Alim Akca

Alim Akca

Yazar
9.2/10
24 Kişi
·
37
Okunma
·
3
Beğeni
·
146
Gösterim
Bu dünyada bir kaybeden varsa o da gözü, kulağı, kolu, bacağı olmayan değil; Allah'tan habersiz, ona imandan yoksun bulunandır. Allah bilgisinden daha mühimi, onu öğrenmekten daha faydalısı var mıdır?
Ümidimi kaybettim! Yaşamak için,başarmak için, görmek için içimde deprenen, zonklayan,kımıldanan her şeyin öldüğünü hissetmedeyim. İçim öldü, leş kokusu ağzımdan, burnumdan geliyor!
"Herkes ve herşey birer gölgeden ibaret...O halde hiçbir yerin birbirinden farkı yok ve zaman hiç değişmiyor, durmadan aynı anın içindeyiz.Benim duyduğum, elimi uzatıp yakaladığım hiçbir şey gördüklerim kadar gerçek değil.Hepsi karanlığın içinde birer gölge.Çok şükür, çok şükür ki öyle. Çünkü O var.Bir tek O.Yalnızca O'nun isimleri gerçek."
Alim Akca
Sayfa 323 - Mevsimler Kitap
328 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Okumuş olduğum en ilginc kitap bu kitap olabilir.Kitap günümüzden yaklaşık 400 yıl öncesinde, Osmanlı zamanında geçiyor ve , bir cin tarafından bir insana yazdırılıyor.Kitap hem konu itibariyle hem yazılış biçimiyle ve döneminin günlük hayatına ışık tutan deyişleriyle gerçekten cok güzeldi.
.
Kitabımızda olaylar baş karakter olan Yakup'un annesi ve babasının aşkıyla başlıyor ama bu size sadece bir aşk hikayesi olduğunu düşündürmesin.  Okurken size, hayatiniza yön  verecek kıssalar, Peygamberlerin hayatlarindan kesitler var ve cidden çok guzel bir hikâyeydi.
.
Yalnız şunu belirtmek isterim ki ben başta  kitaba  zor adapte oldum. Ilk once olayları algılayamadım. Sonra okumakta zorlandığım kelimeler okuma hızımı düşürdü. Ama azmettim ve yaklaşık 70 sayfa okuduktan sonra hızımı alamadım.  Belki sizlerde zorlanabilirsiniz fakat kitabın sonunda verdiğiniz emeğe değeceğine emin olabilirsiniz.
328 syf.
·10/10
Merhaba Sevgili Kitap Dostlarım:) Öyle güzel bir kitapla geldim ki nerden başlamalıyım bilemiyorum:) Fehmi adındaki cinimiz, evet cin!Durun canım hemen estağfurullah çekmeye başlamayın :D Kameracı titizliği ile olayları anlatıyor.Yani siz cinin ağzından, hatta zaman zaman kendi düşünceleri ile birlikte dinliyorsunuz bu olayı.Yanlız günümüzü değil; Osmanlı dönemindeki zamanda geçiyor. Karakterler gerek ismiyle gerek davranışlarıyla acayip örtüşmüş.Bu tarzda okuduğum en özgün eserdi diyebilirim.Farklıydı çünkü ve bu farklılık romanın her sayfasında konu bütünlüğüne canlılık katmış. İlgi çektikçe merak algınızda yükseliyor. İçinde biricik Yakup'un sarsıcı - ki benim için fazlasıyla öyleydi - bir hayat öyküsü var.Gerçekten şiddetle tavsiye edebileceğim bir eser.Kelimelerin, cümlelerin kullanılışı ve verilen mesaj ile nitelikli bir eser olarak gördüğüm, mükemmel bir kitap diyebilirim.:)BA-YIL-DIM!!!Matmazelle birlikte sevgiyle, dostça ve hoşça kalın:)
328 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Beni Göremezsin farklı konusuyla dikkat çeken kitaplardan 🤗
Bir cinin ağzından dinlediğimiz, 1600'lü yılların atmosferinde geçen kitapta kendimizi dönemin gündelik hayatının içinde bulurken, İhsan Efendi ile Leyla Hanım'ın aşkına tanık oluyoruz. Aynı zamanda o dönemde yaşamış tanınmış kişilerle ilgili de farklı bilgiler okuma fırsatı buluyoruz. Kitabın en önemli özelliklerinden biri de dini konulara fazlaca değinilmiş olması.
