1969’da İstanbul’da doğan Ali Faik Demir Galatasaray Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Üniversitesi S.B.F’de uluslararası ilişkiler bölümünde eğitim görmüştür. İstanbul Üniversitesi S.B.F’de başladığı siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler yüksek lisans programını 1994’de tamamlamıştır. Aynı üniversitedeki doktora eğitimi sırasında Paris IEP, EHSSS, INALCO, Strasbourg ve Grenoble’da araştırmalarda bulunmuş ve 2000’de doktora derecesini almıştır. Ali Faik Demir, 1994’de Galatasaray Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır. Doçent olarak aynı kurumda çalışmaya devam eden Demir, Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdür Yardımcılığını 3 yıl yaptıktan sonra halen Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmektedir. Lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde “Türk Dış Politikası”, “Türkiye’de Siyasal Yaşam”, “Türkiye-Türk Dünyası İlişkileri”, ve “Kafkasya ve Orta Asya’da Strateji” derslerini vermektedir. Uluslararası İlişkiler alanındaki çeşitli dergi ve yayınların danışma kurulu ve yayın kurullarında görev almaktadır. Demir’in bilimsel dergilerdeki makalelerinin yanında “Türk Dış Politikası Perspektifinden Güney Kafkasya”, “Türk Dış Politikasında Liderler” ve “Şaman ve Türk Dünyası” adlı kitapları yayınlanmıştır.
Ying-Yang türklerde çift ejder/kurt döngüsüdür. Gerek Gök -Türk gerekse Uygur yazıtlarının kitabe başlıklarında çift ejder sembolü vardır. Ayrıca Hun dönemi bir çok arkeolojik eserde kurt/ejder sembolü ve motifler mevcuttur.Nardugan eski Türklerde yeni yıl bayramıdır. Eski Türklerdeki mitolojik inanışlara göre gece ile gündüz sürekli savaşır. Buna yönelik sayısız rivayet mevcuttur. Yine böyle bir 21 aralıktaki savaşta uzun süren mücadele sonucunda gündüz geceyi yanar ve ağzından yeni bir güç doğar. Ejder Türk mitolojisi sanatında önemli bir yere sahiptir. Ejder figürü yapıları ve insanları koruyan şifa veren bereket getiren bir figürdür. Ejder Evren ile ilişkilendirilerek aydınlık karanlık, iyilik ve kötülük gibi anlamları da içinde barındırır.
Anadolu Selçuklu sanatında çoğunlukla, düğümlü bölgeli, kanatlı ve kanatsız olarak karşınıza çıkar. Sivri bir baş, üçgen gibi açılan keskin bir ağzı, iyi gözleri ve çoğunlukla boynuz lari vardır. Çoğunlukla çift başlı, bazen çok başlı, bazen de diğer mitolojik hayvanlarla birlikte tasvir edilmiştir. Mezar taşında bulunan ejder figürünün ölüm ve ruhun devamlılığı simgeledi düşünülür.