Sinan Oruçoğlu

Sinan Oruçoğlu

Yazar
9.7/10
3 Kişi
·
6
Okunma
·
3
Beğeni
·
1302
Gösterim
Adı:
Sinan Oruçoğlu
Unvan:
Öğr. Gör.-Türk şair
Doğum:
Besni, Adıyaman, 1974
Üniversitede Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimi gördü. Şiirleri, yazıları ve söyleşileri Dize, Mavi Portakal, İnsan, Bahçe, Uç, Kum, Akatalpa, E, Kaçak Yayın, Defter, Şiir Ülkesi, Varlık, Virgül ve Üç Nokta’da yayımlandı. İlk kitabı Çirkin Ağacı, yasak meyve Komşu Yayınları tarafından 2005’te yayımlandı. Yaşamını Antalya’da sürdürüyor.
'' Birazdan uyumam gerek,
dilime bağladığım ağırlık dibe vardırdı çünkü beni..
Kitap okudum, haritaları inceledim,
pencerenin kıyısına sığındım,
uzun uzun bakındım...
Az önce benden boşalan yere
kalbi kanırtan şarkılar dinledim....''
bu bulanık yüzyılı da berrak anlatırlar
diye korkuyorum, akşam haberlerini
çocukken geçtiğimiz yollarda kalan
kalbimiz kaplıyor, şehirden şehire
duyuluyor bomba sesleri
Sinan Oruçoğlu
Sayfa 27 - Yakın Yayınları
seni mektup yazmaya değer buldum
sence bu ağır bir şey mi

sana seslendikleri bir sözcük var mı, adın var mı
şehrine indim yazık ki
insanların yüzüne bakıyorum
sokakta ne diye bağırsam dönüp bakarsın
gözlerin var mı, ellerin
yalnızca merak benimkisi

ben sana hangi sözü incelteyim, sen seç
elma dersem saklandığın yerden çıkar
gözlerime bakar mısın

zamanı durdurmayı bildin ya
yirmi sekiz ağustos iki bin altı
saat on altı kırk beş
çocukların saatini hiç değilse bir dakika
geriye alır mısın
Sinan Oruçoğlu
Sayfa 15 - Yakın Yayınları
sonra bir ağaç buldum
bunaldım ve bunaldım ve bir ağaç buldum
bir kadında dolaşmış gibi yoruldum
şarabın mantarı üzdü beni yaşamak ne kadar zor
uyudum sandıydım gece içimden geçmiş
benden ağır gölgemle doğruldum
yakındım toprağa toprağa yakındım
bu nasıl bir ağaç benden de çirkin
bu benim ellerim ne olacak bu benim
fotoğrafta uzun çıkıyor parmaklarım
insan ömründe kısa ne olacak

bunaldım ve bunaldım ve bir ağaç buldum
salıncakları biraz yüksek kurmuşlar
ayaklar yere değmiyor binenin boynu bükük
ömrümüz tehlikeli bir oyuncak
yağmur yağsa yağmur gibiyiz
göğe baksam yağmur yağacak
ne tuhaf

sonra bir ağaç buldum
ömrüme doğru büyüyen bir ağaç buldum
bizi getirip buraya bırakmışlar beni getirip
kışa girer gibi çirkin
her dalında bulanık bir ay büyüyor ağacımın
benim bu ellerim ne olacak

hiçbir şey ölmez her şey yaşar
ölümü söyleyen taşlar gibi
harfleri yan yana koyup
unutulur gibi deftere yazmışlar
Sinan Oruçoğlu
Yasakmeyve Yayınları
bu evde artık şiir yazılmaz
bu evde artık düzyazı...yazılsın, bitsin !
gönlüme bir hafız dadandı sanki
ezberden ağlıyor, ezberden gülüyor
Sinan Oruçoğlu
Sayfa 60 - Yasakmeyve Yayınları
bozuk bir sözdizim ayaklarıma dolanan
ardıma saklayan baktığım yeri
dünyayı hatırlamak için
ellerimle indiğim uzun merdivenleri
kim çekti oradan
beni insanda mahsur bıraktığını
kim biliyor şimdi

sesim ufaldı
n'olur durdur içimden geçenleri
Sinan Oruçoğlu
Sayfa 24 - Yakın Kitabevi
Geçici bir zaman daha buradayım
bu tuhaf ağırlık gene geldi
canımda bir eksilme var

bombalar patlıyor sözcüklerin içinde
küfrüm etkisini yitirdi
yok oldu alıngan tepeler
şimdi bir ipin üzerinde dümdüz yürüyorum
yere çakılınca uyanmak üzere
uyanınca derin uyumak üzere
canımda bir eksilme var
yere bakınca dünya kararıyor
düşersem kalbine batarım
düşmezsem kendime

geçmeyen bir söküğüm vardı
onu gösterecektim terzime
dünyadaki sökükleri gösterecektim
aklımın yamalı yerlerini, kapanan yollarımı
bir şehir çok kasvetliydi örneğin
orayı ağır kılan şeyi
anlamakla susmak arasındaki anlamsız çizgiyi
kalakaldım bir toz bulutunun içinde
aklım kamaştı, yine aynı yere vardım
yoğun bir bulantıyla sabahları erken kalktım
geceleri geç yattım inanmadığım tanrımla
dünyada dolanan bir şaşkınlıktım önceleri
yarım bırakılmış bir şeydim
ayakları oyulmuş anneme baktıkça
bulmacadaki anahtar sözcük çıktı ortaya
sokak boşaldı, şehir boşaldı
yüksek bir yerden dağıtılmış bir meydana
sevdiğim şarkılar çalınmaya başladı
kaçarken bunu dinledi herkes

bu tuhaf ağırlık gene geldi
kapının önünde bekleşen kalabalık
sanırım hiç gitmeyecek

eksile eksile akacak
kararsız bir hayat

ateş almaya geldimdi
bir buzulun üzerinde uyuyakaldım

gözlerim açık
anneme, benden artarsa bir sıkıntı
daha doğur dediydim, rahatlarsın!
utandı ve beni kendime fırlattı
dünyada bir sinek gibi gezindim
çorap yıkadım, ten ütüledim
çıkmaz evlere girdim ah !
ellerimi uçuşan şeylere buladım
içimde gizli bir görev vardı hep
ağaçların görünen yüzüne saklandım
Sinan Oruçoğlu
Sayfa 12 - Yasakmeyve Yayınları
74 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kitabın şairi bizzat dersini aldığım, dersini alan tüm öğrencilerini kendisine hayran bırakmış ve fakültemizden ayrılmış olmasına rağmen hâlen adından söz ettirebilen normal standartların oldukça üzerinde bir eğitimcidir. Kendimi bu şiirlere inceleme yapabilecek düzeyde görmesem de kaleminden bu kadar güzel dizeler çıkmış bir şairin benim hocam olması şanslı hissetmemi sağlıyor. Zira kendisiyle iki kelime muhabbet etmek bile büyük bir şanstır. :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Sinan Oruçoğlu
Unvan:
Öğr. Gör.-Türk şair
Doğum:
Besni, Adıyaman, 1974
Üniversitede Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimi gördü. Şiirleri, yazıları ve söyleşileri Dize, Mavi Portakal, İnsan, Bahçe, Uç, Kum, Akatalpa, E, Kaçak Yayın, Defter, Şiir Ülkesi, Varlık, Virgül ve Üç Nokta’da yayımlandı. İlk kitabı Çirkin Ağacı, yasak meyve Komşu Yayınları tarafından 2005’te yayımlandı. Yaşamını Antalya’da sürdürüyor.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 6 okur okudu.
  • 7 okur okuyacak.