Steve Silverman

Steve Silverman

Yazar
7.7/10
11 Kişi
·
33
Okunma
·
1
Beğeni
·
735
Gösterim
Vazelin;

Bu hikayeyi kime anlatsam çok beğenildiğini en baştan söyleyerek başlayayım.
Ne de olsa hepimiz Vazelin'in, eee, iyi bir şey olduğunu biliriz.

Öncelikle bu çok amaçlı nanenin bulunuşuna dair biraz bilgi vereyim:

Her şey 1859 yılında Brooklyn, New York'ta başladı. Robert Chesebrough (Chesebrough-Ponds bakım malzemeleri ile ünlüdür) adlı genç bir kimyagerin ofisinde çalıştığını gözünüzün önüne getirin. Genç Robby, döneminin çok yaygın bir sorunuyla boğuşmaktaydı: Yakıt olarak gazyağı satıyordu ama Pennsylvania'daki petrol kuyularındaki büyük grevler geçimini zorlaştırıyordu. Petrolün gelecekte en temel enerji kaynağı olacağını öngörmekteydi.

Ne yapmalı? Ne yapmalı?

İlk akla gelecek şeyi yaptı. At arabasına atlayıp, petrol kuyularının anavatanı olan Pennsylvania'daki Titusville'e doğru yola çıktı. Amacı petrol sektöründe voleyi vurmaktı.

Ancak, sondaj aletlerinde kullanılan parafin benzeri bir yapışkan madde ilgisini çekti. Kuyularda çalışanlar bu maddeden nefret ediyordu, çünkü sondaj aletlerinde tutukluğa sebep oluyordu. Fakat sebep olduğu bütün sorunlara rağmen, işe yaradığı bir nokta da bulmuşlardı. Bir yaraya veya çürüğe sürdüklerinde, iyileştiriyordu.

Robby bu maddeden bir miktar alıp Brooklyn'deki laboratuvarına götürdü. İçindeki temel madde olan ve bugün petrol jölesi olarak bilinen saydam maddeyi keşfetmesi uzun sürmedi. Harikalar yaratan bu jölenin patentini 1870 yılında aldı.
Einstein.
Tek bir ismin insanın zihninde bu kadar çok imgeyi canlandırması şaşılacak şey. Deha. Bilim adamı. İzafiyet kuramı. E=mc2. Dağınık saçlar.
Tesla 1884 yılında Amerika'ya ilk geldiğinde, Thomas Edison için çalışmaya başladı. Edison, DC elektrik sistemiyle ilgili ciddi sorunlar yaşıyordu. Tesla'ya, sistemdeki hataları düzeltmesi karşılığında büyük paralar vermeyi vaad etti. Tesla, Edison'u yüz bin dolarlık zarardan kurtardı (bugünkü karşılığı milyonlarca dolar) ama Edison anlaşmanın kendi üstüne düşen kısmını yerine getirmeyi reddetti. Tesla işi bırakınca, Edison'un ekibi onun dehasının gün ışığına çıkmasını engellemek için büyük çabalar sarfetti. Tesla'nın bugün pek tanınmamasının başlıca sebebi budur.
Bir başka deyişle, Tesla'nın bahsini duymuş olan herkesin onu birinci sınıf bir kaçık olarak değerlendirmiş olması muhtemeldir.

Ama bazı şeyler değişiyor.

Hayatının son kısmında ortaya çıkmış bütün olağandışı yönleri bir tarafa, Tesla bu bölümün başında saydığım her şeyin ve çok daha fazlasının mucididir. Ama bundan hiç bahsedilmez. Etrafınıza baktığınızda karşılaşacağınız, modern hayatı modern yapan birçok unsurdan bir şekilde o sorumludur.
Bugün bizim için çok kolay gözükebilir ama o zamanlar insanlar fermuarı nasıl kullanacaklarını da çözemiyorlardı. Bağlayıcılar, kullanma kılavuzlarıyla birlikte satılıyordu!
Bütün o gazeteler ne işe yarıyordu? Cevap Langley'in 1942 yılında New York Herald Tribüne gazetesine verdiği bir röportajda saklı: "Gazeteleri Homer için biriktiriyorum. Yeniden görebildiği zaman eski haberleri okuyabilsin diye."
Robby müthiş bir isim seçti: Vazelin!

Neden Vazelin peki? Doğrusu kimse bilmiyor.

Benim inanmayı tercih ettiğim hikayeye göre, Robby laboratuvarındaki malzemelerini karısının vazolarında tutardı ve o dönem bütün tıbbi ürünler 'in' ekiyle bittiği için (Listerin, Murin vs.) onun da aklına Vazelin geldi. Kimileri bu ismin Yunanca wasser (su) ile elain (yağ) kelimelerinden türediğini iddia ediyor. Hangisi hoşunuza giderse ona inanın. (Ya da kendi hikayenizi uydurun, kimse sizden daha akıllı olamaz.)
156 syf.
·Beğendi·8/10
İlk önce neden 4 okuma olduğuna çok şaşırdım. Bazı boş ve anlamsız, bize öfke katan, nefsimizi zora sokacak kitaplar 100,200 okunurken 4 deve`de kulak bile değil...

