1948 Yılında Yozgat'ta doğdu. İlköğrenimini Yozgat'ta, orta öğrenimini Yozgat, Ankara ve İstanbul'da tamamladı. 1971 yılında İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'nü bitirdi.
1970 yılında İstanbul Şehzade Camii Hatibi olarak başladığı memuriyet hayatında, Müftülük, Vaizlik, İl Müftü Yardımcılığı, Din Bilgisi ve Ahlak Öğretmenliği, Diyanet Yayınevi Müdürlüğü, Başkanlık Merkezinde Uzmanlık, Şube Müdürlüğü, Müfettiş Yardımcılığı, Müfettişlik ve Başmüfettişlik yaptı. Kasım 2011 de emekli oldu.
İstanbul - Eminönü Din Görevlileri Cemiyeti Başkanlığı yaptı. Cumhuriyetin 50. yılında Müftü olarak bulunduğu Tekirdağ Malkara ilçesinde 'Cumhuriyet Camii' adıyla bir cami yaptırdı. Trakya bölgesinde ilçede açılan ilk İmam - Hatip Lisesini bu ilçede açtırdı.
1978 yılında, Seyyid Ahmet Arvasi başkanlığında beş kişi tarafından kurulan Türk Gençlik Vakfı kurucuları arasında yer aldı, halen bu vakfın Mütevelli Heyeti üyesidir.
1987-1991 yılları arasında Prof. Dr. Şaban Karataş başkanlığındaki Ankara Aydınlar Ocağı Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundu. 1992-95 yılları arasında Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de Din Hizmetleri Müşaviri olarak görev yaptı.
Bakü Devlet Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin açılmasını sağladı ve iki öğretim yılı 'İlimler Namzedi' (Doçent) unvanı ile Öğretim üyeliği yaptı. Azerbaycan'da İmam - Hatip Lisesi'ne benzeyen beş adet 'İlahiyat Temayüllü Lise'nin açılışını sağladı.
Gazi Üniversitesi Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Merkezi'nin 1988-2007 yılları arasında Bilim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Emniyet Genel Müdürlüğü hizmet içi eğitim programlarına 1996-2001 yılları arasında beş yıl konferansçı ve öğretim üyesi sıfatıyla katıldı.
Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü'nde, 'Cumhuriyet Döneminde Dini Hayatın Meselelerinin Tarihi Kökenleri' tezi ile Yüksek lisans yaparak 'Bilim Uzmanı' oldu. On ilde, yaklaşık on bin Alevi denek üzerinde araştırma yaptı ve yaklaşık iki bin Alevi köyü gezdi.
İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde 'Türkiye'de Alevilik - Bektaşilik Üzerine Sosyolojik Bir Araştırma' konulu tezi ile de 'Bilim doktoru' oldu. Yayımlanmış ilmî içerikli 12 kitabı ve yüzden fazla makalesi bulunmaktadır.
Ferhat’ın dağları delerek su getirmekte olduğunu gören Amasya Valisi, bu kayaları kıran adamın ne yaptığını merak eder ve huzura çağırtır. Ferhat da hikâyesini anlatır. Eğer, dağın ardındaki suyu şehirdeki Şirinlerin evine getirirse, Şirin'in babasının, sevgilisi Şirin'i kendisine vereceğini, söy ler. Bunun üzerine Vali Paşa, uğruna dağların delinip, kayaların kırıldığı Şirin’i de merak eder, Ferhat valilikte iken, Şirin'i de huzura getirirler.
Babası ile birlikte gelen, huzura giren Şirin’i görünce Vali Paşa şaşırır. Çünkü Şirin, yüzü çiçek bozuğu, çil, çopur, kara, kuru; zayıf ve çirkin sayılacak bir kızdır.
Bunun üzerine Vali, Ferhat'a sorar:
- Uğruna dağları delip, kayaları kırdığın kız, bu kız mı?
Ferhat, biraz da mahçup cevap verir:
- "Vali Paşam, siz Şirin'i Amasya Valisi'nin gözü ile gö rüyorsunuz, ah bir de Ferhat’ın gözü ile görseniz!." der.
Bizim içimizde hâlâ varlığını ve hayatını sürdüren bir ola yı başkalarının gözüyle görünce de ne kadar büyük yanlışlar, ne kadar büyük farklar ortaya çıkıyor?.. Bu kadar fark olduğu iddia edilen gruplar arasında da ne sosyal barış sağlanabilir, ne de millî ve dinî birliği temin ve tesis mümkün olabilir.