Sam Savage

Sam Savage

Yazar
8.1/10
50 Kişi
·
110
Okunma
·
2
Beğeni
·
1.129
Gösterim
Adı:
Sam Savage
Unvan:
Amerikalı Şair, Romancı Yazar
Doğum:
Camden, Güney Carolina, ABD, 9 Kasım 1940
Sam Savage (9 Kasım 1940 doğumlu), 2006 romanı ''Firmin: Adventures of a Metropolitan Lowlife'' en çok tanınan bir Amerikalı romancı ve şair. Savage, 1968 yılında Yale Üniversitesi'nden mezun oldu. Daha sonra Yale Üniversitesi'nde ve Heidelberg Üniversitesi'nde felsefe okudu ve Thomas Hobbes'ın siyasi düşünce tezi ile Yale Üniversitesi'nden doktora aldı. Ayrıca Yale'de ders verdi.

Ünlü edebi çevirmen Ralph Manheim'ın kızı Nora Manheim'la evli. Onlar iki çocuğa sahiptir. Önceki evliliğinden bir oğlu var.

Savage beş romanın yazarıdır.
Eğer yalnızlık çekiyorsanız, aşırıya kaçmadığınız müddetçe biraz delirmenizde sakınca yok. En azından ben böyle düşünüyorum.
Sam Savage
Sayfa 116
“Bir kitabın tadıyla edebi değeri arasında sanki önceden belirlenmiş bir benzerlik vardı. Okumaya değer olduğunu anlayabilmek için kitabın basılmış bölgesinden biraz yemem lazımdı. Kapak sayfasından yemeyi ve kitabın kalanına dokunmamayı öğrendim. “Yemesi güzelse, okuması da güzeldir” benim sloganım oldu.”
Sam Savage
Sayfa 43 - Özgür Yayınları, 3.Basım, Kemal Küçükgedik
“Hikâyelerdeki ve romanlardaki hayatların bir anlamı ve doğrultusu vardır. Fareler ve İnsanlar’daki Lenny’nin hayatı gibi aptal hayatlar bile bir hikâyede geçtikleri için anlam kazanır, aptal ve anlamsız olmanın anlamını kazanıp bir şeylerin öncülü ve örneği olduklarını göstererek teselli bulurlar. Gerçek hayatta böyle bir teselliniz bile olmaz.”
Sam Savage
Sayfa 44 - Elinize v e aklınıza sağlık, çok güzel olmuş.
Gerçek dünya dedikleri yerde pek seyahat etme imkanım olmadı ama zihnimdeki hayal dünyasında çok gezdim.
Aslında hafızamızda sakladığımız şeyler hariç her şeyin ömrü sadece bir an.
Fare Deliği'nin önündeki eski demir kasanın içinde gizlenen kitaplar da vardı. Bu kitaplar yasaklı kitaplardı. Yengeç Dönencesi , Çiçeklerin Meryem Anası , Zencefil Adam , Çıplak Şölen , Hayatım ve Sevgililerim gibi başlıkları olurdu.
Sam Savage
Sayfa 61 - Özgür yayınları, 3.Basım, Ç: Kemal Küçükgedik
Okurken o kadar reklamını yaptık, üzerine birkaç kelam etmeden geçmek istemedim bu güzel kitabın...

Aslında benim için incelemesi zor bir kitap olacak. Çünkü Firmin'le okurken tanışmanız, daha doğrusu Firmin'in kendini size kitabın sayfalarında tanıtması çok daha anlamlı; hatta bu kitabı güzelleştiren şeylerin başında geliyor. O yüzden elimden geldiğince kitabın içeriğine (en basit detaylar dahil) çok fazla girmeden çevre yolundan dolaşarak kitabı anlatmaya gayret edeceğim.

Hayvanlar alemiyle edebiyat bugüne kadar sayısız defa buluştu. Bu buluşmaların bazılarına ben de şahit oldum; mesela daha geçen hafta bitirdim Elveda Gülsarı 'yı... London'ın Beyaz Diş , Adem'den Önce ve Vahşetin Çağrısı , Orwell'ın Hayvan Çiftliği , hatta Kafka'nın Dönüşüm 'ünü bile dahil edebilirim bu gruba...

Ancak bu kitapların hiçbirinde 'hümanist, entel, serseri fare' Firmin kadar ilginç ve hüzünlü bir hikayesi olan sıra dışı bir karaktere rastlamadım. Evet o hikayeler de çok vurucu, çok gerçekçi hikayelerdi ama karakterlerin hepsi kendi varoluşunun bilincinde ve bunu kabullenmiş karakterlerdi. İşte Firmin bu noktada farklılaştı gözümde... O varoluşunu kabul etmeyen ve adeta tepesinde dev bir hüzün bulutu taşıyıp, hikayesini okuyan her okura bu hüzün bulutundan yağmurlar gönderen bir fare... Zaten uzun bir süre kitaba nasıl bir giriş yapması gerektiğini düşünüp durduktan sonra şu cümleyi tercih ediyor; "Bu, hayatımda duyduğum en hüzünlü hikaye..."

