Arife Kalender

Arife Kalender

Yazar
10.0/10
1 Kişi
·
3
Okunma
·
5
Beğeni
·
852
Gösterim
Adı:
Arife Kalender
Unvan:
Yazar
Doğum:
Arguvan, Malatya, 1954
1954 yılında, Malatya – Arguvan kazasına bağlı Ermişli köyünde doğdu. İlk ve Ortaöğreniminin büyük bölümünü Malatya'da tamamladı. Daha sonra Fenerbahçe Lisesi, ve İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Almanca Bölümü'nde okudu (1977). Mezuniyetinden sonra, Kadıköy Ortaokulunda, Kadıköy Anadolu Lisesinde Almanca öğretmenliği ve yöneticilik yaptı. 1997 yılında, emekli oldu. İlk şiirleri yerel dergi ve gazetelerde çıktı. 1970'li yıllarda Yansıma dergisine yazdı. Sonrasında çok sayıda dergide ( Karşı, Kıyı, Damar, Gösteri, Evrensel Kültür, Varlık, Yaşasın Edebiyat vb. ) yazı ve şiirleri yayımlandı. Şiirlerinin yanı sıra; Erich Fried'den, Gerhard Hauptmann'dan, Georg Trakl'dan, Ulla Hahn'dan, Albert Ehrenstein'dan, Erich Kâstner'den şiirler çevirdi. Edip Cansever, Metin Eloğlu, Şükran Kurdakul, Arif Damar, Behçet Necatigil, Turgut Uyar, Özdemir Asaf, Melisa Gürpınar, Ataol Behramoğlu, Oktay Rifat, Gülten Akın, Cemal Süreya, İlhan Berk ve Ahmet Muhip Dıranas incelemeleri yaptı. Bu incelemelerini Şiir Irmakları adlı kitapta topladı.
"Denizi seversin onu çağırdım bugün
dalgaları, kumları, yosunları çağırdım
yürüdüm yağmuru, nemlendim
kim bilecek benden başka adımlarının sesini
işte karşımdasın uzaktan bir tanıdık
içine gömüldüğüm senden beni kurtar artık
ya çekilen diş gibi fırlat at
ya da beni kendinle tamamla."
Ganj Süresi

Çamurlandı su
bereketin ve rahmetin kutsal hayvanları
ölüm küllerini savurdu memelerinden
yiterken kent yollarında çan çıngırak
kalçaları et ve süt yorgunu

örttü günahın ve utancın yüzünü kadın
titredi alevlerde arsız umut
ışıltılarla düştü Ganj sularına
satılık döşeğinden erken ayrılmış
mum yakıyor akşamlarına nehrin
temizlemek için vücudunu

çökertmeler ilk rahibe döşeğinden
cam kırıkları, arabayı terkeden teker
iki kaşın arası kara nokta
vur ortasına alnın, damgası bu
ısırıklar, tokatla fırlayan diş
pörsür beden aldıkça su

ne yana dönse tepegözler
şehvet salyaları bıyıklı ağız
kıl ayıklıyor göğüslerinden
küf ve nem kokusu
hint cevizinden tatlı şekerden ucuz
hayatı çeken kuyu

Ganj kıyısında mum yakıyor
kafesini zorluyor kobra
ekmek bacaklarının arasında ıslak
parmakları muskasını okşarken
sureler bataklığı kurutur mu

Arife Kalender
Gösteri Dergisi Kasım 2000 sayısı
KAR KÖRÜ

Yaban yaban az geri git
karagöz, alagöz, gözler ülkesinde
bağlı bağsız
sorusuz durmuşlar
soluksuz durmuşlar
fotoğrafçı perdesinin önünde

yağar yağmur, düş akar
biz ona kırmızı dediydik
ıslanınca morardı bak
hangi aydı hangi yıllar
yollara kan bırakarak geçtik
bizi oynatıyorlar şimdi dizilerde

sürme o rengi oraya, sürme
eğreti kalır, açılır boşluk
teğeldir, ipliğini çekince
gün güpegündüz çırılçıplak
kar körüydüm ışıltılara kandım
söylenceydi tüm söylence


