Maurice Leblanc

Maurice Leblanc

Yazar
8.1/10
258 Kişi
·
670
Okunma
·
29
Beğeni
·
2.137
Gösterim
Adı:
Maurice Leblanc
Unvan:
Fransız Yazar
Doğum:
Rouen , Fransa, 11 Kasım 1864
Ölüm:
Perpignan , Fransa, 6 Kasım 1941
Maurice Leblanc (11 Kasım 1864 - 6 Kasım 1941) Fransız öykü ve roman yazarı; Arsen Lüpen karakterinin yaratıcısı.

Maurice Leblanc Rouen, Normandiya'da doğdu. Farklı ülkelerdeki eğitim yaşamından sonra hukuk fakültesinden ayrıldı. Daha sonra Paris'e yerleşti ve birçok roman ve hikâye kaleme aldı. Verdiği eserlerde genel olarak Gustave Flaubert ve Guy de Maupassant'dan etkilendi. Asıl üne kavuşmasında 15 Temmuz 1905'de Je Sais Tout’da tefrika edilmeye başlanan “Kibar Hırsız” Arsen Lüpen karakteri ve onun maceraları sayesinde oldu. Yaşadığı dönemlerdeki edebiyat dünyasında etkili olan polisiye roman furyasına katılarak bu türde birçok eser verdi. Farklı karakterler yaratmaya çalışmışsa da tekrardan Arsen Lüpen'e geri döndü ve bu tutumunu 1930'lu yıllara kadar sürdürdü. Fransa'nın yüksek dereceli sivil nişanlarından olan Légion d'honneur'a da layık görülen Lablanc, 6 Kasım 1941'de Perpignan'da hayatını kaybetti. 813, Kristal Tıpa, Herlock Sholmes’e Karşı, Kibar Hırsız, Oyuk İğne’nin Esrarı, Kontes Cagliostro ve Saat Sekizi Çaldı adlı eserler kendisinin başlıca eserleridir.[1][2] Türk edebiyatında özellikle Peyami Safa Maurice Leblanc'tan etkilenen isimlerin başında gelmektedir. Safa 1924 yılında Arsen Lüpen karakterinden esinlenerek Cingöz Recai tiplemesini yaratmış ve oldukça ilgi görmüştür.
"Hayatımda ilk kez aptal rolü oynadım. Ama kahretsin! Onu da hakkını vererek oynadım."
Keşke ayağımı yorganıma göre uzatabilseydim; büyük kentte yaşamanın bedeli ağır oluyor...
"Alaycı bir görünüşünüz var, ilk bakışta soğuk, sert bir adam gibi duruyorsunuz. Ama genelde acı çekmiş insanlar böyle görünmeyi yeğlerler... Aslında onlar hoşgörülü insanlardır."
Hayatta hiç yalnız kaldınız mı? Yalnızlık nedir bilir misiniz? Hiç aç kaldınız mı? Mideniz burkulduğu zaman nefsini köreltecek bir dilim ekmeği bulamamanın acısını çektiniz mi hiç? Kocaman şehirde can çekişiyordum.. yalnızdım... açtım ve aç kalmaya mahkumdum...
Galip gelene boyun eğmekten başka yapılacak bir şey yoktur.
Maurice Leblanc
Sayfa 215 - avrupa yakası yayıncılık
küçük küçük hikayelerin olduğu lakin her hikayenin bir birine bağlantının bulunduğu şahane bir kitap. Arsen Lüpen karakterine hayran olacağınız harika bir eser. Ünlü hırsızının en çok beğendiğim yönleri; kişiliği yani alaycı bir kişiliğe sahip olması, yüzünü değiştirmesi, zenginlerden alıp fakirlere vermesi ve olmazsa olmazı kaçışları en çok beğendiğim yanı.

