Kederin ve mutluluğun azdan çoğa bölündük sofralar da yok artık. Bu bayağı ve melankolik hikayeden çıkarılacak tek bir mesaj var : "21. yüzyılda nasıl yaşanmaz ?"
Yaşamaktan vazgeçmiş bir çiçek asıyorum sevgilimin kulağına. Saçlarını kulak arkasına atıyorum. Savrulan saçları huzursuzluk kokuyor , öfkeyle yıkamış saçlarını...Evlilik teklif ediyor bana, daha hızlı çürümek , çabucak ölebilmek için. Her akşam erken ölme hayali kuruyor. Akşamları çiçek, kulağında kuruyor. Böyle yaşlanıyor tüm güzel çiçekler...