Açık konuşmak gerekirse ilk sayfalarda kitap bana baya karışık geldi, konsantre olamadım 🤷‍️ Ayrıca çok fazla eski Türkçe kelime kullanılması da beni okurken oldukça yavaşlattı, kitap bir türlü akıp gidemedi
Kitabın en çok hoşuma giden tarafı görünmeyen varlıkları bir korku unsuru olarak göstermemesi, onların da insanlar gibi normal ama başka boyutta yaşayan Allah'ın yarattığı varlıklar olarak yansıtmasıydı
1600'lerin havasını her yönüyle içine çekmek isteyenlerin ve kitabın içine yedirilmiş dini ögeleri sevenlerin hoşuna gidebilecek farklı bir roman
328 syf.
·10/10
🧞‍️ Öncelikle çok ilginç bir kitap olduğunu belirterek başlamak istiyorum yorumuma. Daha önce böyle bir kitap ne okudum ne de duydum. Türünün ilk örneği diyebileceğim cinsten insanı oldukça şaşırtan orijinal bir konu ele alınmış. İlk örnek diyorum çünkü bundan sonra bu konuda daha fazla kitap yazılacakmış gibi geldi bana . Fazla meraklandırmadan biraz konuya değineyim, Fehmi adında bir cinimiz var ve yaşadığı olayları, gördüklerini, hissettiklerini yazara anlatıyor ve ortaya bu kitap çıkıyor. 16. yy da geçen konular oldukça mizahi bir uslupla okuyucuyla buluşturulmuş. Cin deyince insanın aklına ister istemez karanlık olaylar gelse de kitaptaki cinimiz oldukça sempatik ve düşüncelere oynayan bir arkadaş acaba bizim de bir Fehmi'miz olsa nasıl olur diye düşünmeden edemedim . Orijinal bir kitap okumak istiyorum, konusu beni şaşırtsın diyorsanız, bu kitap kesinlikle tavsiyemdir. Dili başlarda biraz ağır gelebilir çünkü eski Türkçe kelimelerin sayısı biraz fazla ama okudukça açılıyor ve alışıyorsunuz. Pes etmeyin .
328 syf.
·Beğendi·10/10
BENİ GÖREMEZSİN romanı tıpkı Küçük Prens, Tutunamayanlar, Bartleby, İnsancıklar gibi kendi türünün ilk örneği olacak bir kitap.
Anlatıcı, 16. yy.da yaşanmış olaylara şahit olmuş bir cin. Yine kitabın ifade ettiğıne göre bu cin gelip yazarı buluyor ve ona kitabı yazdırıyor. Bu da bakış açısını çok çeşitlendiriyor.
Cinler, öldükten sonra da aramızda dolaşan ruhlar bu kitapta korkunç yaratıklar olarak değil; acıkan, özleyen, âşık olan, pişman olan birer fani olarak karşımıza çıkıyor.
Körlük, yaşlılık, suçluluk, kölelik, ayrılık gibi yoksunluklara karşı bütün yoksunluklardan uzak olan isimlerie Esmaül Hüsna'ya başvurmayı ögretiyor kitap. Fakat bunu vaaz verir gibi değil, bütün günahların insan olmanın bir parçası olduğunu savunarak ve pişmanlığın bir dönüşüm için bulunmaz bir nimet olduğunu kabul ederek yapıyor.
Ebussuud Efendi, Kanuni gibi tarihi şahsiyetler birer karakter olarak karşımıza çıksa da asıl kahramanlar Yakup, Kamuran Ağa, Leyla Hanım ve İhsan Efendi gibi kendisi sıradan, hikâyesi sıradışı insanlardır.
Renklerin anlamları, ebrû sanatının sırları ve capcanlı örnekleriyle Osmanlı İstanbul'unun gündelik hayatı roman boyunca okurun içine işliyor.
