Suudiler 1926 yılında sınırları içinde tüm mezarlıkları yıkıyorlardı. Atatürk sıranın Hazreti Muhammed’in kabrine geldiğini öğrenince bir telgraf çekerek, “eğer bir tek taşına bile dokunursanız ordumu aşağı gönderirim” demişti.
Atatürk, kimsenin inancına karışmaz, dindar kişilere saygı gösterir, din kavramının sömürülmesine izin vermezdi.
Mustafa Kemal’e dinsiz diyenler Allahtan utansınlar. Bugün en geçerli olan mealler Ömer Rıza Doğrul ve Elmalılı Hamdi Yazır mealleridir. İkisini de Mustafa Kemal yaptırmıştır!
Atatürk, 25 Ağustos‘ta Kocatepe‘ye çıktığı zaman orada şöyle dua ediyor; Allah’ım senin bana verdigin fikir ve zeka ile ben bütün planlarımı gerçekleştirdim. Bundan sonrası artık senin mukadderatın…
Bana, “Allahın sana verdiği bu lütfu unutma ve bununla da şımarma, mütevazi ol, daima Allah’a şükret derdi”. Kendisine, paşam sen şunu yaptın, sen bunu yaptın diyenlere de “bana Allah yardım etti ben talihli bir insanım” derdi.
Yeryüzünde kendisinin en hayranı olduğu kimse şüphesiz ki Hazreti Muhammed‘tir. Onun devlet kurmaktaki şefliğine hayrandı, hiç yoktan devlet kurmak.
Türk milletinin Çanakkale’deki yüksek imanını, Türk milletinin bu yüksek seciyesini görmeseydim, yaşamasaydım, onlara “ben size ölmeyi emrediyorum” dediğim zaman, hiçbirisi Kelime-i şehadet getirmeden koşmasaydı, onları öyle görmeseydim, İstiklal harbine başlayamazdım.
Atatürk, dine hiçbir zaman kayıtsız kalmamış, yalnız dini istismar edenlere cephe almıştır.
Peygamber efendimizin dirayetli bir devlet adamı, iyi bir başkumandan olduğunu sık sık tekrarlardı.
Rahmetli Atatürk, Türk kadınına bir ecnebii’nin üstün gösterilmesine hiç tahammül edemezdi.
Onun nazarında Türk kadını, bütün insanlığın en mümtaz varlığı idi. Yavuzları, kanunileri o doğurmamış mıydı? hangi dünya milletinde analar,