Şaman ve Türk Dünyası

8,0/10  (1 Oy) · 
2 okunma  · 
0 beğeni  · 
327 gösterim
Doğum-evlilik-ölüm, sosyal yaşam, nevruz, hıdrellez, yağmur duaları, türbeler, kümbetler, sihir, fal, adak, bez bağlama, mum yakma, mevlit, sayıların-renklerin-taşların tılsımı, hayvanların-bitkilerin kutsallığı, güneşe aya dua edilmesi, kurşun dökmek, nazar boncuğu, bayramları, dualar, beddualar, ilaçlar, Hızır-İlyas, Noel Baba gibi olgu ve kavramları; herkesin bilinçli veya bilinçsiz yaşamaına kolektif bilinç ya da toplumsal hafıza olarak yerleşmiştir. Dolayısıyla da, tüm bunlar bugün; örf, adet, gelenej ve göreneklerde, anlatılarda, ritüellerde biçim bulmuşlar ve sosyal yaşamın tam ortasında yüzyıllardır insanların beklentilerinin, dileklerinin, alışkanlıklarının, yaşam biçimlerinin bir aracı olmuşlardır. Şaman ve Şamanizm, bir inançtan çok bir yaşam biçimi ya da bir dünya görüşü olarak algılanmış ve farklı coğrafyalarda, aynı temel noktada birleşmesine rağmen, kültürlere göre harmanlanmış, biçimlenmiş ve geçmişin izlerini taşıyarak günümüze kadar varlığını korumuştur.
  • Baskı Tarihi:
    2015
  • Sayfa Sayısı:
    208
  • ISBN:
    9786055809249
  • Yayınevi:
    Bağlam Yayıncılık
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 5 Alıntı

Oktay Dinç 
10 Şub 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Türkçe'de gök, aynı zamanda ilahi gücün adı olan Tengri = Tanrı ile özdeş gibidir. Türk inanışında asıl büyük ve yüce gücün sahibi Tanrı'dır. Tanrı kelimesi, İslamiyet'in doğuşundan bin, hatta Sümercedeki "Dingir" şekliyle üç bin yıl kadar önce mevcut olup günümüze kadar gelmiştir. Türk insanının öz Tanrı'sı ile İslamiyet'in Allah'ı bir kabul edilmiştir ki aynı kavram demektir.

Şaman ve Türk Dünyası, Ali Faik Demir (Sayfa 21)Şaman ve Türk Dünyası, Ali Faik Demir (Sayfa 21)
Oktay Dinç 
10 Şub 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Ölü aşı töreni, Şaman geleneğinin önemli bir kültürüdür. Günümüzde bu şamanist geleneğin izlerine hala rastlanmaktadır. Ölünün ruhu için hazırlanana yiyecekler bugün daha çok konuklara ikram için düşünülür. Türkiye'nin farklı bölgelerinde "hayır" adı altında ölüye dua edilmesine vesile olması için helva yapılır ya da lokma dökülür. Aş törenleri, Türk Dünyasında yerini ve önemini korumaktadır.

Şaman ve Türk Dünyası, Ali Faik Demir (Sayfa 26)Şaman ve Türk Dünyası, Ali Faik Demir (Sayfa 26)
Oktay Dinç 
10 Şub 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kam öldüğü zaman, ister yaz, isterse kış olsun, asla toprağa gömmezler. Baltayla ağacı oyup yontarlar, kamın cesedini içine koyup, üzerini bir kapakla kapatırlar. Kamın bütün takımlarını, kürkünü, tokmağını, şapkasını, tefini tabutun yanında saklarlar. Eşyalarını tabuta koymazlar. Onu gömdükleri yere ağaç dikip o ağaca bütün eşyalarını asarlar.

Şaman ve Türk Dünyası, Ali Faik Demir (Sayfa 25)Şaman ve Türk Dünyası, Ali Faik Demir (Sayfa 25)
Oktay Dinç 
15 Şub 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Mezar taşı dikme geleneğinin, Türkler'in yaşadığı ve Orta Asya'dan gelme olduğu düşünülmektedir. Bir kısım Arap İslam ülkelerinde mezara taş dikme geleneği görülmez. Aksine ölünün gömülmesinden sonra yerin kaybolması istenir. Bu gelenek Türklerin atalar kültürüne dayanır. Türk'lerde mezarlar çok temiz ve bakımlıdır. Bu mekanın düzenlenmesinde kullanılacak bitki ve ağaçlara kadar her husus en ince ayrıntısına kadar düşünülmektedir.

Şaman ve Türk Dünyası, Ali Faik Demir (Sayfa 183)Şaman ve Türk Dünyası, Ali Faik Demir (Sayfa 183)
Oktay Dinç 
15 Şub 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

İbrahim Peygamber düşmandan kaçarken bir kavak ağacına sığınır. Ağacın kovuğuna saklanan İbrahim Peygamber'i bir kekelik görür. Keklik: "İbrahim gavakta, Halil İbrahim gavakta" diye bağırır. İbrahim Peygamber kekliğe beddua eder: "Seni yakalamaya çalışan yorulmasın, etini yiyen doymasın" der. Dolayısıyla bu söylence halk arasında ağızdan ağıza dolaşır. Halk, kekliğin davranışından hoşlanmaz ve kekliği sevmekten vazgeçerler. Yine halk arasında avlamak sevap kabul edilen bir kuştur.

Şaman ve Türk Dünyası, Ali Faik Demir (Sayfa 103)Şaman ve Türk Dünyası, Ali Faik Demir (Sayfa 103)