Mecbure İnal Vela

Mecbure İnal Vela

8.0/10
15 Kişi
·
51
Okunma
·
1
Beğeni
·
1.496
Gösterim
Adı:
Mecbure İnal Vela
Unvan:
Yazar
Doğum:
Sivas, 1963
1963 yılında Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Demirözü köyünde dünyaya geldi. İlkokulu Sivas’ta tamamladı. Daha sonra, düzenli bir eğitim görme imkanı bulamadı. Çeşitli el becerisi kurslarına devam etti. Kur’an-ı Kerim, Tefsir, Arapça, Osmanlıca dersler aldı. İlk yazı ve şiirleri 1988 yılında çeşitli dergilerde yer almaya başladı. Bizim Aile, Kardelen, Hüner, Güneysu, Çerağ dergilerinde ve Zaman Gazetesi’nde yazı, şiir ve hikayeleri yayınlandı. Bir süre Bursa Marmara Gazetesi’nde köşe yazarı ve sayfa sorumlusu olarak aktif gazetecilik yaptı. Haziran 1989’da, Bizim Aile dergisinin düzenlendiği hikaye yarışmasında “Bütünü Bölmek” adlı hikayesiyle, 1994’te ise Esra Film’in senaryo, roman ve hikaye dallarında düzenlenmiş olduğu yarışmada “Erik Ağacımı Kestiler” adlı çocuk romanıyla ikincilik ödülleri aldı. “Sızı” adlı romanı, radyo tiyatrosuna uyarlandı
"Keşke çocuk olabilsem!Çocuk gibi sevebilsem,çocuk gibi bağlanabilsem,üzülebilsem,ağlayabilsem!Gülebilsem!Çocuk gibi affedilsem,affedebilsem!"
Mecbure İnal Vela
Sayfa 46 - Hayat Yayın Grubu
İnsan cehennemi içinde taşıyorsa, yaşadığı yer cennet olmuş ne kıymeti var?
Mecbure İnal Vela
Sayfa 98 - Hayat Yayıncılık
"Derdin nedir evladım?Niçin bu kadar kederlisin?"
"Üç aylık ömrüm kalmış."
"Bunun için ağlanır mı?"demişti. "Benim üç ay yaşayacağımı garanti et ,sana minnet duyarım."

Bu söz mü kafama çarpmıştı ben mi bu söz kayasına toslamıştım?Darmadağım olmuştum oturduğum noktada.
Güzel niyetlerimiz hep yarınlara kalır ve hep kalakalır. Belki yarın gelmiştir, sen orada yoksundur.
Mecbure İnal Vela
Sayfa 64 - Hayat Yayınları
Herkesin iyiki okumuşum dediği bi kitabı vardır.
Benimde iyiki okumuşum dediğim kitaplardan birisi "Kalp ile Sır" oldu.
Kitap hakkında birşeyler yazmam gerekirse kısaca şunları söyleyeyim: Kitap Mümtaz dede ve Ahmet Emin'in öğüt dolu konuşmaları ile dolu.Kıssalar ile desteklenmiş ve insana merak uyandırıcı bir konuya sahip.Roman dediğin böyle olur zaten:)Gerçekten herkese öneriyorum ve bir an önce okumalarını tavsiye ediyorum")
Kalbimize bakmayi saglayan bir kitapti. Ahmet emin piri okurken ayni zamanda kendimizide sorguladigimiz ölümü dibimizde hissettigimiz guzel bir anlatim
Üçüncüye okudum Kalp ile Sır'ı... Bir arayış mıydı bu okuma; geçmişe bir bakış, bir dokunuş muydu bilmiyorum. Ahmet Emin'in seneler sonra o vakte kadar hiç gitmediği köyüne dönmesi ile başlayan hikayede köy minibüsünden inmesiyle başladı benim de Ahmet Emin'e yol arkadaşlığım...

Kendi kaçışlarımla okudum Ahmet Emin'in hikayesini. Kendimden kaçıyorum derken, aslında kendimi tanımakmış, kaçmak istediğim kendimden, ben(cil)liğimden beni kurtaracak olan... Ahmet Emin'nin yanıbaşında, harman yerinde; kendimden, dünyalık istek ve heveslerden kurtulma arzusu ve buna dair umut dolu bir hissiyat ile dinledim Mümtaz Dede ve Reyyan'ın sohbetini...

Anlatılan her kıssada kendi yaşantımda; doğrularımdan ziyade yanlışlarımda, yapmaktan çok yıktıklarımda buldum kendimi... Ziyan olduklarımda, ziyan ettiklerimde buldum ziyadesiyle...

