Aysu Erden

Aysu Erden

Yazar
6.0/10
2 Kişi
·
4
Okunma
·
0
Beğeni
·
68
Gösterim
Adı:
Aysu Erden
Unvan:
Türk Dilbilimci, Edebiyat Eleştirmeni, Çevirmen, Yazar
Doğum:
Ankara, Türkiye, 16 Eylül 1951
Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun olduktan sonra yine aynı Üniversitenin İngiliz Dil Bilimi Bölümünde asistan olarak göreve başlamış, doktora, doçentlik ve profesörlüğünü dilbilim alanında yapmıştır. Eylül 2001- Temmuz 2003 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dilbilimi Bölümü Başkanlığını yapan Aysu Erden 1.7.2005-1.7.2008 tarihleri arasında da Çankaya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanlığını yapmıştır.

Doktora tezini "Azerice'nin Sözdizimi" üzerine yazan ve Kısa Öykü ve Dilbimisel Eleştiri (1998 ve 2000) ve Balkan Writers in Action: A Cultural Interpretation of the Balkan Short Stories and Poems (2006) adlı kitapların yazarı olan Aysu ERDEN'in çeviribilim, biçembilim, yazınsal eleştiri ve sözdizimi konularında çalışmaları ve çeşitli dergilerde yayınlanan çevirileri vardır.

90'lı ve 2000’li yılların Türk öykücülüğü ile de ilgilenen Aysu ERDEN, Ankara'da, Edebiyatçılar Derneği tarafından, 1997 yılından günümüze kadar, kesintisiz olarak sürdürülmüş olan ve Türk Edebiyatına önemli katkılarda bulunan Ankara Öykü Günleri Projesi bünyesinde, 2002 yılında doğan "14 Şubat - Dünya Öykü Günü Projesi" ni, Uluslararası P.E.N. Yazarlar Örgütünün Çeviri ve Dil Hakları Komitesi' nin edebiyata ve dünya dil mirasına yönelik olan amaçları doğrultusunda geliştirmiştir.Daha sonra, söz konusu projeyi dünya yazarlarına tanıtmak, Uluslararası P.E.N.'e kabul ettirmek ve UNESCO'nun Kültür Takvimine aldırmak amacıyla, Makedonya (2002), Meksika (2003) ve Norveç'te (2004) yapılan Uluslararası P.E.N. Dünya Kongre'lerine, Türkiye PEN Merkezi Delegesi olarak katılmıştır.

