1992'de siyasal İslam modeline geçen Afganistan' da birden bire kadınlar siyasal yapının dışına itilmiş ve oy kullanma hakları bile ellerinden alınmışhr. Televizyonda tamamen kapalı bir biçimde sunuculuk yapmalarına izin verilen kadınlar, bu rejim süresince haklarını birer birer kaybetmişlerdir. Rejimin kadınlarla ilgili çıkardığı fetva bu durumu açıkça ortaya koymaktadır. Fetva şöyle demektedir: "Her ne kadar erkek ve kadının eğitimi Allah'ın emri ise de kızların eğitilme biçimi erkeklerden farklıdır. Eğer kızlar okuma yazma öğrenmek isterlerse, bunu en yakın akrabalarından öğrenmeleri gerekir. Fakat zamanımızda bunu yapabilmek mümkün değildir. Bu nedenle, kızların okuma yazma öğrenmeleri dinen yasaklanmıştır." (Ekşi, 64:1995)
Dönemin Afgan kadınlarının
sesi Fatıma Failini, Afganistan da gelinen noktayı şöyle özetlemektedir:
"Çocukluğumda Afganistan' da kadınların seçme ve seçilme hakları vardı, kadınlar milletvekilleri olarak meclise girer, bakan veya senatör olabilirdi. Bu hakları onlara Anayasa verirdi. O zamanlar şimdiki liderler dahil, hiç kimse buna karşı çıkmazdı. Kadınların üniversiteye gitmesine de kimse karışmazdı; bu kadınların sahip olduğu yasal bir haktı. Örneğin Muhammed Nabi, ılımlı partilerden birinin lideri olarak mecliste kadın politikacılarla birlikte yıllarca çalıştı. Bunca yıl sonra, şimdi bu aynı Nabi, birden bire 'kadınlar oy veremez, seçim İslami değildir' diyor. Şimdi kendisine sormak istiyorum: O yıllarda mecliste kadınlarla birlikte beraber çalışırken kafir idi de şimdi mi Müslüman oldu?" (Ekşi, 66: 1995).