Ben genel olarak aşk kitapları okuyan biriyim ve beni tanıyanlar kalın kitaplardan çabuk sıkılıp bir kenara attığımı bilirler ama Arsen Lüpen çok farklı insanı kitaba kelepçeliyor onu bırakmanız zor oluyor. Tüm kitaplarını okumayı planlıyorum ve şiddetli bir şekilde tavsiye ediyorum. Kitapta hoşuma gitmeyen bir yanı da yok değil. Kitabın zaman dilimi hiç hoşuma gitmiyor. Atlı arabaların santralin olduğu, cep telefonun kameraların olmadığı 17-18.yüzyılların anlatılması aslında günümüz olsaydı çok iyi olacağını düşünüyorum. Çünkü hırsızımız daha çok zorlanırdı. Ama yine yapardı.

Okumanızı öneririm İYİ OKUMALAR.

İNCELEMEMİ OKUDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM...
Arsen lüpen dedektifin ilk okuduğum kitabıdır. Dedektif olduğunu son sayfalarda anladım ünlü biri olduğunu ise yazarın diğer kitaplarını görünce fark ettim. Kitabın ilk başları çok sıkıcıydı bir ara kitabı attım üç dört gün sonra tekrar okumaya çalıştım ilk elli sayfasını geçtikten sonra iki günde geri kalan sayfalarını hızlı bir şekilde okudum. Yazarın anlatım tarzı harika sonunu çok merak ettim. Kitapta hoşuma gitmeyen bir kavram vardı oda "peygamber" dir. Bu kelimeyi bir büyücü sihirbaz gibi kullanmaları hoşuma gitmedi. Akışkan mı? diye sorarsanız bundan akışkanı yoktur diyebilirim. Tahminlerimin hepsinin boşa çıkmasına çok üzüldüm lakin dedektifin gelip her şeyi anlatması beni etkiledi. Yazarın diğer kitaplarını da bulup okumayı isterim. Kitabın konusundan kısaca bahsedecek olursak eğer paylaştığım alıntı tam olarak kitabın özeti sayılabilir. Aziz Thomas'ın şiirdir bu buraya da paylaşmak isterim belki çoğunuz ilk okuduğunda birşey anlamayacak lakin kitabı okuyanlar her şeyi anlayabilecektir okumanızı tavsiye ederim......



On dört üç senesinde, Sarek Adası'nda,
Kayıklar batacak, matem, cinayet olacak.
Ok, zehir, inilti ve korku...
Ölüm odaları, dört kadın haça mıhlı...
Otuz tabuta, otuz kurban...
Anasının önünde, Hâbil, Kabil'i öldürecek.
O zaman Almanyalı baba, o merhametsiz,
Kaderin emirlerini gerçekleştirecek.
Bir haziran gecesi, karısını da öldürecek.
Yerden gürültü çıkacak, alev fışkıracak
Hazinenin gizlendiği yeri bulacak.
Bu taş kuzeyli barbarlardan çalınmıştır.
Haktaşı'dır o, ölüm veya can verir.
Polisiye olarak birinci numarada bulunan ünlü hırsızımınız ARSEN LÜPEN harita bir hırsızlık vakasıyla tekrar karşılaştı. Çoğu sayfada benim bile ümidim bitmişken ünlü hırsız bir yolunu buluyor ve arkadaşını idamdan kıl payı kurtarıyor. Etkileyici ve çok sürükleyici bir kitaptı yazar okuyucuyu hep ters köşe yapıyor . Okuyanlar çok şaşıracağı anlarla saklı bu kitap harikaydı ilk sayfaları her zaman ki gibi biraz zor okunuyordu. Lakin yarılayınca kitabı elinizden indiremiyorsunuz kitapta hoşuma gitmeyen kitabın ismiydi içerikle hiç olmamış keşke yazarımız MAURICE LEBLANC farklı bir isim seçseydi.

Polisiye sevenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap bence genelde aşk kitapları okuyan ben bile beğendiysem siz hayli hayli beğeneceğinizi düşünüyorum. Bir puan eksik vermemin sebebi kitabın isminden dolayıdır. Okuyacak olanlara iyi okumalar:)

OKUDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜRLER:))))
Burak Denizli
Burak Denizli, Dünyanın En Ünlü Dedektifi Sherlock Holmes Dünyanın En Hızlı Hırsızı Arsen Lüpen Karşı Karşıya'yı inceledi.
Yazarımız kendi kahramanını çok fazla güçlü göstermiş. Sherlock Holmes Sir Arthur'un Sherlock'u değil yani. Sırtı bükük yaşlıca bir dedektif Dr. Watson'da köpeğe benzetilmiş. Ama bunlara rağmen kitap yine akıcı ve sürükleyici bir üsluba sahip.
Arsen Lüpen....
Bu eseri sanıldığı gibi kitaptan okumadım. Arsen Lüpen Harikulade Maceraları Cilt 2
Forma 24-46 sayfa 330 dan 776 altıya kadar.... Biraz farklı geldi değil mi? O zaman biraz daha açalım. İstanbul Akşam kitaphanesi. (yanlış yazılmadı kitaphane ) 1934.
Evet, elimde 24 Eylül 1933 den, 18 Kanunusani 1934 e kadar (24-46) fasiküller halinde yayımlanan dergi şeklindeki formalardan okudum. Ön kapakları sarı yeşil siyah ın hakim olduğu kısmen kırmızı kısmen de beyazlara rastlanan renklerdeki resimlerle süslenmiş dergiler.
Bunlar eşimin dedesinden kalmadır. 1933 lerde ki ay isimleri şimdiki ay isimleri, 1934 de kiler kanunusani teşrinievvel gibi eskileri kullanılmış. Fiyat 5 kuruş. Arka sayfada bir reklamlar var görmeye değer. Bir örnek vermek gerekirse "Cumhuriyetin onuncu yıldönümünde Gazi Hazretleri ile Başvekil İsmet Paşa Hazretlerinin Akşam Gazetesinde bulunan muhtelif renkli resimleri Akşam Matbaasında tabolunmuştur. Bu resimler gibi eser tabettirmek isteyenler Akşam Matbaasına müracaat etmelidir. Şerait ehvendir." gibi. Keşke fotoğraflarını göndermek mümkün olsa...
Güzel bir hatıra olduğu için paylaştım...
İyi okumalar.
Agatha Christie, Sherlock Holmes kitaplarından sonra bu kez hayata karşı tarafın gözünden baktım. Arsen ezeli rakipleri gibi oldukça zeki ve kibar bir adam; kimliği, arkadaşlıkları, çevresi devamlı değişiyor ve siz de onun maceralarına yol arkadaşı oluyorsunuz. Hikayeler birbirinden bağımsız değil bu yönden de bir roman zevki aldım. Diğer Arsen Lüpen kitaplarını da araştıracağım.
Ayfesa
Ayfesa, Dünyanın En Ünlü Dedektifi Sherlock Holmes Dünyanın En Hızlı Hırsızı Arsen Lüpen Karşı Karşıya'yı inceledi.
Kurgu ilgi çekici. Kitabın sorunu Arsen Lüpen'in düşünceleri ve kendisi gizemli kalırken Sherlock'un iç sesinin olması. Biz Sherlock'u Watson'a bile açılmazken sevdik, burada ise Sherlock'un düşünceleri seslendirilerek karaktere gölge düşürülmüş. Bence yine de her zaman Sherlock, sonuna kadar Sherlock...
Dikkat spoiler içerir.
Oldukça güzel bir Arsen Lüpen romanı. Fakir bir adam, ucuza bir yazı masası alır. Ancak başka biri o masayı ister ve alamayınca çalar. Bu fakir adama piyangodan 1 milyon Frank çıkmıştır ama bilet masanın içinde kalmıştır. Masayı çalan, Arsen Lüpen'dir ve bilete ortak olmak istemektedir. Ganimard ve ekibi ne yapsa yakalayamaz Arsen'i. Ayrıca işe bir de sarışın kadın karışmıştır. Ayrıca bir de mavi elmas çalınmıştır. Elmasın sahibi İngiltere'deki Herlock Sholmes'dan yardım ister. Herlock yardımcısı Wilson ile beraber Arsen'e karşı yarışır. Her ne kadar çok zorlansa da 10 gün içinde onu yakalar ve Ganimard'a teslim eder. Ancak Arsen kaçar. Bir davet üzerine Herlock yine Fransa'ya gelir ve Arsen ile kapışır. Acaba bu raundu kim kazanacaktır? Birbirlerine saygı duyan bu iki rakipten hangisi daha zekidir? Neler olacaktır? Soluksuz okunan bir roman.
Kitabın adı iyi ki Mavi Gözlü Kız olarak belirlenmiş. Sürekli mavi gözlü kız sıfatını okumaktan içime sıkıntı geldi. Mavi rengini çok severdim ama, bu kitabın sayesinde renkten soğudum resmen. Arsene Lupin karakteri betimlenmesini de etkileyici ve olağanüstü bulduğum söylenemez. Serinin okuduğum kitaplarında hep sıradan ve basmakalıp Arsen Lupin macerası okudum ne yazık ki. Yazar kendine bir sıradanlık belirlemiş, o yoldan da çıkıp başka yola girmeye tenezzül bile etmemiş. Okuduğum bu seriye ait kitapları genel olarak değerlendirecek olursam sıkıcı ve oldukça sıradan olduğunu söyleyebilirim. Kitapları tek tek değerlendirirsem de, Kibar Hırsız ve yazım yanlışlıklarını saymazsam Otuz Mezarlı Ada kayda değecek kitaplardandı.
Serdar Poirot
Serdar Poirot, Dünyanın En Ünlü Dedektifi Sherlock Holmes Dünyanın En Hızlı Hırsızı Arsen Lüpen Karşı Karşıya'yı inceledi.
Güzel bir macera ve polisiye romanı. Fransa'da Arsen Lüpen yine çeşitli hırsızlıklar peşindedir. Müfettiş Ganimard her defasında kıl payı ile elinden kaçırır Arsen'i. Bir mavi pırlanta çalınır ve bunun sahibi olan kontes, Ganimard'ın yetersiz olduğunu düşünerek Sherlock Holmes'dan yardım ister. Holmes ve Wilson gelir. Ganimard'dan da yardım alarak mücadeleye başlar. Acaba Arsen yakalanacak mıdır? Holmes zekasını gösterebilecek midir? Keyifle okunan bir roman.

