Akın Birdal

Akın Birdal

Yazar
1.0/10
1 Kişi
·
5
Okunma
·
1
Beğeni
·
46
Gösterim
Adı:
Akın Birdal
Unvan:
Ziraat Yüksek Mühendisi, Milletvekili, Siyasetçi, Yazar
Doğum:
Niğde, 2 Ocak 1948
Akın Birdal, 2 Ocak 1948 yılında Niğde’de dünyaya geldi. İlkokul ve ortaokulu Niğde’de tamamladı. Liseyi de bitirdikten sonra 1966 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde üniversite eğitimine başladı. 1970 yılında Ziraat Fakültesi Toprak İlmi Bölümünden mezun oldu. Öğrencilik yıllarında Niğde Gençlik Derneği Başkanlığı yapan Akın Birdal, Ziraat Fakültesi Talebe Cemiyeti’nde de görev yaptı. 1973 yılında Gazi Üniversitesi’nde işletme yüksek lisansını tamamladı.

Birdal, yüksek lisansınıptığı yıllarda Ziraat Mühendisleri Birliği ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Ziraat Odası Merkez Yürütme Kurullarında görev aldı. 1977 yılında kır yoksullarının ekonomik, demokratik mücadele örgütü KÖY-KOOP’un Niğde Birlik Başkanlığını yaptı. Aynı zamanda KÖY-KOOP’un merkez yönetim kurulundaydı ve Eğitim, Örgütlenme, Basın Yayın Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı görevini sürdürdü.

1977-1980 tarihleri arasında Halkevleri Merkez Yürütme Kurulu üyeliği yaptı. Aynı dönemde, Gazi Üniversitesi Kooperatifçilik Enstitüsü’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı.

12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra KÖY-KOOP yöneticileriyle birlikte Mamak Askeri Cezaevi’nde bir yıl tutuklu kaldı. Buradan çıktıktan sonra, 3 sene 1981-1984 tarihleri arasında bakkal dükkanı işletti. 1984 yılında yargılandığı tüm davalardan beraat etti ve peyzaj mimarlığı alanında çalışmaya başladı.

1986 yılında kurulan İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) 1986 - 1992 seneleri arasında Genel Sekreterliği görevini yerine getirdi. 1992 yılından 1999 yılına kadar ise İHD Genel Başkanlığını yaptı. 12 Mayıs 1998 yılında Ankara'da bulunan İHD Genel Merkezinde iki kişinin silahlı saldırısına uğradı. Vücuduna 6 kurşun isabet eden Akın Birdal, saldırıdan ağır yaralı olarak kurtuldu.

1995 ve 1996 yıllarında 1 Eylül Dünya Barış Günleri’nde Mersin ve Ankara’da yaptığı konuşmalardan dolayı mahkeme tarafından 2 sene hapis cezasına çarptırıldı. 1999 ve 2000 yıllarında hapse girdi. Bu mahkûmiyetleri nedeniyle İçişleri Bakanlığı’nın uyarısıyla, İHD Genel Başkanlığı’ndan ayrılmak zorunda kaldı.

13 Nisan 1997 tarihinde Susurluk kazasına ilişkin düzenlediği basın toplantısından dolayı, Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılandı ancak bu davadan beraat etti.

1995 yılında genel seçimlerde Emek-Barış ve Özgürlük blokunun Mersin Milletvekili Adayı oldu. Fakat seçilemedi. 2002 yılında yine Emek-Barış ve Demokrasi blokunun Mersin adayı oldu ama bu sıralarda aldığı mahkûmiyet kararı nedeni ile YSK tarafından reddedildi.

1994 yılında kurulan Birleşik Sosyalist Parti (BSP) ve 1996 yılında kurulan Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP)’nin kurucusu üyesi olan Akın Birdal her iki partide de PM üyeliği yaptı. 2002 yılında kurulan Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) Genel Başkanlığı görevini 2 yıl süreyle devam ettirdi. 2004 yılında ise merkezi Paris’te bulunan Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu'na Başkan Yardımcısı olarak seçilince partisinden ayrıldı. Bu yeni görevine 2007 yılına kadar devam etti.

