Birol İnan

Birol İnan

Yazar
7.2/10
13 Kişi
·
24
Okunma
·
1
Beğeni
·
19
Gösterim
"İç daralması insanı hiçlik uçurumunun önüne koymuştur. İnsan bu korku içinde savunmasız kalır ve yalnızlığa gömülür."
"İçi şarkı söylüyordu. Güftesi akıp geliyordu kendiliğinden. Notaları yapraklarda yazılmış, tınısı suyun sesinden alan bir besteydi bu şarkı."
yuzunu burusturarak uc yudumda bardagi bitirdi. Kendini daha iyi hissediyordu. Simdi kucuk sakin bir Bodrum koyunda koskoca bir evrenin icindeydi. Yikdizlarin altinda ne kadar da onemdizdi bedeni.
255 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Sinan güçlü ve ünlü bir mimar. Dr. Murat’sa kan kardeşi, sırdaşı. Sinan, Murat’ın ailesiyle büyümüş onları yıllarca kendi ailesi bilmiş. Bir gün Murat, bir çift ile tanıştırıyor Sinan’ı, Pınar ve Utku. Sinan Pınar için Çeşme’de bir ev yapmayı kabul ediyor ve çizimlerini yaparak mühendis arkadaşına ve dekoratör Sercan’a aktarıyor. Bu arada Alya (yardımcısı) ile olan dostluğu zamanla boyut değiştiriyor. Ev yapılırken, hasta olduğunu öğreniyor ve buhrani bir ruhiyata bürünüyor. İşte kitabın tam da bu kısmı Sinan için bir dönüm noktası.

Kararını veriyor ve herşeyi geride bırakarak teknesiyle Hindistan’a gitmeyi aklına koyuyor. Mallarını ve birikimlerini eşine dostuna bırakarak yeni ufuklara yelken açıyor ve mavi yolculuğa çıkıyor. Peki hastalığıyla ilgili neler yaşıyor? Dostlarının ve Alya’nın mücadelesi sonuç bulacakmı? Sinan Hindistan’a varabildimi? Artık bu soruların cevabı için okumanız gerekiyor zaten fazlasıyla spoiler verdim :) Konakladığı yerlerin ve koyların tasviri muazzamdı. Sayfaları okurken adeta burnunuza iyot kokusu geliyor. Sinan’la inançlarımız ve karakterlerimiz farklı olsa da yaşam yolunda verdiğimiz mücadelemiz aynı. İçinde zenginlik,ihtişam,lüks ve aşkda barındıran bu keyifli romanı okumanız dileğiyle
255 syf.
·Beğendi·9/10
Şehrin kalabalıklığından, hızından, boğucu karmaşıklığından, menfaate dayalı insani ilişkilerden, hırslardan, güvensizliklerden, ayak kaydırma zaferlerinden, lükse gösterişe meraktan asıl duyguları, vicdanı, adaleti ıskalayan insanlar...
Başkalaşan hayatlar, şehirler ve aşklar.
Ve sonunda manevi tükenişler.
Aslında hepimizin hayat özeti tam da bu değil mi?
Ve Sinan!
Okurken kendimizi yerine koyduğumuz, bir çoğumuzu simgeleyen kitabın ana karakteri.
Sinan, denize ve doğaya aşık, başarılı bir mimar ve hiç ummadığı anda hasta olduğunu öğreniyor. Bütün mal varlığını sevdiklerine bırakıp o hep ertelediği hayalini gerçekleştiriyor.
Mavi ölümsüzlüğe yelken açıyor.
Ah! Bir çoğumuzun hayali değil midir atlayıp bir tekneye uçsuz bucaksız denizlere açılmak!
Hele ki Türkiye’nin duble metropolü İstanbul’da yaşayan ben, her gün bu istekle gözlerimi açıyorum güne..
Bu hissiyatımdandır ki kitabı okurken resmen içim gitti. Uğradığı yerleri ve koyları betimlerken sanki Sinan'la bende yaşadım o güzellikleri. Ve tası tarağı toplayıp o an kaçmak istedim buralardan.
Sizlerde benim gibi Sinan’la mavi bir yolculuk yapmak isterseniz bu kitabı mutlaka okumalısınız.
Merhaba arkadaşlar deniz kokuları eşliğinde size çok güzel bir kitap yorumuyla geldim
Sinan denize ve doğaya aşık, aynı zamanda başarılı bir mimar hiç ummadığı anda hastalığından dolayı kendini denizlere atıyor belkide Sinan kadar cesaretli olmak gerekir
Pera adındaki teknesiyle hastalıkla mücadelesi ve dünya turu başlamış oluyor
Kitabın dili oldukça kolay ve sürükleyiciydi. Sizlerde Sinan’ın yaşamını merak ediyorsanız mutlaka okumalısınız ben keyifle okudum. 
255 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
↔️️Birçok karakteri olan harika bir kitap idi.
Hayatını denize gemilere adamış Sinan'ın kısacık yaşamında yaşadığı hayatı hayalleri yapmak istedikleri ve yapamadıkları anlatılan güzel bir kitap idi.Tavsiye ederim kitapla kalın.
255 syf.
·9/10
Kalbim Pera

