Tayfun Şahin

Tayfun Şahin

Yazar
7.7/10
58 Kişi
·
187
Okunma
·
9
Beğeni
·
3.342
Gösterim
Adı:
Tayfun Şahin
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Tekirdağ, 1971
1971 yılında Tekirdağ da doğdu. Lise yıllarında amatör olarak yazmaya başladığı şiirler çok sayıda yerel ve ulusal alanda ödüller aldı. 2000 yılında geldiği İstanbul da medya sektörüne adım attı. Bir Umut ve Kambuçkalar belgesellerinin yapımcılığını üstlendi. 2006 yılında Cinemascope Sinema Dergisi'ni yayın hayatına geçirdi. Halen http://www.sinemaloji.com internet sitesinde köşe yazıları yazmaktadır. Üçlemenin ilki olup, romanla aynı ismi taşıyacak olan Hazel'in sinema çalışmalarını sürdürmektedir.
Bir sözünü hiç unutmadım. "Dünya paranın gücüyle yönetilir, aşkın değil." Ben o günden sonra hiç aşık olmadım.
Halime gülene seni tarif et, seni tarif bile bence marifet. Tesadüf olamaz bunca zarafet, Yaradan elinden nakıştır sana…
"Yaratılanı sev yaratandan ötürü diyorsun yarabbi, diyorsun da bazı insanlar yarattığın gibi temiz kalmıyor ki..."
Şeytan diyor al şu taşı yerden, yaz üstüne 'seni çok özledim' diye, fırlat suratının ortasına. Anlasın özlemenin ne kadar acı olduğunu.
Belçim arkasını dönüp giderken kafedeki erkeklerin gözleri kızın titreyen kalçalarında ve kusursuz bacaklarındaydı. Aziz'in gözleri ise sadece beline kadar uzayan ve rüzgarın etkisiyle savrulan saçlarına bakıyordu.
- Bak dinle, dedi ve devam etti:
- Ben seni caddesiz, kaldırımsız
Ellerinde yüreğini sana uçuran
Yalın ayaklı bir çocuk saflığında
Ardından koşarcasına
Kainatın tüm ışıklarını söküp
Saçlarına takarcasına...

Kızın başını kaldırdı, gözlerini o kaybolup gittiği gözlere dikti ve sözlerini tamamladı.

- Ve... Bir kez baktığım gözlerinde
Bin kez doğarcasına SEVİYORUM!
560 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Kitabımız AR ve AF olarak 2 bölüme ayrılıyor. AR bölümünde bizi büyük bir sürpriz bekliyor. Ancak biraz da Spoiler vererek kalemine aşık olduğum yazarımızın son eserini tanıtmak istiyorum sizlere.
Aziz Veysel isminde bir yazarımız var. Kendisi kalp doktoruyken yaşadığı bir iftira ile hapse girip çıkan sonrasında da sadece kuru ekmek ve su ile hayata tutunmaya çalışan birisi olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca yazdığı yazılarla tekrar ünlenirken bir kişi giriyor gene kitabımıza. (s. 221) Yazarımızın kendisinden asla vazgeçemediği Ali Aşiroğlu! Yanında da Mirza ve Başer Ağabeyimiz. Mirza olmadan olur mu? Benim adamım.
Tabi ne kadar sevsek de eleştiriler de yapacağız. Mesela Cinsellik. Yazar sanki başka birini okuyorum gibi sürekli cinsellik ve cinsel birleşmeden konu açmış. Artık bir yerden sonra midem bulandı ve kendimi okumaya zorlamak zorunda kaldım. Açıkçası bunu da nasıl anlatayım bilmiyorum ama kendisini Din ve İnanç konusunda o kadar büyük açıklama yapan birisi ki; bu sahneleri gördüğümde aynı kişi olup olmadığını düşündüm bir an ve kendimden utandım. Tekrar kitaba göz gezdirip alışmak zor oldu ve son kitabında böyle bir şeyle karşılaşmayı beklemediğim için –daha önce hiç olmamıştı- bir anda çok uzaklaştım.