Alt başlık`dan da belli olduğu gibi " Tuhaf Hikayeler " adı altında çeşitli hikayelerden oluşuyor. Bu hikayeler daha önce duyduklarınız da olabilir, benim gibi sadece okurken şahid olduklarınız`da. " İnternetten bulup okuyabiliriz aynı şeyleri ne gerek var ki kitab`a? " diyebilirsiniz. Yalnız, internetten hikayelerin hepsini art arta bulamayacaksınız orası kesin. Hem yazar`ın dili samimi, hikayeler özenle seçilmiş, yazar sıkıldığınızı anladığı anda dikkati yeniden üzerine alabiliyor sanki. Belki de ben yanılıyorumdur ama ben Steve Silverman`ın dilini Ahmet Şerif İzgören`e benzettim biraz. Onun için rahatlıkla okuyabilirsiniz.

Geçelim hikayelere.

Hikayeler 6 bölümden oluşuyor.

1. bölüm ; " Şaka Yapıyor Olmalısın " burada tarihe damgasını vurmuş " yok artık " diyeceğimiz hikayeler yer almakta.
Mike adlı tavuk`un kafasız olarak 18 ay yaşaması, Collyer kardeşler ( alıntı paylaşmıştım bununla ilgili ) Tarhin en tuhaf cinayeti ( en hoşuma gideni ) vs. gibi.

2. bölüm ; " Amannn " burada insanlar`ın ya kurnazlık ya sakarlık ya da yalnışlıkla yaptıkları kötü sonuçlar getiren hikayeler yer almakta.
Örneğin : Boston Şeker trajedisi gibi. İnsanlar`ın aşırı açgözlülüğü sonucunda Boston şeker pekmezine bulanmış :)

3. bölüm ; " Yaratıcı Deha " en sevdiğim bölümdür. Bu bölümde bizim bildiğimiz bazı keşflerin sahiblerinin aslında bildiğimiz insanlar değil başkalarının olmasından bahsediyor. Mesela: Radyo`yu kimin icat ettiğini sorsam Marconi dersiniz. Öyle değilmiş Tesla icat etmiş. Edison lampası? - Tabii ki Edison :) değilmiş. O da Tesla`imiş. Metro`yu? kesin olarak bilen yoktur ama tarihe hiç adı geçmemiş biri Beach`miş. Bunun gibi 5-6 hikaye daha var.

4. bölüm ; " Hımm " (garip adlandırma olduğunun farkındayım)
Bu bölümde doğru bildiğimiz yalnışlar, aslında hiç bilmediklerimiz vs. var. Örneğin; ABD`nin ilk başkanı`nın George Washington olmaması gibi.

5. bölüm ; " İnanılmaz Kurtuluş Hikayeleri " adından da şahit olduğunuz gibi inanılmaz/ imkansız kurtuluş hikayelerini aktarıyor. Örnek ; Atlantik okyanusun`da 133 gün yardımsız kalan bir adamın nasıl kurtulduğunu.

6. bölüm ; " Ay İnanmıyorum " :)) ( ben de inanmamıştım bazı olaylara açıkçası ) . Niagara Şelale`sinin bir gün kurumuş olduğunu desem? :) Ama en ilginçi " Bebek Yarışı " idi.
Okuyun görün. Beğeneceğinizden, interneti tarayacağınızdan, her önünüze çıkana öğrendiklerinizi anlatmak isteyeceğinizden eminim. :)

Keyifli okumalar :)
156 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Pdf olarak okuduğum ilk kitaptı.
Einstein'ın Buzdolabı, içinde tuhaf, gülünç ve güzel hikayelerin olduğu harika bir kitap.
Yazarın samimi dili harika. Okurken bir çok kez kahkaha attığım bir kitaptı.
Harika, müthiş, mükemmel, süper bir kitaptı.
Tavsiye ederim!
156 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Canım sıkkın olduğu bir dönemde arkadaşım önermişti. Gerçekten çok eğlenceli ve ne çok şey bilmiyorum dedirten kitap. Tam bir yol arkadaşı. (:
156 syf.
·2 günde·6/10
Okuması gayet kolay ve eğlenceli, yaşanmış olan ve bazısı da öyle iddia edilen, çoğunun gerçekliğinden emin olamadığımız (emin olmak gibi bir çabası da olmayan) hikayelerden oluşan bir kitap. Beklentiyi yüksek tutmadan ağır kitapların arasında okunabilecek keyifli bir kitap..
156 syf.
·6/10
Ufak hikayelerden oluşuyor, araştırdığınızda bir çoğunun gerçekten yaşanmış şeyler olduğunu anlıyorsunuz. İngiltere'de ki metro gibi, ancak bazı ayrıntılar var ki kemik olay üzerine ufak öyküler eklenmiş olduğunu anlıyorsunuz. Bu da kitabın gerçeklikle bağını zaman zaman koparıyor.
156 syf.
·1 günde·6/10
İçinde eğlenceli ve dünyada yaşanmış garip olaylarla dolu genel kültür niteliğinde okunabilir bazen sıkıcı bazen güzel bazen ilginç bazen de saçma hikayelerle dolu, yaşanmışlığı yazar ne kadar doğruluğu araştırılıp yazıldı dese de ikna olduğumu söyleyemem son olarak kitabı okumak isteyen arkadaşlar için ; kitabın adı kitaptaki bir hikayeden alınmış yani genel olarak Einstein'la alakalı bir kitap değil (ben öyle sandığım için bilgilendirmek istedim)

Yazarın biyografisi

Adı:
Steve Silverman
Unvan:
Hikaye Yazarı

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 33 okur okudu.
  • 40 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.