Müge Çevik

Müge Çevik

Yazar
6.6/10
5 Kişi
·
13
Okunma
·
3
Beğeni
·
1.385
Gösterim
Adı:
Müge Çevik
Unvan:
Danışman,kariyer koçu
Ankara Üniversitesi (Mülkiye) Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü bitirdikten sonra Bilkent Üniversitesi’nde MBA yaptı. Master döneminde; part-time Pazar araştırması yaparak kariyerine başladı. Master programını tamamlayınca, yurtdışı pazarlar müşteri temsilcisi olarak uluslararası satış ile tanıştı.

Profesyonel olarak çalıştığı 12 yıl boyunca, satış, uluslararası satış ve pazarlama ve ihracat ile ilgili çeşitli pozisyonlarda, 60dan fazla ülke ile çalışarak, görev aldı. Son olarak Türkiye’nin en büyük hızlı tüketim firmalarından birinde, yönetici ortak olarak çalıştı.

Kurumsal hayatı boyunca aldığı eğitimler ile kişisel gelişimin farklı yüzlerini tanıdı. İş hayatının içinde tanıştığı “koçluk” kavramını hayatının her alanına taşımak ve başka birey ve kurumlara da tanıtmak amacıyla eğitimini bu konuda derinleştirdi.

Koçluk çalışmalarını profesyonel tecrübesi ile birleştirerek; yaşam ve kariyer koçluğunun yanısıra kurumlara da özellikle , satış, uluslararası satış ve uluslararası marka yönetimi konusunda koçluk ve danışmanlık yapmaktadır.

Ağırlıklı olarak Kobiler ile uluslararası satışta katma değer yaratma, yeni kanallar açma ve marka yaratma konularında çalışmaktadır.
Yunan mitolojisinde mutluluğa dair bir hikâyeye göre; Tanrılar, insanlar mutluluğu arasın ve böylece kıymetli olsun diye saklamaya karar verirler. Biri der ki; “ Göklerin en uzağına saklayalım.” Diğeri, “ Denizin en dibine…” Öbürü, “ Ormanın en kuytusuna saklayalım,” diye belirtir. Sonunda biri der ki, “İçlerine saklayalım. Oraya bakmak akıllarına gelmez.”
Olana bir kez,
Olmayana iki kez sevinmek gerekir.
Çünkü bugünkü "şer"deki hayır yarında,
Bugünkü "hayır"da yaşayacağın, "şer" sınavında gizlidir.
Yunan mitolojisinde mutluluğa dair bir hikayeye göre; Tanrılar, insanlar mutluluğu arasın ve böylece kıymetli olsun diye saklamaya karar verirler. Biri der ki " Göklerin en uzağına saklayalım." Diğeri, " Denizin en dibine..." Öbürü, " Ormanın en kuytusuna saklayalım," diye belirtir. Sonunda biri der ki, "İçlerine saklayalım. Oraya bakmak akıllarına gelmez..."
"Gözümün gördüğü siyah yada beyaz,
kulağımın işittiği yüksek ya da alçak sesli,
kokladığım gül ya da karanfil kokusu,
dokunduğum sert yada yumuşak,
tattığım tatlı ya da acı olabilir...
Bedenimin hayatı bana taşıma şekli bu kadar basit ve net iken,
nasıl olur da aynı siyah; birine sonsuzluğu, diğerine korkuyu,
aynı gül kokusu; birine kırmızı gülleri, diğerine can yakan dikenleri hatırlatır."
"Sabah kalkıp toplantılara, randevulara ve yetişilmesi gereken işlere kurulmuşçasına yaşıyor olmuştuk hayatı sanki. Olmuştuk diyorum, çünkü yalnız değildim, hatta aksine profesyoneller ordusu içinde bir hayli kalabalıktık. Durup soluklanmaya, "neredeyiz, ne yapıyoruz"u anlamaya ve bütün bu yanına tik attığımız işleri yapıyor olmaktan memnun olup olmadığımızı düşünmeye vakit yoktu. Belki de vakit olsa da yanıtları göğüslemeye cesaretimiz yoktu.
Otuzlarıma yaklaşırken bilmediklerim bildiklerimden çoktu."
Söyleyecek.yeni bir şeyi olmayan kişisel gelişim kitabı yazmasın ne olur. Şu kitabı sırf turuncu rengi çok sevdiğim için aldığımı itiraf etmeliyim. D&R da aylak aylak dolaşıyordum. Kötü bir gün geçiriyordum ve kitabı gördüm alayım belki mutlu olurum dedim.

Mutlu olmak bir kenara dursun okudukça sinirlendim. Kitap sokaktan geçen her insanın zaten bildiği şeyler üzerinden gidiyor. Cümleler zaten daha önce mutlaka duyduğunuz klişe hayat derslerinin öznesi yüklemi değiştirilmiş cümleler.

Ya mutlu olmak namına yazacak yeni bir şeyin yoksa yazma kardeşim artık. İnsanlar tok artık bu klişe akıl fikirlere. Şu kitabı okuyana kadar bir akrabanıza bir dostunuza gidin zaten aynı şeyleri söyleyecektir sizi motive etmek için. Kimseniz yoksa yoldan eli yüzü düzgün birini cevirip "çok mutsuzum" deyin o da size yani aynı şeyleri söyleyecektir.

Bu kitap neden yazılmış zerre fikrim yok. Hadi yazan yazdı yayınlayan neden yayınladı satan neden satıyor. Ben neden aldım? Hicbir nedeni yok. Keske su kitabı alana kadar anneme bir telefon acip bugun moralim cok bozuk deseymisim. Cidden gereksizlik zirvesine bayrak dikmis bu kitap.
Bugüne kadar hep alttan aldığım için üzüldüğümü sanırdım ama bu kitaptan sonra anladım ki aslında "bencilliğimden" yıpranıyormuşum. Bir solukta mutluluğu öğreniyoruz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Müge Çevik
Unvan:
Danışman,kariyer koçu
Ankara Üniversitesi (Mülkiye) Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü bitirdikten sonra Bilkent Üniversitesi’nde MBA yaptı. Master döneminde; part-time Pazar araştırması yaparak kariyerine başladı. Master programını tamamlayınca, yurtdışı pazarlar müşteri temsilcisi olarak uluslararası satış ile tanıştı.

Profesyonel olarak çalıştığı 12 yıl boyunca, satış, uluslararası satış ve pazarlama ve ihracat ile ilgili çeşitli pozisyonlarda, 60dan fazla ülke ile çalışarak, görev aldı. Son olarak Türkiye’nin en büyük hızlı tüketim firmalarından birinde, yönetici ortak olarak çalıştı.

Kurumsal hayatı boyunca aldığı eğitimler ile kişisel gelişimin farklı yüzlerini tanıdı. İş hayatının içinde tanıştığı “koçluk” kavramını hayatının her alanına taşımak ve başka birey ve kurumlara da tanıtmak amacıyla eğitimini bu konuda derinleştirdi.

Koçluk çalışmalarını profesyonel tecrübesi ile birleştirerek; yaşam ve kariyer koçluğunun yanısıra kurumlara da özellikle , satış, uluslararası satış ve uluslararası marka yönetimi konusunda koçluk ve danışmanlık yapmaktadır.

Ağırlıklı olarak Kobiler ile uluslararası satışta katma değer yaratma, yeni kanallar açma ve marka yaratma konularında çalışmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 13 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 14 okur okuyacak.