Sin ve Şın

9,6/10  (7 Oy) · 
10 okunma  · 
8 beğeni  · 
167 gösterim
“İşte şimdi sırları açmanın vakti gelmiştir. Saklı kaldıkça sahibine sadık olan sır artık ehline teslim edilecek fakat sahibi bulmak gerek önce.”
Nereye ya da hangi zamana ait olduğunu bilmeyen başarılı bir avukat… Hayatın zorluklarına göğüs germiş, tek amacı ailesine sahip çıkmak olan bir Anadolu genci… Küçük yaşta büyük hayalleri olan, çocuk olmadan büyümek zorunda kalmış bir çırak…
Üç farklı insan ve üç farklı hayat nasıl olur da bir araya gelir?
Gündelik hayatlarında sıradan yaşamlarını süren ama yaradılış gayelerini bilmeyen üç adamın hikâyesi… Zaman ve mekânın ötesine kapı açan bir aile mirası imkânsızı imkânlı kılıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2017
  • Sayfa Sayısı:
    304
  • ISBN:
    9786059069427
  • Yayınevi:
    Uyanış Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
10 Kas 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Konya'da küçücük bir tespih ustasının sırlarla dolu yaşamına dahil olan üç farklı insanın, maneviyat halkası ile kesişen hayat hikayelerini okurken kendimi Mevlana'nın dergahında gibi hissettim.

Baki Ustanın tasviri o kadar güzel yapılmış ki, herkesin hayatında öyle bir insanın olmasını diledim. Sevecen, sabırlı, su gibi berrak...

Eser tasavvuftaki gizli ilimler dikkate alınarak kaleme alınmış.
Emanet olarak bırakılan iki tespih ve bir kilim. Baki Usta çocukluk döneminde kendisine tespih dükkanında çıraklık yapan Ahmet'e bir sır bırakmış ve bu sırrın sahiplerini bulmasını isteyerek, ardında gizem dolu bir mektup ile Ahmet'in omuzlarına bu emaneti yükleyip son yolculuğuna çıkmıştır. Ahmet ise bunu nasıl yapacağını bilmese de kendisini ziyarete gelen ve Baki Ustanın kardeşi olduğunu söyleyen adamın söyledikleri ile şaşırırken, bırakılan sırrı kimseyle paylaşamayacağı için üzüntü duyar fakat olaylar onun sandığı gibi gelişemeyeceğinden habersizdir...

Yazar sade ve akıcı bir kaleme sahip. Okurken kendimi kitabın içinde hissetmemi sağladı. Özellikle kilim ile ilgili bölüm oldukça etkileyici olmuş...