SDP Onursal Başkanı olan Akın Birdal, 22 Temmuz 2007 tarihinde genel seçimlerinde Diyarbakır'dan bağımsız aday oldu ve seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne milletvekili olarak girdi. Milletvekili seçildikten sonra Demokratik Toplum Partisi (DTP)'ye katıldı.

Akın Birdal, 29 Mart 2009 tarihinde yapılan Yerel Seçimleri'nde DTP İstanbulBelediye Başkan Adayı oldu.

Akın Birdal, Gülşen Ülker ile evlendi. Eşi 12 Ekim 2015 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucunda hayatını kaybeti. Güneş Birdal ve Evren Birdal-Sharma adlarında iki kızı vardır.

Kitapları :
2001 - Sol elim: Ulucanlar'dan notlar
2002 - Cansuyu
2003 - Betula: öküler
Bir yıl sonra 29-29 Nisan günlerini anmak için Niğdeye gitmiştim. Cumhuriyet Meydanı'nda basın açıklamasını okumuştum.; dağılırken polisler, Savcı Sefa Mutlu' nun talimatı olduğunu söyleyerek beni gözaltına aldılar.
Sefa Mutlu, 1974 yılında Yumurtalık'ta Yılmaz Güney'ce öldürüldüğü ileri sürülen kişidir. Sefa Mutlu, 21 Mayıs'ta Harp Okulu'ndan Uzaklaştırılan öğrencilerdendi. Bu öğrencilerin bir çoğu yeniden üniversitelere girmiş, değişik meslekler edinmişlerdi. İleride aralarında sosyalist olan da faşist olan da çıkmıştı. Ziraat Fakültesi'nde Akın Özdemir'in Talebe Cemiyeti Başkanlığı'nda Başkan Yardımcısı yine bir "21 Mayısçı" olan sosyalist Celil Aygüldü.
Sefa Mutlu, Niğde' de her etkinlik yapmış isek ya izin vermek istemez ya da etkinlik hakkında soruşturmalar yürütürdü. Bizi o denli taciz etmiş ve germişti ki, "Bu belasını arıyor, bırakalım başkasından bulsun" diye sakinleştirmeye çalışırdım arkadaşları. Ne yazık ki Yumurtalık'ta bir film çekimi için bulunan Yılmaz Güney'in elinden bu belayı bulmuş olması çok trajik ve talihsizlik olmuştu.
Akın Birdal
Sayfa 57 - A7 kitap
Kavaklıdere Sineması'nda düzenlenen bir açık oturumda, konuşmacılar sunumlarını tamamladıktan sonra sıra izleyenlerin sorularına gelmişti. Beklenildiği gibi soruların çoğu Aziz Nesin'e soruluyordu. Henüz olağan bir ortama dönülmediğinden, soruların bir takım polemiklere yol açmaması için sözlü değil yazılı sorulması istenmişti. Soranların adlarını yazmış olanların sorularını yanıtladıktan sonra, adlarını yazmamış olanları da eleştirerek, "Neden adınızı yazmıyorsunuz? Korkudan korktukça ne yapabilirsiniz ki? Biz burada konuşuyoruz ama bazılarınız adını bile yazmaya çekiniyor. Peki biz kahraman mıyız bunları konuşurken? Hayır. Ama tarihsel-toplumsal bir sorumluluğu yerine getirmeye çalışıyoruz. O zaman siz de soru soran her kimse artık; merakından mı, öğrenmek istediğinden mi ya da başka bir niyetle mi soruyor, belirtmelisiniz. Biz ne bilelim. Soru soran kişi adını yazsın biz de yanıtlayalım." demişti.
