Akın Zakir, Erzurum'da doğmuştur. Fizik alanında lisans eğitiminden sonra aynı alanda doktora eğitimini, ayrıca Türk Dili ve Edebiyatı alanında ikinci lisans eğitimini tamamlamamıştır. Herhangi bir yönteme bağlı kalmaksızın okumalarına devam etmektedir. Fizik alanında bildiklerini gençlere anlatmakta, bir yandan da dost meclisleri ve bazı etkinliklerde Anadolu tasavvufu ile ilgili söyleşiler yapmakta, kopuzuyla deyişler seslendirmektedir. Çocukluğundan beri Anadolu inançları ve kültürüne ilgi duyan Akın Zakir kaleme aldığı öyküler, şiirler ve denemeleri yayımlamayı tercih etmemiştir. Anadolu tasavvufu ile ilgili özetleyici, kapsamlı ve de tanıtıcı bir eser arayışı içinde olmuş, bu ihtiyaç neticesinde hazırlamış olduğu kitabı yıllar sonra yayımlamaya karar vermiştir. "Aşk, Mezheb ü Dindir Bana" yayımlanan ilk kitabıdır.
Ortodoksi ile tasavvufun ( ya da heterodoksinin) en önemli farklılığı tanrı anlayışındadır. Ortodoksi korku ile tasavvuf ise vahdet düşüncesi doğrultusunda sevgi aşk muhabbet ile yaklaşır tanrıya. Anadolu tasavvufunda tanrı; Ortodoks anlayıştaki gibi var eden, idare eden, ceza ve ödül veren, korkutan, imtihan eden despot bir tanrı değildir. Tanrı, evrenin ve insanın özü durumundadır. Çiçeğin açışında, güneşin doğuşunda, sevgilinin gözlerinde, esen rüzgarda, pir in sözlerinde, dağlarda, ovalarda ağaçlarda hep o öz görülür. Emel hak düşüncesine dayanan bu yaklaşım gereği tanrı ; yar, dost, canandır. Korku ve benzeri inançlar ile birlikte Ortodoks tanrı tasarımı, heterodoks sufiler tarafından sıkça eleştirilir, yadsınır, sorgulanır, alay bile edilir. Özellikle şathiyelerde bu eleştirileri görmek mümkündür.