328 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10
Beni Göremezsin | Alim Akça | Mevsimler Kitap

#kitapyorumu
Merhaba arkadaşlar, bu sefer çok orijinal bir kitapla karşınızdayım. Kitabı orijinal yapan en önemli özelliği anlatıcısının bir cin olması. Korkmayın bu öyle kötü bir cin değil. Evet, başlarda korkarım diye okumaya tereddüt etmiş olsam da ben bu Fehmi cinini çok sevdim. Yani bir cin bu kadar mı kafa olur. Kitapta çok fazla eski Türkçe kelime bulunması insanı okurken yorabiliyor ama ben sevdim dilini. Kitabı ağır okumama neden olmuş olsa da bana günümüz zamanında değil de çok eski yıllarda yazılmış bir kitabı okuyormuş gibi hissettirdi. Bu his de ayrı bir keyif kattı okumama. Sultan Süleyman zamanında yaşayan bir ailenin evinin bir üyesi olan Fehmi isimli cinin anlatısıyla bu ailenin yaşamına misafir oluyoruz. Bir aşkla başlayan hikayede aile sanki bu aşkla lanetlenmiş gibi. Acı ve çaresizliği, çaresizlik içinde olmaz denilenlerin olduğunu, tevekkül ve sabırı çok güzel işlemiş yazar. Kitaptaki aile bana Gabriel’in Yüz Yıllık Yalnızlık kitabındaki aileyi hatırlattı. Orada aileyi çekip çeviren Ursula, burada da Mevlüde hanımdı. Kitap ilk geldiğinde üzerindeki ebru ile cin arasında bağ kuramamıştım doğrusu. Ama kitabı okuyunca ebrunun neden tercih edildiğini anladım ve çok hoşuma gitti. Kitap sayesinde ebru sanatına çok farklı bir açıdan bakmış oldum. Eski İstanbul dönemini okurken insanlığa dair çok fazla kıssadan hisse bulabileceğiniz bu ilginç kitabı okumanızı tavsiye ederim. Farklı bir deneyim yaşamak isteyenler için güzel bir tercih olacaktır.
Kitap için @mevsimler.kitap ‘a teşekkür ederim.
328 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Kitabın ön kapağında diyor ki "Acı da olsa bir hakikatin, bir insanın romanı..." Yakup gerçekten acı çekmeye gelmiş bu dünyaya. Ancak ona acımak gerek mi derseniz, hayır. O acılarını çeke çeke Rabbini tanıdı , gönlünü açtı.
.
Kitabı okumaya başladığım an kitabın anlatıcısı bir üç harfli olunca ürpermedim diyemem çünkü ben bu konularda biraz ürkeğim. Ancak yazarın anlatımı güzel olduğu için bir anda Kanuni zamanında bir aile içinde bulunca kendimi, anlatıcı önemini yitirdi. Yani etkilenmedim fazlaca
.
Kitabı sevmemi sağlayan çok unsur var : Anne babadan gelen durumların, ki bu aile dizilimi, insanı nasıl etkilediği , kaderini nasıl çizdiği; Kanuni dönemine dair iliştirilmiş dozunda tarihi bilgiler; köleliğe dair beni düşündürmüş olması (eski ve modern kölelik hakkında tek kişilik dev tartışma yaşadım ) ; Esmaül Hüsna'ların Ebru sanatıyla birleştirilip sunulması ; kalbini Rabbine açanların gören gönüllerini yansıtması vb...
.
Bu roman yukarıda değindiğim konuları içinde barındıran ama totalde Yakup'un İlahi aşka varış rotasını anlatan bir roman. Yakup görmeyen gözleriyle ebru yaparken ustasının ebru sanatını Esmalarla birleştirdiği her paragrafta sıcacık oldum, dua bile ettim.
.
İnkar edemem her sayfasında acı olan bir kitap bu. Okurken zorluk çekmedim de diyemem, "Bir aile için bu kadar acı nedir Yarabbim." dediğim de oldu. Ama ben isyan ederken Yakup etmedi sanırım, etse de o kadar acı arasında fark etmemiş olabilirim ️️️
.
Ruh halinizin çok düşük olmadığı zamanlar okuyun diyorum yine de ️
.
Sevgiler
328 syf.
·9/10
Herkese merhaba, Agustos ayinin 8.kitabi olan ve @ravenclewcadisi önderliginde cok guzel bır grupla okudugumuz farkli ve guzel bir kitap olan Beni Göremezsin kitabinin yorumu ile geldim
.
.
.
Tarihin derinliklerinden kopan Sultan Süleyman döneminde degisik bir ask ve aci hikayesini ihsan efendi ve Leyla'nin hikayesini bir Cin olan Fehmi'nin agzindan okuyuruz.. Osmanlica kelimelerin yogunluklu oluşu biraz zorlasa da cok guzel bir hikaye okuduk.. Leyla ve ihsan'in ogullarinin durumu da huzunlu durumlardan biriydi...
.
.
.
Hikayenin bir cinin agzindan anlatiliyor olmasi oldukça dikkat cekiciydi.. Boyle muazzam bir kitabi bizlere ulastirdigi icin @mevsimlerkitap'a cok tesekkur ederim Baska maceralarda gorusmek üzere... #okudumbitti #kitapyorumu #tavsiyekitap #agustosayindaokuduklarim #mevsimlerkitap #alimakca #bookstagram #okumayiseviyorum
328 syf.
