Buket Soyhan

Buket Soyhan

Yazar
8.8/10
19 Kişi
·
29
Okunma
·
3
Beğeni
·
117
Gösterim
Adı:
Buket Soyhan
Unvan:
Türk Edebiyatçı, Yazar
Doğum:
Adıyaman, Türkiye, 8 Aralık 1978
8 Aralık 1978 yılında babasının savcı olarak görev yaptığı Adıyaman’da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise tahsilini babasının son görev yeri olan Tarsus, Mersin’de tamamladı. Kuzey Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin İngilizce Öğretmenliği bölümünü 1996 yılında burslu olarak kazanıp 2001 yılında derece ile mezun oldu. Aynı üniversitenin İngiliz Edebiyatı ve İnsani Bilimler bölümünde master yapan Buket Soyhan, İngiliz ve Dünya edebiyatında psikoanaliz etkiler üzerinde tez çalışmasını tamamladıktan sonra 2003 yılında mezun oldu. Uzun yıllar yaşadığı Kıbrıs, İstanbul ve Dubai’de de edebi çalışmalarını İngilizce olarak yazdığı kısa hikâye ve denemelerle sürdüren yazar, ilk roman çalışması olan Sin ve Şın’ı 2016 yılında tamamladı. Halen İstanbul ve Dubai de yaşamını sürdüren Buket Soyhan, evli ve bir kız çocuğu annesidir.
"Her şeyi yaratan Allah-u Teala değil miydi? Yaprak bile tutunduğu daldan düşmek için 'Ol' emrini beklemiyor muydu?"
Buket Soyhan
Sayfa 279 - Uyanış Yayınevi
"Toprağın altındaki cemaat üstündekinden fazlaydı. O zaman "bu dünya yaşayanların değil ölülerin dünyasıdır."
Buket Soyhan
Sayfa 206 - Uyanış Yayınevi
"Tesadüfler var mıydı yoksa her şey kaderin bir parçası, tesadüf zannedilen de kaderin ta kendisi miydi?"
Buket Soyhan
Sayfa 171 - Uyanış Yayınevi
304 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Konya'da küçücük bir tespih ustasının sırlarla dolu yaşamına dahil olan üç farklı insanın, maneviyat halkası ile kesişen hayat hikayelerini okurken kendimi Mevlana'nın dergahında gibi hissettim.

Baki Ustanın tasviri o kadar güzel yapılmış ki, herkesin hayatında öyle bir insanın olmasını diledim. Sevecen, sabırlı, su gibi berrak...

Eser tasavvuftaki gizli ilimler dikkate alınarak kaleme alınmış.
Emanet olarak bırakılan iki tespih ve bir kilim. Baki Usta çocukluk döneminde kendisine tespih dükkanında çıraklık yapan Ahmet'e bir sır bırakmış ve bu sırrın sahiplerini bulmasını isteyerek, ardında gizem dolu bir mektup ile Ahmet'in omuzlarına bu emaneti yükleyip son yolculuğuna çıkmıştır. Ahmet ise bunu nasıl yapacağını bilmese de kendisini ziyarete gelen ve Baki Ustanın kardeşi olduğunu söyleyen adamın söyledikleri ile şaşırırken, bırakılan sırrı kimseyle paylaşamayacağı için üzüntü duyar fakat olaylar onun sandığı gibi gelişemeyeceğinden habersizdir...

Yazar sade ve akıcı bir kaleme sahip. Okurken kendimi kitabın içinde hissetmemi sağladı. Özellikle kilim ile ilgili bölüm oldukça etkileyici olmuş...
304 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Sin ve Şın.. Kitabın ismi gibi olay örgüsü de ilgi çekici ve güzel olan bu kitapta 3 farklı hayatın kaderin tecellisi sayesinde buluşmasını ve sonrasını anlatıyor. Akıcı ve sade dili ile aslında oldukça girift bir konuyu sade şekilde ele alıyor. Tasavvufi tabirler ve anlatılanlar hem sade dilden hem de hikayeleştirme tarzında olduğu için tam olarak beğenemesemde genel olarak alınması gereken mesajın gayet net olduğunu söylebilirim. 3 farklı olay örgüsü içinde yaşamlarının birleşmesi hem hikayeye orjinallik hem de canlılık katmış. Herkese tavsiyemdir.
304 syf.
·Beğendi·10/10
Üç farklı insan ve üç farklı hayat nasıl olur da bir araya gelir?

Son dönemlerde okuduğum en güzel kitap desem yeridir. Aslında eylül ayı içerisinde bir süre hiç okuyamadım ve bu kitabı elime alınca da yarım kalır diye korkmuştum ama daha ilk sayfadan kitap beni aldı götürdü.

