Dünyadaki rasyonel geçici varlık aynı zamanda dünyanın veya bizzat doğanın nedeni değildir. Ahlâklılık ile, dünyaya parçalarından biri gibi- ait olan ve bu nedenle ona bağlı bulunan bir varlığın layık olduğu mutluluk arasındaki zorunlu bağlantının ahlâk yasasında en ufak bir yeri yoktur. Onun iradesi, değil dünyanın nedeni olmak, sahip olduğu gücü kullanarak (mutluluğuyla ilişkili olan) doğayı kendi pratik ilkeleriyle uyumlu hale getirmeye bile muktedir değildir. Bununla birlikte... en yüksek iyiye ulaşmak için zorunlu olarak sarfedilen çabada şöyle bir bağlantının zorunlu olduğu varsayımında bulunulmaktadır. En yüksek iyiye kolayca ulaşılmasını sağlamaya çalışmalıyız (böylece en yüksek iyi, en azından, mümkün bir şey olmalıdır). Dolayısıyla, bir bütün olarak doğanın nedeni ve doğadan tamamıyla ayrı bir varlık (ki bu varlık mutluluğun ahlâkla birebir örtüşmesinin zeminini teşkil etmektedír) varsayımında bulunulmaktadır... Bu nedenle, türetilmiş bir en yüksek iyinin imkan dâhilinde olması, aynı zamanda, orjinal en yüksek iyinin yani Tanrı'nın varlığının da postulatidır. Dolayısya, Tanrı'nın varlığını kabul etmek ahlâken zorunludur.³
3 Kant, Critique of Practical Reason, (İngilizceye] Çev. Thomas Kingsmill Abbott (Londra, New York, ve Toronto, 1909), s. 129 vd.