Bir sorgulamaydı bu okuma bazen, bazen dönülemeyecek olan zamanlara, anlara olan özlem, en çok da bakamadığım bir çift göze doya doya bakmaktı... Dönüp ardıma baktığımda zamanın götürdüklerine dokunması olmayan bir uzanıştı bazen de... Bir iç konuşma, derin bir sükût bazen... Ve söylemek istediklerini kitapların satırları arasında saklayanın kulağıma çalınan sözleri...

Hayat ile Aşk... Benlikten soyulunca öyle güzel, öyle saf, öyle duru ki... "hayatım" deyip katmadan kendini, "aşkım" deyip bir benlik davasına dönüştürmeden anları, öyle her şeyiyle yaşanılası. Her şeyiyle, her haliyle... İyisiyle kötüsüyle, kazanması ve kaybetmesiyle... Bir kere sevdi mi hep severmiş ya insan. Bir kere hayat buldu mu hep yaşarmış ya. Son dediklerimiz aslında yep yeni başlangıçlarmış ya hani... Hep umut dolu, ama hüznü de yanıbaşında bulunduran bir ruh hali içinde oldum okuma boyunca...

Ardına baka baka gitmeler, gitmelerimiz geldi gözümün önüne... Kâh bir cümleyi, kâh bir kelimeyi defaatle okudum. "Peşkir" dedi yazar, ben köy evimizde dedeme abdest sonrası temiz "havlu" uzatır halde buldum kendimi... Sevdaya, çocukluğuma, gençliğime, bu günlerime, yani anılarıma ve ileri yaşlarıma dair sayısız hayal ile dolu, üçüncüye de olsa, bir an bile sıkılmadan okudum...

İyi ki okumuşum dediği bir romanı olmalı insanın. İyisiyle kötüsüyle sayfalarında kaybolduğu romanı... Hayat ile aşk ile olmalı romanı... Hayat, kendinden sonraki hayatta da gülmeli insana. Bu kitabı en çok da satırları arasında, hayat, bana yine yeniden güldüğü için seviyorum belki de...

Ben seni güzel yerlerde görmek istiyorum'lu cümlelerin ardında, en güzel yerlerden kitapların ki bu kitabın satırları arasından, selam ve dua ile...
Çocukluk ne güzeldir. En çok keyif aldığımız zamanlardır. Bir o kadar da kırıldığımız zamanlar. İçimize işler acılar. Büyüdükçe değişir her şey. Yetişkinliğimizde canımızı yakmaz aynı şeyler. Ancak çocukken her şey saftır. Duygular ve düşünceler.
Hamile bir annenin karnındaki bebekle iletişim kurmak adına tuttuğu günlük kitap haline getirilmiş. Hamile olan bayan da bizzat yazarın kendisi ve bu ilk kitabı değil ancak ben kendisiyle bu kitap aracılığıyla tanıştım. Bebeğiyle yaptığı konuşmalar öyle candan,sıcak ve samimiydi ki... kullandığı dil de bana şiirsel geldi.O kadar çok altını çizdiğim cümle oldu ki... Hayatımın yedi rengi kitabından sonra bu kitap bana gayet iyi geldi. Ancak gündemi vermek adına araya sıkıştırılan şeyleri sevemedim. Konunun sıcaklığını kapatıvermiş. Şiirsel dil birden kaybolmuş siyasetle...tavsiye etsem mi etmesem mi -bu yüzden- bilemiyorum. Kitapla kalın.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mecbure İnal Vela
Unvan:
Yazar
Doğum:
Sivas, 1963
1963 yılında Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Demirözü köyünde dünyaya geldi. İlkokulu Sivas’ta tamamladı. Daha sonra, düzenli bir eğitim görme imkanı bulamadı. Çeşitli el becerisi kurslarına devam etti. Kur’an-ı Kerim, Tefsir, Arapça, Osmanlıca dersler aldı. İlk yazı ve şiirleri 1988 yılında çeşitli dergilerde yer almaya başladı. Bizim Aile, Kardelen, Hüner, Güneysu, Çerağ dergilerinde ve Zaman Gazetesi’nde yazı, şiir ve hikayeleri yayınlandı. Bir süre Bursa Marmara Gazetesi’nde köşe yazarı ve sayfa sorumlusu olarak aktif gazetecilik yaptı. Haziran 1989’da, Bizim Aile dergisinin düzenlendiği hikaye yarışmasında “Bütünü Bölmek” adlı hikayesiyle, 1994’te ise Esra Film’in senaryo, roman ve hikaye dallarında düzenlenmiş olduğu yarışmada “Erik Ağacımı Kestiler” adlı çocuk romanıyla ikincilik ödülleri aldı. “Sızı” adlı romanı, radyo tiyatrosuna uyarlandı

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 51 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 21 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.