Canan Dila

Canan Dila

Yazar
8.8/10
79 Kişi
·
221
Okunma
·
1
Beğeni
·
77
Gösterim
Adı:
Canan Dila
Unvan:
Yazar
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
542 syf.
·26 günde·Beğendi·9/10
Demek sadece ben damdan düşmemişim. Doğan Cüceloğlu'nu daha yakından tanımak için güzel bir fırsat bu kitap. Bugün yazdığı kitapları okudukça şuan yazdıklarının ispatını okur gibi oldum. Yaşamış, fark etmiş, düşünmüş, anlamlandırmış ve yazmış.
542 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Sabah kahvaltısında adacayi icilirdi çünkü ucuzdu. ..bazlama çökelek domates nane maydanoz ile sıkma yapardık. ....eti ancak kurban bayramlarında görürdük. ..birde birimiz hastalandigimiz zaman Dr. Bu çocuk pirzola yesin dediğinde o zaman çare yok pahalı da olsa alınırdı. ....ilk anneden 4.agabey hasanin türküsü. ..
Hafız mektepden geliyor
Eda ilen naz ilen
Ben Allahtan çok istemem
Gecinirim az ilen...
542 syf.
·8 günde·10/10
Doğan Cüceloğlu'nun kitaplarının çoğunu okudum. Beğendiğim bir yazar. Şimdide bu kitapla onun hayatına tanık olmak beni heyecanlandırdı. Hayat hikayesi, onun hayat tecrübeleri bile insana çok farkındalık kazandırıyor. İyi ki varsın Doğan Cüceloğlu.
542 syf.
·29 günde·Beğendi·8/10
Annemin çocuklarıma öğrettiği çocuk şarkısını Dogan Beyin bildiğine şaşırdım. Çünkü onu annemin çocuklarımı oyalamak için uydurduğunu zannediyordum. Çok hoştu :)
542 syf.
·Puan vermedi
Kitap öncelikle röportaj şeklinde ve Doğan Cüceloğlu nun otobiyografisi şeklinde...Üslubu öz türkçe kelimeler özenle seçilmiş birkaç yıllık çalışmanın eseri...Doğrusu benim hayat mantalime büyük katkıları oldu...Şiddetle tavsiye ederim...
542 syf.
·15 günde·Beğendi·10/10
Doğan Cüceloğlu... Lisedeyken yarıda bıraktığım bir kitabı sonucu diğer kitaplarına da koskoca önyargılar biriktirdiğim muhteşem insan... İyi ki bu kitabı okuma gücünü kendimde bulup başlamışım okumaya. Şimdi herkesten daha iyi tanıyor daha iyi biliyorum onu. Ne istiyor, ne düşünüyor, bir konu hakkında neden böyle bir fikre sahip...
Nasıl anlatsam bilmiyorum. Öncelikle söylemem gereken şu ki bu kadar hatayla bu kadar yanlışla nasıl psikolojik danışman olacağım ben diye çok sorgulayıp değersiz görüyordum kendimi. Çünkü Psikologlar/ Psikolojik danışmanlar doğru iletişim kurabilen sağlıklı kararlar alabilen, anlayışlı insanlar olarak akla geliyor yani beklenti bu yönde. Ama ben öğrendim ki bir psikoloğu psikolog yapan KENDİ HATALARI! Başkalarının hayatlarını gözlemleyip bir şeyler öğrenmeye çalışırken Doğan Cüceloğlu sayesinde en büyük hazinenin kendi hayatım olduğunu öğrendim şimdi geçmişi irdeliyorum. Yanlışlarımla yüzleşiyorum ve yanlışlarımdan güç alıyorum. Böyle büyük bir insanı, muhteşem bir değeri kendi içimde ötekileştirdiğim için gerçekten utanıyorum... Şimdi Doğan Cüceloğlunu görsem öylece sımsıkı sarılmak istiyorum. Çünkü bana kattığı şey bilgi değil, değer. Bana bu yolun sonundaki şeyleri değil bu yolda nasıl yürümem gerektiğini öğretti. Teşekkürler Doğan CÜCELOĞLU
536 syf.
·10/10
Bu kitabın bana en büyük katkısı hem bu saygıdeğer insanı tanımak olduğu kadar , bir o kadar da geçmişi görebilmeyi sağlamasıdır. 1960-70-80 hep o yıllarda Amerika'da ve buradaki düşünce yapısını kültürü ve farkları görebildim. Bu bana çok şey kattı. İki kültürün de birbirinden öğrenmesi gereken değerler var.
542 syf.
·52 günde·Beğendi·10/10
Yeniden düzenlenen kitap bu sefer Damdan Düşen Psikolog
Canan Dila ile Doğan Cüceloğlu aralarında Röportaj şeklinde yazılmış.
Yalın İçten ve Olduğu gibi yazılan Doğan Hocanın hayatı beni çok şaşırttı. Hataları ve doğruları bir arada olduğu hayatından dersler çıkarmış. Hayata karşı seçimleri farkındalıkla doğrulmuş.
Bu kitabı okuduktan sonra Farkındalık denen bu yolu bende keşfetmeye başladım..
529 syf.
·15 günde·Beğendi·10/10
Kitap 11 çocuklu bir ailenin, Mersin silifke içerisinde dünyaya gelmiş, doğduğu andan, şimdiki yaşamına kadar yaşadıklarını, anılarını, hatıralarını söyleşi tarzında anlatıyor. O kadar çok sevdim ki kitabı ilk olarak kitabın anlatımından başlamak istiyorum; zaten söyleşi tarzında bir kitap olduğu için sanki Doğan cüceloğlu yaşadıklarını size anlatıyor gibi hissediyorsunuz, amcanızla, dedenizle sohbet eder gibi bir kitap olmuş. Dili o kadar içten, sade ve anlaşılır ki kitap sizi akıcı anlatımıyla tamamen içine çekiyor. Okurken duyguları siz de beraber yaşıyorsunuz hele o parantez içerisinde ağladığını ifade eden üç noktalar... Çok şey ifade ediyor. Söyleşiyi yapan Canan dilâ'nın da dediği gibi kasete aldığımız herşeyin sesi var ama ağlamanın sesi yok.. Hakikaten de öyle.


