Tüm polisiye okurların bildiği gibi, Edgar Allan Poe'in "Morg Sokağı Cinayeti" edebiyat tarihçileri için polisiye öykü türünün başlangıcıdır. On dokuzuncu yüzyılın sonlarında, Artur Conan Doyle'un Sherlock Holmes tiplemesi çok büyük bir okuyucu kitlesince benimsenmiş, aranır duruma gelmiş, ülkemizde de II. Abdülhamid, yazarın büyük hayranı olarak tüm kitaplarını ilgiyle takip etmiştir.
Ülkemizde ise ilk polisiye roman, Ahmet Mithat Efendi'nin Esrâr-ı Cinâyât adlı eseridir. 1883 yılında bir gazetede yayımlanmış ve bir yıl sonra da kitap haline getirilmiştir.
Türk okuru ilk yabancı yazarlardan Maurice Leblanc'in Arsen Lüpen'i okuyarak polisiye roman türüne merhaba dedi. Sonra da bunu Mayk Hammer, Agatha Christie ve Sir Arthur Conan Doyle izledi. 1980'lı yıllarda Gelişim Yayınları SARI DİZİ olarak yayımladığı kitaplar arasında Rex Stout'a da yer vermiş fakat bunla sınırlı kalmış. Maalesef bizde yayımlanan dört kitap sahafların tozlu raflarında yıllarca okunmayı beklemiş. Yazık olmuş. Çünkü üstte yazdığım yazarlar kadar başırılı buldum kitaplarını.
Stephen King'in Yabancı kitabında bu yazarın adı geçiyor. Tabii Nuray boş durur mu, araştırdım buldum kitaplarını. Ne yalan söyleyeyim ilk kez duydum bu yazarı. Kim bilir ne cevherler var bizim bilmediğimiz. Sen ne büyüksün King dedim bu kitapları okuyunca. Sayesinde harika bir yazarla tanışmış oldum. Baskısı da yok haliyle. Ukitap sağ olsun, buldum aldım gelir gelmez de okudum.
Amerikalı bir yazar olan Rex Stout, almış kalemi eline Agatha Christie'nin kitabındaki Hercule Poirot ve Sir Arthur Conan Doyle'in karakteri Sherlock Holmes gibi bir karakter yaratmış. Dünyanın en tembel, en geçimsiz, en şişman ama çok zeki olan dedektif Nero Wolfe; kadınlardan hoşlanmaz, fiziki temastan hoşlanmaz, arabalardan ölümüne korkar. Hayatta