Af bölümüne geldiğimizde Aziz aslında yazarın vazgeçemediği Ali Aşiroğlu hayatı yaşarken; aynı zamanda Aşiroğlu da başka bir hayatla karşımıza çıkıyor ve yazarımız kendi yaptığı bu karakterden vazgeçemiyordu. Bende yaşadıklarını anlattığı ilk kitabı Hazel ve sonraki kitaplarının etkisinde kalmış biri olarak neler yaşadığını, neleri yazmayıp neleri abarttığını o kadar çok merak ettim ki. Bazen kafam karışmadı değil hani. Gene de kurgu o kadar güzel ki, bir bakıyorum 237 sayfa okumuşum; sonra bir bakıyorum sayfa sayım 502. Bu başka yazarlarda kolay kolay başıma gelen bir durum değil ayrıca.
Tabi beni en çok etkilen kısımsa –bakın ilk defa bunu yazacağım, daha önce hiç 2 kere yazmamıştım- AĞIR SPOİLER İÇERİR, KİTABI OKUMAMAYI DAHİ GÖZE ALABİLMENİZ GEREKİR! Ali Aşiroğlu’nun tüm geçmişinin bu kitapta sayfa 533’de dile getirilmesiydi. Geçmiş kitaplardaki eksik sayfalar olsun, Aziz Veysel’in kim olduğu olsun. Bu Tayfun Şahin varya, bu adam bir film yapsın yahut yeniden kitap yazsın. Çok Tutar. NET.
Final kısmında ise geçmişe dair ne varsa açıklanıyor ki burada beni üzen bir durum oldu. Tayfun Şahin bir daha kitap yazmayacak mı? Açıkçası böyle bir durumla karşılaşmak istemiyorum. Çünkü onun kitabı 250-500 değil; 1000 sayfa da olsa ben ara vermeden okurum. Bu adam çok başka çok.
Böylelikle Tayfun Şahin kitaplarımızı bitirmiş bulunuyoruz. Bir tavsiye vermek haddim varsa bunu şöyle verebilirim sanırım. Ön yargılı olmayın (ben öyleydim) bir kere başlayın, arkası gelecek. Bana güvenin. Kendinize iyi bakın..
496 syf.
Ali varlıklı ünlü şirket sahibi ama pek de mutlu olmayan , Hazel ise sürekli gülen , neşeli ,Ali'nin şirketinde bir çalışanıdır. Bambaşka hayatları olan bu iki insanın hayatı buluşacaktır ve de Hazel Ali'nin hayatını değiştirecektir .
Aşkın , insan üzerindeki etkisini o kadar güzel anlatan bir kitap ki.. ŞİDDETLE öneriyorum herkese .Harika bu kitap .
496 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kitabı okudum fakat kitapdaki bir parçayı kitabi olan bana aktarabilir mi? Parçanın konusu: insan kaderindeki kişiyi kokusundan tanır böyle bi konuydu hem hazelde hemde 'fatma'ydi sanirim' mehdi'nin annesinde farklı bi koku duyuyordu bu alıntıları bana yazabilir misiniz?
496 syf.
·Beğendi·9/10
Ben seni sadece buradan kopartabiliyorum, sen beni bütün hayattan. Kitabımız daha ilk başından böyle başlayınca insan beklentiye girmesin de ne yapsın durumuyla karşı karşıya kalıyor.
Ali tam bir yabancı karşıtı, elinde ne varsa yerli olsun aman yabancı olmasın tarzı bir arkadaşımız. Sevgilisi galiba ilk başlarda Sinem denilen bir kadındı lakin hem yalancı hem de riyakar olması daha kitabın başında beni soğuttu. Bir de Hazel var ki güzeller güzeli ve masum stajyerimiz.
Kitabın ilerleyişi ve işleyişi o kadar masum ki okurken sıkılmıyor veya bir abartı da göremiyorsunuz. Örneğin 12. Bölümün sonuna geldiğimizde okuduğum yer beni yolda mahvetti resmen. Böyle içten kitapları da öyle seviyorum ki. Bu kitabı benle tanıştıran kişiyi de öyle...