Halen Edebiyatçılar Derneği Başkan Yardımcılığını sürdürmekte olan Aysu Erden, 2004-2006 yılları arasında, Türkiye PEN Merkezi Çeviri ve Dil Hakları Komitesi Başkanlığını, Türkiye PEN Merkezi Ankara Temsilciliğini yürütmüştür. Aysu Erden 2007 yılında Türkiye PEN Merkezi Dış Genel Sekreteri ve Çeviri ve Dil Hakları Komitesi Başkanı olmuştur. Aysu Erden, 14 Şubat Dünya Öykü Günü Projesi’nin UNESCO'nun Kültür Takvimine alınmasınısağlamak ve Türkiye PEN Merkezi'nin Uluslararası çok dilli Antoloji Projelerini tanıtmak üzere Uluslararası P.E.N.in, Çeviri ve Dil Hakları Komitesi tarafından her yıl Makedonya'nın Ohrid kentinde yapılmakta olanUluslararası P.E.N . Çeviri ve Dil Hakları Komitesi Konferansları' na, 2003, 2004 ve 2005 yıllarında, Türkiye PEN Merkezi Delegesi olarak, üç kez, katılmış, bildiri sunmuştur. Bu Konferanslarda, ayrıca, Türkiye PEN Merkezinin üyeleri tarafından önerilerek hazırlanmakta olan çok dilli Ortadoğu ve Balkanlar Öykü ve Şiir Antoloji Projelerini tanıtmıştır. 2004 yılından beri Uluslararası P.E.N. Çeviri ve Dil Hakları Komitesi yayın Kurulu üyesi (2005-2007) ve çevirmenidir.
Evet, kendiliğinden gelen gecelerden bir gece....
Saçlarını bırakmadan giden kadın..
Eriyen gözlerim..
Bozulan büyü.
Yaşamın üçünçü yarısı böyle başladı.
Aysu Erden
Sayfa 99 - Hayal Yayınları
Kadınları her şeyleriyle güzel, akıllı ve güçlü buluyorum
Erkekleride seviyorum ve asıl suçlu toplumsal yüklemeler
Benim tezim toptancı olmamak
Erkekleri itmek yerine yanımıza alabilmek
ve sorunları birlikte çözmeye girişmek...
Aysu Erden
Sayfa 44 - Hayal yayınları
Yanaklarına hücum eden kan gözlerinden fışkırıyor.Sıkıca kavradığı kaşıkla ayağa kalkıyor.Sallanan bedeninin kontrolünü sağlamaya çalışıyorken birden; eli karşı çıkıp eli kadının başına hızla iniyor. Bir daha bir daha . Kadınin saçları sarıdan kızıla boyanırken çocuklar Adamın elinden kaşığı zorla alıyorlar.Adamın eli bu defa kadının saçlarına dolaşıyor. Zayıf, küçük bedeni somyaya, yere, masaya çarpıyor. Tabaklar yere sacılıyor. Adam elinde kalmış bir tutam kızıl saçı fırlatıyor. Kadın doğrulurken. Avuçları yumruk olup kadının bedenine iniyor, iniyor. Evin içini ateşler sarıyor. Ateşin içinde bağrışan çocuklar. Evden hortumlanan çığlıklar, çığ gibi sokağa sarıyor. Evlerin duvarlarında yarım kalmış sözcükler, tamamlanma umudunu yitirip birbirine karışmış. Sokağa çığlığı sokakta gökyüzüne yükseliyor.
Gökyüzünden sokağa kimsesiz , sessiz yağmur damlaları düşüyor.
... Hiç kimseler yok...
Komşular evlerini kapısını sıkıca kitlemiş, tv sesini sonuna kadar açmış, duymadık görmedik oynuyorlar.
Polis akşam mesaisinde. Coplarının üzerinde sabahtan kalma, kurumuş öğrenci kanlarını temizlemeye çalışıyor ,kan üstüne bulaşmış, temizlenmiyor. .
Ya tanrı? Onun için anlamanı bilmeden yardıma gelsin diye okunan dualar?
...Tanrı da....
Aysu Erden
Sayfa 68 - Hayal yayınları
Tarihsel süreç içinde yoğun aşk duygusu , öncelikle karasevda adıyla mekankoliye eşdeğer görülmüştür. Bunlar efsaneleşmiş aşkların bize yansımalarıdır.
Sonra ne olmuştur?. Çoğunu bilmiyoruz.
Daha sonrası bici ilgilendirmemiştir.
Zaten aşk ta orada bitmiştir.
Ancak teknolojik gelişmeler öylesine hızla ilerliyor ve kullanım alanına gidiyor ki ..
Bazı bilimsel dergilerde aşkın biyolojisiyle ilgili olarak yapılan çalışmalar yayımlanmaktadır.
Çalışmacılar aşık olanlar ve olmayanları inceliyorlar ve onlardaki bazı nörotrans mitter, beyin bölgesi işlevi vb. düzeylerini farklı buluyorlar.
Aşkın bir Saplantı - Zorlantı bozukluğu ( obsesif kompulsif bozukluğu ) benzeri bir durum olduğunu saptırıyorlar?
Aysu Erden
Sayfa 91 - Hayal yayınları
Hüzün ve sevinçlerini kedileriyle paylaşırlar
Dünyayla bazen alakadar, kimi zaman da çok kopuk yaşarlar.
Kedilerinin dünyasında onlarla birlikte soluk almak , onların tek hayat belirtisidir. Yanlızlık onların en büyük lüksüdür.
Bencillikleri vardır. Öylesine bencillerdi ki onlar, evrene kapılarını kapatır, ruhunu bile emanet ettikleri kedilerinin gözlerinde bakmaya başlarlar yaşama.
Aysu Erden
Sayfa 96 - Hayal Yayınları
Bütün kopuşlar gibi içinizde bir hüzün yeşertiyor.
Zamanla zamansızlık arasında bir durum bu.
Ölüme yapışık.
Adımım toprağa değdiği andan itibaren artık o şehre aitimdir...
Aysu Erden
Sayfa 52 - Hayal yayınları
Bazı kadınlar vardır, toplumun içindedirler ancak popüler kültürün dışında kalmışlardır ve marjinal semtlerdeki evlerinde sessizce yaşarlar. Zaman zaman şiddete başvurma, öldürme eğilimleri de olabilir onların. Güzelliklerini ve ölümcül çekiciliklerini gün ışığında, insanların gözlerinden saklamayı başarırlar. Sıradan bile görünebilirler. İzlerini hiç belli etmezler. Kalabalıkların içinde yalnızlığı tercih ederler onlar. Aşkta ölümsüzlüğü ve sonsuzluğu ararlar. Bulamayınca da, güneş battıktan sonra, sessiz çığlıklar atarak, karanlık sokaklara çıkarlar ve kaldırımlarda süzülerek yürürler. İçlerindeki daim hüzünle baş edemezler. Aslında çıkartmak da istemezler bu hüznü ortaya… Aslında bu tür kadınların, belki de, ilk gençlik dönemlerinde, iç dünyalarında travma yaratan, kişiliklerinin değişmesine ve bozulmasına, ruhlarının yaralanmasına neden olan korkunç, karanlık ve gizemli olaylar olmuştur…
Aysu Erden
Sayfa 96 - Hayal yayınları
Ağızlarında şehvetme dökülen kelimelere
Bir beline sahip olamayanların , diline sahip olamadıklarını..
Gözlerinde garip pırıltılar dolaşmaya başlıyor
Aysu Erden
Sayfa 103 - Hayal Yayınları
144 syf.
Türkiye'de Kadın olmak daha küçük bir kız çocuğu iken toplumsal alanda güvende olmadığını öğrenmek demek.
Parkta, bahçede, sokakta, meydanda, sahilde, otobüste, akla gelen her yerde her an sözlü veya fiziksel tacize uğrama ihtimalinin bilincinde olmak demek.
Kimse öğretmez, yaşayarak, bizzat deneyimleyerek öğrenir bu ülkede her kadın bunu.
Ve kendince önlemler, hatta savunma yöntemleri geliştirir.
Kimse göstermez; hayat öğretir
Bunların sebeplerini veya nedenlerini açmayaçağım çünkü böyle bir konu ile inceleme bitmeyecektir.

