Yazar
Burcu Argat

Burcu Argat

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
7.6
9 Kişi
18
Okunma
0
Beğeni
300
Gösterim
Unvan
Türk Avukat ve Yazar
Yaşamı
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup, serbest avukatlık yapmaktadır.
CemCBG
Karmakarışık'ı inceledi.
298 syf.
·
6 günde
·
Puan vermedi
Bir kaç yıl önce çıkan Kanlakarışık'tan sonra bu kitap da bir antoloji olarak bir çok polisiye öyküyü bir araya getiriyor. Güzel de yapıyor. İlk kitaba kıyasla Kanlakarışık daha nitelikli, iyi öykülerden oluşuyor. Türk polisiyeleri ya da Türkiye polisiyesinin yazarlarının giderek kalemine daha çok güvenmesi, anlatım biçimlerinde nitelik çıtasının yukarı çıktığını görmek de iyi. Çünkü çok kötü örnekler okudum, okumaya çalıştım. Daha doğru dürüst cümle kuramayan, ya da anlatamayan insanların yazar olarak kitap çıkardığını görebiliyoruz. Yazar olmak kolay bir şeye dönüştü elbette, her şeyin bayağılaştığı yerde kalem de basitleşti, bundan geçinen, bunun keyfini süren insanlar da var...Polisiyemiz de bu anlamda payına düşeni bol kepçe almış... Ancak Karmakarışık, ilk kitaba kıyasla daha iyi, daha nitelikli anlatımların ve kurguların bulunduğu bir kitap. Bu toplama kitaptaki öyküler beni okuyun diyor. Kitap Reha Avkıran'ın kısa ve etkileyici öyküsüyle başlıyor. Suat Duman zaten diyecek bir şey yok, öyküsü çok çok iyiydi. Ekin Açıkgöz'ün Genç Merter'in Acıları öyküsü de Goethe göndermeleriyle göze batan iyi anlatılmış bir öykü. Bunun gibi bir çok öykü sayabiliriz: Armağan Tunaboylu'nun öyküsü "Bir Kadın Kaçırıldı" mesela dikkat çekici, iyi yazılmış bir öykü. Ayrıca Jake W. Stephenson'ın "Hiç Bir Şey Göründüğü Gibi Değildir" adlı öyküsü de çok iyi. Arada bu kaliteli çizgiyi sürdüren veya onun bir kademe altından devam eden ama kötü olmayan öyküler de var. Kitabın kapanışını ise Doruk Ateş yapıyor. Doruk Ateş'in öyküsünü çok merak ediyordum, çünkü ilk kitaptaki öyküsünü pek sevememiştim. Evde iki romanı da okunmayı bekliyor, ciddiye alıyorum bir şekilde bu yazarı. Bu sebeple Kanlakarışık nasıl bitiyor, Doruk Ateş nasıl yazdı acaba diye düşünüyordum. Yazarın öyküsü iyiydi, anlatımı çok iyiydi, hikâyenin sarktığı, zorlama hissi veya olmamış hissi veren hiç bir şey yoktu. Ancak başka bir durum var ve bu durum yazarın lehine mi aleyhine mi bilmiyorum. Öyküdeki "ibne" meselesi çok ilginç. Burada eşcinsel bir adam öldürülüyor, yanında eşcinsel eşi var. Polis de cinayeti çözmeye çalışıyor. Anlatıcımız ve olay mahalline gelen polislerin eşcinsel adamlarla ilgili yaptığı espriler, ya da araya yüksek sesle ya da iç sesleriyle kattıkları "ibne" yorumları öyküde ilginç bir gerginlik yaratıyor. Öldürülmüş birisinin katilini bulma çalışmasında bu kadar ibne kelimesinin geçmesi, ve bir şekilde ince ince bu insanların aşağılanması ve küçük görülmeleri bence ilginç bir atmosfer yaratıyor. Çünkü normalde bu adamlar eşcinsel olduklarından dolayı öldürülseler katillerinin mantık yürütmesi de farklı olmamış olurdu büyük olasılıkla. Yani cinayeti çözmeye çalışan polis de bir cinayetin sebebi olabilecek o hissi, aşağılama, küçük görme ve tiksinme hissini taşıyor. Böyle yaparak belki de polisin karakteri üzerinden işlenmemiş cinayetlere işaret etmiş oluyor.Yazar bunu bilerek mi yapıyor bilmiyorum, ama sonuç iyi. Çok iyi bir kapanış öyküsü. Kitabı öneririm.