Kitapta insanı üzen noktalar mevcut. Mesela İsmet Kartal şahsına çok sinir olacaksınız. Özellikle ülke tanıtımı için yaptıkları sunumu bu adamın şirketinin yapması ve Ali’nin içeriden vurgun yemesi sizi çok sinirlendirecek hatta belki de üzecek lakin kitabın acayip bir tadı var. Çok sevdiğiniz bir şeyi yedikten sonra dudaklarınızda kalan son kırıntıların tadı gibi bir tat alacaksınız. Hep orada olsa dediğiniz.
Kitabımızın sonunun mutlu veya mutsuz olması kişiye göre değişebileceği gibi burada da bitmiyor. En son yazarımız çok güzel bir farkındalık yaparak hem karakterleri bize veriyor hem de hikayenin devamında merak edilebilecekleri düşünüyor.
Mesela sonda devam eden hikayeler var ve bunun yanında Ali’nin miras meselesi ile gerçekte yaptıkları işleniyor.
Kitap gerçekten de beğeneceğiniz bir tarzda. Yani sanırım modern edebiyatta okuduğum ilk aşk kitabıydı ve beğendim. Hatta bildiğiniz bir aşk konulu kitabı tavsiye edeceğim. Çok fazla duygusalsanız mümkünse dışarıda da okumayın derim. Sizin için söylüyorum çünkü ağladığını falan biri görsün istemezsiniz sanırım ya da ben öyle düşünüyorum. Her neyse keyifli okumalar diliyorum. Tadı damağımda kaldı..
496 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitabı az önce bitirdim resmen üzerimden dozer geçmiş gibi hissediyorum. Ahh Ali gözü Hazel'den başka görmeyen Ali sana öyle içim acıdı ki... Entrikalar ile dolu bir aşk kitabı olarak okudum lakin son sayfalara yaklaşınca yazar bombayı koydu nasıl kaptırdıysam kitabı kapatırken Allah belanı versin Hazel diye söyleniyordum..
250 syf.
·Beğendi·9/10
Mehdi yani Ali’nin oğlunun başbakanlığı ile başlıyoruz kitabımıza. (Tek nefret ettiğim böyle sayfalar yağ gibi eriyip gidiyor) Bu dönemde bir de Cumhurbaşkanlığı kaldırılması üzerine bir konu var. Kitap kurgusu çok güzel. Hani şu Metal Fırtına serisinin daha modern hali gibi. Başkan ismi de oradan geliyor zaten. Birbirine bağlı ve sürükleyici konular olunca insan biraz merak biraz da ilgiyle karışık okuyor haliyle.
Kitapta en çok tuttuğum kişi Şahin. Tamam, hareketleri falan çok abartılı ama ben hepsini gülerek okudum. Medyayla, savcılarla falan uğraşması ve konuşmalar çok komikti. Acayip güldüm okurken ve de keyiflendim.
Gene final kısmı oldukça güzeldi. Artık kurgu bambaşka yerlere kayıyor. Ali Aşiroğlu bir deney için bulunuyor, uzay istasyonları kuruluyor. İnsanlar farklı bir gezegene gidiyor derken olaylar öyle gelişiyor ki seri sadece 3 kitap olarak kalamaz dedirtiyor.
Şimdi benim bildiğim yazar sürekli Kıyamete Kırk Kala diye bir romandan söz etse de Aşk-ı Kıyamet diye bir kitap söz konusu. Açıkçası yazarın kalemi garipsediğim ama hoşlandığım bir kalem. Anlayacağınız üzere de yazara devam edeceğim.
Satırlarıma şimdilik bir son veriyorum. Çünkü dükkanda şimdi ilgilenmem gereken çok fazla iş var. Kitap da elime geçtiği andan itibaren fırsat bulur bulmaz devam edeceğim bir kitap olacak. Aşk-ı Kıyamet için konuşuyorum. Bunun dışında da fazla söze ve değerlendirmelere gerek olmayan, kelimeleri sizi sıkmayan ve sürükleyici bir eser. Zaten benim gibi ön yargılı olarak bir Türk yazarı okuyan biriyseniz –Şükür ben o dönemi atlattım- bir başlayın, okuyanların tavsiyelerine uyun (ki ben de dahil burada yazanlara değil de daha çok mümkünse arkadaş çevrenizde) ve o şekilde karar verin. Kendinize iyi bakın..
