Celeste Ng

Celeste Ng

Yazar
7.4/10
174 Kişi
·
429
Okunma
·
14
Beğeni
·
1069
Gösterim
Adı:
Celeste Ng
Unvan:
Yazar
Celeste Ng
Yazar
Doğum: Amerika Birleşik Devletleri
Eğitim: Michigan Üniversitesi, Harvard Üniversitesi
İçinizden gülümsemek gelmiyor mu? O zaman ne olacak peki? Kendinizi gülümsemeye zorlayın. Mutluymuşsunuz gibi davranın. Bu sizi mutlu olmaya meyilli yapacaktır.
Ve bazen de koridorun diğer ucundaki kızın, eczacının, kasiyer çocuğun seni izlediğini fark ediyor ve bakışlarında kendi yansımanın görüyordun: Aykırı.
Anında göze batıyordun. Kendine dışarıdan baksan, kendini başkalarının gözünden görsen, herşey bir anda aklına geliyordu...
Kurabiye kavanozunda daima kurabiye olacak, yazıyordu. Sıcak bir yuvanın bundan daha mutlu bir sembolü olabilir mi?
Celeste Ng
Sayfa 97 - Martı Yayınları, Çeviren: Zeynep Yeşiltuna
Bazen her şeyi kül edip baştan başlaman gerekir.Fakat yangından sonra toprak daha bereketlidir,böylece yeni şeyler yetişebilir.İnsanlar da öyledir.Baştan başlarlar.Bir yolunu bulurlar.
Celeste Ng
Sayfa 307 - Mia
Vanilya kokuları içinde altından bir hayat hayal edip de bu ufacık, kasvetli evde, bu ufacık, kasvetli ve boş hayatta sinek gibi yapayalnız mahsur kalan, kalemle altı çizmiş hayaller dışında geride varlığına dair hiçbir iz bırakamayan kadını düşündü.
336 syf.
·9 günde·8/10
Aile... Ne güzel kelime. Hayattaki en büyük zenginlik. Doğduğumuzda ebeveynlerimizdir, kardeşlerimizdir, zamanla eş, evlat, torun eklenir. Hep iyi dilekler dileriz onlar için. İyi yerlerde olsunlar, hayatta başarılı olsunlar isteriz fakat bazen ipin ucu kaçar. Tıpkı 3 Mayıs günü kahvaltıya Lydia'sız uyanan Lee ailesi gibi. Kırgınlıklar, kızgınlıklar, pişmanlıklarla dolu bir gündü o gün. Ve sonraki her gün...
Amerika'da yaşayan Çinli babasının tek arzusu kızının çevresi tarafından sevilmesi, değer verilmesiydi. Bulunduğu ortama uyum sağlamasıydı. Çinli profesör ile tanıştıktan sonra hayallerinden vazgeçen ve evinin kadını olan annesinin isteği ise kızının kendisi gibi olmaması, tıp okumasıydı. Fakat arzuların, hayallerin, beklentilerin üst üste birikerek kar topunu oluşturduğunu kimse fark etmedi, bu yükün altında ezilen Lydia'yı kimse görmedi. Onun isteklerini umursamamışlardı, anlamaya çalışmamışlardı. Bundan sonra da asla anlayamayacaklardı.
Çünkü Lydia öldü...

Sevdiklerimizi, kendi isteklerimiz doğrultusunda değiştirmek için mücadele verirken her iki taraf içinde yaşam yıpranmışlıklar içinde geçiyor, koca bir hiç oluyor. Anne olmamama rağmen kitap beni çok etkiledi. Anne- babaları düşünemiyorum. Bir yandan sonunu merak ederken bir yandan da kendimi, ailemi sorguladım. Bazı yerlerde anıların, düşüncelerin içinde boğuldum, kitabı kapatıp bir hava alma ihtiyacı duydum. Bu yüzden kitap 9 gün gibi uzun bir süre boyunca elimde gezdi. Eğer geriye dönüp baktığınızda pişmanlıklar görmek istemiyorsanız bu kitabı okuyun derim. Vakit çok geç olmadan...
336 syf.
Anne ya da baba, olan her ebeveyn gençlik gençlik yıllarındaki pişmanlıklarını, hatalarını bir gün kendi çocuğunun da yaşamasından korkar. Bu korku telaşına yenilen aileler çoğunlukla sorgulamadan düşünmeden dinlemeden anlamadan yetiştirip büyütür evladını. Ama benim annem ve babam Balkanlar da doğup yaşadıktan sonra Türkiye'ye yerleşen, ilk geldikleri yıllarda kendilerine halk deyimi ile gavur gözüyle bakılmış olmalarına, tüm yaşadıkları farklı etnik kökene dahil olmanın zorluklarına rağmen yaşımın hiç bir döneminde bu tür kaygılar yaşayarak yaşatarak büyütmedi beni ve kardeşlerimi. Benim de çocuklarımı büyüttüğüm rahatlık ve güven içerisinde büyüdüm.
Bu kitapta ebeveyn ve çocuklarının ilişkileri arasında öyle ince bir sızı var ki, kanayan, acıtan kabuk bağlatan.. Okurken kendinizi annenizi, babanızı, kardeşlerinizi sorgulayacak , hem sonunu merak edecek hem de biraz daha anlatılsın bu ilişki diye umut edeceksiniz.
Çinli göçmen olarak Amerika'ya yerleşen ve burada eğitimi tamamlayıp, eğitim hayatında dahi kendisinin hor görülmesine tahammül edemediği için ailesinin yaşadığı gerçeğini bile gizleyen ve profesörlüğe kadar yükselen baba (James)
Tek amacı tıp doktoru olmak isterken, Çinli profesör ile tanışınca tüm hayallerinden vazgeçmek zorunda kalarak birden bire üç çocuk annesi bir ev hanımı figürüne bürünen, tüm hayallerini kızının gerçekleştirmesini için çabalayan Amerikalı anne (Marilyn)
Sürekli ikinci planda kalan, başarılarının sevincini yaşayamayan ilgi odağı olamayan evin büyük oğlu Nathan,
Annesinin mavi gözlerinin kendisine genetik olarak geçmesinin ayrılacağını ailesi içerisinde yaşayan, annesinin gerçekleştiremediği gençlik hayallerinin kobayı, tercih şansı bırakılmadan kendi hayalini yaşayamayan, her denilene evet dediği zaman annesinin evi terk etmeyeceğine inanan ve bir sabah evde olmadığı fark edildiğinin ardından ölümü ile gelişen olayların kahramanı zavallı Lydia.
En az evin abisi Nathan kadar ihmal edilen ailenin minik üyesi Hannah.
Sıradan bir aile gibi gözüken Lee ailesinin sırlarla ve hatalarla dolu yaşamını okurken duygulanıp etkilenmemek mümkün değil. Yazarın etnik kimlik zorluklarını nasıl bu kadar hüzünlü anlatabildiğine ise Çinli olmasından dolayı şaşırmadan okuyabileceğiniz düşündürücü bir kitap.
Keyifli okumalar...
336 syf.
·Beğendi·8/10
Kıyıda köşede kalmış, her anne babanın okuması gereken harika bir kitap.
Kızlarının kaybolması üzerine ailenin birbirleri ve kendileri hakkında fark ettikleri ya da daha önce görmezden geldikleri duyguları, düşünceleri ve etkileri. Anne babanın çocukların 'iyiliğini' düşünürken aslında geri dönülemez bir biçimde onların hayatlarını nasıl mahvedebileceği çok güzel bir kurguyla anlatılmış.
336 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Bir romandan daha fazlası... İnsan hayatının hırs ve hevesler yüzünden nasıl mahvolabileceğini anlatan bunun sonucunda da insanın eline acıdan başka birşey gecmeyecegini anlatan bir kitap . Aslında çocuğunun hayatını şekillendirmek isteyen, çocuğun isteğini hayallerini görmezden gelen ailelerin de okuması gereken bir kitap .. . Her anne baba çocuğunu düşünmek ister ama ne olursa olsun herseyin fazlası zararlı oluyor, iyi niyetlerinde . . .
