Asuman Kafaoğlu Büke

Asuman Kafaoğlu Büke

Yazar
7.7/10
11 Kişi
·
26
Okunma
·
1
Beğeni
·
75
Gösterim
Adı:
Asuman Kafaoğlu Büke
Tam adı:
Asuman Kafaoğlu-Büke
Unvan:
Yazar, eleştirmen
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1959
1959 yılında İstanbul’da doğdu.

Türkiye'deki ilköğreniminin ardından, babasının diplomatik görevle gittiği Cenevre-İsviçre'de, College Calvin lisesinde orta öğretimini tamamladı. 1980-84 yılları arasında Amerika'da California State University, Long Beach üniversitesinin Felsefe bölümünden mezun oldu. Türkiye'ye döndükten sonra, ODTÜ'de yüksek lisansa başladı ve önce ODTÜ'de, sonra da Boğaziçi Üniversitesi Felsefe bölümünde öğretim görevlisi olarak çalıştı.

İngilizce ve Fransızcadan çeviriler yaptı. John Updike'ın "S." adlı romanının çevirisi 1992 yılında Yapı Kredi Yayınları tarafından basıldı. Vikram Seth'in "An Equal Music" ("Maggiore Dörtlüsü", 2000) adlı romanını Türkçeye çevirdi.

1996-2004 yıllarında düzenli olarak TRT İstanbul Radyosu - Radyo III için klasik müzik ve edebiyat programları hazırladı. Ayrıca 1996 yılında bir yıl boyunca "Mitoloji ve Müzik" adlı bir programı Açık Radyo için hazırlayıp sunmuştur.

2002-2003 yıllarında dört sömestr boyunca İstanbul Üniversitesi Dramaturji bölümünde "Platon'dan Günümüze Estetik Kuram" dersleri vermiştir. 2003-2004 ders yılında, Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümünde, yüksek lisans öğrencilerine "Sanat Felsefesi" dersleri vermiştir.