-------------------------

Firmin, gerçek bir kitap kurdu... Yani 1000 Kitap'ta hesabı olsa Metin T. abiden sonra pek çoğumuzu alıp tek eliyle yere serecek bir birikime sahip:) Okumadığı kitap neredeyse yok... Okumak onun hem en büyük tutkusu hem de en büyük acısı desem çok da abartmış sayılmam. Tabii ki onun okuma yeteneğini nasıl ve nerede kazandığını, kitaplarda elde ettiği birikimi nasıl kullandığını, incelemenin başında yaptığımız anlaşmaya sadık kalarak burada detaylıca anlatmıyorum. Benim buradaki görevim, incelemeye bol bol merak öğesi yerleştirip Firmin'in daha fazla okurla tanışmasına hizmet etmek olacak:)

Ancak özellikle dikkatimi çeken bir konuyu açmak isterim... Firmin'i kitaplarla buluşturan nedenlerle benimkiler birbirine çok benziyor. Hatta tahmin ediyorum, sitedeki pek çok okur dostumu da kitaplara daha fazla iten nedenler aynıdır... İşte, biraz toplumdan kaçmak, biraz dışlanmışlık, biraz tesadüfler ve biraz da keşfetme arzusu diyelim kısaca...

Ve kitaplarla tanışıp, onları tabir-i caizse yiyip içmeye başladıktan sonra hissettiğimiz pek çok duygu ve ortaya çıkan yeni ihtiyaçlarımız noktasında da Firmin'le sık sık buluşuyoruz. Mesela okuduklarımız zihnimizde demlendikten bir süre sonra onları paylaşma, konuşma, aktarma içgüdüsü... İşte bu noktada Firmin bizim kadar şanslı değil maalesef... Hani hüzün dedim ya... İşte o hüznün bir parçası burada saklı... Sadece şu sitede her gün yüzlerce inceleme yazan, yorumlar yapan, edebi tartışmalarda ahkam kesen, okur buluşmaları organize eden bizlerin bu hüznü anlaması kolay değil...

-----------------------------------

Kitap bazı yerlerde büyülü gerçeklik olarak tanıtılsa da bana sorarsanız yeraltı edebiyatına çok daha uygun... Bunu Firmin fare olduğu için söylemiyorum:) Evet kendisi yaradılış gereği genelde yeraltında yaşamak zorunda lakin yerüstünde yaşayan insan dostları da onun yeraltındaki hayatından çok da farklı bir hayat sürmüyor açıkçası... Mekan olarak da Boston'ın kıyıda köşede kalmış, kentsel dönüşüme girmek üzere olan arka mahalleri kullanılmış. Tüm bu parçalar bir araya geldiğinde kitap yeraltı edebiyatına daha yakın bir yerde duruyor.

Kitabın içinde pek çok kitaba, yazara gönderme yapmış Sam Savage ... O yüzden kitabı okurken yanınızda bir not defteri taşımanızı öneririm. Aralarında ilginizi uyandıracak kitaplar mutlaka olacaktır... Hatta bir dönemin yasaklı kitapları adı altında şu alıntıyı #29478214 paylaşmıştım. Bu size bir fikir verebilir...

-----------------------------------

Eğer sizinle paylaştığım diğer incelemelerime benzer bir inceleme yazıyor olsaydım, şu ana kadar yazdıklarım sadece o incelemenin giriş kısmını oluştururdu sanırım... Çünkü Firmin, üç-beş paragrafta anlatılıp bitirilebilecek bir karakter değil. İnanın bana çok daha fazlası... O, içinde hayvanların olduğu hikayeleri sevmediğini samimi bir şekilde söyleyen; içinde hayvan olan bir hikayenin kahramanı... Yıllardan beri içimde taşıdığım fare nefretimi ve ondan da beter fare fobimi, konusunda uzman bir terapist gibi 157 sayfada yok etmeyi başaran gerçek bir dost karakter...

Ancak bu sefer bir istisna yapacağım ve daha da fazla uzatmadan burada noktalayacağım... Çünkü kitabı okuyan biri olarak dönüp kendimi sizin yerinize koyduğumda, kitabı okumadan önce burada yazdıklarımdan fazlasını bilmek istemeyeceğimi düşünüyorum. Okuyunca sizin de bana hak vereceğinizi tahmin ediyorum...

