Remzi Demir

Remzi Demir

YazarDerleyenÇevirmen
8.7/10
21 Kişi
·
53
Okunma
·
4
Beğeni
·
1.001
Gösterim
Adı:
Remzi Demir
Unvan:
Akademisyen
Ü–Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde, Felsefe Bölümü Başkanlığı görevini yürüten ve lisans ve lisansüstü düzeylerde bilim tarihi dersleri vermekte olan Demir, araştırmalarını özellikle Ortaçağ İslâm Dünyası’nda astronomi tarihi ve Osmanlı Dönemi Türk Bilim Tarihi ile Türk Felsefe Tarihi üzerinde yoğunlaştırmıştır. Yazarın yayımlanmış kitaplarından bazıları şunlardır: Türk Aydınlanması ve Voltaire, Geleneksel Düşünceden Kopuş, Takiyüddîn’de Matematik ve Astronomi, Osmanlılar’da Bilimsel Düşüncenin Yapısı, Philosophia Ottomanica, Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nde Türk Felsefesi, Eski Felsefe, Cilt 1, Philosophia Ottomanica, Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nde Türk Felsefesi, Eski İle Yeni Felsefe Arasında, Cilt 2, Philosophia Ottomanica, Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nde Türk Felsefesi, Yeni Felsefe, Cilt 3. Yazarın ayrıca ortak kitaplarda ve çeşitli dergilerde makaleleri bulunmaktadır.
Türklerin "geçmişsizleştirilmesi" yoluyla, acaba "geleceksizleştirilmesi" nin ve buna bağlı olarak sömürgecilerin çıkarları doğrultusunda yönlendirilmesinin ve yönetilmesinin yolu mu açılmak isteniyordu?
6 asırlık Osmanlı bilim tarihi boyunca, kapsamlı bir çeviri etkinliği yaşanmamıştır; dönem dönem çeviriler yapılmış, ancak önemli eserlerden çok önemsiz eserler, bilimsel eserlerden çok edebi ve tarihi eserler çevrilmiştir.
Fatih Sultan Mehmed Han, Medaris-i Semaniyye'yi kurmuş ve ''Usulüne uygun olarak tedrisat yapılsın'' diye vakfiyesine kayıt düşürmüştür. Haşiye-i Tecrid ve Şerh-i Mevakıf'ın okutulmasını istemiştir. Sonra gelenler ise ''Bu dersler felsefeyle ilgilidir." diyerek kaldırmışlar ve onların yerlerine Hidaye ve Ekmel okutmaya başlamışlardır. Ancak bunlarla yetinmek makul olmadığı için, sonunda ne felsefe kalmış ne de Hidaye ve Ekmel kalmış ve Anadolu'da ilim pazarına kıtlık girmiştir.
384 syf.
·Puan vermedi
Yine bir anıyla başlıyorum.
Üniversitede master yaptığım zamanlarda bütün hocaların odalarındaki kitaplıkların tek tip.olması şeklinde bir karar alındı. Hüseyin Gazi hocam da 'yahu Caner şu kitaplığı birlikte bir düzene sokalım' diye bana teklifte bulundu. Hüseyin Gazi hoca çok hoşsohbet, mütevazi ve espriden anlayan birkaç hocamdan biriydi. Ve en Güzel huyu kitaplığında bir kitaptan birden fazla nüsha varsa onu da öğrencilerine verirdi. Bir arkadaşımla kitapları türlerine ve yazarlarına göre yerleştirdik 3 veya 4 saatte. Bakın düşünün 3 kişi ve 4 saat. Bir torba fazla kitap çıktı. Bilim kitaplarını ben varoluş kitaplarını arkadaşım aldı. Bu kitapta onlardan biridir. Hemen eve gittim başladım okumaya 2 ya da 3 günde bitirdim altını çizdiğim, yanlarına soru işareti koyduğum yerleri tartışmak için haydi bakalım hocanın yanına. Kitap Türkiye'de bu bakımdan eserlerin açığını kapatmak için kolektif olarak ele alınmıştır başarılı da olmuştur. Teşekkkürler
Hüseyin Gazi Topdemir
Sevim Tekeli
Yavuz Unat
384 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Gerçekten bilim tarihini merak eden, anlamaya çalışanlara muazzam bir kitaptır. Okudukça daha çok merak ve tutkularınız keskinleşiyor... İyi okumalar...
128 syf.
·1 günde
5 TL'nin arkasındaki cevher Aydın Sayılı'yı biliyor muyuz 🤔