336 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Ölen bir liseli kız. Nasıl öldüğü bilinmiyor. Dışarıdan görünen hayat ile, kişilerin içlerinde yaşamış olduğu hayat bambaşka. Kitaptaki tüm karakterlerin; ayrı ayrı hissettikleri duygu durumlarımlarıyla, oluşturmuş oldukları davranışları ve sebepleri, teker teker çözümleniyor. Psikolojiyle ilgili biri olarak kitabı çok beğendiğimi söyleyebilirim. Yazar karakterlere ve karakterlerin oluşturduğu davranışlara öyle bir empatik şekilde yaklaşmış ki; herkesi kendi içinde haklı olduğu bir duygu-durumda buluyorsunuz.
336 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Sana söyleyemediğim herşey.. Kitap da öyle güzel karakter analizleri vardı ki, bayıldım..
Farklılıklarıyla barışık olmayan, bu konu da kendini sürekli dışlanmış hisseden bi baba.. Çocukları kendisi gibi zayıf olsun istemiyor. Anlık Bi Kararla Hayallerinden vazgeçip evlenmenin pişmanlığını yaşayan bi anne.. Kızı da yanlış karar verip, geleceklerini riske atmasın istiyor.. Sadece başarıya, güce odaklı ebeynlerinden ilgi alaka bekleyen çocuklar..
Ve çocuklardan birinin kaybolduktan sonra ölü bulunması...
336 syf.
·7/10
Uzun zamandan beri o güzel yeşiliyle kitaplığımda duran,ama bu haftaya kadar buluşamadığım kitabımdı "Sana Söyleyemediğim Her Şey".Ruh halimden midir;bu hafta 1.sınıflarla başlayıp,anne-babalığa ilişkin fazlaca konuştuğumuzdan mıdır bilmiyorum,bir aile dramını anlatan bu kitap çok etkiledi beni.
İntihar ettiği düşünülen bir kız evlat arkasından;anne-babalık,kardeşlik ve arkadaşlık perdelerini sırayla kaldırıp;okuyucusunun zihnine bırakıyor yazar.Sevdiklerimizi kaybettikten sonra oluşan o boşluğu dinlemektense, yaşarken birbirimizi dinlemenin önemini hatırlatıyor bir kez daha.
Ve anne baba olmak.Bizlere bağımlı değil,yaşama bağlı bireyler yetiştirmek.Bakmak değil görmek,duymak değil dinlemek. Şekillendirmek değil,hedef göstermek. Çocuklarımız bizim hoyratça eğip bükeceğimiz oyuncaklarımız,ya da hayatımızda elde edemediklerimizin 2. perdesi değil.Onları duyalım,sessiz sessiz çığlıkları boşlukta kaybolmadan.Bu kitap,bu çağrıyı işleyen güzel bir kitaptı.Tavsiye ediyorum.
336 syf.
·24 günde·Beğendi·8/10
Hiç bir şey görüldüğü gibi değildir. İnsanların daima sırları, anlatmaya çekindikleri şeyler vardır. Asıl isteklerimizi/arzularımızı diğer insanlara anlatmaya, göstermeye korkarız. Fakat önemli olan diğerleri değil. Önemli olan biziz. Ne istiyorsak onun için çabalamalıyız. Bu kitap bunu çok net bi şekilde anlatmış. Öneririm.
336 syf.
İçinize işleyen güzel bir kurgu. Sizi alıp götürüyor. Aile temalı kitaplar okumayı seviyorsanız hoşunuza gidecek. Anne babalar her zaman haklı mıdır yoksa zaman zaman düştükleri hatalar var mıdır? Okumalı ve üzerine düşünmelisiniz. Çocuğunuzu gerçekten tanıyor musunuz?
336 syf.
·5 günde·8/10
Önyargıyla başladığım kitabı beğenerek bitirdim.Bir ailenin için de iletişim bozukluklarının açtığı olayları okuyoruz.Kendimden bir çok benzerlik bulduğumu söyleyebilirim.Çevrenizdekileri ailenizi mutlu etmeye çalışmadan önce kendinizi mutlu edin.Ayrıca sizin muhteşem hayalleriniz başkalarının en kötü kabusu olabilir.Beğendim tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Celeste Ng
Unvan:
Yazar
Celeste Ng
Yazar
Doğum: Amerika Birleşik Devletleri
Eğitim: Michigan Üniversitesi, Harvard Üniversitesi

Yazar istatistikleri

  • 14 okur beğendi.
  • 429 okur okudu.
  • 14 okur okuyor.
  • 169 okur okuyacak.
  • 13 okur yarım bıraktı.