Firmin'le beraber fare deliğinin hemen arkasında kitaplarımızla beraber sizi bekliyoruz... Canınız ne zaman sıkılırsa, ne zaman farklı bir şeyler okumak ya da kitaplar üzerine konuşmak isterseniz çıkın çıkın gelin... Bu büyülü deliğin arkasında hepimize yer var...

Herkese keyifli okumalar dilerim...
| Spoiler içerebilir belki de içermeyebilir.

Merhaba,

Firminle olan yolculuğumuz bitti. Firmin, büyük bir ailenin en küçük faresidir. Bir kitapçıda doğan Firmin, küçük ve kardeşleri kadar uyanık ol(a)madığı için annesini ememez. Fakat,yaşamaya devam etmek için karnını doyurmalı ve kendi başının çaresine de bakmalıdır. Doğduğu ve yaşadığı kitapçıyı keşfetmeye,kitapları kemirerek karnını doyurmaya karar vermiştir. Tadı güzelse okuması da güzeldir felsefesini benimseyen minik Firmin bir süre sonra kitap kurdu olur. Karnını ve deyim yerimdeyse ruhunu da kitaplarla doyurmak ona başka dünyaların da kapısını açacak mıdır? Başta annesi ve diğer kardeşlerinin de kitapçıyı terk etmesiyle yalnız kalan Firmin nelerle tanışıp, neler yaşayacaktır? Firmin'in gözünden, insanların dünyasına bakıyoruz. Kitabı tebessüm ederek eğlenceli bir şekilde okumaya başlasanız bile ilerledikçe Firmin’in alaycı;ama bir o kadar da hüzünlü anlatımı yüreğinizi burkuyor. Özgün konusu ile edebiyatı sevenlerin ilgisini çekeceğini düşünüyorum. Dengesiz, kültürlü, yalnız, sevmeye muhtaç,kederli, eğlenceli, bilge,vefakar Firminle tanışmanız dileklerimle.
Firmin ; kitapsever, entel, medeni, hümanist, sorgulayıcı, görüntüsünden rahatsız romantik fare...

On üç kardeşin sonuncusu ve en minnağı olarak bir kitapçı bodrumunda doğarak başlıyor hikayesi. Güçsüz olduğu için payına anne sütü düşmeyince açlığını bastırmak için kitap kemirmeye niyetleniyor. Seviyor da tadını ... Ve tadı güzelse okuması da güzeldir mantığı ile başlıyor okumaya, okudukça zevk almaya ...

Yaşadığı dışlanmışlık, beslediği hayaller, elinde kalan hayal kırıklıkları ve insanlarla iletişime açlığı öyle güzel anlatılmış ki ben bayıldım Firmin'e...

