
Çok sevdiğim bir alıntıyı yazmak istedim "kendi filmim vizyonda ve ben şuan sadece onu izlemek istiyorum " işte bu söz beni derinden etkiledi .Severek izlediğim bir film olan "Tatil " filminde de benzer bir söz beni çekmişti "hayatının filminde başrol oyuncusuyken neden en iyi arkadaş rolündeymiş gibi davranıyorsun (?) " Kesinlikle insan kendi hayat filminin başrol oyuncusu olduğunun farkına varmadan yılları elinden gidebiliyor.Bu iki film arasındaki küllerinden doğma ve bu sözler getiriyor.

Umut Işığım orijinal adıyla 'Silver Linings Playbook' Filmi kitaptan az biraz farklı ,kitap güzel ama film kitaptan daha güzel diyebilirim ki genelde hep filmleri kitaplara göre cok daha yetersiz bulmuşumdur, filmin kitabın önüne geçtiği nadir eserlerden biri .
Bütün olarak düşünülürse ikisinde de ana konu aynı dibe vurduğun anda bile bir umut ışığı herzaman var yeter ki sen bunu görmeyi bil ve onu kaçırma .
232 syf.
·10/10
Dost olmak için aslında çok da fazla kelimeye gerek olmadığını, birbirinizin sessizliğini dinlerken bir yandan da yıldızları izlemenin yeterli olduğunu anlatan bir roman...
Basketbol oynayan ve hayatını basketbola adayan Finley ve birlikte büyüdüğü Erin ile kitabımıza başlıyoruz. Finley içine kapanık sessiz pasif bir karakter. Erin ise ondan daha baskın ve daha öncü bir karakter diyebilirim. Finley İrlanda mafyası, uyuşturucu ve şiddetle dolu Bellmont’ta yaşıyordu. Babası gece vardiyasında çalışıyor ve Finley engelli büyük babasına tek başına bakmak zorunda kalıyordu.

Bir gün Koç onu yanına çağırıp bir meselede yardımını istiyor. Annesi ve babası bir cinayete kurban gitmiş, inanılmaz profesyonel basket oynayan ama şuan da onu bile bırakmış olan Russ namı diğer “21 Numaralı Çocuk” a arkadaşlık etmesini istiyor ve zaman geçtikçe ikisi kendi ortak yönlerini fark ediyor ve zor zamanları birlikte atlatmaya çalışıyorlar.
Kitabın sonuna gelecek olursak aramızda kitabı okumayanlar elbet vardır onlar için kitabın sonunu söylemeyeyim ama kitabın sonunu ben bile böyle tahmin edememiştim, sonu biraz fazla güzeldi sanki. Çerezlik Kitaplar arıyorsanız bence bu kitap çerezlik kitaplar arasına girebilecek güzel kitaplardan birisi okumanızı tavsiye ederim.
232 syf.
·7 günde·8/10
Kitabı çok sevdim. Çünkü çok sade, akıcı ve anlamlıydı. Gerçekten kısacık kitapta (232 sayfa) çok fazla duygu yüklüydü. Kitabın yaş sınırlaması hiçbir şekilde yok. Her yaştan kişiler okuyabilir. Aşkı, dostluğu, arkadaşlığı bu kadar sade şekilde anlatmasına bayıldım. .
Kitapta ise Finley adında bir oğlumuz var. Bu oğlumuz bir nedenden dolayı konuşmayı kesmiş. Basketbol oynuyor ve bu hayatta en çok önemsediği şeyden biri basketbol, diğeri de Erin. Erin Finley'nin normal şekilde konuştuğu tek kişi ve onun kız arkadaşı. Basketbol sezonlarında birkaç aylığına ayrılıyorlar. Çünkü Finley eğer hala onunla sevgili olursa kendini tamamen oyuna veremeyeceğini düşünüyor. Birgün Koç gelip Finley'yi çağırıyor. Onu 21 Numaralı Çocuk'un evine getiriyor. Onun asıl adı Russell fakat yaşadığı travma yüzünden kendine 21 Numaralı Çocuk denilmesini istiyor. Biz kitabı Finley'nin ağzından okuyoruz. Kitabımız ise böylece başlıyor. .
Çok çok iyi. Okuyun, okutturun️️️
232 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Kitabı okuyup bitirdikten sonra bir şeyler yazmak için suların durulmasını beklemek daha iyi oluyor. Bitirdiğim gibi yazsaydım biriken duygu selini etkisinde olacaktım. Şimdi daha objektif ve tutarlı şeyler yazabilirim kanımca :)

Kitabın kısaca; sonlara doğru öğrendiğimiz trajik bir olaydan sonra fazla konuşmayan sessiz bir kişiliğe bürünen ve kendini basketbolda bulan Finley, onu olduğu gibi seven yine basketbol sevdalısı kız arkadaşı Erin, Finley gibi trajik bir olay yaşadıktan sonra kendini uzay sapkınlığı kılıfı ardına soyutlamış Russ karakterleri üzerinden yürüyen bir hikâyesi var. Bu kadar trajik olay üzerine hikaye belalı ve sorunlu bir yerde geçmeyecek de nerede geçecek değil mi?

