Matthew Quick

Matthew Quick

8.5/10
24 Kişi
·
71
Okunma
·
2
Beğeni
·
796
Gösterim
Adı:
Matthew Quick
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Philadelphia, Amerika Birleşik Devletleri, 1973
Matthew Quick, ( d. 1973 ) ABD'li genç-yetişkin kurgu ve kurgu romanları yazarı. İlk romanı olan Silver Linings Playbook, başrollerini Bradley Cooper,Jennifer Lawrence, Robert De Niro ve Chris Tucker'ın paylaştığı aynı isimli bir filme konu olmuştur.

2009 yılında PEN / Hemingway Ödülü için finalist oldu ve eserleri pek çok dile çevrildi. 2012 yılında yazdığı genç-yetişkin kurgu romanı Boy 21 New York Times tarafından olumlu şekilde eleştirildi.

Oaklyn, New Jersey'de yetişerek büyüyen Quick, Collingswood Lisesi mezunudur. La Salle Üniversitesi İngiliz Edebiyatı bölümünden ve Goddard Koleji Güzel Sanatlar bölümünde Yüksek Lisans (MFA) yaptı. Haddonfield, New Jersey'de kadrolu İngilizce öğretmeni olarak çalıştığı esnada ilk romanını yazmak için işi bıraktı. [4]Şu anda kendisi gibi roman yazarı olan eşi Alicia Bessette ile birlikte Massachusetts'ta yaşamaktadır.
"Neden bazı insanlar şahane bir ortamda dünyaya gelir de, diğerleri ömürleri boyunca rahata çıkmayı beklerdi?"
Hayat küçük çocuklar için sakıncalı görülmeyen ve insanı iyi hissettiren filmlerden çok farklı.
Söyleyeceklerini biliyorsan, nasıl söyleyeceğini muhakkak bulursun.
~Seamus Heaney
Matthew Quick
Sayfa 161 - Yabancı yayınları
Şu soruyu düşündükçe zaman zaman kafayı yerim:
Ben mi deliyim yoksa başkaları mı?
~Albert Einstein
"… neredeyse her gün tepemizde süzüldükleri halde, insanların bulutların kenarından sızan gümüş renkli ışığı görme yeteneğinden yoksun oluşunu konuşuyoruz."
"Başına bir şey geldi mi?" diye sordu.
Doğrusu benim başıma hem iyi hem kötü, açıklaması çok uzun sürecek, benim kaldıramayacağım kadar çok kelime gerektiren bir sürü şey gelmişti.
Matthew Quick
Sayfa 46 - Yabancı yayınları
"Ne anlama geliyor?"
"Bir anlamı olması gerekiyor mu?"
"Bilmiyorum. Sanatın bir anlamı olması gerektiğini düşünüyordum."
"Bir anlamı olmadan var olamaz mı? Neden sanata bir anlam yüklemek zorundayız? Her şeyi anlamak zorunda mıyız? Belki sadece duyguları uyandırmak için vardır, ötesi yoktur. Belki bir anlama gelmemek üzere yapılmıştır."
İnsan aynı hareketi defalarca tekrarlayınca kendini kaybedebilir, düşüncelerini susturabilirdi; bu değerli hayat dersini çok küçük yaşta öğrendim.
Eveeet ben geldiiim ‍️
@bursaninokurlari olarak Temmuz ayının bir diğer kitabı ise 21 numaralı çocuktu. .
Sende bizimle aynı kitapları okuyup paylaşmak istiyorsan #bizimleokurmusun yazman yeterli ‍️.
Kitapla ilgili olarak ilk söyleyebileceğim şey tek düze giden bir kitabın bu kadar akıcı olması nasıl bittiğini anlamıyorsunuz.