'' Gülüyorsunuz. Gülmekte haklısınız. Bir zamanlar - sevimsiz çehreme inat - yaratılmışların en abuk temsilcilerinden biri, umutsuz bir romantiktim. Ayrıca bir hümanisttim. Tam bir zavallı. Yine de bu başarısızlıklara rağmen - ya da bunlardan ötürü - eğitimimin ilk safhalarında birçok dehayla tanışabildim. Tüm büyüklerle muhabbet edebildim. Örneğin Dostoyevski ve Strindberg. Onların da benim gibi isterik olduklarını ve acı çektiklerini çabucak görebildim. Onlardan önemli bir ders aldım: ne kadar küçük olursan ol, deliliğin herkesinki kadar büyük olabilir.''
Firmin gibi olmak... En çokta kendinin farkında olması, bir yandan hayalperest olup bir yandan gerçekçi kalabilmesi, insandan daha çok insan Firmin. Kesinlikle evcil bir fare değil Firmin sadece medeni. Okumanızı ve bir farenin hayatından çok kendini yalnız hisseden, okuma aşkıyla yanıp tutuşan, kalıpların çok dışında bir dostla tanışacaksınız ve eminim seveceksiniz.
Evcil değil medeni bir fare Firmin. Sürekli kendini sorgulayan, harika bir edebiyat zevki olan, kitapları tatlarına göre seçebilen eşsiz bir fare. Kitabı okurken yanınızda mutlaka bir not defteri tutun. Kitap bittikten sonra kendinize yeni bir okuma listesi oluşturmuş olacaksınız.
13 kardeşten biri olan minik fare Firmin,kardeşlerinden fırsat bulup bi türlü annesini ememez. Bu nedenle doğduğu kitapçı dükkanında ki kitapları kemirmeye başlar. Yemesi Güzelse okuması da güzeldir diye kitapları okumaya başlar;ve entel fare Firmin ortaya çıkar. Firmin in başına gelenleri zevkle okuyacaksaniz ve artık fare zehiri alırken aklınıza Firmin gelecek.
Unutulmazsın firmin!
Hala okumadıysanız çok yazık :)
Kesinlikle okuyun ve farklı bir konu nasıl bulunur da nasıl kitap yazılır görün. Neden bunca yıl özgün kalınabiliyorun yanıtıdır bu kitap! Şimdikiler sabun köpüğü...
Gerçek bir dönüşüm hikayesi.. Kitap boyunca bahsedilen yazarları ve kitapları not etmeniz ısrarla tavsiye. Bitişine üzülemeden yaptığınız yeni okuma listesi ile devam ediyorsunuz kaldığınız yerden. Ayrıca kitabı ciddi sayılabilecek bi kitabevinin çocuk kitapları reyonunda bulduğumu paylaşmak isterim ki bu acı tarafı. George Orwell ''hayvan çiftliği'' nin sırf kitap kapağı yüzünden yine o reyonlara konulması gibi.
Bu kadar kısa bir kitabı bu kadar zor okuyacağımı hiç düşünmezdim. Malum Yapı Kredi Yayınlarının kitap basım şeklinin de bunda çok etkisi var. Küçük yazılar, bölümlere ayrılmamış, uzun paragrafların oluşturduğu bir roman. Gerçekten çok sıkıldım. Konu olarak ölen eşinin kitabının 40. basımı için Edna'dan yazması istenen önsöz için geçmişi ile gelgitler yaşayan bir kadının hikayesi. Sanırım kitabı bitirebilmemin en büyük faktörü arka kapak yazısı oldu. İçime afakanlar bastıkça çevirip çevirip okudum. Arka kapak yazısı kitap için çok şey vaad etse de ben aradığımı bulamadım.
Kitaplar dört duvar arasında olsan bile sana başka dünyaların kapılarını açan sihirli bir dokunuş gibi. Bir gün Jack London'ın usta kalemiyle bir gemide Kurt  Larsen'in mürettebatindan birisi olursun. Başka bir gün  Stefan Zweig'ın Satranç adlı eserinde  Dr. B ile bir odada onunla beraber hiçliğini yaşarsın. Her okuduğun kitapta kendine bir yer bulur ve her kitap düşüncelerinde bir iz bırakır. Sam Savage da bu eserinde hislerimize tercüman olan Firmin karakterini yaratmış. Yaşadıkları zorluklar sizi hüzünlendirecek, okuduğu kitaplarla aldığı bilgileri görünce okuma isteğinizi arttıracak. Emin olun farelere karşı bakış açınız değişecek. Belki kendinizi bir kedi köpek yerine fare beslerken bulabilirsiniz:).
Zaten insanoğlu öyle bir yapıya sahip ki, güzel bir anlatımla duygularına da hafiften dokunarak herhangi bir sevimsiz canlıya yada  nesneye bakış açısını iyiden kötüye veya tam tersine  değiştirebilirsiniz. Bu kitapda birbirimize karşı bile hissetmediğimiz  o acıma, yardım edebilme isteği, vicdan duygusunu Firmin'e karşı hissedeceksiniz. Keşke insan olarak da birbirimize bakış açımizin değişmesini sağlayabilsek. Biri Sam Savage gibi insanı başka bir insana böyle anlatıp sevdirebilse. Aslinda birbirimizi dışardan görünüşüne göre değerlendirmeden karşımızdakine kendisini anlatmaya düşüncelerini öğrenmeye fırsat verdiğimizde anlayacağız ve dünya daha yaşanılır bir yer olacak.

Yazarın biyografisi

Adı:
Sam Savage
Unvan:
Amerikalı Şair, Romancı Yazar
Doğum:
Camden, Güney Carolina, ABD, 9 Kasım 1940
Sam Savage (9 Kasım 1940 doğumlu), 2006 romanı ''Firmin: Adventures of a Metropolitan Lowlife'' en çok tanınan bir Amerikalı romancı ve şair. Savage, 1968 yılında Yale Üniversitesi'nden mezun oldu. Daha sonra Yale Üniversitesi'nde ve Heidelberg Üniversitesi'nde felsefe okudu ve Thomas Hobbes'ın siyasi düşünce tezi ile Yale Üniversitesi'nden doktora aldı. Ayrıca Yale'de ders verdi.

Ünlü edebi çevirmen Ralph Manheim'ın kızı Nora Manheim'la evli. Onlar iki çocuğa sahiptir. Önceki evliliğinden bir oğlu var.

Savage beş romanın yazarıdır.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 110 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 126 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.