İranlı bir prenses olduğum masalını nezaketen, sabırla dinledikten sonra lafı hiç uzatmadı;
“ Boş ver Paris’i. Benimle Berlin’e gel. Paris yaşlı, huysuz ve küstah. Sense genç ve vahşisin. Özgürlük arıyorsun. Tıpkı Berlin gibi” demişti. Berlin Paris’e göre çok daha ucuzdu. Yalnız ve çalışan kadınlar yadırganmıyordu. Paris’te rekabet büyüktü. Her köşe başı tutulmuştu. Berlin ise keşfedilmeyi bekliyordu. Üstelik mutfak kültürü berbattı. Yemek yapmayı seven biri için bulunmaz fırsattı.