Ahmet Say

Ahmet Say

8.0/10
2 Kişi
·
16
Okunma
·
3
Beğeni
·
454
Gösterim
Adı:
Ahmet Say
Unvan:
Müzik Eğitimcisi, Müzik Yazarı
Doğum:
İstanbul, 1935
Ahmet Say, müzik eğitimcisi ve müzik yazarı. Çeşitli ödüller kazanan beş edebiyat eserinin ve konservatuvarlar ile üniversitelerin müzik bölümlerinde temel eser olarak okutulan müzik kitaplarının yazarı. Türk piyanisti ve bestecisi Fazıl Say’ın babası.

1935 yılında İstanbul’da, Kadıköy’de doğdu. Küçük yaşta piyano eğitimine başladı. İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdi. 1946’da İstanbul Belediye Konservatuvarı’na girdi.1950’de konservatuvarı terk etti. 1954 yılında basın-yayın eğitimi almak için Almanya’ya gidip altı yıl orada yaşadı. Yurda döndüğünde Bingöl’de üç yıl öğretmen, halk eğitimcisi ve folklorcu olarak çalıştı. Bu dönemde türkü, ağıt ve masallar derledi, halk dansları toplulukları kurdu ve çocuk toplulukları yetiştirdi. Bingöl Hikayeleriadlı eseri bu dönemin ürünüdür.

1964’te Ankara’ya yerleşti. 1967’de Türk Solu adlı derginin yazı işleri müdürlüğüne getirildi. 12 Mart darbesi döneminde 17 ay hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonraKocakurt romanını yazdı (1976). 1977’de ise Cemal Süreya, Vecihi Timuroğlu, Ragıp Gelencik, Demir Özlü, Ali Püsküllüoğlu ile aylık Türkiye Yazıları'nı çıkarttı.1980’den başlayarak kendisini bütünüyle müzik yazarlığına verdi.
Bilindiği gibi "dergi" demek art arda sıralanan yazılar ve yazıların içine şiirler serpiştirmek demek değildir. Ülkemizde çoğu dergi, işte bu amatör anlayışla, hatta baştan savmacı tutumla çıkıyor.
Uygar ülkelerde yayımlanan yazılarda, akademik kariyerde ilerlemiş hangi insan adının başına "Prof. Dr. , Doç" gibi unvanları yapıştırıyor? Bizde, aynı zamanda ekran abonesi olan kişilerin bu unvanlardan güç almaya gereksinimi var herhalde...
Cemal, sadece büyük bir şair değil, değerli bir eleştirmen, düşünce yazarıydı. Hiç unutmuyorum, 1970'li yıllarda öteden beri "estetikçi" olarak tanınmış ve yetkinliği kabul edilmiş olan eski kuşaktan ünlü profesör yazarı, inanın bir yazıda yedi bitirdi. Adamcağız bir daha yazı yazmadı, yazamadı...
Anadolu müzik kültürünün tarihsel gelişimi, ilk uygarlıklardan başlanarak günümüze kadar genel hatlarıyla anlatılıyor. Ağırlıklı olarak Cumhuriyet dönemi Klasik Müzik gelişimi ve bestecileri üzerinde durulmuş. Opera, bale, oda müziği gibi sanatsal alanlara ilgi duyanlar ve araştıranlar için önemli bir kaynak kitap olduğunu düşünüyorum. Geleneksel Türk Müziği ve Türk Müzik çalgıları, Türk Askeri Müziği konularında da önemli bilgiler içeriyor. İyi okumalar, bol sanatlı günler :)
Cins denen kişiler çok azaldı. Şimdilerde hemen bütün insanların aynı birkaç yüz sözcükle konuştuğu,tekdüze bir kişiliğe büründüğü izlenimi uyanıyor bende onların ,kendi özgün kişiliğini yitirdiğini düşünüyorum. Bu ne demektir? İnsan kendini ifade etmekte özgür değil demektir. İçinde bulunduğu şu yada bu türlü baskılar karşısında sesi kısılmış demektir. Kendisine aykırı gelen durumlara eyvallah ediyor demektir....
Hayata gelmiş olmanın anlamı kalmıyor demektir. ...
Nereden mi biliyorum?
Bakışlarindan. ..
"Kocakurt" romanı yeniden yayımlandı.
Ahmet Say'ın "siyasi suçlu" olarak yattığı cezaevinde, koğuşundaki bir dolandırıcının hikayesi... Cemal Süreya'nın beğenisini kazanmış önemli bir eser...

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Say
Unvan:
Müzik Eğitimcisi, Müzik Yazarı
Doğum:
İstanbul, 1935
Ahmet Say, müzik eğitimcisi ve müzik yazarı. Çeşitli ödüller kazanan beş edebiyat eserinin ve konservatuvarlar ile üniversitelerin müzik bölümlerinde temel eser olarak okutulan müzik kitaplarının yazarı. Türk piyanisti ve bestecisi Fazıl Say’ın babası.

1935 yılında İstanbul’da, Kadıköy’de doğdu. Küçük yaşta piyano eğitimine başladı. İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdi. 1946’da İstanbul Belediye Konservatuvarı’na girdi.1950’de konservatuvarı terk etti. 1954 yılında basın-yayın eğitimi almak için Almanya’ya gidip altı yıl orada yaşadı. Yurda döndüğünde Bingöl’de üç yıl öğretmen, halk eğitimcisi ve folklorcu olarak çalıştı. Bu dönemde türkü, ağıt ve masallar derledi, halk dansları toplulukları kurdu ve çocuk toplulukları yetiştirdi. Bingöl Hikayeleriadlı eseri bu dönemin ürünüdür.

1964’te Ankara’ya yerleşti. 1967’de Türk Solu adlı derginin yazı işleri müdürlüğüne getirildi. 12 Mart darbesi döneminde 17 ay hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonraKocakurt romanını yazdı (1976). 1977’de ise Cemal Süreya, Vecihi Timuroğlu, Ragıp Gelencik, Demir Özlü, Ali Püsküllüoğlu ile aylık Türkiye Yazıları'nı çıkarttı.1980’den başlayarak kendisini bütünüyle müzik yazarlığına verdi.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 16 okur okudu.
  • 25 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.