Aydın Sayılı, Mustafa Kemal Atatürk'ün tâlimatıyla, 1933 yılında, Harvard Üniversitesi'nde bilim tarihi okumak üzere Amerika'ya gönderildi. Sayılı, "İslam Dünyasında Bilim ve Eğitim Kurumları" başlığını taşıyan tezini tamamladı ve 1942'de doktora derecesini aldı. Bu doktora, Harvard Üniversitesi'nde [ve muhtemelen dünyada da] yapılmış ilk bilim tarihi doktorasıydı. Sayılı, The Observatory in Islam'da, İslam uygarlığı içinde astronominin yerini ve önemini göstermiş, 9. ve 16. yüzyıllar arasında Abbasiler, Endülüs Emevileri, Selçuklular, Fatimiler, İlhanlılar ve Osmanlı yönetimi altındaki bölgelerde kurulmuş bütün büyük ve küçük rasathaneleri krolojik olarak betimlemiş ve nihayet Batı'da gözlemsel astronominin sonradan ortaya çıkan gelişiminde oynamış olduğu rolü belirledikten sonra, bir araştırma kurumu olarak ilk rasathanelerin İslam Dünyasında ortaya çıktığını inandırıcı bir biçimde kanıtlamıştır. Farabi, Biruni, İbn Türk, Harezmi, İbn Sina ile ilgili çalışmaları da bulunan bu bilim insanlarını tanımak lazım.
384 syf.
·Puan vermedi
Eski çağlardan 20.yüzyılın başlarına kadar bilimin tarihini anlatmaktadır. Bilimlere ait teknik bilgiler sıkılmanıza neden olabilir. Ancak istfade edilecek bir kitaptır.
204 syf.
Türkiyede ki bir alan olarak bilim tarihinin var olmak ve varlığını sürdürmek için sarf edilen çaba genel olarak anlatılmış. Salih Zeki Bey'in çalışmalarıyla başlatılan bilim tarihimiz onun Fen Adamları eseri ilk ve önemli yapıtlar arasında gösteriliyor.Bu alanda dünya bilim tarihinde de adını duyurmuş Aydın Sayılı'nin bilim tarihine kürsü oluşturma çalışmaları, çabası, devamında öğrenci yetiştirmesinden bahsedilmiş. Tarihte Türklerin bilim çalışmalarının ve bilimsel bir geçmişinin bilim tarihi oluşturacak kadar olmadığını söyleyenlere inat( azımsanmayacak kadar fazla) varlığını sürdürmek için bu alanda çalışmalara devam edenlerin ve desteklenmeleri gerektiği vurgulanıyor. Bilimsel çalışmalar olmadan bilim tarihi olmaz evet ama tarihi oluşturmak ve yazmak bizim elimizde. Bilim ilerlemek adına tek çıkar yolumuz.
384 syf.
·68 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitapta bilim tarihindeki gelişmeleri oldukça ayrıntılı bir şekilde anlatmakta. Özellikle matematik, fizik gibi bilim dalları ile ilgili kuramlar ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiştir. Eğer sayısalcı değilseniz o kısımları okurken sıkılabilir ve geçmek isteyebilirsiniz. Kitap muhtevası bakımından İslam Medeniyeti'nin çöküş nedenlerinden, dönemlerin önemli araştırmacılarından ve Batı'nın yükselişinden bahsetmektedir. Okumanızı tavsiye ederim, bu tarz konulara yönelik okumayı planlıyorsanız faydası olacaktır.
95 syf.
·1 günde·7/10 puan
Eser çok yüzeysel bir anlatımla çok kısa... Yazıldığı tarih dikkate alındığında ve Türkçe ilk eser olması dolayısı ile önemli olsa da, özellikle İbnİ Rüşd'ün fikirlerini ve çalışmalarını çok kısa olarak ele almış...

Genel bilgi vermesi açısından yine de okunmaya değer...
128 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
Mustafa Kemal Atatürk, 1933 yılında Ankara Erkek Lisesinin tarih-coğrafya gurubu bakalorya sınavına geldi. Yanında, milli eğitim bakanı, Ankara valisi gibi yirmiye yakın şahsiyet vardı. Sınav sözlüydü ve konular geniş olduğu için uzun sürüyordu.Aydın Sayılı’nın sınavını bizzat Atatürk yaptı.Bir saat yirmi dakika boyunca aldığı yanıtları çok beğendi.Atatürk , Sayılı’nın notunun hizasına kendi eliyle “çok iyi” ibaresi düştü.Bu öğrenciyle ilgilenin talimatını verdi.
Sonrasında milli eğitim bakanlığına çağrıldı ve tarih okuması konusunda ikna edildi, çünkü kendisi su mühendisi olmak istiyordu.
Harvard Üniversitesi ‘ne gönderildi.”Dünyada ilk Bilim Tarihi Doktorasını “ alan kişi oldu.

Yazarın biyografisi

Adı:
Remzi Demir
Unvan:
Akademisyen
Ü–Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde, Felsefe Bölümü Başkanlığı görevini yürüten ve lisans ve lisansüstü düzeylerde bilim tarihi dersleri vermekte olan Demir, araştırmalarını özellikle Ortaçağ İslâm Dünyası’nda astronomi tarihi ve Osmanlı Dönemi Türk Bilim Tarihi ile Türk Felsefe Tarihi üzerinde yoğunlaştırmıştır. Yazarın yayımlanmış kitaplarından bazıları şunlardır: Türk Aydınlanması ve Voltaire, Geleneksel Düşünceden Kopuş, Takiyüddîn’de Matematik ve Astronomi, Osmanlılar’da Bilimsel Düşüncenin Yapısı, Philosophia Ottomanica, Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nde Türk Felsefesi, Eski Felsefe, Cilt 1, Philosophia Ottomanica, Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nde Türk Felsefesi, Eski İle Yeni Felsefe Arasında, Cilt 2, Philosophia Ottomanica, Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nde Türk Felsefesi, Yeni Felsefe, Cilt 3. Yazarın ayrıca ortak kitaplarda ve çeşitli dergilerde makaleleri bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 53 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 123 okur okuyacak.