Kitaba MUHTEŞEM diyeceğim ama bu ifade bile yavan kalır bence. Kitabın içeriğine girmeden şunu da belirtmek istedim çünkü okurken çok kişi sormuştu. Yavuz Sultan Selim'i konu almıyor. Ben de öyle sanmıştım ama uzaktan yakından ilgisi yokmuş. :)

Ahmet, Selim ve Şahap. Üçünün de hayatları farklı, birbirlerinden haberleri olmayan insanlar.. Sırlarla dolu olan Baki Usta.. Sin ve Şın nasıl oldu da bir araya geldi? Bu üç insanın hayatları bir şekilde kesişiyor ve sırlar açığa çıkıyor. Kitabın sonu beni biraz üzdü. Tavsiye eder miyim derseniz tabi ki de ederim, daha okurken bile tavsiye ediyorum demiştim. Tereddüt etmeden alın okuyun derim.
304 syf.
·Beğendi·8/10
Sin ve Şın birer sır olan birbirine yabancı iki adam ve bu sırrı koruması için seçilmiş namı değer Arap. Bu üç kişi ve Yusuf Ali hoca arasında geçen bir kitap. Karakterlerin hayatları, birbirleriyle ilişkileri beni okurken hem şaşırttı hem sevindirdi. Selim'in yaşadıkları çok güzeldi , hatalarından ders alması sonradan kendine çeki düzen vermesi. Bilmiyorum en çok Selim'e yakın hissettim kendimi. Şeyh efendi'nin zamanına eski Konya'ya kilimle geçmesi en can alıcı noktaydı bence. Normalde imkansız gibi bir şey.( Allah dostları hariç onlar her şeyi yapabilir.) Zaman kavramının farklı olması biraz kafamı karıştırsa da her şey çok sadece ve akıcı dille anlatılmıştı.
Ben okuyun derim, zamanınıza değecektir.
304 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Bu kitaba ne çok ihtiyacım olduğunu kitap bitince anladım. Gerçek bir aydinlanma ve arınma kitabı oldu benim için. Zekice tasarlanmış kurgusu, özenle seçilmiş karakterleri, zaman zaman fantastik öğeler de barındıran akışıyla istesem bir günde okuyup bitirebileceğim bir kitapken, özellikle zamana yayarak okumak istedim. Çünkü anlamam, özümsemem, sindirmem gerekiyordu. Kitap bu anlamda tam olarak ruhsal manevi bir yolculuğa çıkarıyor okuyanı. Kendinizi zaman zaman karakterlerin yerine koyuyor ve gündelik telâşlarla nasıl durup nefes almayı, kendinizi dinlemeyi, şükretmeyi unuttuğunuzu hatırlıyorsunuz.
304 syf.
·4 günde·6/10
Tasavvufi bir eser. Birbirinden habersiz ve birbirlerinden farklı hayatlar yaşayan üç insanın yollarının kesişmesi akıcı bir dil ile anlatılmış. Edebî bir değeri yok okunmazsa kayıp sayılmaz.
304 syf.
·30 günde·Puan vermedi
Konya'daki küçük tesbih dükkanında hem tesbih yapıp hem mahallelinin derdine elinden geldiğince derman olan manevi bir kişiliğe sahip Baki Usta. Küçük yaşta babasının zulmünden kurtararak yanına çırak olarak aldığı Arap Ahmet... Mahallenin gözü dışarıda delikanlısı Selim... Ve ne Konya ile ne de Baki Usta ile bir alakası olan uzun yol şoförü Şahap...
Arap Ahmet, Selim ve Şahap'ın yollarının nasıl kesiştiğine şahit oluyoruz kitapta. Manevi açıdan beni çok tatmin eden bir kitaptı. Bu üç şahsın birbirlerini buluşundan çok etkilendim. Başka bir zamana gidip gelmeler falan da baya baya tüylerimi diken diken etti diyebilirim. O son bölüm zaten beni benden aldı.
Kitabı okurken karakterlere o kadar ısınmışım ki son bölüme geldiğimde hüzünlendim. Uzun zamandır bu tür kitap okumamıştım, iyi geldi.

