1000Kitap Logosu
Ayşe Şener

Ayşe Şener

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.4
44 Kişi
90
Okunma
14
Beğeni
727
Gösterim
Unvan
Türk İlahiyatçı, Yazar
Doğum
1966
Yaşamı
Nisan 1966’lı. İlahiyat ve Felsefe kökenli. Dört çocuk ve iki kedi (pispas) annesi. Milat gazetesinde Salı, Çarşamba günleri ve kimi süreli dergilerde yazıyor. Belgesel metin yazarlığı yapıyor. İzmir, Antalya ve İstanbul’da çeşitli sivil toplum kuruluşlarında Anlam Arayışı adı altında dizi söyleşileri ve gençlere yönelik 114Keşif ve Film Atölyesi çalışmaları var. Söz ile yazının başa baş yarıştığı hayatında, yazmaya ağırlık verme kararından dolayı söyleşilerini, hali hazırda, kısa adı İSTEV olan İlim Sanat Edebiyat ve Tarih vakfında sürdürüyor. Edebiyata ve Felsefeye ilgisi ve bu yönde kaleme aldıklarının yanı sıra, ana kaynakları felsefi düşünüş ve edebi bir dille çağın anlayışına aktarma çabalarıyla öne çıkan Şener İstanbul’da ikamet ediyor. Hop oturup hop kalkıyor da denebilir. İlahi mesajın daha güzel anlaşılması için, orijinali ve klasik ilmi disiplini ihmal etmeden, yaşayan dil ve anlayışı yakalama ve güncel bir dille ifade çabasına ağırlık vermekte.
Köprüde Uyanmak
OKUYACAKLARIMA EKLE
Dostluk Kitabı
OKUYACAKLARIMA EKLE
Ahmet Yesevi
OKUYACAKLARIMA EKLE
Anlamın İzinde 2
OKUYACAKLARIMA EKLE
Anlam Arayışı 2
OKUYACAKLARIMA EKLE
Filhakika
OKUYACAKLARIMA EKLE
Asıl Dert Asil Dert
OKUYACAKLARIMA EKLE
AYŞEGÜL ÖZDEN
Anlam Arayışı 2'ı inceledi.
264 syf.
·
Puan vermedi
Okumak çok başka bir şey. Okuyup anlamak bambaşka. İkisi arasında uçurumlar var. İnsan doğası gereği araştıran nedenini, niçinini sorgulayan bir varlık. Bu kitapta da yazar dini açıdan sorguladığımız konuları romanımsı bir tarzda kaleme almış. Kuran'ı Kerim de yer alan tüm surelerin bir yazılış amacı var. Yazar 34 surenin anlamını, aslında bize ne anlatmak istediğini Kuran'dan kanıtlar sunarak anlatıyor. Dini konulu kitaplar okurlar tarafından ağır geldiği için pek tercih edilmez ama bu kitapla o ön yargıyı kırabilirsiniz. Severek okuyacağınız, yazarın duru kalemiyle bütünleşen bu değerli kitabı okumanızı tavsiye ederim, kitapla kalın
Anlam Arayışı 2
Okuyacaklarıma Ekle
3
Sait Köşk
Anlamın İzinde 24 Kısa Sure'yi inceledi.
151 syf.
·
10/10 puan
O anlatıyor da ben dinliyorum gibi.