Öncelikle kitabın bölümlerinden bahsetmek istiyorum.
1-Türk Edebiyatını etkileyen Kadın Öykü ve Roman Yazarları(1960-2010)

Çok ayrıntılı ve birçok kadın yazarlarının geçtiği bölüm diyebiliriz. Kadın yazarlarının öyküye bakışı ve toplumsam sorunlara bakışlarının , yeni arayışlarında nasıl bir yol izlediklerinden bahsediyor. Günümüze yaklaştıkça postmodern ve modern bir bakış acısı aldıkların genel bir çerçevede değinilmiştir. Bu kısımda geçen bir kaç yazarın kitabından bahsetmek istiyorum.
Ödeşmeler ve Şahmeran Hikâyesi
Asılacak Kadın
Columbus'un Kadınları Viva La Muerte! - Yaşasın Ölüm!
Bir Yürek Satıldı
Ve Yazmayı unuttuğum birçok isim , İnci Aral, Ayşe Kulin, Emine Işınsu , kitabı okuduğunuzda birçok isimi yakından takibe alacağınızı düşünüyorum.

2-Kadın Kimlikleri Farklı Kadınlar, Farklı Kimlikler, Farklı Yaşamlar, Farklı Deneyimler :

Kadın yazarların, cinsel kimliklerinden sıyrılarak ve özgün bireyler olarak düşün ve yayın dünyasında girdikleri ilk andan itibaren kendilerini bu dünyaya benimsetmek ve bu dünyada yetkinlik kazanmak için verdikleri uğraşlar ve karşılaştıkları sorunları ele alıyor. Kadın imajı ve kendini kimlik kazandırma çabası içinde oldugu konusuna değinilmiştir.
Hayaller ve Evin İçindeki Sır : Mekan Hikayeleri Emel Kayın
Gelenekler, Görenekler, İnanışlar :İkili Yalnızlık
Dayak ve Şİddet :Bedenim Tetikte
Öteki Kadın: Bıçak Sırtı
Biten Aşkların Ardından: Doyma Noktası
Anneler ve Kızları : Yeşil

Her bölümde ayrı bir kitap ve hikayesi sizde temel bir düşünce oluşmasını sağlıyor. Kitabın akıcı olduğu bölümlerinden

3-Dünya Edebiyatında Ensest ve Kadın Yazarlar:

En tehlikeli ve yıkıcı insanı ilişkilerinden biri sayılan aile kavramı , yapısı , aile bireylerin arasındaki güven ve dayanışma duygusu ve ailenin tümünün yıkılmasına neden olan ensest olgusu. (sayfa75)
Dünya edebiyatındaki ensest kavramının nasıl ve hangi zamanda bahis edildiği bölüm.Taciz
#30391952
Erdemle Kırbaçlanan Kadın