Kitap Yorumum:
.
.
.
Ana karakter olan Sinan’ın yaşamını okuyoruz.
Sinan başarılı bir mimar ve doğayı denizleri aşırı sevdiğinden pera adında gemisi var. Sinan hiç beklemediği anda hastalanır ve kendini hastalık mücadelesiyle bulurken çok sevdiği denize sığınarak Hindistan’a kadar dünya turu yaparken ki yaşamını okuyoruz.
Kitaptaki yan karakterlerde oldukça samimiydiler. Kitabın dili oldukça kolay ve sürükleyiciydi. Sizlerde Sinan’ın yaşamını merak ediyorsanız mutlaka okumalısınız ben keyifle okudum. Birol İnan’a teşekkürlerimi sunuyorum kaleminize sağlık
.
.
255 syf.
·Beğendi·8/10
Birol İnan - Kalbim Pera

Merhaba,️ Size Mimari projelerin ustadi gercek bir sanatci kisilige sahip, denize ve dogaya asik Sinan’in yaşadiklarinin anlatildigi,kapagi ile insanin icini acan bir romanı yorumlayacağım.
️Sinan, yillardir veremedigi dunya turu yapma kararini iki hafta icinde almisti.‘’ Ben koymadim, Tanri koydu bunu aklima Alya’’ sozleri ile tum projeleri Alya’ya devredip,evinde bir veda partisi vererek tekne ile hizlica Hindistana dogru yola cikmisti.
Hayatini etkileyecek onemli bir bilgiyi ogrendikten sonra ciktigi bu yolda İlk rotasini kizi Pera ve annesi Ayline cevirmisti. Ancak bu ziyaretinde onu yipratan ve gucsuz hissettiren bazi karsilasmalar yasadi
Yoluna devam etti, aklina esen koylara ugradi ve karsilastigi insanlarla ve dostlarla sohbet ederken zihnindeki düsüncelerden kurtuluyor, hatta kendiyle dalga geciyordu. Ancak zamanla bu durum degisti. Dipsiz kuyulara dusmekten kendini alamıyordu.
.
Yolculuk boyunca yedikleri ictikleri, ugradigi limanlarda yasadiklari inanilmaz keyifli ve insani kiskandiran cinstendi
.
🦐Ona eslik eden kaptan ve kopegi Sans ile hindistan yolculugunu tamamlayabiliyor mu? Hayatini etkileyecek onemli olayla ilgili gelisme var mi?

Merak icerisinde sayfalari pesi sira cevirerek sonunu ogrenmek isteyeceginiz bir kitap. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
255 syf.
·8 günde·Beğendi·4/10
Bu güzel kitap benim için çok anlamlıydı. Çünkü benim de Baş kahramanımız Sinan gibi denize, İzmir ‘e büyük tutkum vardır.
O maviliğin verdiği huzuru başka ne verir ki zaten????
Bu sebeple kitabı kah dalgalar eşliğinde kah Sinan la birlikte muntazam hazırlanmış balık sofralarında okudum.
Gerçekten hissederek okudum kitabı.
Yazarın karakterleri tahlil ediş şeklini, doğa tasvirlerini ve betimlemelerini çok beğendim



Kitabın konusundan biraz bahsedecek olursam size; Sinan başarılı bir mimar olmakla beraber tam bir deniz aşığıdır. Çocukluk arkadaşı Doktor Murat’ ın ona sağlığı ile ilgili verdiği bilgiler ışığında ve hayatında gelişen durumların da tetiklemesi ile beraber ,küçüklükten beri hayali olan, teknesi ile herkesi, her şeyi ardında bırakarak Hindistan a yolculuk yapmaya karar verir ve kitap burada başlar.
Bu süreçte ,acı tatlı karşılaştığı, hissettiği, yaşadığı olaylara şahitlik etmek çok güzeldi.
Ah bre Sinan!
Bu güzel hediyeniz için çok teşekkür ederim @birolinan.yazar kaleminiz daim olsun