Akın Birdal
Sayfa 133 - A7 yayınları
O gece radyo ve televizyon haberlerinde Başbakan Demirel konuşuyordu; "Herkes Newroz'unu şiddete başvurmadan, barış içinde kutlayacak. Herhangi bir sorun olmayacak." Bu haberi sevinçle karşılmıştık. Sabah erkenden kalkmış, alanda toplanan kadın, genç ve çocukları izliyorduk. Çok geçmeden dam evlerin üzerine ağır silahlı puşili özel timin komuşlandığını gördük. Bunun üzerine üç arkadaşla az ilerde gelişmeleri izleyen Kaymakam, Cumhuriyet Savcısı ve Emniyet Müdürü ile görüşmeye gittik.
Başbakanın açıklamasını anımsatarak, "görüldüğü gibi bir şiddet yok" deyip, damarın üzerine konuşlanmış özel tim elemanlarını göstererek, "bu ne demek oluyor?" dedik. Kaymakam, "Bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Ankaradan gelen talimat böyle." deyince, ben de ona, "o zaman anons edin, insanların evlerine dönmelerini isteyin. Neden böyle insanları tehdit altında tutuyorsunuz? " dememe karşılık, üçü de beni yanıtsız bırakmıştı.
Onlarsan ayrılıp otele dönerken sivillerin üstüne kurşun yağdırmaya başladılar. Ortalık cehenneme dönüşmüştü. Kadın, çocuk, yaşlı; çığlık çığlığa bir panik yaşanıyordu. Kontrgerilla sahnedeydi. Sabah alanda en temiz, en yeni, rengarenk pazen-basma giysileri ve ayaklarındaki lastik ayakkabılarıyla toplanmış insanların üzerinde bir ateş ve toz yığını oluşmuştu.
Ardından alana panzerler girdi. Biz de otele sığındık. Bir ara odalarımıza çıktığımızda yerlerde onlarca mermi çekirdeği gördük. Rastgele ateş ediyorlardı. Saldırı mahalle aralarına taşınmış; kadın, çocuk yaşlı demeyip darp ederek zırhlı araçlara sürüklüyorlardı.
Mezopotamya`nın kadim kentlerinden Cizre'de tam bir terör estiriliyordu. Bir bayram yine kana bulanmıştı. O nedenle bu Newroz "Kanlı Newroz" olarak anılmıştı. Kanlı Newroz, insanlığa ve Kürt halkına karşı işlenen bir suçun tarihi adı oldu.
Geçtiğimiz günlerde yazmakta olduğu son romanı üzerine konuşurken, roman kahramanlarından erkeğin seksen, kadının da yirmi yaşlarında olduğundan söz edip, "yani sizin beş yıl önceniz" deyince güldü, ve "evet" dedi, "her romanımın kahramanının benim olup olmadığımı sormuşlardır. Oysa bir söz vardır; yazar tanrı gibidir, her yerdedir ama görünmez."
Akın Birdal
Sayfa 351 - A7
152 syf.
Bir kitabı, yazarının mucize eseri yaşamasına borçlu olduğumuz kaç olay sayılabilir ki?