Cumhuriyet Gazetesi Kitap ekinde düzenli kitap eleştirileri yazdı. 2008 yılından beri edebiyat eleştirmeni olarak Radikal gazetesinde yazmaktadır. “Yazın Sanatı” başlıklı kitabı, 2011 yılında yayımlandı. Halen yaratıcı yazarlık ve edebiyat tarihi dersleri vermektedir.
Korku kitaplarını okuma isteğimiz ile lunaparklarda korku tünellerinin çekiciliği belli bir benzerlik taşır.
Asuman Kafaoğlu Büke
Sayfa 108 - Can Yayınları - 2. Basım
Borges’in herhalde en çok sevdiği düşünür Spinoza’ydı. Denemelerinde bahsetmemesine rağmen Spinoza için iki şiir yazmıştı.
Asuman Kafaoğlu Büke
Sayfa 57 - Can Yayınları - 2. Basım
Bazı roman girişleri öylesine büyük söz verir ki, kitabı okuma aşamasında yaşamımızın değişeceğini umut ederiz. Bazıları merak uyandırır, bazıları bilinçaltımıza bilgiler yollar, neler öğrendiğimizin ilk anda farkına bile varmayız.
Asuman Kafaoğlu Büke
Sayfa 71 - Can Yayınları - 2. Basım
Romeo ve Juliet’i aynı konuyu işleyen yüzlerce yapıttan ayıran belki en önemli özelliği, Juliet’in çok zeki bir kız olmasıdır. Diyalogların zenginliği, aşkın felsefesi, hep Juliet’in ağzından dökülen sözlerdedir.
Asuman Kafaoğlu Büke
Sayfa 24 - Can Yayınları - 2. Basım
Spinoza, kutsal metinlerde Tanrı’nın bedeni olmadığı, meleklerin gerçekten var olduğu ya da ruhun ölümsüz olduğu gibi görüşleri destekleyecek hiçbir şey bulunmadığını savunuyordu; bu yüzden Sinagog’dan aforoz edilmiş ve Amsterdam’a girmesi yasaklanmıştı. Geçimini sağlamak için bundan sonra mercek yapımında uzmanlaştı, fakat cam tozları yüzünden gittikçe ağırlaşan verem erken yaşta ölmesine neden oldu.
Asuman Kafaoğlu Büke
Sayfa 57 - Can Yayınları - 2. Basım
Spinoza’nın “İnsanoğlu tutkularının esiri olduğu müddetçe doğa ile uyum içinde olması beklenemez” sözleri Aydınlanma Çağı’nın belirleyici yaklaşımıydı. Tutkulardan kurtulan insan doğayı ve evreni akıl yoluyla anlamaya başlayabilirdi.
Asuman Kafaoğlu Büke
Sayfa 176 - Can Yayınları - 2. Basım
George Eliot, “(S)onuçlar, çoğu yazarın en zayıf olduğu noktalardır, bunun nedeni, sonucun kendi doğasındadır, çünkü en iyi sonlar, romanın ters biçimde bitmesiyle oluşur,” demiştir.
Asuman Kafaoğlu Büke
Sayfa 75 - Can Yayınları - 2. Basım
Çok sevdiğiniz birini kaybetmek, hangi dönemde, hangi kültürde yaşarsanız yaşayın, her zaman acı verir. Oysa, günlük sıkıntılarımızın büyük bir çoğunluğu başka bir zaman diliminde sorun bile sayılmayacaktır.
Asuman Kafaoğlu Büke
Sayfa 105 - Can Yayınları
232 syf.
·7 günde·8/10
"Hayatımızın bir anlamı olduğunu düşünmek, sürekli anlam arayan zihinlerimiz için zorunludur. Bize sorulmadan dünyaya gelmiş olmamız ve kendi vermiş olduğumuz bir kararla değil, başkalarının tercihleriyle yaşama başlamamız, bu anlamı bulmamızı zorlaştırır. Kurduğumuz ilişkilerde, edindiğimiz rütbe ve mevkilerde, ideallerimizde ve sevdiğimiz insanlarda, yaşamın anlamını ararız, halbuki bunların hepsi varoluşla ilgili arayışı kolaylaştıracağı yerde zorlaştırır, neden bugün, burada olduğumuzla ilgili anlamı maskeler ve görünmez kılar." (sayfa 198)

Edebiyatta roman veya hikâye kahramanı, veyahut yazar, hayatın anlamını aramalıdır; bulacaksa okurla beraber bulmalıdır. Hayatın anlamını önemsemeyen biri ise okurla birlikte aramaya çıkmalıdır. Hayatın manasının olmadığı bir yerde edebiyat da olmaz. Bu aramalar bizim asıl hedefe ulaşmamızı yorsa da; hayat ve edebiyat bir şeyleri aramaktan ibarettir.

Üstteki paragraf yazarımızın cümleleridir. Alttaki paragrafta da nacizane ben bu tümceleri yorumlamaya çalıştım. Bu anlatımımda yazarın kitaptaki üslubunu örnek aldım. Asuman Kafaoğlu'nun gazetelerin kitap eklerinde yazmış olduğu denemelerini derlemesinden oluşuyor eser. "Yazın Sanatı" isminden dolayı yazar olmak isteyen adaylara nasihatlerden oluşan bir kitapla karşılaşırım korkusuyla okumaya başladım eseri; fakat korktuğum olmadı. Edebiyatta sarmal anlatı, yabancılaşma, kübizm gibi birçok konuyu genellikle yabancı yazarların kalemlerinden örneklerle açıklıyor yazarımız. Nasihat vermeyip sadece kendi düşüncelerini sohbet havasında aktardığı için kitabı keyifle okudum. Zira okura "şöyle yazın, şunu yapmayın, bu yayınevi kötüdür okumayın aman" gibi telkinlerde bulunan edebi deneme kitaplarından pek haz almam.

Kitabın sıkıldığım yanı ise bazı bölümlerde bahsedilen eserlerle ilgili fazla özel bilgi verilmesi veya hikayelerin özet geçilmesi oldu. Okuduğum kitaplarla ilgili bu bölümde sıkılmadığımı da söylemem lazım tabi.

