Yazarın diğer kitabını okuyup bunuda çok hevesle başlayıp okurken beni zorladığını itiraf etmem gerekir.
Çünkü çok distopik tarzda olmasına rağmen yalın bir dille yazılmış. "Acaba ben mi anlamıyorum burda bahsetmek istediği aslında bu mu?" diyerek okuyup bitirdim. Diğer kitabında ki gibi burdada kahramanlara isim yerine rakam verilmiş. 1,2,4,5,7 farkettiyseniz 3 yok onunla sona doğru tanıştık. Biz 4 ün ağzından dinliyoruz zaten bütün hikayeyi.
İsminden anlayacağınız üzere olay sirk te geçiyor. Ben filler,aslanlar beklerken kukla lar ile başlaması manidardı. 4. Kukla bir gün çadırın tavanında 2 korkunç göze rastlar ve canavardan çok korkarak, yaşadığı hayattan usanmış olsa gerek kaçmak ister. Elbette kolay değildir bu muhafızlar,merdivenler devasa kapılar. Önce ağzının kapalı olmasını farkeder açar sonra sırtındaki anahtarı farkeder ,sonra ise hareket etmesi için neredeyse görünmez ipleri...
Diğerlerini uyandırıp bu düzene bir son vermek ister ancak hiç biri kendisi gibi bir aydınlanma yaşamadığından söylediklerini anlamazlar. Peki ya 4 ün sonu ne olacak?
Açlık kaygısı,gelecek sıkıntısı,düzene baş eğme ,kanunsuz kanuncular,zayıf olanı ezme,sömürü,kapitalizm sempatizanlığı, adaletsiz ayrım vb bir çok konuyu kuklalar ve sirk üzerinden verirken küçük bir kitapta beton etkisi yapacak bir hikaye örüntüsü sizi bekliyor.
Yazarı anlamak kolay değil elbette ,
okumadan kafanızı boşaltın derim.