Alfred Andersch

Özgürlüğün Kirazları yazarı
Yazar
7.5/10
3 Kişi
29
Okunma
2
Beğeni
1.210
Görüntülenme

Hakkında

4 Şubat 1914’te Münih’te doğdu. Küçük burjuva ailesine karşı duyduğu tepkinin sonucunda komünistlere katıldı ve Bavyera Komünist Gençlik Örgütü'nde önemli görevler üstlendi. 1933 yılında Naziler tarafından iki kez tutuklanarak Dachau Toplama Kampı'nda üç ay geçirmek zorunda kaldı. 1937 yılına kadar çeşitli işlerde çalıştıktan sonra, zorla askere alındı. Irkçı bir emperyalizm uğruna anlamsız bir ölümü reddederek, özgürlüğe firar etti. Bir süre sonra Amerikan ordusuna teslim oldu. ABD'de geçirdiği esirlik döneminin ardından döndüğü Almanya'da, Der Ruf (Çağrı) adlı bir dergi yayınlamaya başladı. Derginin saldırgan eleştirel tutumu, bir süre sonra Amerikalılar tarafından yasaklanmasına neden oldu. Yine aynı dönemde, çeşitli radyo istasyonlarında edebiyatla ilgili yayınları (zaman zaman H. M. Enzensberger'le birlikte) yönetti. 1955 yılında ikinci kez denediği yayıncılık girişimi, ilkine oranla daha başarılı oldu: İki yıl süreyle yayınlanan Texte und Zeichen (Metinler ve İmler) adlı dergi, Arno Schmidt'den Celan'a, Beckett'den Sartre'a, bir dizi önemli yazarın savaş sonrası Almanyası'nda tanınmasını sağladı. 1972 yılında İsviçre vatandaşlığına geçmiş olan Andersch, bir süre yaşadığı Berzona’nın belediye başkanlığını da yaptı. 21 Şubat 1980’de Berzona, İsviçre’de yaşamını yitirdi.
Tam adı:
Alfred Hellmuth Andersch
Ünvan:
Alman Yazar
Doğum:
Münih, Almanya, 4 Şubat 1914
Ölüm:
Berzona, İsviçre, 21 Şubat 1980

Okurlar

2 okur beğendi.
29 okur okudu.
17 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 69.7
Erkek% 30.3
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Kaçmak, buradan binlerce, on binlerce mil öteye kaçmak istiyorum.
TAM BEŞ YIL sonra, 1 944 paskalyasında, hayatım, beni, kendisinden beklediğim noktaya en sonunda zorunlu olarak getirdi. Köprünün üzerinde dur­muş, sigara içerken oldukça sakindim. Bölüğün son aracı olan bir Peugeot kamyon da kara renkli servi ağaçlarının arkasında gözden kaybolmuştu. Ama üzerine ay ışığı vuran yol bembeyazdı ve Ar­no Ovası'nın güneyi, o ışıkta parıltılı bir külle kap­lanmış gibiydi, ay külüyle ... Çamura bulanmış miğ­ferimi kemerime taktım, tüfeğimi omuzumdan in­dirdim. Neşeyle ıslık çalıyordum. Uzaktaki kıyı yo­ lundan, Via Aurelia'dan geçen konvoyun sesini du­yuyordum. Değişmeyen hafif bir gürültüydü bu. Bölük yerine varmış olmalıydı. Üsteğmen beni bu­raya kadar getirmiş, bölüğün kalacağı yer belli ol­duktan sonra da tekrar güneye doğru yoluna de­ vam etmişti. Biraz İtalyanca bildiğim için, hep üs­teğmenle birlikte önden gider ve sonra da bölüğü yerleştirirdim. "Kimseyi beklemek zorunda kalma­ yacağım, tek başıma kalacağım bir gece olacak bu," diye düşündüm.
Sayfa 53 - Telos yayınları 2000
Anı Mektup Günlük Edebiyat Roman
Reklam
Reklam