Kitapta en çok Doğan Cüceloğlu'nun şu hatırası içime işledi, sizlerle de paylaşmak istiyorum. "Annem öldükten sonraki ilk iki üç gün, gitti geri gelecek gibi bir tutum içerisindeyim. Mutlaka gelecek. Ölüm kavramı, misafirliğe gitti gelecek, gibiydi.. Bir gün geçti gelmedi, iki gün geçti gelmedi, üç gün geçti gelmedi,dört beş.. ve bir gün dedim ki ' Ben annemi bir daha göremeyeceğim'. Annem gelmeyecek. O zaman ölüm.. Ölümün o zaman farkına vardım . Ve o gün çocuk aklımla suna karar vermişim ; " Annen yok kimsen yok." Ve böyle bir karar verdigimi yıllar sonra anladım.. Ve yine bir gün sol bacağı yediği bir iğneden dolayı felç gibi olduğunda annesinin gün gün onu kendi sevgisiyle nasıl iyileştirdiğini anlatması, annesine olan minneti çok hoşuma gitti.


Kendini o kadar güzel eleştiren ve o kadar içten bir insan ki.. Yaşadıkları, elindeki imkanlarla çalışarak, çabalayarak bir çok şey geçirip görmesi kısaca bu psikologdan alacağımız bir çok ders var. Bu kitabı okuduktan sonra acaba ben de kendi hayatımda sadece elimdekilerle mi yetinmeliyim yoksa imkanlarımı zorlayıp kendi gelişimim adına neler yapabilirim sorusunu sordurtuyor sizlere.. Şimdiden keyifli okumalar.. Kahvenizi, çayınızı yanınızdan eksik etmeyin

Yazarın biyografisi

Adı:
Canan Dila
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 221 okur okudu.
  • 13 okur okuyor.
  • 205 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.