Benjamin Farrington

Benjamin Farrington

Yazar
10.0/10
1 Kişi
·
1
Okunma
·
0
Beğeni
·
11
Gösterim
Adı:
Benjamin Farrington
Unvan:
İrlandalı Bilgin ve Yazar
Doğum:
Cork, İrlanda, 1891
Ölüm:
1974
Benjamin Farrington, İrlanda, Güney Afrika ve Büyük Britanya'da ders veren İrlandalı bir bilim adamı ve Klasik profesördü. Her ne kadar akademik kariyeri birçok disiplini kapsıyorsa da, Yunan bilim tarihine katkılarından dolayı en iyi bilinir
Dolayısıyla Lamarck’ın savunduğu ve sonradan kazanılan özelliklerin kalıtım yoluyla bir kuşaktan ötekine geçirildiği tezi geçerliliğini tümüyle yitirmiştir. Bu tür özellikler, “döl”ün değil, soma’nın yaşamını ilgilendiren özelliklerdir. Çünkü DNA molekülünün yapısı, yeni bireyin özelliklerinden yana hücreler için gerekli bilgiyi içermekte, ancak hücrelerden DNA’ya doğru bir karşı talimat akımı söz konusu olmamaktadır. Bunun içindir ki, dağcının kazandığı uzak görüş ya da bestecinin kazandığı miyop görüş özellikleri biyolojik kalıtım yoluyla kendi çocuklarına aktarılamamaktadır. Zürafaların, boyunlarını kuşaklar boyunca daha üst yapraklara uzanarak uzatmış oldukları yolunda Lamarck’ın ileri sürdüğü tez ise tümüyle geçersizdir.
Her şeyden önce, Mendel bireyin görünüşü (fenotip) ile genetik yapısı (genotip) arasında kesin bir farklılığın söz konusu olduğunu ortaya koymuş bulunuyordu. İkinci olarak, kalıtım yoluyla aktarılan özelliklerin “ayrık nitelikli” öğelerden oluştuğu anlaşılıyordu. Başka bir deyişle, kalıtım yoluyla kazanılan herhangi bir özellik, ana-babanın kendileriyle ilgili farklı özelliklerinin karışımını değil, iki yandan birisini izleyen bir seçimi gösteriyordu.
Biyolojik ve sosyal-psikolojik varlık dünyaları arasındaki farkın anlaşılması genel evrelerin kuramında Darwin’den bu yana atılmış en büyük ileri adım sayılabilir. Ancak, biyolojik alanda da, Mendel’in çalışmaları ve kalıtım biliminin gelişmesiyle Darwin’den öteye geçilmiştir. Darwin’in çağdaş kalıtım biliminin kurucusu olması beklenebilirdi. Fakat bilim tarihi kendi alanında büyük atılımları gerçekleştiren bilim adamının önünde açık duran yolu izlemesini fazla şaşırtcı bulmamamız gerektiğini göstermektedir. Darwin’in başarısızlığa uğradığı yerde Mendel’in başarı kazanması buna ne iyi bir örnektir!
Oysa, yerbilimi ve biyoloji alanlarındaki bilgi birikiminin artışına karşılık, değişmeyen çevreler, yahut yaratıldığından bu yana değişme ihtiyacı göstermeyecek mükemmellikteki canlı türlerin varlığına ilişkin hiçbir kanıt elde edilmiş değildir. Bilim, bunun tam tersine, yaşam çevresinin sürekli değişmekte olduğunu, çevre ile anlı arasında kaçınılmaz bir bağımlılık bulunduğunu göstermiştir. Çevredeki değişmeler sayısız canlı türünün tükenmesine yol açmıştır. Bilim, giderek, bir gün kendileri de yok olmaya mahkûm yeni canlı türlerinin nasıl ortaya çıktıları sorusuna bir açıklama getirebilmiştir.
Mendel’in gerçekleştirdiği deneyler, insan dehasının karmaşık olayları ne derece kolay anlaşılır kılabileceğine ne güzel bir örnektir! Mendel’in amacı, bezelye yetiştiriciliğinde giriştiği bir dizi deneyle, kalıtım yasalarına ışık tutmaktı. İncelemelerini, bezelye cinslerinin yedi önemli özelliği üzerinde yoğunlaştırdı. Bunlar, tanelerin biçimi, rengi, kabuk biçimi, kabuk rengi, vb. gibi özelliklerdi.
İçgüdüler, biyolojik kalıtıma dayalı, bilinçli amaç içermeyen davranış örüntüleridir. Ahlak duygusu ise tümden farklı bir boyut oluşturmaktadır.
Weismann’ın yaklaşımı, Lamarck’ın görüşlerindeki temel yanlışlığı açığa vurmaktaydı. Lamarck’a göre, bireylerin yaşam boyunca kazandığı yeni özellikler sonraki kuşaklara geçirilebilmekteydi. Oysa, piyanistin kıvrak parmakları ya da demirci ustasının güçlü kolları, dölün değil, bedenin taşıdığı özelliklerdi ve sonraki kuşaklara aktarılmaları söz konusu olamazdı.
Beş yıllık yolculuğunun sonunda, Güney Yarıküre'nin çeşitli yörelerinde toprakta yaşayan Planaria cinsinin en az on iki türü üzerinde ayrıntılı bilgi toplamıştı. Bir keresinde, sülüğü andıran bu hayvanı enine keserek iki parçaya ayırdı. İki hafta içinde, hayvanın her iki parçası da yitirdikleri öteki yarımlarını yeniden geliştirme yönünde bir hayli yol almıştı. Bölme ameliyatından 25 gün sonra ise, ortada artık iki ayrı hayvan bulunduğunu söylemek mümkündü. Darwin bu denemenin sonucunda şu gözlemi yapıyordu: "Bu çok iyi bilinen bir deneydir. Ama doğrusu, hayvanın kesilerek ayrılmış alt ucunun öteki tüm temel organlarını geliştirmesini gözlemlemek bütün ilgi çekiciliğini koruyor."
Asıl sorun, eski türlerin tükenmesi, yerlerine yenilerinin gelmesi değildi. Yeni türler bu anlamda eskilerinin yerlerini almıyor, onlardan inerek türleşiyorlardı. Buna bilimsel dilde, “değişerek türleşme” (descent with modification) ilkesi adı verilmekteydi. Darwin için sorun, değişimlerin nasıl gerçekleştiği idi. Bu konuyu, Türlerin Kökeni’nde işleyecekti.
Lyell, buna dayanarak yeryüzü tarihini şu çağlara ayırmaktaydı: (1) Paleozoik: Suda yaşayanların ve sürüngenlerin eski yaşam biçimlerini içeren ilk çağ; (2) Mezozoik: Biyoloji tarihinde kuşların ve memelilerin yeryüzünde görülmeye başladıkları bir orta çağ; (3) Senozoik: Yeni yaşam biçimlerinin ön plana çıktığı, memelilerin egemen duruma geçtiği son çağ.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Benjamin Farrington
Unvan:
İrlandalı Bilgin ve Yazar
Doğum:
Cork, İrlanda, 1891
Ölüm:
1974
Benjamin Farrington, İrlanda, Güney Afrika ve Büyük Britanya'da ders veren İrlandalı bir bilim adamı ve Klasik profesördü. Her ne kadar akademik kariyeri birçok disiplini kapsıyorsa da, Yunan bilim tarihine katkılarından dolayı en iyi bilinir

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okudu.