Yazılıkaya, Mart 2007
Neşter Saati

Canımı bir cana kiraladım

gökyüzü görünmüyor sis
yağsa dağılacak
sevişmeler tortusu kan
yıkanıp yitecek çamaşırdan

randevusu ayarlandı neşterin
lastik eldivenli parmaklar
tohumu topraktan ayıracak

cennet bağlarına
yanaklar öpülerek girilmiş
geri dönüş kutularında zamanın
kes doktor, bağışla tanrım diyen ses
ölmeyi nasıl anlatır karnındaki yaşama

canımı bir cana kiraladım

polen mevsimiydi ağaçların
narin zarı içinde uyurken adem
vurur kanımın çeperine çan
rahim olan dilsiz ve sağır
kaçamaz karanlığın tuzağından

göklerin tanrıları buyruğunuz
doğursam yaşatmaya gücüm yok
bu şimşek çakışlarını duymaz mı
içimdeki ölüm gömlekli çocuk

canımı bir cana kiraladım
bedenimde çift sesli çığlık

Arife Kalender
Varlık Dergisi Mart 2001 sayısı
AŞK

Bu meyhane seninle mi kalabalık ansızın
sen mi getirdin denizi eski koylardan
Dizin dizime değiyor, rakılar boz bulanık
yüzümüzde sevda portrelerinin karakalem çalışması
tabaklarımızdaki balık iskeletine bakıyoruz
kemancı Itri’den, biz mahilerinden mahmur
giderken yorgun, tipi yemiş ve uykusuz
sana göstermeden kıvılcım çaldım gözlerinden
ateşin sesi bu, tutuşmasından anlıyorum
bardaklara alazların parıltısı çarpıyor
bu meyhanede kuş sesleri yoktu eskiden
sen mi açtın tüm kafeslerin kapısını
kanadın kanadımda susuyoruz
Bu meyhane seninle mi kalabalık ansızın
seninle mi sesini yükseltiyor su
Sonra bir kelebek oldun, Ceneviz’li matador
pelerinlerinle sardın incecik kadınları
tüm öpüşlerini göl kıyısında yosunlara gömdüler
o şiirin taslaklarını getirdim, bak işte yalnızlığın
yoksa niye ürpereyim sakalının kokusuyla
elin elime dokunurken tel telde ısınıyor
bunca renkle baş edemem, çürür kırmızı
poyrazlarım kente iner sen yokken
kurtlar ısırır yalnızlığımı
şarkı hırsızlığına başlarım, bak! önceden söylüyorum
ellerinin ellerime değen uğultusu başka nasıl saklanır
Aşk da yorulur çok bedende gezinmekten
Sesin yüreğimin kapısını çalıyor
Hız alır aşk çarka dönen yürek pervanesinden

(Gösteri, Ağustos 2002)
AŞK KOCAMAN BİR KENT


sana taşıdım kendini aşk boyunca
senden taşındım yoksul yoksul ve ince

gelirken yeniydi
yollar evler çatılar
sen yeniydin
yeniydi çiçek ağaçlar

taşındım sana
içim sıra ırmaklar

sende oturdum
aşk kocaman bir kentti o sıralar

o sıralar gök mavi
su berrak
ekmek doyurucu

senden taşındım
kuru toprak, soğuk hava ve batak
gözlerim eskitmiş seni
çok bakmalar

yol mu kısa, ömür mü az
daha var, var
aşk
insan yaşadıkça vaşar

Yazılıkaya / 2
DELİ BAL




'Mecnun söğüt leylanın toprağında yetişir'
Şeyh Galip

bir leylaydım, bin ademden
nice mecnun yarattım

ecel bendim, iksir bendim, huri ben
merak arkadaşım, ateş ruhuma bela
göze candım, köre mana
gizlendiğim tenhalarım buldular
asi hayvanlarım evcil odalarda
tufanlarımdan habersiz uyudular

söktüm mührü kapıdan, vesikalıyım
güle kar'ı sordum, mevsime yalan
zakkumdan öz topladım
süt içtim sütleğen damarından
şaşkın gezdim, can kanattım sabaha
çekildi sis, hükümsüzdür fermanlar