Konusunu beğendim ancak sürekli yapılan tekrarlar açıkcası beni sıktı. Hemen bitirebilecegim kitap elimde süründü. Ayrıca çok fazla yazım yanlışı vardı. Bunlar haricinde bence kitaba bir şans verilmeli. :)
304 syf.
·4/10
Mucizevi olaylarla yolları kesişen 3 kişinin hidayet yolculuğunun anlatıldığı kitabın başlangıcı Baki Ustanın yaptığı tespihlerin sahiplerinin eline geçmesiyle başlıyor. Olaylar zincirinin birbirini kovalaması ile de hidayet yolculuğu, kendini arayış başlıyor... Bu arayış bir bulma ile son bulacak mı? Cevabı kitapta. Kitabın tarzını kendi bulduğum bir isimle adlandırmak istiyorum manevi fantastik bir kitap diyebilirim. Yazarımızın ilk kitabı olması nedeniyle gayet başarılı ve özel bir konu olmuş. Ama nacizane ufak bir eleştirim olacak; olaylar arasındaki zaman kavramı bir anda akmakta bir sayfada bir anda bir kaç sene atlayabiliyor ve bunu farketmeniz zaman alabiliyor. Bir diğer durum ise olayların akışını biz okuyarak anlamıyoruzda karakterlerin ağzından öğreniyoruz. Yani düşünceler, hisler, duygular hissedilmesinin yanı sıra karakterlerin söylemleriyle ortaya çıkıyor. Bu benim biraz kitaptan kopmama sebep oldu. Genel olarak keyifli bir kitaptı.
304 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitap, Konya 'da küçük bir dükkanda tespih sanatı ile uğraşan Baki usta ve birbirleriyle çok farklı hayatlar yaşayan Ahmet, Selim ve Şahap'in huzur veren yolculuğundan bahsediyor. Selim'in para hırsı gözünü bürümüş bir avukatken çıktığı mekan yolculuğunda keşfettikleri, Şahap'ın yıllar önce vefat eden babası ile ilgili öğrendikleri ve tüm bunların ortaya çıkmasına vesile olan Ahmet'in, Baki ustanın emanetini yerine getirmesini anlatıyor. Normal hayatlarını yaşarken, mucizevi olaylar örgüsünde kendilerini sırlarla dolu bambaşka bir hayatın peşinde bulan bu üç kişi, kitabın sonlarına doğru ortak bir hakikatte buluşuyorlar. Bu buluşma noktasına gelene kadar o kadar ilginç olaylarla karşılaşıyorlar ki bazı yerleri okurken tüylerim diken diken oldu. Hele ki son sayfalar beni derinden etkiledi. .

#tasavvuf, insanın kendi içine yaptığı bir yolculuktur. Bu felsefe her zaman ilgimi çeken bir konu olmuştur. Konya'ya ve özelikle Mevlana'ya yaptığım ziyaretlerde yaşadığım yoğun duyguları hatırlattı bana. Oralar da yaşadığım huzuru buldum okurken . Eğer siz de benim gibi tasavvuf edebiyati ile ilgili kitapları okumayı seviyorsanız @buketsoyhann imzalı @uyanisyayinevi çıkışlı #sinveşın kitabını okumanızı öneririm.
304 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
İç huzuru bulmak açısından tasavvuf kitapları okunması taraftarıyım. Bu kitapta yazarımız tasavvuf konusunu 3 farklı hayatın bir araya gelmesi ve sırların açığa çıkması üzerinden güzel bir kurgu ile almış. Ortalarda bazı kısımlar basit bir anlatım gibi geldi ama devam ettikçe beni içine çekti kitap. Günümüzde tasavvufa çoğumuz korkuyla bakıyoruz bu inkar edilemez bir gerçek. Kitapta böyle bir karakterimiz de var ve düşünceleri sırlar ile yıkılıyor. Tarikatler ve Şeyhler ile ilgili günümüzde ahir zaman şeyhleri denecek olanlar var amenna ama Allahın dostları olanlar da var. Bazı önyargılarımızın yıkılması açısından güzel bir eser.
.
Birinde Sin birinde Şın yazan iki tesbih ve sırlara açılan zamanın gerisine kapı aralayan bir kilim. 3 farklı hayat ve herşeyin altında barınan manalar ve sonrasında hakiki bir dostlukla sonuçlanan bir serüven.

Yazarın biyografisi

Adı:
Buket Soyhan
Unvan:
Türk Edebiyatçı, Yazar
Doğum:
Adıyaman, Türkiye, 8 Aralık 1978
8 Aralık 1978 yılında babasının savcı olarak görev yaptığı Adıyaman’da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise tahsilini babasının son görev yeri olan Tarsus, Mersin’de tamamladı. Kuzey Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin İngilizce Öğretmenliği bölümünü 1996 yılında burslu olarak kazanıp 2001 yılında derece ile mezun oldu. Aynı üniversitenin İngiliz Edebiyatı ve İnsani Bilimler bölümünde master yapan Buket Soyhan, İngiliz ve Dünya edebiyatında psikoanaliz etkiler üzerinde tez çalışmasını tamamladıktan sonra 2003 yılında mezun oldu. Uzun yıllar yaşadığı Kıbrıs, İstanbul ve Dubai’de de edebi çalışmalarını İngilizce olarak yazdığı kısa hikâye ve denemelerle sürdüren yazar, ilk roman çalışması olan Sin ve Şın’ı 2016 yılında tamamladı. Halen İstanbul ve Dubai de yaşamını sürdüren Buket Soyhan, evli ve bir kız çocuğu annesidir.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 29 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 20 okur okuyacak.