Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı, Ülkemizde yeteri kadar tanınmadığı veya tanıtılmadığı kânatini taşımaktayım.
Günümüzde pek ekonomik değeri kalmasa da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının Ocak 2009'da piyasaya sürülen yeni banknotlardan 5 Türk Lirası Banknotlarına resmi konularak onurlandırıldı.
Kitap okurken bilgi edindiğimiz gibi okuduğumuz kitap bittiğinde de, okunulan kitaba inceleme yazarken o yazar hakkında bilgi edinmek için biz okurları araştırmaya yöneltmektedir.
Ord.Prof.Dr. Aydın Sayılı'nın Bilim Tarihi, Hayatta en Hakiki Mürşit İlimdir Eseride Bilimin gelişimi, Bilimi Kullanan insanların yerine ve tercihine göre Olumlu ve Olumsuz yönde kullanılabildiğini belirtmektedir.
Uçağın Şehirler,Ülkeler hatta kıtalar arası ulaşımda insanlığın zamandan tasarruf edip rahatça gideceği yere varmasına yaradığı gibi, kimi zaman da Savaşlarda bombardıman yapmada kullanılarak insanların ölmesine, Şehirlerin yıkılıp tahrip olmasında da kullanıldığını belirtmektedir.
Tüm bu olumlu olumsuz durumlara rağmen bilim,sanayide,tarımda,ulaşımda, haberleşmede, sağlıkta eğitimde insan yaşamını kolaylaştırmaktadır.
Kitapta üstte belirtilen konulara da değinilmektedir. Yıllar evvel yazılmasına rağmen güncelliğini koruyan bir eser kanımca..
Hünkâr Hacı Bekaş-i Velinin 800 Yıl evvel ifade ettiği gibi, "Bilimden Gidilmeyen Yolun Sonu Karanlıktır."
Gelecek Yarınları Bilimin ışığını rehber edinerek devam ettirmeniz temennisi ile bol kitaplı günleriniz olsun.
Aydın Sayılı, dünyada bilim tarihi alanında doktora derecesine yükselen ilk bilim insanı kimdir?
Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı, 1913 yılında İstanbul’da doğmuştur. İlk ve orta eğitimini Ankara’da tamamlayan Sayılı, Ankara Erkek Lisesi’ni birincilikle bitirmiştir. Sayılı, mezuniyet sınavlarından biri olan Tarih ve Coğrafya sınavını,
Dünyada bilim tarihi adı altında ilk doktora tezini vermiş olan yazarın önemli bir eseridir.Kitapta ilmin vasıfları, nasıl olması gerektiği, tarihsel süreçteki gelişimi vs anlatılmıştır.Ayrıca teknoloji, sanayi, ilim arasındaki münasebetleri de incelemiştir.Hangi alanda eğitim görüyorsak görelim kesinlikle okumamız gereken bir kitap.
Sayın Aydın Sayılı’nın bilim hakkındaki başyapıtı. Bilimadamı olmayı zeka ile özdeşleştirdiği ve medeniyeti tek bir medeniyet gibi ele almadığı için biraz puan kırdım. Fakat yine de çok önemli bir eser.
Bilim TarihiAydın Sayılı · Gündoğan Yayınları · 199960 okunma
Eser, Bilimsel düşünmenin insan hayatında hem birey hem toplum düzeyinde neden asli derecede önemli olduğunu ve neden tercih edilmesi ve öğretilmesi gerektiğini gerekçelendiriyor. Çünkü;
Gerçekten de yasalarımızı dogmalardan ve göklerden değil; hayatın içinden almalıyız.
Eserin içeriği hakkında fikir sahibi olmak adına Aydın SAYILI' nın tanımlarını buraya not ediyorum:
Bilim, Aydın SAYILI' ya göre:
"Birikmiş ve sistemleşmiş bilgi ve açıklamalar yardımıyla yeni meseleleri ele almak,
elde edilen ipuçlarına göre tahminler yürütmek ve
tahminlerin doğru olup olmadığını yeni olgu ve gözlemlerle
kontrol edip incelemektir."
Yasa ise:
"İdeal bilimsel açıklamadır ve ölçülebilir olgular arasındaki adedi ilişkiyi ifade eder."