️Çünkü İzmir’de deniz insanları mıknatıs gibi çeker, insanlar sabahın köründe kıvrım kıvrım sokaklardan denize akar.
️Bu dünyadan kaçmak ahlaksızlık.Hesabı dünyada vereceksin,öbür dünyaya kaçmak insanı kurtarmaz.
️Bizim ülke cennet gibidir ama daha güzel görünsün diye ağaçları keserler. Bahçelerine beton kaplarlar. Güzelim koylara yollar açar, medeniyet getirirler.
Gri yeşilden güzeldir, Mustafa.
Toz kalkmaz, çamur olmaz ama sel olur.
Olsun kaç senede bir ki?
Bizim sokaklarda domuzlar dolaşır hem de salına salına.Hindistan’daki inekler gibi özgürdürler. Kimsecikler dokunmaz.
Domuzlara tapınmak yasak olduğu halde yine de tapınırlar. Bir kutsallıkları yoktur aslında. Yine de ... anlıyor musun?
255 syf.
·8/10
Zaman olgusu ve yaşam iç içe geçtiğinde kişi ruhuyla ilişkisini değerlendirme anına tanık olur. Kendi iç hesaplaşmaların yapıldığı bu zamanda belki de en iyisi kendinizi dinlemektir. Bu hayatta en çok ne yapmak istiyorsunuz? Sizi ne mutlu ediyor?

İşte Sinan da bu çıkmaza düştüğünde hayatında en çok yapmak istediği şeyi düşündü. Yelken ile yapılacak bir Dünya turu. Sinan, denizin içindeki mavi tonun derinliklerine, doğanın yeşilliğinin büyüsüne hayran biridir. Bu hayranlığı ile mimarlığın doruklarını hayatına geçirmiştir. Onun için önemli olan eserlerinin onun yeteneğini göstermesi onun imzasını belirtmesiydi.

O mesleğini yaparken hayatın ona sürprizden habersiz günleri geçiyordu. O sürpriz geldiğinde hayalini yapma vaktinin geldiğini anladı. Yelkenini (ismini Pera koydu.) aldı ve yolculuğuna başladı.

Bu yolculukta aslında önemli olanın kendisi olduğunu, denizin sularında o anın önemli olduğunu fark etti. Aslında hayat da bu değil midir? O anı yaşamak ve hayatın keyfini çıkarmak. Yarının neler getireceğini bilemeyiz. Dün ise yaşanmıştır. Önemli olan dün yaşananlardan ders çıkartıp en iyi şekilde bugünü yaşamaktır. Bugün mutluysanız yarının dertleri veya düşünceleri sizden uzaklaşır.

Yazar, Sinan karakteri ile okuyucularına bu düşünceyi aşılamak istemiş. Bir de doğanın güzelliğini. Bu güzellik ile Dünya'daki cennete adım atılacağından bu cenneti korumamız gerektiğini dile getirmiş.

İkili ilişkileri çarpıcı bir nokta ile anlatmak istemiş yazar. Güven problemleri, aldatmalar, çıkarların anlatılması belki bazı okuyucuların hoşuna gitmeyebilir. Tabi bunların yanında da sevginin gücünü karakterlerine serpiştirmeyi unutmamış.

Kitabı okurken hissettiğim duygu anın önemi oldu. Anı yaşamak ama bu anı en iyi şekilde (nasıl mutluysanız öyle) önemini bir kere daha anladım. Bu tarz kitaplardan hoşlanıyorsanız bakabilirsiniz.
255 syf.
Ve bir kitabın daha sonuna geldim, bu kitabın konusu kısaca şöyle; Sinan denize ve doğaya aşık, ama aynı zamanda başarılı bir mimar hiç ummadığı anda hastalığından dolayı kendini denizlere atıyor Pera adındaki teknesiyle olaylar ondan sonra başlıyor hastalıkla mücadelesi ve dünya turu yapmak istemesi Hindistan'a kadar gitmek istemesi, kitap hediyesi için teşekkür ederim yazarımıza.
255 syf.
·9/10
Günaydın
.
Sizi mavi bir yolculuğa çıkarmaya geldim Sinan'la birlikte.Başarılı bir mimar olan Sinan çocukluğundan beri denizlere aşıktı tek hayalı tekne ile dünya turu yapmaktı ama mesleği buna engeldi.Birgün öleceğini öğrendiğinde herşeyi geride bırakıp çocukluk hayalini gerçekleştirmek için o yolculuğa çıktı.Bu yolculukta neler yaşadı neler bir insanın uzun ömründe yapamayağı şeyleri yaptı kalan ömrünü mutlu olarak devam ettirdi...
.
Kitapta çarpık ilişkiler vardı bu biraz rahatsız ediciydi ama genel olarak güzel kitaptı bu tarz kitapları okumayı seviyorsanız okuyun derim.
.
Acılar paylaşınca anlaşılan bir duygu
.
O kadar çırpınmaya gerek yok.Veren de o alan da o, görende sanacak ki o can senin
.
Kötüler daha yüksek sesle dua ve tövbe ederler

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 24 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 2 okur okuyacak.