1888’de Moskova’da doğdu. 1899-1906 yılları arasında öğrenim gördüğü Moskova Tarım Enstitüsü’nden bir tarım bilimci olarak mezun oldu. 1914’e kadar tarım üzerine dersler verip kimi çalışmaların altına imza attı. 1912’de evlendiği Elena Vasilevna Grigorievna’dan 1920’de boşandı. 1921’de Olga Emmanuilovna Gurevich ile ikinci evliliğini yaptı ve bu evlilikten iki çocuğu oldu. 1917 Ekim Devrimi’nden sonra çeşitli Sovyet komitelerinde tarım reformlarına ilişkin olarak görevler üstlendi. Üniversitelerde dersler verdi. Çayanov tarımsal kooperatifleri destekliyordu ama bu hususla ilgili kimi şüpheleri de vardı. Tarımsal kooperatiflerin geniş ölçekli çiftlikler söz konusu olduğunda verimsiz olduğunu düşünüyordu. Çayanov’un şüpheleri, hane ve toprak fikriyle, özellikle de çiftçilik yaparak geçimlerini sağlayan köylülerin haneleriyle ilgiliydi. Çayanov, Sovyet hükümetinin artıdeğer üretmek adına çiftçilerin topraklarına el koymasına ve bunun yerine kooperatifleri geçirmesine şüpheyle yaklaşıyordu. Bu görüşlerinden ötürü Joseph Stalin tarafından “kulakların savunusunu yapmakla” eleştirildi. Çayanov 1930’da, NKVD tarafından uydurulan “Emek Köylü Partisi davası”ndan hareketle tutuklandı. Yargılama sürecinden sonra, ceza olarak, beş yıl süreyle Kazakistan’daki çalışma kamplarına yollandı. 3 Ekim 1937’de tekrar tutuklandı ve aynı gün kurşuna dizildi. Öldürüldükten sonra Sovyet hükümeti tarafından “itibarı” tekrar teslim edildi. Çayanov’un kimi çalışmaları şunlar: Köylü Çiftlikleri Örgütü (1925), Kapitalist Olmayan İktisadi Sistem Teorisi Üzerine. Bunların dışında 1918 ile 1928 arasında beş adet öykü kaleme aldı. 1920’de yayımlanan Biraderim Aleksey’in Köylü Ütopyası Ülkesine Seyahati, Türkçe’de ilk kez yayımlanıyor. Çayanov bu kitabında yazar olarak İvan Kremnev adını kullandı.
Kremnev soluna baktı ve yüreği hızla çarpmaya başladı. Metropol artık yoktu, onun yerini -kabartmalarla süslenmiş, sarmal geniş bir madeni şeridin Üzerlerinde uzayıp gittiği-pek çok namludan yapılma devasa bir kolonun yükseldiği bir meydan almıştı. Sırtları meydana dönük ve dostça el ele tutuşmuş, tunçtan yapılmış üç dev bu devasa kolonu çepeçevre kuşatıyordu. Kremnev bu devlerin bildik hatlarını tanıdığında neredeyse bir çığlık atacaktı. Bin kadar namlunun önünde ayakta duran ve dostça birbirine destek olan bu üç dev Lenin, Kerenski ve Milyukov'du, kuşkusuz.