Yine çok sıkıldığım bir kitap ve yeni bir zaman kaybı. Verilen örnekleri doğru bulsam da boş konuşmanın kitaplaşmış haliyle karşılaştım.

Yazarın biyografisi

Adı:
Akın Birdal
Unvan:
Ziraat Yüksek Mühendisi, Milletvekili, Siyasetçi, Yazar
Doğum:
Niğde, 2 Ocak 1948
Akın Birdal, 2 Ocak 1948 yılında Niğde’de dünyaya geldi. İlkokul ve ortaokulu Niğde’de tamamladı. Liseyi de bitirdikten sonra 1966 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde üniversite eğitimine başladı. 1970 yılında Ziraat Fakültesi Toprak İlmi Bölümünden mezun oldu. Öğrencilik yıllarında Niğde Gençlik Derneği Başkanlığı yapan Akın Birdal, Ziraat Fakültesi Talebe Cemiyeti’nde de görev yaptı. 1973 yılında Gazi Üniversitesi’nde işletme yüksek lisansını tamamladı.

Birdal, yüksek lisansınıptığı yıllarda Ziraat Mühendisleri Birliği ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Ziraat Odası Merkez Yürütme Kurullarında görev aldı. 1977 yılında kır yoksullarının ekonomik, demokratik mücadele örgütü KÖY-KOOP’un Niğde Birlik Başkanlığını yaptı. Aynı zamanda KÖY-KOOP’un merkez yönetim kurulundaydı ve Eğitim, Örgütlenme, Basın Yayın Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı görevini sürdürdü.

1977-1980 tarihleri arasında Halkevleri Merkez Yürütme Kurulu üyeliği yaptı. Aynı dönemde, Gazi Üniversitesi Kooperatifçilik Enstitüsü’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı.

12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra KÖY-KOOP yöneticileriyle birlikte Mamak Askeri Cezaevi’nde bir yıl tutuklu kaldı. Buradan çıktıktan sonra, 3 sene 1981-1984 tarihleri arasında bakkal dükkanı işletti. 1984 yılında yargılandığı tüm davalardan beraat etti ve peyzaj mimarlığı alanında çalışmaya başladı.

1986 yılında kurulan İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) 1986 - 1992 seneleri arasında Genel Sekreterliği görevini yerine getirdi. 1992 yılından 1999 yılına kadar ise İHD Genel Başkanlığını yaptı. 12 Mayıs 1998 yılında Ankara'da bulunan İHD Genel Merkezinde iki kişinin silahlı saldırısına uğradı. Vücuduna 6 kurşun isabet eden Akın Birdal, saldırıdan ağır yaralı olarak kurtuldu.

1995 ve 1996 yıllarında 1 Eylül Dünya Barış Günleri’nde Mersin ve Ankara’da yaptığı konuşmalardan dolayı mahkeme tarafından 2 sene hapis cezasına çarptırıldı. 1999 ve 2000 yıllarında hapse girdi. Bu mahkûmiyetleri nedeniyle İçişleri Bakanlığı’nın uyarısıyla, İHD Genel Başkanlığı’ndan ayrılmak zorunda kaldı.

13 Nisan 1997 tarihinde Susurluk kazasına ilişkin düzenlediği basın toplantısından dolayı, Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılandı ancak bu davadan beraat etti.

1995 yılında genel seçimlerde Emek-Barış ve Özgürlük blokunun Mersin Milletvekili Adayı oldu. Fakat seçilemedi. 2002 yılında yine Emek-Barış ve Demokrasi blokunun Mersin adayı oldu ama bu sıralarda aldığı mahkûmiyet kararı nedeni ile YSK tarafından reddedildi.

1994 yılında kurulan Birleşik Sosyalist Parti (BSP) ve 1996 yılında kurulan Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP)’nin kurucusu üyesi olan Akın Birdal her iki partide de PM üyeliği yaptı. 2002 yılında kurulan Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) Genel Başkanlığı görevini 2 yıl süreyle devam ettirdi. 2004 yılında ise merkezi Paris’te bulunan Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu'na Başkan Yardımcısı olarak seçilince partisinden ayrıldı. Bu yeni görevine 2007 yılına kadar devam etti.

SDP Onursal Başkanı olan Akın Birdal, 22 Temmuz 2007 tarihinde genel seçimlerinde Diyarbakır'dan bağımsız aday oldu ve seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne milletvekili olarak girdi. Milletvekili seçildikten sonra Demokratik Toplum Partisi (DTP)'ye katıldı.

Akın Birdal, 29 Mart 2009 tarihinde yapılan Yerel Seçimleri'nde DTP İstanbulBelediye Başkan Adayı oldu.

Akın Birdal, Gülşen Ülker ile evlendi. Eşi 12 Ekim 2015 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucunda hayatını kaybeti. Güneş Birdal ve Evren Birdal-Sharma adlarında iki kızı vardır.

Kitapları :
2001 - Sol elim: Ulucanlar'dan notlar
2002 - Cansuyu
2003 - Betula: öküler

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 5 okur okudu.
  • 1 okur okuyacak.