4-Kadın Yazarlar ve Edebiyatında Kötüçüllük, Cinsellik, Erotizm

-Edebi metinlerinin doğuşlarını yönlendiren genel ve özel yasalar
-Edebi metinlerinin Gerçekliğin Derin Boyutu
-Edebi metinlerde Erotizm ve Cinselliğin İncelenmesi :#30453316
-Erotik Edebiyatta Fantastik Ögeler, Simgesellik, Gizem ve Gerçeklik : #30456936 #30464470
Gümüş Gece
Bu bölümde sizi derinden etkileyecek hikaye Yusuf ve Gülnaz
-Erotik Edebiyatta Kadın Yazarlar ve Kötücül Ensest
Baba ve Piç
Mekan Hikayeleri

5-Türk İrlanda Edebiyatından Kadın Öykü Yazarlarının Ensest Temasını Farklı Bakış Açıları

Gümüş Gece kitabından ""Kostümlü Gece"" ,
Son Otobüs kitabında geçen Yasemin Yazıcı Son Ötobüs
Ve Aşkın Çeşitli Yüzleri Leland Bardwell'dan Barış güvercini hikayelerinden ve sonunda ortak noktaları ve değindik perspektifine değiniyor. Belli bakış acılarından bahsediyor.
--Ailedeki Sorunları Annenin Çözmesi Gerekliliği : Uzmanlar annenin ensesti hemen fark etmesi beklemektedirler. Annenin bu gibi konularda annesine inanması, ve çocuklarının yanında bulunmasının gerekliliği(115)
Son Otobüs: Zehra ve iki kız çocuğu Bahar ve Nazan'ın hikayesi
--Aynı Evde Bulunan Birden Fazla Çocuğun Mağdur Durumları
Aynı evde birden fazla çoçuğun taciz ve tecavüz maruz kaldığı durumlar, ensestin ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir.(120)
--Evin Dışında Okullar , Komşular, Ruh sağlığı Değerlendirmeleri
Türkiye'deki okullar çocukların ulaştığı ilk devlet kapısıdır, Ensestin ortaya çıkmasında çocuklar öğretmenler paylaşması ve ortaya çıkması olumlu etkide bulunmuştur.
--Erken Yaşta Evlilik Bir kurtuluş mu?
--Bilinmeyen Duyulmayanın Gün ışığı çıkarılması sezdirilmesi ; Suç , ihanet, Şiddet, Esaret,Korku, Susku, Yanılgı, Çığlık, Ölüm ,İntihar ,Delilik ,Kaçış, Karanlık Sokaklar

Bu bölümün en sonunda üç hikayede kişileri, Aile yapısı, Toplumsal ilişkiler, Psikolojik sorunlardan temeline varan bir değerlendirmede bulunmuş.

Kitap dili Araştırma kitabı olduğu için çok akıcı değil . Ama öyküleri ve yaşanmış olayları okuduğunuzda nefes alabiliyorsunuz, Kadınların yaşadığı burukluğu içinize gömerek elbette. Yazar başarılı bir kitap yazdığını söyleyebilirim.
Kadın yazarların geçmişten günümüze gelişi, kimlik , kadınların genel toplum üzerindeki sorunları, şiddet ve enseste değinilmiş.

Ülkemizde kadınların sokakta maruz kaldığı sözlere mi?
Cinsiyet kaynaklı adaletsizlikler mi ?
Sokağa çıktığı andan itibaren tedirgin olmak mı ?
Kadın olmak hep kavga etmek mi?
Kıyafetini hep savunmak zorunda kalmak mı?
Cinsiyetinden ötürü her adımda hesap vermeye mecbur bırakılmak mı ?
Sırf gülüşünden tahrik olunan mı?
Çoçuk annelere göz yummak mı ?

Hangisini Anlatayım???

Ülkemizin en temel bir sorunu olmuştur. Kadınlarımıza özgürlüğü gam vurulmayan , günlerde daha iyi yaşanılacağından eminim. Ve bu sorunların yine tek kutup şekline değil . Erkeklerin olaya çekilmesiyle çözüme kavuşacağının düşünenlerdenim.. Toplum yüklemelerinden kurtunulması gerek.
#30251138
#30264510

Kitap sizin genel bir düşünce, çoğu kadın kuruluşun ve çoğu
kadın yazar ve eserler hakkında dipnotlar verecek , sorunlara bakış açınızı sağlamlaştırabilir. Kaynak kitabı gibi düşünebilirsiniz.
İlk inceleme olduğu için uzun ve içerikle tuttum ,
Okuyacaklara şimdiden Teşekkürler , Keyifli okumalar...
193 syf.
·3 günde·2/10 puan
Kitapta aynı hatalar, sayfalarca o kadar çok yapılmış ki ben bir süreden sonra o hataların bilerek yapıldığını düşünmeye başladım. iki üç tane güzel öykü dışında pek beğenemedim. Makedonca-Türkçe yayınlama mantığını sevmeme rağmen, daha dikkatli bir basım yapılabilirdi.