Karmakarışık
OKUYACAKLARIMA EKLE
11
Nurhan Işkın
Bir Cinayet Senfonisi'yi inceledi.
264 syf.
·
4 günde
·
10/10 puan
İnsan varlığı ile bu dünyada birey olarak toplumu oluştururken, yaşayacağı olaylara ne kadar müdahale edebilir görülse de, çoğu zaman kendini hiç istemediği olaylar, durumlar içinde bulabilir. Kendi yarattığı rüya gibi yaşamı her an dışarıdan bir müdahale ile kabusa dönüşebilir tıpkı bu romanın kahramanı olan Saba'nın hayatı gibi... Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen, kitabın içeriğinde yer alan notalar ve müzik hakkında ciddi bir araştırma yaparak okuru sıkmadan kurgunun içine serpiştirmeyi başarmış. Kurgusu sağlam ve merak uyandırıcı olan eserin yazarı, polisiye kadın yazarlar arasında hızlı bir çıkış yakalayacak kadar, eserini edebi bir dil ile kaleme almış. Kitapta açık kalan soruların cevabını ise bir sonraki eserine saklamış gibi görünüyor... Kitabın konusu ise, yurt dışı bağlantısı olan bir şirketin üst düzey yöneticilerinin cinayete kurban giderken arkalarında bıraktıkları sırlar... Özellikle ilk kurbanın evinde bulunan notaların aralarına serpiştirilmiş harflerin işaret ettiği diğer bir çalışan olan Saba'nın kapısını çalan cinayet masası ekibi mensupları olayları çözmek için uğraşırken, Saba tüm bu olayların geçmişte kalan sırlar ile bağlantılı olabileceğini düşünerek, kendi araştırmalarını yaparken hiç beklemediği sürprizler ile karşılaşacağının farkında değildir. Müzik bilgisini kullanarak tüm deliller kendisini işaret ederken masumiyetini kanıtlayabileceği hakkındaki endişesi de kabuslarına eşlik etmekte geç kalmayacağının yaşayarak öğrenecektir. Peki ama bulunan notalar ile kendi hayatının nasıl bir ilgisi vardır? Olay örgüsü ve karakterlerin zıtlıkları ile tam bir uyum içinde olan eser, okuru kitabın içine sürüklemekte. Son sayfaya kadar gizemini koruyan kurgu çözüldüğünde ise beklemedik bir son ile noktalanıp; bir sonraki eserin ne zaman çıkacağı sorusu ile okur baş başa kalıyor... Kitap kapağı, arka kapak yazısı ve romanın kurgusu tam bir uyum içinde olup, yazarın dilinin sade, akıcı ve gizem dolu oluşu, polisiye sever tüm okurların ilgisini cezbedecek nitelikte... Kadın polisiye yazarlarda ilk sıraları hak eden Burcu Argat'ı tebrik eder, yazım hayatında hak ettiği başarıyı yakalamasını dilerim... Polisiye seven okurlara kesinlikle okumalarını tavsiye ederim...
Bir Cinayet Senfonisi
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
Gustav
Bir Cinayet Senfonisi'yi inceledi.
264 syf.
Tam bir hayal kırıklığı. İlk romanın günahı olmaz belki ama olmamış. Yerli ve yeni polisiye yazarları keşfetme uğraşımda alıp okuduğum Cinayet Senfonisi, polisiye kurgusu, gizemi ve karakterleriyle keyif veren bir kitap olmadı. Kimin neyi neden yaptığı, motivasyonlarinin kaynağı, okuyucuya hiç bir ipucu vermeden dağınık yürüyen bir kurgu ve spoiler vermemek için yazmadığını bir sürü akılda kalan soru..... Yazdikça gelişecek ve umarım çok daha iyi polisiyeler yazacak bir yazarın kötü bir ilk romanı bence. Ayrıca kitabın kapak tasarımı da ne kadar baştan savma.......
Bir Cinayet Senfonisi
OKUYACAKLARIMA EKLE
2