266 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Cümleten günaydın arkadaşlar. Yazarımızla tanışmam Hazel sayesinde oldu. Yazarı bana tanıtan da benim Hazel’imdi. Her neyse bu konuyu çok irdelemeye gerek yok.
Hazel, evet, çok güzel bir üçleme ve bir o kadar güzel bir yazarın kaleminden Mehdi ve Başkan. Önce yaşadıklarını Hazel ile kaleme aldı; sonra yaşamak istediklerini Mehdi ile.
Dini konulara da çok fazla giren yazarımız birçok konuyu açıkladığı gibi birçok konuda da küfre girecek şeyler yazsa da bunları bilim kurgu olarak ele aldığımızdan söz etmiyoruz. Özellikle Melekler konusunda yazılanlar alakalı bunu diyorum. Neyse.
Kitapta çok dikkat çeken bir şey var. Tabii bunu yazarın Kurtlar Vadisi’nde çalıştığı zamana bağlayacağım. Bu zekayı oraya koyabiliriz. Bir tarikat, isimleri Ayhan Oktay. Tarikat lideriyle buluşmaya gidildiğinde de yakışıklı erkekler ve güzel kızlar vurgusu yapılıyor. Artık Ayhan Oktay kimdir, tahmin edebilirsiniz. Kitabın yazım tarihi 2011 ve bundan 7 yıl sonra devlet yeni bu işe el attı. Fazla söze gerek yok.
Finalde ise bambaşka bir kısım yaşadık. O finalden sonra diğer kitabı daha fazla bekletemezdim ve hemen düştüm üstüne. Buyurun hep beraber diğer kitaba geçelim efendim. Keyifli okumalar, mutlu sabahlar..
496 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Seriyi çok kısa zamanda okudum. Bu aşk bir çırpıda okunur zira. Film olacağını duyduğumda acaba hangi hislerle izlerim diye düşündüm hep. Ve artık izlememiz gerekiyor
250 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kitap serinin 3. kitabı..
Kitap sizi öyle bir sürüklüyor ki şok oluyorsunuz. Oyun içinde oyunlar ve daha neler neler. Yazarı kesinlikle çok tebrik ediyorum. Bu kitap Hazel'den de Mehdi den de güzel..
Yan karakterin olmadığı, her karakterin bir ana karakter olduğu serinin son kitaptan önce ki kitabı Başkan’a gelince bu kitabı da ağzım açık bitirmiş bulunuyorum, o kadar ki tahminlerim azıcık tutsa sevindim.
Çok güzel bir kitaptı
496 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Hazel ve Ali
Ali, dürüst , yakışıklı, özünü kaybetmemiş, çok zor şartlardan geçmiş ve dürüstlüğü ile buralara gelmiş. Bir yayın şirketi var. hep doğruları yazıyor. Yaşı 37 annesini kaybettikten sonra panik atak geçirmiş ve şirkete gelen bir stajyerle tanışıyor. Hazel özünü kaybetmemiş, doğal bir gülüşe sahip, giyime kuşama değer vermeyen, dürüst bir kız ve çok güzel. Ali Hazel'i görür görmez beğenir ve sonra dünyası oluverir Hazel her şeyi ... Hazel de Onu seviyordur. Ali de...
Acaba gerçekler nasıldır?
Hazel başta benim için çok güzel bir aşk hikayesiydi, sonra en büyük ihanetin hikayesi oldu…
İyi okumalar

Yazarın biyografisi

Adı:
Tayfun Şahin
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Tekirdağ, 1971
1971 yılında Tekirdağ da doğdu. Lise yıllarında amatör olarak yazmaya başladığı şiirler çok sayıda yerel ve ulusal alanda ödüller aldı. 2000 yılında geldiği İstanbul da medya sektörüne adım attı. Bir Umut ve Kambuçkalar belgesellerinin yapımcılığını üstlendi. 2006 yılında Cinemascope Sinema Dergisi'ni yayın hayatına geçirdi. Halen http://www.sinemaloji.com internet sitesinde köşe yazıları yazmaktadır. Üçlemenin ilki olup, romanla aynı ismi taşıyacak olan Hazel'in sinema çalışmalarını sürdürmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 187 okur okudu.
  • 47 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.