yüksek uçtum, densiz durdum, deliyim
güzel çirkine döndü, aklarım kirli beyaz
peteğimi zemheri ıslığıyla doldurdum
kobra çiçeğine kondum, lalesine kumların
kuş baskınlarından, ayı pençesinden kurtuldum
balın zehrini bilemeden, şerbetini tattılar

an idim, ağuları şeker ile yoğurdum
zerresinden şifa bulur, yine derde düşerler
ay yenisi gecelerde iniltiler duyulur
sözden imdat bekledim. uslu yaklaştım gize
dil ile sırladım peteğimi, sırra sorular sordum
şiirin şerri aşkın koynunda yatar

bir leylaydım, bin ademden
nice mecnun yarattım

deli bal, deli bal
baldan derman
deliden cinnet umulur

Arife KALENDER
Dize, Eylül 2004
HER AYIP YAKINIMDIR



Cehennemin kapısıyım içeri gir
tanı dehlizlerimi, sırlarımı arala
adımın duvarıyla örteceğim yüzünü
şerbetin şirretinde bekleyebilir zebaniler
seni sefil, seni sebil, zerre zerre
bedenim karlarına atacak

cenge ve cinayete körüğünle gel
bir sekı e ayarla düşlerini, saçlarımdan başla
ellerim ayaklarım öyle biçimsiz
onları sen güzelle, gerekçe kıl aşka
bir çizgiye kondur beni, harflere sar

ey yer altı sularının ürperten çağıltısı
cennet imleyen tin, zannet ve yanıl
uyuklayan kedi san, zehirsi yılan
aczine gömülü naaş, rüzgarsız ağaç
bir renge boya, ondan tanrıça yarat

serseriyim, her ayıp yakımmdır
az at ettim kendimi, parçalandı zincir
kargı, kurum, kum ve boran
yırtılan duvak, göçmüş toprak, sönen çırağ
yarasayım-dudaklarım tenine ölüm olacak

hükümdarsın ey hikmetlerin oğlu
iblisim bedenimde urgan ve bıçak
şehvetin elleri nefretin de elleridir
ihanet uzağıyız ilkin, gözlere mil çekilmiş
içimizdeki ejder sonra çıkacak

cehennem kapısıyım gir içeri
çiz suretimi, beni adlandır
seni kendime karaladım
surlarm ötesindeyiz, cüzzamm eşiğinde
temiz idik... Kirlendik, kirlidir aşk


Varlık, Haziran 2004 sayı:1161
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Arife Kalender
Unvan:
Yazar
Doğum:
Arguvan, Malatya, 1954
1954 yılında, Malatya – Arguvan kazasına bağlı Ermişli köyünde doğdu. İlk ve Ortaöğreniminin büyük bölümünü Malatya'da tamamladı. Daha sonra Fenerbahçe Lisesi, ve İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Almanca Bölümü'nde okudu (1977). Mezuniyetinden sonra, Kadıköy Ortaokulunda, Kadıköy Anadolu Lisesinde Almanca öğretmenliği ve yöneticilik yaptı. 1997 yılında, emekli oldu. İlk şiirleri yerel dergi ve gazetelerde çıktı. 1970'li yıllarda Yansıma dergisine yazdı. Sonrasında çok sayıda dergide ( Karşı, Kıyı, Damar, Gösteri, Evrensel Kültür, Varlık, Yaşasın Edebiyat vb. ) yazı ve şiirleri yayımlandı. Şiirlerinin yanı sıra; Erich Fried'den, Gerhard Hauptmann'dan, Georg Trakl'dan, Ulla Hahn'dan, Albert Ehrenstein'dan, Erich Kâstner'den şiirler çevirdi. Edip Cansever, Metin Eloğlu, Şükran Kurdakul, Arif Damar, Behçet Necatigil, Turgut Uyar, Özdemir Asaf, Melisa Gürpınar, Ataol Behramoğlu, Oktay Rifat, Gülten Akın, Cemal Süreya, İlhan Berk ve Ahmet Muhip Dıranas incelemeleri yaptı. Bu incelemelerini Şiir Irmakları adlı kitapta topladı.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 3 okur okudu.
  • 20 okur okuyacak.