Dilara Doğan

Dilara Doğan
@siddhartha_
null
null
null
null
null
9 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Psikanaliz gibi, batıl inançların ardına sızmayı ( aynanın arka yüzünü de görmeyi) başaran, çözümlemelerde ilk insanların, nevrotiklerin ve dindarların ruhsal dünyaları biraz daha yakından ve ayrıntılı olarak anlaşılmıştır. Batıl inançlı ve nevrotik insan -tıpkı animist düşünme tarzı içindeki insan gibi - kendi inançlarını güçlendirmek için düşünceleriyle dış gerçekleri, olguları ( dünyayı) değiştirebileceğinin yanılsaması içindedir. Batıl inançlılar ve nevrotikler bu yanılsamaya inanırlar. Ve bu yoldan ussal düşünceye karşı batıl inançlarını çoğaltmaya yoğunlaştırmaya çalışırlar. Böylelikle çocuksu bir düşünme tarzıyla ruhsal yaşamda geçerli yasalar, gerçek dünyaya uygulanmaya çalışılır. Büyüler, muskalar dualar aracılığıyla yağmur yağdırma törenlerinde yapılmak istendiği gibi.. Bu bağlamda iyi ve kötü ruhlar insanın kendi duygularının düşüncelerinin dış dünyaya yansımasından farklı şeyler değildirler. İnsan, kendi duygusal yoğunluğunu kişilere dönüştürür; dünyayı onlarla doldurur ve sonrasında kendi iç ruhsal süreçleriyle tekrar karşılaşır. İlk toplumların insanları da batıl inançlılar ve nevrotikler gibi düşüncelerini büyü gibi kullanmayı gelecek felaketleri düşünüp ibadet ederek önlemeyi deneyerek gerçek dünyayı değiştirmeye çalışmışlardır.
Sayfa 231·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Michelangelo'nun bugün Louvre Müzesinde bulunan Ölmekte Olan ya da Başkaldıran Köle olarak adlandırılan heykeli, Freud'un bilimsel düşüncelerini kültür eleştirilerini belirleyen başlıca sanat yapıtlarından biridir. Bu heykelde görülen insan, köle metaforunun ne zincirleri vardır ne de ölmektedir. Haz içinde yüzmektedir. Michelangelo , yapıtında kullandığı ( ya da ona yakıştırıldığı) zincirlerini kıran ve/ veya başkaldıran metaforu, insanın içgüdülerini bastırma baskısından kurtulup zincirlerini kırıp kendi kendisiyle sevişen narsisist bir durumu sergilemektedir. Köle metaforu duygularını içgüdüsel içlemlerini doyuramayan özcesi özgür olamayan insanın durumuna gönderme yapar. Özgürleşme içgüdülerini boşaltan hayvansal arzularını gerçekleştiren zincirlerini kıran başkaldıran insanın ulaşabileceği bir aşamadır. Freud'a göre kültür tarihinde iki önemli eğilim sürekli olarak birbirleriyle çatışma halindedir. Bunlar doğa güçlerine egemen olmak eğilimi/isteği ile kendi içgüdülerini dizginlemek, bastırmak eğilimleri hatta zorunluluklarıdır. Animal doğa, içgüdü,erdem sağduyu, kültürel süper ego inancıyla toplumsal güvence adına ve birey insanın mutluluğunun tahribi pahasına denetim altında tutulmaya çalışılmaktadır. Animal doğa denetim altında bulunduğu sürece insan zincirler altında bir köle olarak yaşamaya mahkumdur.
Sayfa 160 - Okuyan Us·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı

Dilara Doğan

, bir kitabı okumaya başladı
Serol Teber
8.7/10 · 209 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2025 6. kitabı
Bir kaybolma hikayesi... Zaman zaman kendini kaybolmuş hisseden birileri için hoş bir metaforik anlatım. Kitabın başından sonuna kadar Budainin kaybolmuşluğunun yarattığı rahatsızlığı hep hissettim. Bir iç sıkıntısı eşliğinde okudum. Anlaşılmamak, derdini anlatamamak kalabalıklar içinde tek bir insanın bile sana vakit ayırmaması tüm gün oradan oradan yığınlar ile hareket etmek, her yerde sıra beklemek yemek için otel için sinema için, bir istatistikten ibaret olmak. Metropollerde yaşayan karın tokluğuna çalışan aşağılanan kimsenin dönüp bakmadığı sokak ortasında ölse belki günlerce fark edilmeyecek tüm mültecilerin ve göçmenlerin hikayesiydi bana göre.
EpepeFerenc Karinthy · Notos Kitap · 2023231 okunma

Dilara Doğan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·240 syf.··
2025 6. kitabı
Ferenc Karinthy
7.2/10 · 231 okunma