Kur’an Okumaları’nı seviyorum. Öyle uzun boylu cilt cilt tefsirlere henüz sıra gelmemiş ise de, belli başlı surelerin içerdiği anlamları günümüz şartlarını da göz önüne alarak anlamlandırılmasını okumayı seviyorum. İşte Metin Karabaşoğlu’nun Kısa Surelerin Sınırsız Dünyaları’nı okudum yakın zamanda. Çokça istifade ettim. Hatta okunmuş kitaplar arasında değil el altı kitaplarımın arasına koydum. Ayşe Şener benim bir önceki Ramazan’da Son Peygamber İnfo sitesinde senai Demirci ile birlikte yaptıkları Kur’an Okumaları dikkatimi çekmişti. Her iki yazar bir kısa sureyi alıyor ve farklı perdelerden yazıyorlardı. Her ikisini de okurdum. Derken Ayşe şener’in bu yazılarını kitaplaştırdığını gördüm bu Ramazanda. Hemen aldım. Ve ramazan bitmeden, üstelik bir de son on günü içerisinde bitireyim dedim. Yarısını o hızla okumuşum, sonrasında şu ya da bu şekilde birkaç önce yeniden karşılaştık kitapla. Bitirmek bugüne nasip oldu. Her kitabın son sayfasında hüzünlenmezsiniz. Bazen sona yaklaştıkça sayfalar çoğalır ve hatta ne kadar sayfa kalmış dönüp sayarsınız. Konu başlıklarına bakarsınız. Bitirmek için ne kadar iradeniz kalmışsa hepsini kullanırsınız. Son sayfaya gelince de “Ohh beee!” dersiniz. Bu kitap da öyle olmadı. Bitmesin istedim. Daha olsa okurdum dedim. Hissediyorum, sanki kitabın devamı gelecek gibi. Sabırsızlıkla bekliyorum. Kitap 24 kısa sureyi tahlil ediyor. Günlük namazlarımızda her daim okuduğumuz kısa sureler bunlar. Fatiha’dan başlıyor, Duha’dan çıkıyor. Metinlerde ikinci tekil şahıs kullanılıyor. İnşirah Suresi açıklıyor. İlk tebliğ yıllarında hazreti Peygamberi karşılaştığı zorluklar karşısında Rabbi teselli ediyor. İşte oradan üzerime aldığım senli birkaç cümle: “Hayatına Kitap girdiğinden beri, yükün hafiflemedi mi rabbin bu Kitab’ın tam senin duyarlılığına uygun düşeceğini bildi ve sana o yüzden bu Kitab’ı armağan etti. Rabbin seni bu yüzden dostluğuna layık buldu. Ve senin duyarlılığını herkesten çok O anladı.” “İçindeki daralmanın seni boğmasına izin verme. Sıkma artık kendini. Aç Kitab’ını. Rabbinle omuz omuza toplumuna koş. Nasıl hakkından geleceğim diyerek bunaltma kendini Kitap’ta her şey apaçık yazıyor.” Kitabın üslubu çokça samimi. Üst perdeden konuşan bir yazar değil, sanki karşımda oturmuş da bir dost, o anlatıyor da ben dinliyorum gibi. Konuşma dili hâkim. Şiirsel. Anlam yüklü. Yeni kelimeler çokça var. Bazen bir okumada tam anlayamıyorsun, dönüp bir daha okuyorsun, sonra da “Yaa evet o da vardı değil mi diyorsun?” Müteradif kelimeler çok. Birbiriyle alakalı kelimelerin hepsi arka arkaya cümlede sıralanıyor. Kitapta altını çizdiğim çokça satırlar vardı birkaç tanesini burada paylaşmak istiyorum: * Ahiret, dünyadaki yaşanmışlıkların bize –ileri dönüşü- olacak. Geçmişimizden ne kadar kalabildiysek, kalan yanımız bize gelecek olacak. Yaşanmışlıkların birazı yaşadığımız şu hayatta, yaşarken, kalan bütünü de öldükten sonra, yaşamın ve ölümün ahirinde, ertesinde bizi karşılayacak. * Kalbinden tartılır bir insanın kalıbı. Sol kafesindeki “ağırlık”tan… * Karia, insana “tartına ağır gelecek, bir değer ifade eden iyilikler koy.” der. Tartıda ağır gelecek olan ise, bir insanın yapabileceği liyakatli bir iş, uğraş, profesyonelce yerine getirebileceği bir Salih amel, iyi eyle, üretken, bereketli, işler olabilir. En iyi yapabildiğinden en çok yaparak insan bu tartıyı ağırlaştırabilir.
Anlamın İzinde 24 Kısa Sure
Okuyacaklarıma Ekle
5
Sait Köşk
Köprüde Uyanmak'ı inceledi.
192 syf.
