Kitap Yorumum: Akça annesi ölmüş, babası tarafından büyütülmüş bir genç kızdır. Melodi, Meylis, Ecmel ile birlikte insan okullarında yapamayıp bastırılmış gen olmasına rağmen Kurt adam soyundan olmalarından dolayı Hayalet Lise'ye gitmeyi tercih eder. Kitapta ilgi çeken bir çok karakter var. Özellikle Pars, Baybora karakterleri ön plana çıkıyor.
Baybora'ya olan sevgisi, arkadaşlığı zamanla başka duygulara ister istemez kendini bırakacaktır.
Babası niçin Baybora ve Pars adını duyunca geriliyordu? Gördükleri resimler neyi anlatıyordu? Annesi kendisi doğarken öldüğü söylenmişti ona. Peki mezarı neredeydi? Babası onu annesinin ölümünden dolayı suçluyor muydu?
Yara karakteri de çok uç bir noktada yine yerini alıyor. Kitapta 4'lü grubun dostluğu dikkat çekici. Akça kitapları görünce çok mutlu oluyor. Buradan yine kitapların önemini bir kez daha anlamış oluyoruz. Kitapta araştırmacı, yazar olarak karşımıza çıkan bir karakter. Melodi daha duygusal ve doğaüstü olaylara inanan birisi, aura okuyor, astroloji ile ilgileniyor, Ecmel kavgacı yeri geldiğin de ama bir o kadar da dost canlısı, Meylis ise kendi halinde sessiz sakin kimsenin bir şeyine karışmayan bir tip.
insan bir gün uyanınca bir yalandan ibaret hayatının olduğunu görürse ne hissederse Akça 'da onu hissediyordu.
Hayalet Lisedeki görünmez varlıklar ile mücadeleyi nasıl yapacaklardı? Sarp iyi mi yoksa kötü birisi mi karar vermek güç. Şimdilik kitapta favorim yok diyebilirim. ;) Sanırım serinin 3. kitabını okuduğumda kararımı vermiş olacağım. 196. sayfada Melodi'nin duası ile sesli kopmuş olabilir. Komik, hüzünlü, fantastik, aşk her şeyden biraz olan harika bir kitap diyebilirim. O kadar heyecanlı ki, şimdiden serinin 2. kitabının çıkmasını sabırsızlıkla bekliyorum. Yazarımızın daha önceden okuduğum kitapları ise,