"SANRI"
"İçinde büyüttüğünü mutluluk sanır ona kanarsın, ölü yazarların her mısrasına inanırsın. Rakı masalarından toplarlar, dağılırsın, kadehlerin kurur elbet, yaşlanırsın. En dar alandan sıyrılır, derin nefes alırsın, derin kırışır anneni ağlarsın. Saçlarını emanet edersin grisine göğün, göğü toplar buralardan kaçarsın. Çocuk yaşın olur, alır, ölür kaçarsın."
Hepimiz zaman zaman hayatın anlamını, varoluşumuzu, yalnızlığımızı sorgularız. Bazen de sadece içimizdeki hüzünle baş başa kalmak, o melankolik atmosferde kaybolmak isteriz.
Bizleri melankolik, derinlemesine düşünmeye sevk eden, yaşamın farklı katmanlarına dokunan bir deneme kitabı. Karmaşık ruh halleri, gerçeklik ve hayal arasındaki ince sınırlar ve insanın kendini keşfetme mücadelesini anlatan, edebi değeri yüksek bir eser. Yazarın kendi yaşamından, düşüncelerinden ve hislerinden beslenen, kişisel gözlemlerini, içsel sorgulamalarını, hayatla olan ilişkisini, düşüncelerini ve yaşamın çeşitli anlarına dair sanrılarını yoğun bir duygu akımı barındırıyor bünyesinde.
Yazar, etrafındaki binalardan kediye, çöp yığınlarından kelebeklere, ağaçlardan insanlara kadar her detayı büyük bir duyarlılıkla gözlemliyor ve bu gözlemler üzerinden kendi iç dünyasını, yalnızlıklarını ve kabullenemediği gerçekleri bizimle paylaşmış.
Yazarın zihninde oluşan imgeler, hayaller ve sanrılar üzerinden yoğun bir duygu akımını sayfalar boyunca hissediyoruz.
İnsanın kayıplar karşısında yaşadığı içsel sancıları, psikolojik kırılmaları ve zihnin yarattığı hayali gerçeklikleri ele alan yazar, bukitapta yalnızca bireysel bir hikâye anlatmıyor; kayıp ve gerçeklik arasındaki ince çizgide gezinirken, okuyucusunu da kendi iç dünyasına doğru bir yolculuğa davet ediyor.
Kitapla Kalın.