·
10/10 puan
Ayşe Şener son zamanlarda severek okuduğum yazarlardan biri. Hayatın içinden yaşayarak yazıyor. Kısa ama kalpten gelen vurucu cümleler. Çoğu cümlesi gibi, vurdu mu deviriyor. İyi bir göz, İyi bir bakış. İyi bir yansıtış. Yansıtış derken tecrübeyle biriktirdiklerini ve okuduklarını kastediyorum. Bilhassa Kitap’tan biriktirdiklerini. Özümsediklerini. Bizim hâlimizde, sözümüzde göz ardı ettiklerimizi. Yansıtamadıklarımızı. Hâlbuki söz verdiklerimizi. Anlamın İzinde 1’i okumuştum. O kitapta da aynı heyecanı yaşamıştım. Şimdi elimde bir kitabı daha var. Anlamın İzinde 2. Onu da en kısa zamanda okuyacağım. Biliyorum ki yazar bundan sonrasında daha çok yazacak ve biz de ondan daha çok şeyler okuyacağız. Okumak da önemli değil. Bıraktıkları önemli. Ayşe Şener’i okudukça ağırlaştığımı hissediyorum. İşte kitaptan altını çizdiğim satırlar: Pazartesi başlangıçtır bizde. Salı sarsılmaz bir şekilde ilerlemedir. Çarşamba vasat, biraz durma, biraz devam etme, işe güce, hayata… Davaya, gayeye, hedefe yaklaşmanın heyecanı var bir de. Perşembe yepyeni bir heyecan. Çünkü yarın özel bir gün. Yani Cuma. Tevhidin, birleşmenin, bütünleşmenin temsili bayramı. Takvim tatili cumartesi, pazar. Daha bir aile, akraba, yakınlar, az iş, çok çay, çok muhabbet. Geldik yine pazartesiye… Pazartesi bizde daima bir sevince tekabül eder. Silbaştan veya silinmeyecek olana devam ederken yenilenme… İlla heyecan. Besmele gibidir. Başlangıçtır. İlktir. Öncüdür. Cuma’ya kadar el ele ha gayret, ha gayrettir. * Melek yanımız firarda. (…) Ruhumuz sizlere ömür. * Hikmeti kaybettik. Hükümsüzüz. Anlamı kaybettik. Boşuz. Boşluk beynimize salıncak kurmuş. Değer kaybettik. Kimse kimsenin kolay kolay, kıymetlisi, değerlisi, titizlendiği değil. Herkes bizzat kendisinin değerlisi. * Bencillik insanın rutubetidir. * Uzaktan sevmek ile yakından sevmek arasında, -nerdeyse- sevmek ile sevmemek kadar büyük bir fark var. * Hoş; ne vakit uzağı yakın etse, o uzağın işi bitmiş oluyor. * Ayinesi ibadettir kişinin. * “Çalışmayan kadınlar” da ne demek? Asıl evde çalışır insan kızı. Hem de ücretsiz, belki karın, kim bilir inşallah gönül tokluğuna. Bitmeyen mesai ile hem de. Mübarek tek başına hizmet sektörü. * Annelik; sınırsız mesaili gönüllü işçilik. * Aşk; başı buluta gömülse de ayakları yere basan bir sevgi emeğidir. * Emek vermeyen ölsün. Emeği dosdoğru vermeyen de. Emeğe karşılığını layığınca vermeyen de. * Allah her birimiz için hayatı seçti. Fakat sen/ben O’nun için yaşamayı seçebildik mi? * Güçsüzken zulüm erken gelmişse de güçlenince adalet geç kalmamalıdır. * Kalıbını kırarsan kalbi dirilir bir halkın. * Zaman hep bir sonraki adımda. * Haddini bilmek; nerede duracağını bilmek kadar, nerelere kadar gidebileceğini, sehaddini de bilmektir. * Hep bir “el” uzanır bize… Fırsatı teper veya değerlendiririz. Memnun olur ya da olmayız. Fakat hep bir el uzatılır ve hep bir armağan verilir hepimize. Her gün. Vakitli vakitsiz. Biteviye. * Her yolculuğun bir başı, bir de sonu var. Bir sebebi, bir sonucu var. Bir başlangıcı, bir hedefi var. * Ne istediğimizi bilmiyor haldeyiz. Olanın değerini bilmeyip, sürekli olmayanı isteyerek. Var olan da küsüp çekip gittiğinde dımdızlak kalarak. * Tevekkül; bir insanın sonuna kadar, sınırlı olarak kendisine; sonsuza dek, sınırsızca Rabbine güvenmesidir. * İnanmış bir kalp; bir tankı ezebilir. Bir silahı vurabilir. Bir uçağı sürüm sürüm süründürebilir. * Yazmak hiçbir zaman yaşamak değildir. Yazdıklarımızı yaşamıyorsak daha zorda olduğumuz kesin, hiç yazmayandan. * Asıl slogan hâl ile atılır. * Ne ettiğimiz hayata karışır, ne dediğimizden çok. * Her Allah diyene kanma. * Bir çeşit nefes için bu gök çok büyük.
Köprüde Uyanmak
Okuyacaklarıma Ekle
8