İkinci söyleyebileceğim şey ise bu kitabı tüm gençlere gönül rahatlığı ile önerebileceğim çünkü aşkı arkadaşlığı ve dostluğu çok güzel anlatıyor.
Kitabımızın konusu basketbolu seven 3 gencimiz üzerinden ilerliyor.
Finley yaşadığı yerde oynadığı basket takımında ki beyaz çocuk olarak geçiyor çünkü diğer herkes zenci burda da ırk ayrımını görüyoruz. Biraz dışlanmışlık da tadıyoruz.
Yaşadığın yerin ne kadar belalı bir yer olduğunu bize anlatarak gösteriyor zaten.
Çok konuşmayı sevmeyen ama basketbolu çok seven bu gencimizin evine bir gün koçu geliyor ve hayatını değiştirecek bir şey istiyor.
Russ burda çıkıyor karşımıza.
Ve kitabın ismi de anlamı da burda başlıyor.
Kitabı son bölümünde ben çok duygulandım beni etkileyen bir kitap oldu.
Ben mi çok duygusalım bilmiyorum 🤦‍️.
Bu yüzden bence hızlı okunucak maratonlarda ve bu tatilde gidebilecek güzel bir kitabı sizlere öneriyorum.
Daha once filmini izledigim icin konusu ve sonu hakkinda bilgi sahibiydim ama yine de kitabi merakla okudum ve sonuna gelebilmek icin epey bir caba sarf ettim diyebilirim, bu yuzden bir gun gibi bir surede bitti.. Filmle kitap arasinda ufak tefek farkliliklar var.. Mucizelere inanmasi ve gerceklesmesini beklemesiyle ilgili yaptigi dua kitabin beni en cok etkileyen yeri oldu diyebilirim.. Yine ayni konuya deginmis olacagim belki ama macera arayanlarin sayfalari ardi ardina hizli hizli cevirmek isteyenlerin okuyacagi turden bir kitap oldugunu dusunmuyorum.. Kurgusu, kahramanin olaylara ve insanlara yonelik komik bakis acisi ve sonunun bir sekilde de olsa mutlu bitmesi benim icin okunabilir bir kitap olarak degerlendirilmesi acisindan yeterli oldu..
Kapağı hoşuma gittiği için aldığım bir kitaptı. Daha sonra da merak edip filmini izlemiştim. Yani okusanız da hayatınızı fazla değiştirecek bir kitap değil doğrusu. Sadece dua kısmı insanı etkiliyor o kadar. Onun dışında dediğim gibi sadece kapağı güzel :) :)
Kısaca kitabın konusu; Bartholomew 38 yaşına kadar annesiyle yaşayan asosyal bir adamdır. Annesinin kanserden kanserden ölmesi sonucu nasıl ayakta duracağını bilemez. ömrü boyunca yaptığı tek iş annesine bakmaktır.
Bir gün annesinin çekmecesinde Richard Gere'dan bir "Tibet'e Özgürlük" mektubu bulur ve bu işte bir hayır olduğunu düşünerek Richard Gere'e mektup yazmaya başlar. . *** .

