Giriş Yap

Burcu Argat

Yazar
7.9
15 Kişi
Unvan
Türk Avukat ve Yazar
Yaşamı
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup, serbest avukatlık yapmaktadır.

İncelemeler

Tümünü Gör
298 syf.
·
6 günde
·
Puan vermedi
Bir kaç yıl önce çıkan Kanlakarışık'tan sonra bu kitap da bir antoloji olarak bir çok polisiye öyküyü bir araya getiriyor. Güzel de yapıyor. İlk kitaba kıyasla Kanlakarışık daha nitelikli, iyi öykülerden oluşuyor. Türk polisiyeleri ya da Türkiye polisiyesinin yazarlarının giderek kalemine daha çok güvenmesi, anlatım biçimlerinde nitelik çıtasının yukarı çıktığını görmek de iyi. Çünkü çok kötü örnekler okudum, okumaya çalıştım. Daha doğru dürüst cümle kuramayan, ya da anlatamayan insanların yazar olarak kitap çıkardığını görebiliyoruz. Yazar olmak kolay bir şeye dönüştü elbette, her şeyin bayağılaştığı yerde kalem de basitleşti, bundan geçinen, bunun keyfini süren insanlar da var...Polisiyemiz de bu anlamda payına düşeni bol kepçe almış... Ancak Karmakarışık, ilk kitaba kıyasla daha iyi, daha nitelikli anlatımların ve kurguların bulunduğu bir kitap. Bu toplama kitaptaki öyküler beni okuyun diyor. Kitap Reha Avkıran'ın kısa ve etkileyici öyküsüyle başlıyor. Suat Duman zaten diyecek bir şey yok, öyküsü çok çok iyiydi. Ekin Açıkgöz'ün Genç Merter'in Acıları öyküsü de Goethe göndermeleriyle göze batan iyi anlatılmış bir öykü. Bunun gibi bir çok öykü sayabiliriz: Armağan Tunaboylu'nun öyküsü "Bir Kadın Kaçırıldı" mesela dikkat çekici, iyi yazılmış bir öykü. Ayrıca Jake W. Stephenson'ın "Hiç Bir Şey Göründüğü Gibi Değildir" adlı öyküsü de çok iyi. Arada bu kaliteli çizgiyi sürdüren veya onun bir kademe altından devam eden ama kötü olmayan öyküler de var. Kitabın kapanışını ise Doruk Ateş yapıyor. Doruk Ateş'in öyküsünü çok merak ediyordum, çünkü ilk kitaptaki öyküsünü pek sevememiştim. Evde iki romanı da okunmayı bekliyor, ciddiye alıyorum bir şekilde bu yazarı. Bu sebeple Kanlakarışık nasıl bitiyor, Doruk Ateş nasıl yazdı acaba diye düşünüyordum. Yazarın öyküsü iyiydi, anlatımı çok iyiydi, hikâyenin sarktığı, zorlama hissi veya olmamış hissi veren hiç bir şey yoktu. Ancak başka bir durum var ve bu durum yazarın lehine mi aleyhine mi bilmiyorum. Öyküdeki "ibne" meselesi çok ilginç. Burada eşcinsel bir adam öldürülüyor, yanında eşcinsel eşi var. Polis de cinayeti çözmeye çalışıyor. Anlatıcımız ve olay mahalline gelen polislerin eşcinsel adamlarla ilgili yaptığı espriler, ya da araya yüksek sesle ya da iç sesleriyle kattıkları "ibne" yorumları öyküde ilginç bir gerginlik yaratıyor. Öldürülmüş birisinin katilini bulma çalışmasında bu kadar ibne kelimesinin geçmesi, ve bir şekilde ince ince bu insanların aşağılanması ve küçük görülmeleri bence ilginç bir atmosfer yaratıyor. Çünkü normalde bu adamlar eşcinsel olduklarından dolayı öldürülseler katillerinin mantık yürütmesi de farklı olmamış olurdu büyük olasılıkla. Yani cinayeti çözmeye çalışan polis de bir cinayetin sebebi olabilecek o hissi, aşağılama, küçük görme ve tiksinme hissini taşıyor. Böyle yaparak belki de polisin karakteri üzerinden işlenmemiş cinayetlere işaret etmiş oluyor.Yazar bunu bilerek mi yapıyor bilmiyorum, ama sonuç iyi. Çok iyi bir kapanış öyküsü. Kitabı öneririm.
Reklam
298 syf.
·
1 günde
·
9/10 puan
Kanlakarışık 1'den sonra Karmakarışık'ı (Kanlakarışık 2'yi) merakla bekliyordum. Böyle kolektif işleri sevmemin birkaç sebebi var. Birincisi, yeni yazarlarla tanışıyorum. İkincisi, hayran olduğum yazarlardan birer öykü okumuş oluyorum. Son olarak da, standartlaşmış olay örgülerinin dışına çıkan hikâyeler keşfediyorum. Tabii ki bütün öyküler bana hitap ediyordu diyemem ama çoğunluğunu beğendim. Keyifli bir yolculuktu. Tavsiye ederim. =)
298 syf.
Çınar yayınları yine güzel bir işe imza atmış ve Türkiye Polisiye Yazarları Birliği (POYABİR) tarafından projelendirilen on altı polisiye yazarının seçme öykülerinden oluşan Karmakarışık ortaya çıkmış. Daha önce okuyup beğendiğim, 2018 yılında ilk Kanlakarışık kitabıyla başlayan serüven şimdi de , Karmakarışık la devam etmiş. Hepsi birbirinden güzel 16 öykü okudum. Umarım nicelerini de okur ve yeni yeni güzel öyküler ve yazarlarla tanışırız. Hem sosyal medyadan, hem de Kara Hafta İstanbul Festivali’ den tanıdığım, Özellikle POYABİR ekinin ellerine, emeklerine sağlık. İyi ki varsınız. Bu arada; Kara Hafta İstanbul Festivali, Türkiye’nin ilk ve tek polisiye edebiyat organizasyonu olup, hem ülkemizden, hem de Dünyaca ünlü polisiye yazarlarını da bizlerle buluşturan bir etkinlik. Polisiye severlerin takip etmesini özellikle öneriyorum. İnanılmaz güzel atmosferi var. Kitapta; Reha Avkıran, Suat Duman, Ekin Açıkgöz, Alper Kaya, Armağan Tunaboylu, Banu Akeloğlu, Ercan Akbay, Süleyman Baş, Sibel Köklü, Tolga Yazıcı, Gürsoy Uysal, Oğuzhan Aslan, Burcu Argat, Emel Aslan, Jake W. Stephenson ve Doruk Ateş’in öyküleri yer alıyor. . . .
Reklam
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42