Edebiyatla ilgili sohbet edecek kimse bulamadığınız zaman, bu kez edebi deneme kitapları okumanız gerekiyor. Bu konuda sitemiz de oldukça faydalı oluyor tabi, söylemeden geçmeyelim. Mesela sitede de en etkileyici giriş cümlesi olan kitaplardan bahsederken ilk dile getirilen kitapların başında "Kırmızı Pazartesi" gelir: "Santiago Nasar, öldüreleceği gün, psikoposun geldiği vapuru beklemek için sabah saat beş buçukta kalkmıştı." Romanının "spoiler"ını başında veren cesur bir yazar. "Bir romanı elime alıp okumaya başladığımda kendimi okyanusta kaybolmuş bir balık gibi hissederim. Neredeyim? Nereye sürükleniyorum? Biraz şaşkınlık, biraz kaybolmuşlukla, sözcüklerin arasında bir şeyler anlamaya çalışırım, sonra bir anda (iyi romanlarda ancak) kendimi, yazarın oltasına takılmış bulurum ; ve roman çok iyiyse bittiğinde hâlâ oltadayımdır." (sayfa 73)

Kitapla ilgili son olarak kesinlikle okuyun veya kesinlikle okumayın, diyemeyeceğim. Çünkü bu kitapta da geçen bir sözde denildiği gibi:
" Kesin gözüyle bakılan bir şey varsa o da sanatı ilgilendiren hiçbir şeye kesin gözüyle bakılamayacağıdır." (Adorno)
232 syf.
·6 günde·8/10
Edebiyata ilgisi olan, okumalarına derinlik katmak isteyenlerin zorlanmadan okuyabileceği yalın anlatıma sahip denemelerden oluşan bir kitap. Edebiyat yaklaşımlarını, eserin yapı taşlarını, üzerinde durulan temaları ve edebi akımları derine inmeden en temel şekilde ve edebiyatın kilometre taşı sanatçılarına ve eserlerine dokunarak anlatıyor. Öneriyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Asuman Kafaoğlu Büke
Tam adı:
Asuman Kafaoğlu-Büke
Unvan:
Yazar, eleştirmen
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1959
1959 yılında İstanbul’da doğdu.

Türkiye'deki ilköğreniminin ardından, babasının diplomatik görevle gittiği Cenevre-İsviçre'de, College Calvin lisesinde orta öğretimini tamamladı. 1980-84 yılları arasında Amerika'da California State University, Long Beach üniversitesinin Felsefe bölümünden mezun oldu. Türkiye'ye döndükten sonra, ODTÜ'de yüksek lisansa başladı ve önce ODTÜ'de, sonra da Boğaziçi Üniversitesi Felsefe bölümünde öğretim görevlisi olarak çalıştı.

İngilizce ve Fransızcadan çeviriler yaptı. John Updike'ın "S." adlı romanının çevirisi 1992 yılında Yapı Kredi Yayınları tarafından basıldı. Vikram Seth'in "An Equal Music" ("Maggiore Dörtlüsü", 2000) adlı romanını Türkçeye çevirdi.

1996-2004 yıllarında düzenli olarak TRT İstanbul Radyosu - Radyo III için klasik müzik ve edebiyat programları hazırladı. Ayrıca 1996 yılında bir yıl boyunca "Mitoloji ve Müzik" adlı bir programı Açık Radyo için hazırlayıp sunmuştur.

2002-2003 yıllarında dört sömestr boyunca İstanbul Üniversitesi Dramaturji bölümünde "Platon'dan Günümüze Estetik Kuram" dersleri vermiştir. 2003-2004 ders yılında, Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümünde, yüksek lisans öğrencilerine "Sanat Felsefesi" dersleri vermiştir.

Cumhuriyet Gazetesi Kitap ekinde düzenli kitap eleştirileri yazdı. 2008 yılından beri edebiyat eleştirmeni olarak Radikal gazetesinde yazmaktadır. “Yazın Sanatı” başlıklı kitabı, 2011 yılında yayımlandı. Halen yaratıcı yazarlık ve edebiyat tarihi dersleri vermektedir.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 26 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 7 okur okuyacak.