Kitap baştan sona kadar Bartholomew Neil'in yazdığı mektuplardan oluşuyor.
ilk 30 sayfa civari okurken biraz zorlandım çünkü garip gelmişti biraz yazarın yazım şekli. Oradan oraya atlıyormuş gibi geldi. Bunun sebebi belkide karakterin çalkantılı ruh halinde olmasıydı. Kitap ilerledikçe ve karakteri tanıdıkça kitaba daha fazla adapte oluyorsunuz ve bir çırpıda bittiğini görüyorsunuz.
İlk defa bu tarz bir kitap okudum. Biraz mektup, biraz günlük, birazda kendi kendine konuşur gibiydi. Richard Gere hakkında ufak şeylerde içeriyordu. Dalai Lama, Jung, felsefe, din, inanç, telepati, aşk, dostluk, sevgi... Bartholomew Neil'in yaşama ayak uydurma çabası... . Ben çok fazla Richard Gere sevmesem de özellikle sevenlerin daha bir zevkle okuyacağı bir kitap.
Finley'nin dünyası şunlar üzerine kurulu; basketbol, kendisi gibi basketbolu seven kız arkadaşı Erin, basketbol, birlikte yaşadığı babası ile dedesi ve yine basketbol.
Finley lise son sınıfa başlayacağı zaman takım koçu evine pek de olağan olmayan bir ziyarette bulunuyor. Koçun bir dostunun çocuğu olan, anne babası cinayete kurban giden Russ, Finley'nin okuluna başlayacak ve koç yeni çocuğu Finley'ye emanet ediyor. Russ biraz tuhaf biri; uzaydan geldiğini iddia ediyor ve kendisine 21 numaralı çocuk diyor.
Koçun isteği eskiden çok iyi basketbol oynayan ama şimdi topa elini bile sürmeyen Russ'a tekrar basketbolu sevdirmek. İşte burada da Finley devreye giriyor.
Başlangıçta daha basit bir hikaye okuyacağımı sandım. Karakterlerin geçmişte yaşadıkları ve ancak sonlara doğru öğrendimiz olaylar hikayeyi farklı bir boyuta taşıyor. Son sayfalarda duygulandım.
Russ bazen çok saçma denilecek davranışlar sergilese de altında yatan acıyı bildiğinizde onun adına üzülmekten kendinizi alamıyorsunuz.
Ve Finley... Fikirleri, davranışları her şeyiyle sevilesi bir karakterdi.
Severek okudum.
Ayrıca karakterler arasındaki Harry Potter muhabbeti çok hoşuma gitti ^^ Kitabı okudular, hatta okuma grubu kurdular, filmini izlediler, tabi bu arada benim gözlerimden kalpler fışkırıyordu.
———
Kitabı instagramda @BursanınOkurları ekibi olarak okuduk. Etkinliklerimizden haberdar olmak için oradan takibe alabillirsiniz.
“Umut etmekte bir sorun yok.”
Sorunlu bir yer olan Bellmont’ta yaşayan Finley için aslında çoğu şey olağan akışındaydı.Erin ile basketbol oynayıp,bir gün yaşadığı yerden gidebilmek umuduyla..Ta ki 21 numaralı çocuk beklenmeyen bir anda hayatına girinceye kadar..
Basit ama sıcak bir hikaye.Sonrasında çok akılda kalmayacak olsa da..
21NUMARALIÇOCUK;
Baş karakterimiz Finley basketbolu hayatı sayan bir çocuk. Öyle ki sevgilisi Erin ile sezon başları ilişkilerine ara veriyorlardı. Yaşadığı mahalle şiddet, uyuşturucu, İrlanda Mafyası ve bütün pislikleri barındıran bir mahalle. Diğer baş karakterimiz Russ, muhteşem bir oyun kurucu. Yaşadığı bir trajedi sonucu hayatı altüst oldu ve basketboldan uzaklaştı. Yeni taşındığı mahallede kendini dış ortamdan dışlayıp içine kapanık bir hale geldi. Eski forması yüzünden ona bir tek 21 Numaralı Çocuk diye seslenince tepki veriyordu.
Lisenin son senesi bu iki oğlanı bir araya getirecek ve bu sıradışı arkadaşlıkları, ikisininkin de ihtiyaç duyduğu cevap olacaktı.
•••
Kitap bir kere çok hızlı ilerliyor. Su gibi akıp geçme değimi cuk olarak oturuyor. Fakat hikayemde söylediğim gibi Finley’in hissettiği hisler sonucu kendimi onun yerine koyunca kendimi kötü hissediyordum ve hızım kesiliyordu. Zaten kitapta nefret ettiğim tek insan koçtu, ne bileyim asla ısınamadım o adama. Finley ve Erin’in ilişkileri zaten beni benden aldı. Best ship listeme girdiler. Kitapta kötü olaylarda oldu, gözleri doldurtacak olaylarda oldu, yüzümde gülücük oluşturacak olayda oldu. Dolu dolu bir kitaptı. Basketbola ilgi duyan arkadaşlara da öneririm, bolca basketbol vardı kitapta. Öneririm. Alın, okuyun, okutun. Sevgilerimle, sağlıcakla kalın

Yazarın biyografisi

Adı:
Matthew Quick
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Philadelphia, Amerika Birleşik Devletleri, 1973
Matthew Quick, ( d. 1973 ) ABD'li genç-yetişkin kurgu ve kurgu romanları yazarı. İlk romanı olan Silver Linings Playbook, başrollerini Bradley Cooper,Jennifer Lawrence, Robert De Niro ve Chris Tucker'ın paylaştığı aynı isimli bir filme konu olmuştur.

2009 yılında PEN / Hemingway Ödülü için finalist oldu ve eserleri pek çok dile çevrildi. 2012 yılında yazdığı genç-yetişkin kurgu romanı Boy 21 New York Times tarafından olumlu şekilde eleştirildi.

Oaklyn, New Jersey'de yetişerek büyüyen Quick, Collingswood Lisesi mezunudur. La Salle Üniversitesi İngiliz Edebiyatı bölümünden ve Goddard Koleji Güzel Sanatlar bölümünde Yüksek Lisans (MFA) yaptı. Haddonfield, New Jersey'de kadrolu İngilizce öğretmeni olarak çalıştığı esnada ilk romanını yazmak için işi bıraktı. [4]Şu anda kendisi gibi roman yazarı olan eşi Alicia Bessette ile birlikte Massachusetts'ta yaşamaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 71 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 23 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.