4 Şubat 1914’te Münih’te doğdu. Küçük burjuva ailesine karşı duyduğu tepkinin sonucunda komünistlere katıldı ve Bavyera Komünist Gençlik Örgütü'nde önemli görevler üstlendi. 1933 yılında Naziler tarafından iki kez tutuklanarak Dachau Toplama Kampı'nda üç ay geçirmek zorunda kaldı. 1937 yılına kadar çeşitli işlerde çalıştıktan sonra, zorla askere alındı. Irkçı bir emperyalizm uğruna anlamsız bir ölümü reddederek, özgürlüğe firar etti. Bir süre sonra Amerikan ordusuna teslim oldu. ABD'de geçirdiği esirlik döneminin ardından döndüğü Almanya'da, Der Ruf (Çağrı) adlı bir dergi yayınlamaya başladı. Derginin saldırgan eleştirel tutumu, bir süre sonra Amerikalılar tarafından yasaklanmasına neden oldu. Yine aynı dönemde, çeşitli radyo istasyonlarında edebiyatla ilgili yayınları (zaman zaman H. M. Enzensberger'le birlikte) yönetti. 1955 yılında ikinci kez denediği yayıncılık girişimi, ilkine oranla daha başarılı oldu: İki yıl süreyle yayınlanan Texte und Zeichen (Metinler ve İmler) adlı dergi, Arno Schmidt'den Celan'a, Beckett'den Sartre'a, bir dizi önemli yazarın savaş sonrası Almanyası'nda tanınmasını sağladı.
1972 yılında İsviçre vatandaşlığına geçmiş olan Andersch, bir süre yaşadığı Berzona’nın belediye başkanlığını da yaptı. 21 Şubat 1980’de Berzona, İsviçre’de yaşamını yitirdi.
TAM BEŞ YIL sonra, 1 944 paskalyasında, hayatım, beni, kendisinden beklediğim noktaya en sonunda zorunlu olarak getirdi. Köprünün üzerinde durmuş, sigara içerken oldukça sakindim. Bölüğün son aracı olan bir Peugeot kamyon da kara renkli servi ağaçlarının arkasında gözden kaybolmuştu.
Ama üzerine ay ışığı vuran yol bembeyazdı ve Arno Ovası'nın güneyi, o ışıkta parıltılı bir külle kaplanmış gibiydi, ay külüyle ... Çamura bulanmış miğferimi kemerime taktım, tüfeğimi omuzumdan indirdim. Neşeyle ıslık çalıyordum. Uzaktaki kıyı yo lundan, Via Aurelia'dan geçen konvoyun sesini duyuyordum. Değişmeyen hafif bir gürültüydü bu.
Bölük yerine varmış olmalıydı. Üsteğmen beni buraya kadar getirmiş, bölüğün kalacağı yer belli olduktan sonra da tekrar güneye doğru yoluna de vam etmişti. Biraz İtalyanca bildiğim için, hep üsteğmenle birlikte önden gider ve sonra da bölüğü yerleştirirdim. "Kimseyi beklemek zorunda kalma yacağım, tek başıma kalacağım bir gece olacak bu," diye düşündüm.