Yazarın biyografisi

Adı:
Maurice Leblanc
Unvan:
Fransız Yazar
Doğum:
Rouen , Fransa, 11 Kasım 1864
Ölüm:
Perpignan , Fransa, 6 Kasım 1941
Maurice Leblanc (11 Kasım 1864 - 6 Kasım 1941) Fransız öykü ve roman yazarı; Arsen Lüpen karakterinin yaratıcısı.

Maurice Leblanc Rouen, Normandiya'da doğdu. Farklı ülkelerdeki eğitim yaşamından sonra hukuk fakültesinden ayrıldı. Daha sonra Paris'e yerleşti ve birçok roman ve hikâye kaleme aldı. Verdiği eserlerde genel olarak Gustave Flaubert ve Guy de Maupassant'dan etkilendi. Asıl üne kavuşmasında 15 Temmuz 1905'de Je Sais Tout’da tefrika edilmeye başlanan “Kibar Hırsız” Arsen Lüpen karakteri ve onun maceraları sayesinde oldu. Yaşadığı dönemlerdeki edebiyat dünyasında etkili olan polisiye roman furyasına katılarak bu türde birçok eser verdi. Farklı karakterler yaratmaya çalışmışsa da tekrardan Arsen Lüpen'e geri döndü ve bu tutumunu 1930'lu yıllara kadar sürdürdü. Fransa'nın yüksek dereceli sivil nişanlarından olan Légion d'honneur'a da layık görülen Lablanc, 6 Kasım 1941'de Perpignan'da hayatını kaybetti. 813, Kristal Tıpa, Herlock Sholmes’e Karşı, Kibar Hırsız, Oyuk İğne’nin Esrarı, Kontes Cagliostro ve Saat Sekizi Çaldı adlı eserler kendisinin başlıca eserleridir.[1][2] Türk edebiyatında özellikle Peyami Safa Maurice Leblanc'tan etkilenen isimlerin başında gelmektedir. Safa 1924 yılında Arsen Lüpen karakterinden esinlenerek Cingöz Recai tiplemesini yaratmış ve oldukça ilgi görmüştür.

Yazar istatistikleri

  • 29 okur beğendi.
  • 670 okur okudu.
  • 17 okur okuyor.
  • 412 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları