"Kaderin, iradenin ve insan karakterinin nasıl iç içe girdiğini görüyorsunuz burada; ben, başka birini değil, sadece beni bekleyene gidiyorum, ondan başkasını da istemiyorum, belki de tam şu nedenle: onun sayesinde basit bir gerçeği kavradım ben. Mucize denen şeyleri kendi ellerinde yapman gerekir -işte gerçek bu. İnsan için en önemli şey kesesini doldurmak olduğunda eline bozuklukları tutuşturmak kolaydır, ama onun ruhunda bir ateşin, bir mucizenin tohum saklıysa, o zaman, gücün yetiyorsa onun için bir mucizeyi gerçekleştirmelisin. Onda da, sende de yeni bir ruh ortaya çıkacaktır. Cezaevi müdürü tutukluyu salıverdiğinde, milyarder katibine bir villa, koroda şarkı söyleyen bir kız ve bir kasa hediye ettiğinde, jokey bir kereliğine de olsa talihsiz başka bir at onları geçsin diye altındaki atın dizginlerini çekiverdiğinde, o zaman herkes, onun ne kadar hoş olduğunu ve tarifsizcesine mucizevi olduğunu anlar. Ama daha küçük olmayan mucizeler de vardır: gülümseme, neşe, bağışlama ve tam zamanında söylenmiş bir söz. Onlara sahipsen her şeye sahipsindir. Bana gelince, bizim başlangıcımız -benim ve Alsol'un başlangıcı- ebediyen, aşkın ne olduğunu bilen bir yüreğin derinlerinin yarattığı yelkenlerin bu al ışıltısında kalacak. Beni anladınız mı?"
Sayfa 84 - Helikopter Yayınları, Haziran 2016·Kitabı okudu