·10/10
Selamlar! ‍️
1600’lü yıllarda Sultan Süleyman zamanında bir çok şeye şahit olan bir cinin ağzından yazılmış kitabımız. Daha doğrusu yazan kişiye cin tarafından yazdırılmış.
Dünyada olan her şeyi bir cinin gözünden okuyoruz aslında.
Cin, yani Fehmi kitapta korkunç ve çirkin bir yaratık olarak değil daha çok insani duyguları olan ve insanmış gibi hissettirilen bir konumda. İnsani duyguların neredeyse hepsini barındırıyor.
Kitabın yazım dili biraz ağır. Çok fazla Osmanlıca kelimeler var. İlk etapta okurken adapte olmakta zorluk çeksem de sonrası çok güzel ilerledi.
Kitabın aurası çok dingin. Okurken dinlendiren kitaplardan gerçekten. Anlam veremediğim bir huzur kapladı içimi. Çok sakin, durgun ve orijinal bir kitaptı. Hem konu olarak hem de yazım olarak gayet hoştu.
Kitap biraz dini açıdan yazılmış.
Kitabın kapağındaki Ebru sanatıyla cin ne alaka diye düşünen olduysa, bu da kitapta anlatılmış. ️
Orijinal ve sakin bir kitap arayışı içindeyseniz mutlaka okumanız gereken bir kitap.
O zaman size şimdiden keyifli okumalar dilerim.
@mevsimlerkitap a da teşekkürler.
Görüşmek üzere! 🤗
🧞‍️
“İnsan bazı bazı bir ağaçtır; yürüyüşü o kadar ağırdır ki hareket ettiğini göremezsin. Bazı bazı bir ceylan boynudur aslan ağzında; kanından dolayı onu sevemezsin. Bazen bir ev olur insan, içi kalabalıklar ve yalnızlıklarla dolup boşalır. Bir gün ateş olmuştur, yakar. Bir cami temelindeki manastır taşıdır. Bir gün bakmışsın bir gemidir, uzaklara giden… Yanan, esen, ışıyandır insan. Dünyada görünen ne varsa insandır…”
🧞‍️
Artık büyük ülküler, değişmez gayeler, kadim bir tarz yoktu; sevinçler ve kederler vardı, her ikisi de hüzünden ibaret olan...
#tubisinbooks #benigöremezsin #alimakça
328 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap Yorumu//Beni Göremezsin-Alim Akça
.
400 yıl öncenin İstanbul'unda Sultan Süleyman zamanında yaşamış Fehmi adlı bir cinin hikayesini bir insana kaleme aldırışını ve cinin yaşadığı; mutluluklar, hüzünler, aşklar, pişmanlıklar gibi duyguların kaleme dökülüşünü okuyoruz. Hep korkulan varlıklar olan cinlere insanlar gibi kızan, üzülen, farklı farklı duygular yaşayan varlıklar olarak görmemizi sağlayan eser, aynı zamanda dönemin zorlu yaşam şartlarına ve aşklarına, yoksulluklarına, eğitimine de ışık tutuyor. 1600lü yılların Osmanlı'sında Leyla Hanım ve İhsan Efendinin aşklarına, oğlu Yakupla sınanışına şahit olacaksınız.
.
Kitap türünün ilk örneklerinden. Aynı zamanda cinlere farklı bir bakış açısıyla yaklaşırken; kıskançlıkların, hasetliklerin, hırsların dünyasını da bir cinin gözüyle okuyucuya aktarmış. Konu olarak aşırı orijinal. Yazım tarzı ve dili bana İhsan Oktay Anar'ı anımsattı.
.
Yalnız okurken zorlanabilirsiniz, zira çok fazla Osmanlıca kelime ve öge kullanımı mevcut. Belli bir lugat bilgisi olmayanların kitabı okurken aşırı zorlanacaklarını düşünüyorum. Osmanlıca kelimenin çokluğundan kaynaklı da hızlı okunamıyor kitap. Ama zamana yayarak günde 50 sayfa ile bu güzel eseri tadına vararak 1 haftada da okuyabilirsiniz. 50. Sayfadan sonra da konu daha hızlı akıyor zaten. Yazım diline de alışıyorsunuz.
.
@mevsimler.kitap 'a kitap için teşekkür ederim. ️

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 37 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 14 okur okuyacak.