Ve Bilimsel yöntem:
"Olguların dikkatli ve tarafsız bir şekilde gözleminden ve
bunlar arasındaki ilişkiyi tahmin ettikten sonra
bu tahminlerin
doğru olup olmadığını muhakkak surette yeni gözlemlerle kontrol etmekten ibarettir."
2 Mayıs 1913’te İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Abdurrahman Bey, annesi Suat Hanım’dır. Ailesinin üçüncü çocuğu idi. Babasının İran'da görev yapması nedeniyle çocukluğunun bir kısmı İran'da geçti
İlköğrenimini İstanbul'da orta öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1933 yılında Ankara Erkek Lisesi’ndeki mezuniyet sınavları sırasında sınav heyeti içinde cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk de yer alıyordu. Cumhurbaşkanı, gösterdiği üstün başarı üzerine bu öğrenci ile ilgilenilmesini istemişti. Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip Bey, kendisini bilim tarihi ile ilgilenmeye yönlendirdi. Liseyi bitirdiği yıl, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yurtdışına öğrenci göndermek için açtığı sınavı kazandı ve Harvard Üniversitesi’nde bilim tarihi okumak üzereAmerika Birleşik Devletleri’ne gönderildi. George Sarton onun yetişmesinde çok etkili oldu. 1942 yılında George Sarton’un yönettiği “İslam Dünyasında Bilim Kurumları” başlıklı tezi ile Harvard Üniversitesi’nden doktora derecesi aldı. Bu doktora, dünyada bilim tarihi alanında verilen ilk doktora derecesi olarak bilinir.
1943 yılında yurda döndüğünde Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü'nde göreve başladı. Onun göreve başlamasıyla bölüm programına tarih dersleri konuldu. 1946’da felsefe kürsüsüne Bilim Tarihi Doçenti olarak atandı. 1952 yılında Bilim Tarihi Profesörü oldu. 1952-53 ve 1956-57 yıllarında ABD hükümeti ve Fords Vakfı'ndan aldığı burslarla 10-11 ay süreli olarak ABD'de kaldı ve araştırma yaptı. Çeşitli Amerikan üniversitelerinden aldığı teklifleri, Ankara'ya karşı sorumluluklarını yerine getirmek için reddetti. 1958 yılında Ordinaryüs Profesör unvanını aldı. Başyapıtı olan “İslam Dünyasında Rasathane ve Genel Rasathane Tarihi İçindeki Yeri” adlı eserini 1960’da yayımladı. 1974 yılında fakültenin Felsefe Bölümü Başkanlığına seçildi; 1983’te emekli oluncaya kadar bölüm başkanlığını sürdürdü.
Sayili, Ankara Üniversitesi'nde hizmet verdiği uzun yıllar boyunca sadece 3 doktora öğrencisi yetiştirdi. Sevim Tekeli astronomi tarihi, Esin Kahya doğa bilimleri ve tıp tarihi, Melek Dosay ise matematik tarihi alanında doktoralarını yaptı.
Üniversitedeki görevinin yanı sıra 1947’de Türk Tarih Kurumu tam üyeliğine seçilerek bu kurumda çalışmalar yürüten Sayılı, Ortaçağ Türk Tarih Kol Başkanı olarak yıllarca hizmet etti.
1961’de Uluslararası Bilim Tarihi Akademisi'nin tam üyesi oldu ve 1962’den itibaren 3 yıl boyunca bu kurumda as-başkanlık yaptı.
Üniversitedeki görevinden emekli olduktan sonra 1984 yılında Atatürk Kültür Merkezi ve Atatürk Araştırmaları Merkezi adlı iki yeni kurum kurulmuş, bu kurumlar Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu ile birleştirilmişti. Böylece meydana gelmiş Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu adlı kurumun dört biriminden birisi olan Atatürk Kültür Merkezi'ne Aydın Sayılı başkan olarak atandı. Atatürk Kültür Merkezi adına "Erdem" adlı derginin çıkarılmasında büyük emek harcadı. 1993 yılında bu görevden emekli oldu. Henüz emekliliğinin ilk ayında iken 15 Ekim 1993 günü sokakta kalp krizi geçirerek hayatını yitirdi. Ankara Cebeci Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi.