Cem Muhtaroğlu

Cem Muhtaroğlu

Çevirmen
7.0/10
1 Kişi
·
3
Okunma
·
0
Beğeni
·
4
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
152 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Basil Zaharoff, 1849 yılında Osmanlı Devleti sınırları içinde yer alan Muğla'da doğdu. Aslen Rum'dur. İntenette Basil Zaharoff üzerine yazılmış çok sayıda bilgi ve belgeseller mevcut. Ayrıntılı hayat hikayesini oralardan da edinebilirsiniz. Bu kitap neyi anlatıyor?

Richard Lewinsohn tarafından yazılan bu kitap, Zaharoff'un yaşarken hakkında yazılmış 5 kitaptan biridir. 1929 yılında Fransızca yayımlandıktan sonra farklı dillere de çevrilmiş. Okuduğum bu kitap 1929 tarihli kitaptan mı tercüme edilmiş yoksa daha sonraki baskılardan mı tercüme edilmiş bununla ilgili bir bilgi yok. Bu sorgulamayı şu an internetimiz var ve genel ağ sayesinde her yere kolay bir şekilde ulaşabildiğimiz için yapıyoruz. Ama bu kitabın 1991 tarihinde basıldığını ve okurken de bu bilginin dikkate alınmasında yarar olduğunu düşünüyorum.

Silah tüccarı Zaharoff'un yaşam öyküsünü okuyoruz. Kitap 12 bölümden oluşuyor.
Birinci bölümde doğum, ailesi, göç etmesi, soyadı değişikliği ve yaptığı işler yer almaktadır. Doğumu ve vaftiz töreni anlatılıp isim olarak da büyükbabanın ismi olan Zakharios (Zekeriya) ve babanın adı olan Basileios olarak, Zakharias Basileios Zaharoff'un 6 Ekim 1849 yılında Muğla'da doğduğu kayıtlara işlenir. Doğduğu ortam, daha sonra İstanbul'a gelişleri ve İstanbul'da yaşayan Rumların durumu hakkında kısa bilgiler de veriliyor.

Kitabı okuduğumuzda yazarın Zaharoff'u yücelttiği yerleri de görmekteyiz. Bazı yerlerde sanki Zaharoff'un avukatıymış gibi
davranarak ona isnat edilen suçlamalara karşı, kendi inandığı
düşünceler doğrultusunda karşı çıkar. (Bununla ilgili olarak kitabın özellikle dayısı ile ilgili kısımlara bakılabilir. Buraya yazmadım)


İkinci bölümde ise Osmanlı Devleti'nin dışına çıkması ve yaşadıkları; üçüncü bölümde ise Atina'daki yaşamı ve çalışmaları; dördüncü bölümde ise silah sanayine girişi ve yaptıkları; beşinci bölümde ise silah sanayi ve pazarlaması üzerine yaptıkları; altıncı bölümde ise savaş üreticilerinin
barış görüşmelerine aracılık yapması, siyasetin silah sanayi hizmetine girmesi gibi konular; yedinci bölümde ise olağanüstü siparişler, Balkan ve 1.Dünya Savaşları sırasında yaşanan arz talep; sekizinci bölümde ise ekonomi ve siyaset olarak zirvede olmasından kaynaklı çalışmalar; dokuzuncu bölümde ise Venizelus'la Zaharoff'un ayrılıkları; onuncu bölümde Zaharoff'un diğer yatırımları; on birinci bölümse ise silah sanayi dışında Monte Carlo'da kumarhaneler satın alnması ve siyaset sahnesi yer alıyor ve on ikinci bölümde ise evlenmesi ve diğer işler anlatılır.

1877 yılında İngiliz silah fabrikaları Nordenfeld'in temsilciliği alır ve savaşların tam ortasında ticarette silahlar kaderi
olur. Yazar Amerikalı Hiram Maxim'in yaşam öyküsünden çeşitli bilgiler de aktarır. Dünyanın ilk makineli tüfeğiyle dakikada 600 mermi atması, o zaman için büyük bir buluşu olarak gerçekleşir.

Ülkelerin savaşlara sokulması için olumlu ya da olumsuz propagandanın en üst düzeyde kullanılmasından da bahsedilir.
Edebiyatı para kazanılacak bir yer olmadığı için boş iş olarak görür. Esrarengiz Avrupalının Muğla'da doğması daha
sonra İngiltere'ye kaçması oradan Yunanistan ve tüm Avrupa'yı dolaşması ve bunların sebebpleri anlatılıyor. Nasıl silah tüccarı
olduğu da anlatılır. Kişilik olarak çok fazla sır vermeyen bir yapıya sahip Basil'in çevresi siyasetçi, bankacı, asker, iş adamı,
devlet başkanları gibi kalburüstü kesimden oluşur. Halkla çok fazla işi olmaz. Sadece bazen Rumlara yardımda bulunur. Paris'teki malikanesinde İngiliz yemekleri yer, içkileri içer ama İngiltere'yi puslu olmasından dolayı sevmez. Fransa'da kendini mutlu hisseder.

1.Dünya Savaşı sonuna kadar her tarafa silah satan, savaşların olmadığı zaman savaşa girilecekmiş gibi yine ülkelere silah satan ve sonunda silah sanayinin sürekli çalışmasına yol açan bir kişidir, Basil Zaharoff. Ama o, savaşlar yüzünden milyonlarca insanın ölmesinden de sorumludur. Kitap çocukluk, gençlik ve yaşlılık evrelerini ve bu dönemler içinde yaptığı işleri belli bir sıra içinde anlatır. Akıcı bir tercüme ile yorulmadan okunabilir.

Ezcümle: Yıllar yıllar önce alıp okumuştum tekrar okuyayım diyerek okudum. Tavsiye eder miyim evet. Ama bu kitap 1991 tarihinde Türkçeye tercüme edilmiş, yani o zaman diliminde şimdi ki gibi internet felan yoktu. Ancak ansiklopedilerden yararlanıyorduk. Buradan hareketle ancak araştırmacılara yönelik diyebilirim. Çünkü daha farklı bilgiler biraz sorgulandığında yine bulunabiliyor. Bu kitabı 12 Aralık 2018 tarihinde okudum ama bu yazı 28 Aralık 2018 tarihinde yazılıp siteye eklendi.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 3 okur okudu.
  • 1 okur okuyacak.