Sermet Atacanlı 1952 yılında Ankarada doğdu. Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdikten sonra, 1975 yılında Dışişleri Bakanlığına girdi. Melbourne Başkonsolosluğunda konsolos, Kuala Lumpur Büyükelçiliğinde başkatip, Atina ve Washington Büyükelçiliklerinde müsteşar olarak görev yaptı. Merkezde Bakanlığın çeşitli dairelerinde çalıştı, son olarak Dışişleri Bakanlığı sözcülüğü görevini üstlendi. 2000 yılında Türkiyenin Güney Afrika Cumhuriyetinin başkenti Pretoria nezdindeki büyükelçiliği görevine atanan Atacanlı, 2003 yılında Ankaraya döndü. Halen Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü ve Dışişleri Başdanışmanı olarak çalışmaktadır.
Gazeteci Abidin Daver de, Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan uzun tefrikasında, 19 Mayıs taaruzundaki öngörüsüzlüğü nedeniyle Enver Paşa ve Von Sanders’i sert bir şekilde eleştirir. Daver şöyle yazmaktadır:
“... Başkumandan vekili Enver paşa Rumi 28 Nisan’da, yani 11 Mayıs’da Çanakkale’ye gelip muharebe cephelerimi görmüş, sonra İstanbul’a dönmüştü. Başkumandan vekili bütün hesap ve kitabında işi yalnız kendi cephesinden görür, düşmanın kudretini, azmini, mukabelesini pek hesaba katmazdı. Kendisi isteyince ve emredince her şeyin olup biteceğini ve bir zaferin kazanılacağını sanırdı. Nitekim İstanbul’ a dönünce 5.ordu kumandanı Liman Van Sanders’e bir telgraf çekerek, “şimal grubunda muharebenin son safhaya geldiğini, bu vaziyetin uzun müddet devamının caiz olmadığını, yola çıkarılmış olan 2.fırkanın varışında bu cephedeki düşmana taarruz edilerek denize dökülmesini” emrediyordu.
Liman Von Sanders de bir çok müşkilatla karşılaşmakta olmasına rağmen, aynı fikirde idi. Avrupa cephelerindeki muharebelerde, makineli tüfekler susturulmadıkça en yüksek kahramanlığın dahi düşman mevzilerini ele geçirmeğe yaramadıklarının tahakkuk ettiğini, çünkü makineli tüfeklerin insanları başak demeti gibi biçerek yere serdiğini ve kahramanlığın ise ölülerde değil, canlı insanlarda bulunduğunu Enver paşa gibi o da bilmiyordu. Halbuki Çanakkale muhaberelerinde de , makineli tüfeğin ne olduğu tecrübe edilmişti. İngilizler ve Fransızlar büyük kahramanlıklarla hücum etmişler ve Türk makineli tüfekleri tarafından biçilmişlerdi. Sonra biz de daha büyük kahramanlıklarla hücumlar yapmıştık; bu defa da onların makineli tüfekleri bizi biçmişti. Fakat Başkumandan vekili ve 5. Ordu Kumandanı, 25 Nisan’dan 18 Mayıs’ a kadar cereyan eden muharebelerin verdiği neticelerden bir ibret dersi alamamışlardı.