1919'daki Felsefe Toplama (Aggregation of Philosophy) Ekim özel oturumunda birinci sıraya yerleşti ve Lycée Louis-le- Grand'de profesör oldu. Cuvillier, farklı felsefi doktrinleri, meşhur kalmış metinlerin seçimi ve tartışmalarına sunmaya çalıştı. Nicolas Malebranche felsefesinde uzmanlaşmıştır. Ayrıca sosyoloji ile ilgileniyordu ve çeşitli edebi ve felsefi dergilerde yer aldı. Sosyolog Georges Gurvitch'in oluşturduğu grupta, ortak çalıştığı dergide: Cahiers Internationale de Sociologie'de vakit geçirir. Sosyoloji El Kitabında Durkheim'ın savaş sonrası bağlamında eleştirilen Alman sosyolojik geleneği ile tezat oluşturduğu sosyolojisinin mirasını ileri sürüyor. Partis'te sanat, felsefe, tarih (1956) üzerine yazılmış ve makale ve kişisel yazılarını derlemişti.
Filozof uyanan ve konuşan insandır ve insan sessizce felsefenin çelişkilerini taşır, çünkü tamı tamına bir insan olmak için, bir insandan biraz az ve biraz fazla olmak gerekir.
Klasik Liberalizmin Yetersizliği.
Ona dinlenmesini emreden tan vaktinde işini bırakmakta özgür olup olmadığını işçiye sorunuz. Yararlanmadığı günlük bir kazancın için de yaşamını tüketen genç adama haftada bir kez havayı ve gerçeğin daha da temiz havasını solumakta özgür olup olmadığını sorunuz. Sanayi şehirlerini dolduran bu solmuş varlıklara, bedenlerinin acısını dindirerek ruhlarını kurtarmada özgür olup ol madıklarını sorunuz. Kişisel açgözlülüğün ve bir efendinin aç gözlülüğünün sayısız kurbanlarına, daha iyi olmakta özgür olup olmadıklarını ve fiziksel ve ahlaksal onamı onarımı olmayan bir çalışmanın girdabının onları canlı canlı yutup yutmadığını soruruz. Dinlenenlere, ama kuralsız zevklerinin alçaklığında dinLenelere Tanrı tarafından korunmamış ve verilmemiş bir dinlenmedeki halkın ne hale geldiğini sorunuz. Hayır; baylar, buradaki bilinç özgürlüğü yalnızca baskının örtüsüdür, altından bir mantoyla zorbalıkların en alçağının omuzlarını örtüyor, bu zorbalık açgözlülükle ve dinsizlikle insanın alınterini sömürüyor. Burada bilinç özgürlüğü birşey olsaydı protestan İngiltere kuşkusuz bu nun farkına varırdı; kuşkusuz A.B.D.’nın demokrasisi bundan haberdar edilirdi; ve dünyanın hangi yerinde yedinci gün hakkına daha fazla saygı gösterilmiştir? O halde, bunu bilmeyenler,
Tanrı’nın ve insan türünün düşmanlan, ne ad alırlarsa alsınlar bilsinler ki, güçlü ve zayıf, zengin ve yoksul, efendi ve hizmetkârı arasında ezen özgürlük ve özgür kılan yasa vardır. - HENRI LECORDAIRE