Sen de, ben de, biz de; yalnız olduğuna, tek başına hiçbir başarıyı sağlayamayacağına inandırılmış bir neslin evlatlarıyız. Böyle başlamış bu metropol masalının çıkış noktası…
Şehrin, içinde yaşayanlardan istekleri ve istekleri yerine geldikten sonra da değerlendirme mekanizması işte tam da bu bağlamda çok garip. Şehrin kendi içinde kategorileri var.
Erkeksen eğer, bizden, Johnny Sins ile Ali Nazik arasında bir mertebeye yerleşmemizi istiyor. Yeri geldiğinde darbeli bir matkap gibi davran, kimseyi geri çevirme; yeri geldiğinde de "Ortalık motor dolu, doğru dürüst insan kalmadı" diyerek geleneksele yönel. Kadınsan eğer, Türkan Şoray Kanunları ile Paris Hilton arasında bir kulvara da sen yerleş. Görüştüğün, seviştiğin insanlar olsun, boş kalma, bu huyundan dolayı bel kaslarını çalıştırmak adına birçok müracaat olduğunda da; "Doğru dürüst adam kalmadı, biz kiminle evleneceğiz, kim baba olacak çocuğuma, âlem göt olmuş" diyerek hayıflanacaksın...