Size evden seslendiğim, arkadaşlarım ile sohbetlerimi dinlemek ister misiniz?

https://www.youtube.com/...tnajUlSps&t=530s

Yazarın biyografisi

Adı:
Aysu Erden
Unvan:
Türk Dilbilimci, Edebiyat Eleştirmeni, Çevirmen, Yazar
Doğum:
Ankara, Türkiye, 16 Eylül 1951
Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun olduktan sonra yine aynı Üniversitenin İngiliz Dil Bilimi Bölümünde asistan olarak göreve başlamış, doktora, doçentlik ve profesörlüğünü dilbilim alanında yapmıştır. Eylül 2001- Temmuz 2003 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dilbilimi Bölümü Başkanlığını yapan Aysu Erden 1.7.2005-1.7.2008 tarihleri arasında da Çankaya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanlığını yapmıştır.

Doktora tezini "Azerice'nin Sözdizimi" üzerine yazan ve Kısa Öykü ve Dilbimisel Eleştiri (1998 ve 2000) ve Balkan Writers in Action: A Cultural Interpretation of the Balkan Short Stories and Poems (2006) adlı kitapların yazarı olan Aysu ERDEN'in çeviribilim, biçembilim, yazınsal eleştiri ve sözdizimi konularında çalışmaları ve çeşitli dergilerde yayınlanan çevirileri vardır.

90'lı ve 2000’li yılların Türk öykücülüğü ile de ilgilenen Aysu ERDEN, Ankara'da, Edebiyatçılar Derneği tarafından, 1997 yılından günümüze kadar, kesintisiz olarak sürdürülmüş olan ve Türk Edebiyatına önemli katkılarda bulunan Ankara Öykü Günleri Projesi bünyesinde, 2002 yılında doğan "14 Şubat - Dünya Öykü Günü Projesi" ni, Uluslararası P.E.N. Yazarlar Örgütünün Çeviri ve Dil Hakları Komitesi' nin edebiyata ve dünya dil mirasına yönelik olan amaçları doğrultusunda geliştirmiştir.Daha sonra, söz konusu projeyi dünya yazarlarına tanıtmak, Uluslararası P.E.N.'e kabul ettirmek ve UNESCO'nun Kültür Takvimine aldırmak amacıyla, Makedonya (2002), Meksika (2003) ve Norveç'te (2004) yapılan Uluslararası P.E.N. Dünya Kongre'lerine, Türkiye PEN Merkezi Delegesi olarak katılmıştır.

Halen Edebiyatçılar Derneği Başkan Yardımcılığını sürdürmekte olan Aysu Erden, 2004-2006 yılları arasında, Türkiye PEN Merkezi Çeviri ve Dil Hakları Komitesi Başkanlığını, Türkiye PEN Merkezi Ankara Temsilciliğini yürütmüştür. Aysu Erden 2007 yılında Türkiye PEN Merkezi Dış Genel Sekreteri ve Çeviri ve Dil Hakları Komitesi Başkanı olmuştur. Aysu Erden, 14 Şubat Dünya Öykü Günü Projesi’nin UNESCO'nun Kültür Takvimine alınmasınısağlamak ve Türkiye PEN Merkezi'nin Uluslararası çok dilli Antoloji Projelerini tanıtmak üzere Uluslararası P.E.N.in, Çeviri ve Dil Hakları Komitesi tarafından her yıl Makedonya'nın Ohrid kentinde yapılmakta olanUluslararası P.E.N . Çeviri ve Dil Hakları Komitesi Konferansları' na, 2003, 2004 ve 2005 yıllarında, Türkiye PEN Merkezi Delegesi olarak, üç kez, katılmış, bildiri sunmuştur. Bu Konferanslarda, ayrıca, Türkiye PEN Merkezinin üyeleri tarafından önerilerek hazırlanmakta olan çok dilli Ortadoğu ve Balkanlar Öykü ve Şiir Antoloji Projelerini tanıtmıştır. 2004 yılından beri Uluslararası P.E.N. Çeviri ve Dil Hakları Komitesi yayın Kurulu üyesi (2005-2007) ve çevirmenidir.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur okudu.
  • 13 okur okuyacak.