İlkokuldan itibaren rekabetçi bir eğitim sisteminin ateşiyle bilincine şekil veren çocuğun, rekabete dayalı oyunlar karşısında bağımlı olduğuna neden şaşırıyoruz?
Orhun abidelerinde geçen bir ifade şöyledir: "Yirmi gün oturup bu taşa, bu duvara hep Yollug Tigin, yazdım." Bugün ise kendi abidelerimizi, başkalarının önümüze koyduğu taşlara yazıyoruz.
Çocuğunuzdan ilk aldıkları şeyi “durma güdüsü” çünkü durmadıkları zaman içinde bulundukları geçici hipnoz halinden kurtulamayacaklar…
iPad’in mucidi Steve Jobs Muhtemelen böyle düşünüyordu. Aksi durumda bir röportajda” çocuklarım iPad benim gibi bayılmadılar, çünkü kullanmaları yasak “ demezdi.
Covid19 gibi zor dönemler ise insanoğlunu bu değişime zorluyor. Dünyanın bir ucundaki bir insanla aynı acıyı, aynı sosyal kısıtlamayı yaşıyor ve bu olay onun bakış açısında bir değişim doğuruyor. Neil deGrasse Tyson’un “Bu evrendeki her canlı birbirine ince bir iple bağlı” sözü bir sosyal medya paylaşımından çıkıp istatistiksel bir gerçek olarak haber kanallarının gündemine giriyor.
Bu karanlık bittiğinde zihinsel lügatımızda daha ön sıralara gelecek bazı kavramlar olacağı şüphesiz. “İnsanlığın acısı, ortak akıl, ortak gelecek” bunlardan sadece bir kaçı.