Hikayemiz Bellmont denilen daha çok siyahilerin egemen olduğu ama İrlanda çetelerinin de hüküm sürdüğü bir yerde geçiyor.Trajik, duygusal, dostluk temalı kalpleri ısıtan hikayeler için gayet tezat oluşturacak şekilde uygun bence :) İzlediyseniz Robin Williams’ın Can dostum filmi de buna benzer bir yerde geçiyordu ve o karakterlerin de aynı şekilde sorunlu ve trajik öyküleri vardı. Zaten kitabı bitirdikten sonra ben de böyle Can Dostum, Küçük Gün Işığım filmlerinden aldığım tadı bıraktı diyebilirim. Bir de bu hikayenin ergen versiyonu diyebileceğim Fransız yapımı Can Dostum (The Intouchables) filmi aklıma geldi.

Siyahilerin egemen olduğu bir yer deyince basketboldan konuşmamak olmaz elbet. Hikâyenin yardımcı başrolü diyebiliriz. Karakterleri birbirine bağlayan trajik geçmişleri olduğu kadar onları iyi yönde destekleyen hikayenin motive edici kısmı olan basketbol, bağ kurma yolunu bir Jedi misali üstlenmiş :) Belki de bu romanı bir tık sevmem de benim de basketbolda olan düşkünlüğüm olabilir.

Basketbol dışında iyi serpiştirilmiş yan karakterler Baba, Dede, Koç, basketbol takımı oyuncuları da hikâyede ki görevlerini hakkı ile yerine getiriyor. Şunu belirtmem gerek, kitap hoşuma gitti mi gitti, bir çırpıda bitirdim desem yeridir. Ancak; Finley’nin geçmişte yaşadığı trajik olayın ne olduğu hariç merak uyandırıcı bir şey yok diyebilirim hatta tekdüze ilerleyen birçok filmde de izlediğiniz bir konusu ve hikâyesi olan bir kitap ama hoşuma gitti ve beğendim. Çok tezat değil mi? :) Ama peköyle değil, bu dediklerim dışında hikâye yavaş ilerlese de kitabı elinizden bırakamıyor okumaya devam ediyor ve ediyorsunuz. Neden mi? Çünkü işlenen duygular aşırılıktan ve abartıdan uzak, o kadar saf ve sade işlenmiş ki sizi hikâyenin içine çekiyor.

Bu kadar sade, sonunu hiç düşünmeden sadece hikâyenin kendisini okuduğunuz bir kitabın bu kadar akıcı olması şaşırtıcı. Ama beslendiği duygular çok yüklü duygular. Belki bu gücü arttırmak için yazar bilindik bir yol, mekan(belalı bir yer) ve karakterler seçmiş (siyahi-beyaz) olabilir ama Russ ve Finley arasında gelişen dostluk bağı, Finley ve Erin arasındaki güçlü sevgi, Finley ve takımındakiler arasındaki arkadaşlık, Baba-Dede ve Finley arasındaki aile bağı, Koç-Rehber öğretmeni ve Finley arasındaki öğretmen-öğrenci ilişkisi, hepsi hikaye de abartısız, tutarlı, yerinde, sade ama bir o kadar güçlü şekilde yedirilmiş.

Tabii bir de Finley karakterinin etkisi de var es geçmeyelim. Russ, Erin, Baba, Dede, Koç karakterleri ne kadar ete kemiğe bürünmüş karakterler olsa da hepsini tek bir orta noktada buluşturan ve bağlayan Finley oluyor ve Finley çok konuşmasa da içimizden biri gibi ona sempati duyuyorsunuz. Kitabın sonlarına doğru Russ niye ön plana çıkmadı 21 numaralı çocuk o değil miydi diye düşünmüş olabilir ama 21 numaralı çocuk hem Finley hem de Russ, hatta aralarındaki bağın sembole dönüşmüş hali de diyebilirim. Belki kitabın edebi bir yanı, felsefik bir tarafı olmayabilir zaten öyle bir derdi de yok sadece bir duruşu var ve duruşunda dostluğu, aşkı, hüznü, mutluluğu, gençliğin hoyratlığını barındıran akıcı, duygu yüklü, umut dolu, sıcak bir tarafı var. Benim gibi fantastik edebiyata da ilgi duyan biriyseniz hikayde ki Harry Potter atfı ve özellikle finalde kurulan bağlantı çok hoştu. İyi okumalar dilerim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Matthew Quick
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Philadelphia, Amerika Birleşik Devletleri, 1973
Matthew Quick, ( d. 1973 ) ABD'li genç-yetişkin kurgu ve kurgu romanları yazarı. İlk romanı olan Silver Linings Playbook, başrollerini Bradley Cooper,Jennifer Lawrence, Robert De Niro ve Chris Tucker'ın paylaştığı aynı isimli bir filme konu olmuştur.

2009 yılında PEN / Hemingway Ödülü için finalist oldu ve eserleri pek çok dile çevrildi. 2012 yılında yazdığı genç-yetişkin kurgu romanı Boy 21 New York Times tarafından olumlu şekilde eleştirildi.

Oaklyn, New Jersey'de yetişerek büyüyen Quick, Collingswood Lisesi mezunudur. La Salle Üniversitesi İngiliz Edebiyatı bölümünden ve Goddard Koleji Güzel Sanatlar bölümünde Yüksek Lisans (MFA) yaptı. Haddonfield, New Jersey'de kadrolu İngilizce öğretmeni olarak çalıştığı esnada ilk romanını yazmak için işi bıraktı. [4]Şu anda kendisi gibi roman yazarı olan eşi Alicia Bessette ile birlikte Massachusetts'ta yaşamaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 231 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 80 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.